II. Özürlüler Şurası


DEVLET BAKANI SAYIN NİMET ÇUBUKÇU' NUN II. ÖZÜRLÜLER ŞÛRASI KONUŞMASI

Sayın bakanlarım, değerli komisyon başkanımız, değerli milletvekilleri, sivil toplum örgütünün değerli temsilcileri, değerli Özürlüler İdaresi Başkanlığı Başkanımız ve yönetimi, Şûramızın değerli üyeleri, değerli hanımefendiler, beyefendiler, sevgili basın mensupları; hepinizi sevgi ile saygı ile selamlıyor, hepinize hoş geldiniz diyorum.

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nın en yüksek danışma kurulu olan “Yerel Yönetimler ve Özürlüler” temalı II. Özürlüler Şûramızın açılış töreninde teşrifleriniz bizi onurlandırmıştır.

1997 yılında kurulan Özürlüler İdaresi Başkanlığı I. Şûra'sı 1999 yılında gerçekleşmiş olup, altı yıl aradan sonra “Yerel Yönetimler ve Özürlüler” temasındaki İkinci Şûra'yı gerçekleştirmek üzere toplanmış bulunuyoruz. Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nın kuruluş ve görevleri hakkındaki kanun hükmünde kararname gereği görüş ve çözüm önerilerini tartışmak, ulusal politikalara esas olacak ilke ve programlar oluşturmak, kamuoyunun bu konuda bilinçlenmesine katkıda bulunmak, ulusal ve uluslar arası görüş, düşünce ve gelişmelerin aktarılmasını, tartışılmasını sağlamak Şûramızın en önemli amaçlarından birisidir.

Şu ana kadar yürütülen çalışmalar son derece başarılı bir şekilde bu noktaya gelmiştir. Ümit ediyorum ki, Şûra sonucunda bütün toplumun bu anlamda yararlanacağı sonuçlar çıkacaktır. Hükümetimiz gündeme getirdiği kamu yönetimi reformu projesi ile toplumumuzda daha çağdaş ve daha modern bir hizmet anlayışını egemen kılma gayreti içindedir. Bürokrasinin ve israfın azaltılmasına yönelik olarak bakanlık sayısının azaltılması da bunun ilk örneğini oluşturmuştur. Bunu, benzer kurumların tek çatı altında toplanması, merkezî yönetimin tekelinde olan ve ağırlıklı olarak devlete ait hizmetlerin de yerel yönetimlere bırakılması gibi yenilikler izlemiştