II. Özürlüler Şurası


İÇİŞLERİ BAKANI SAYIN ABDÜLKADİR AKSU' NUN II. ÖZÜRLÜLER ŞÛRASI KONUŞMASI

Sayın bakanlar, çok değerli komisyon başkanım, değerli milletvekili arkadaşım, değerli konfederasyon başkanı, sivil toplum örgütlerinin çok değerli başkan ve yöneticileri, başbakanlık ve bakanlıklarımızın çok değerli üst düzey yöneticileri, değerli belediye başkanları, değerli akademisyenler, değerli katılımcılar, basınımızın değerli temsilcileri, II. Özürlüler Şûrası'nın Genel Kurul Toplantısı'nda sizlerle birlikte olmaktan, böylesine önemli bir konuda hitap etmekten duyduğum memnuniyeti belirterek hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Bu toplantıda, ayrıca, yerel yönetimler ve özürlüler konusunun masaya yatırılacak olması da İçişleri Bakanı olarak beni daha da çok sevindirmektedir ve böylesine güzel bir mekânda, böylesine önemli bir konunun tartışılmasına imkân veren bu Şûra'nın tertiplenmesinde emeği geçen, Şûra'yı tertipleyen çok değerli devlet bakanı arkadaşıma ve çalışma arkadaşlarına da huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Değerli konuklar; Kamu düzeni ile toplumun huzur ve güveninin sağlanmasında en önemli kamusal yükümlülüklerden birisi de temel sosyal hizmetlerin etkili bir şekilde yürütülmesidir. Bir başka ifade ile kamu düzeninin korunmasını hem sağlıklı bir yönetim sisteminin sağlanması hem de gencinden yaşlısına, işsizinden engellisine kadar toplumun tüm kesimlerine sağlıklı ve huzurlu bir ortamın sağlanmasına bağlı görmekteyim. Sosyal hizmet, sosyal devlet olmanın gereğidir. Nitekim anayasamızda, cumhuriyetimizin nitelikleri arasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin sosyal bir hukuk devleti olduğu özellikle vurgulanmıştır. Sosyal devlet olgusu, toplumu oluşturan bireylerin hastalıkta, sağlıkta, gençlikte, ihtiyarlıkta, düşkünlükte ve refahta kendilerini güven içinde hissettikleri, bir mağduriyet ve muhtaçlık halinde devletin şefkat elinin hemen yanında ve yakınlarında olabildiği bir sosyal güvenlik sistemidir. Bu sistemin sağlıklı ve düzenli işleyişi de ancak vatandaşa en yakın ve yönetimde o beldede yaşayan insanların söz sahibi olduğu yerel yönetim birimleri ile mümkün olabilecektir. Ülkemizin top yekün gelişmesi ve sosyal hayatta her bireyin asgari kabul edilebilir seviyede bir sosyal gelişmişlik çizgisini yakalaması hükümetimizin de temel politikalarındandır. Bu sorumluluğun gereği olarak merkezî idare, mülkî idare amirlerimiz ve mahallî idarelerimiz kendi ve diğer toplumsal imkânları kullanarak her türlü tedbiri alması gerekmektedir. Modern dünyada artık toplumların gelişmişlik düzeylerini belirlerken özürlüsüne, yaşlısına, muhtaçlarına sağladıkları sosyal hizmet kriterleri esas alınmaktadır.

Değerli konuklar; Bu genel değerlendirmeler ışığında hükümetimizin gerek yasal düzeyde ve gerekse uygulamada özürlülerimize yaptığı çalışmalara da kısaca değinmek istiyorum. Yine Sayın Bakanım biraz önce belirttiler; belediye ve il özel idare kanunlarında yapılan düzenlemelerle mahallî hizmetlerin sunulmasında özürlülerin durumuna ilişkin uygun yöntemlerin kullanılması ve vali ve belediye başkanlarının bu tür hizmetleri yürütmekle yükümlü kılınması esasları getirilmiştir. Bu amaçla yapılacak sosyal hizmetler, il özel idaresi ve belediye bütçelerinden karşılanabilecektir. Özürlü dernek ve vakıfları ile ortak hizmet projelerinin gerçekleştirilmesi ve bu hizmetlerin yapılmasında gönüllü katılımların harekete geçirilmesi de teşvik edilmektedir. Ayrıca 5378 sayılı Özürlüler Hakkındaki Kanun ile de özürlülüğün önlenmesi, özürlülerin sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım ve sosyal güvenliğine ilişkin sorunların çözümü ile her bakımdan gelişmelerini ve topluma katılımlarını sağlamak ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemeler de yapılmıştır. Özürlülere yönelik hizmette, uluslararası boyutta benimsenen gösterge ve standartları ülke çapında yerleştirmeye ve yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Bakanlığımız bünyesinde yaptığımız çalışmalarla da geliştirdiğimiz proje ve programlarda sadece ne yapılacağını söylemekle kalmıyoruz; aynı zamanda nasıl yapılacağını da ayrıntılı belirterek söylediklerimizin içini de dolduruyoruz. Gün geçmiyor ki, hükümet olarak, yerel yönetimler olarak özürlülerimize yönelik bir yatırımı ve hizmeti uygulamaya koymayalım. Daha geçen hafta Konya, Meram Belediyesinde zihinsel ve fiziksel engelliler için büyük bir park hizmete girmiştir. Ben buradan emeği geçenleri kutluyorum. Bu tür hizmetlerin diğer yerel yönetimlerimize de örnek olmasını diliyorum.

Öte yandan Bakanlığımca yürütülen mülkî ve mahallî idarelerin sosyal hizmet kapasitelerinin arttırılması çalışması kapsamında da Bakanlığımca yedi ayrı genelge yayımladık. Bu genelgelerde yerel yönetimlerimizin ve mülkî idare amirlerinin özürlülerimize ve muhtaç çocuklara sosyal hizmet kapasitelerinin arttırılması bağlamında misyon, vizyon, ilke ve hedefleri belirlenmiş, korunmaya ilişkin kanunla verilen görev, yetki ve sorumluluklar tekrar hatırlatılmıştır. Temennimiz Birleşmiş Milletler Sakat Kişilerin Hakları Bildirgesi ve yine Sakatların Mesleki Rehabilitasyonu ve İstihdamı Hakkında Sözleşmesi ile diğer bütün uluslararası çalışmalar ile ortaya konulan özürlü haklarının dünyada ve ülkemizde tam olarak hayata geçirilmesidir. Sosyal hizmetler kapsamında değerlendirilecek bu görevlerin tamamı toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu altındadır.

Değerli konuklar; Bu toplantıda özürlülerimizin layık olduğu kalitede hizmet almasına imkân sağlayacak, ortak hedef tekrar gözden geçirilecektir. Nedir bu ortak hedef? Özürlülerimizin eğitim, sağlık, aile bağlarının kuvvetlenmesi, sosyal ilişkileri yerine getirip sürdürebilme ve toplumda kendi kendini ifade yeteneğinin kazandırılması hususlarının tümünü kapsamaktadır. Saydığımız temel sosyal hizmetlerin ulaşamadığı hiçbir özürlünün kalmaması ortak hedefimizdir. Çünkü bunu onlara yapılan bir bağış değil, onların bir hakkı olarak görüyoruz. Bunun için elbette ki yeterli kaynak ve insan gücüne ihtiyaç bulunmaktadır. Ancak daha da önemlisi, bu hedeflere ulaşmada öncelikle kuvvetli inanç ve samimi niyet olmalıdır. İşte bu inanç ve niyetle hükümetimiz mevcut imkânları daha etkin kullanarak ve talepleri esas alarak özürlü vatandaşların sorunlarının çözümüne gayret sarf etmektedir.

Değerli arkadaşlarım; Biraz önce değerli bakanımın da belirttiği gibi hükümetimiz kurulur kurulmaz yerel yönetim reformu kapsamında çıkarttığımız kanunlarda, özürlülerimize yönelik düzenlemelerden başka gelir dağılımı ve yoksullukla mücadele alanında da önemli uygulamaları hayata geçirmiştir. Açlık sınırı altındaki nüfusa götürülecek hizmetlerin sağlıklı olması için bir veri tabanı kurularak açlık sınırının altındaki aileler belirlenip desteklenmektedir. Yine eğitimde fırsat eşitliğini sağlama ve sağlıklı bir nesil yetiştirmek için yoksulluk sınırı altında olan ailelerin çocuklarına eğitim ve sağlık yardımları da yapılmaktadır. Dar gelirli vatandaşlarımızın eğitim giderlerini azaltmak için ücretsiz ders kitabı dağıtımı uygulamasına da bizim dönemimizde başlanmıştır ve devam etmektedir. Yine daha önce bakanlığımız genelgesinde de belirttiğim gibi aç ve açıkta hiçbir vatandaşımız kalmayacak ilkesini benimseyen hükümetimiz özürlü, dar gelirli ve kalacak evleri olmayan vatandaşlarımıza konut yapmayı da planlamıştır. Öte yandan valilik ve kaymakamlıklarımız bünyesindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları en ücra köy ve mezralara kadar sağlık, gıda, giyim ve kömür gibi birçok hizmet ve yardım da götürmektedir. Ayrıca, özellikle yoksul ve sigortasız kesimleri hedeflemesi bakımından önem taşıyan sağlıkta dönüşüm projesi çalışmalarımız da devam etmektedir.

Müsaadenizle değerli yönetici arkadaşlarıma, belediye başkanlarıma seslenmek istiyorum; özürlülerimize yönelik sosyal nitelikli hizmetlerin ancak bir kısmını sizlere burada aktarabildim. Tüm güçlüklere karşın bu tür sosyal hizmet politikaları ile engellinin, yoksulun, kimsesizin, işsizin yanında olmak ve bu kesimlerin sorunlarını kalıcı olarak çözmek ana hedefimizdir. Görev yerlerinize döndüğünüzde, özürlü vatandaşlara yönelik hizmetlerin durumunu yeniden gözden geçirerek, belediye ve özel idare imkânlarını bu göstergelerin iyileşmesine tahsisten çekinmeyeceğinize ve bu mücadelede illerinizde doğal önderlik yapacağınıza inanıyorum. Bu hizmetlerin yerine getirilmesi devletin, yani tüm kurum ve kuruluşların başta gelen görevlerindendir. Bu itibarla özürlüler, sokak çocukları ve sosyal hizmet kapasitesinin arttırılmasına yönelik tedbirlerin belirtildiği genelgeleri de uygulamanızı istiyorum. Engellilerimize, bakıma muhtaç ya da sokakta yaşayan çocuklarımıza, madde bağımlısı gençlerimize, evsiz yaşlılarımıza, kadın ve kızlarımıza devletin şefkatli ellerini uzatın. Sağlık, eğitim, kültür, spor ve özürlüler ile yaşlılara yönelik hizmetlere, sivil toplum örgütlerini ve gönüllülerin katılımını da teşvik edin. Bu konuda yapacaklarımız bir görev olmanın ötesinde öncelikle insan olmanın, insanı sevmenin, toplumsal dayanışmanın en tabii gereğidir. Görev bölgemizde aziz milletimize karşı borcumuzu ödemenin en iyi yolu ve fırsatı şimdi sizlerin elindedir. Öyleyse özürlülerimize, çocuklarımıza, gençlerimize, kadınlarımıza, yaşlılarımıza kısaca insanımıza ve geleceğimize sahip çıkalım.

Sözlerimi tamamlarken II. Özürlüler Şûrası'nın başarılı geçmesini ve alınacak kararların ülkemiz ve insanımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.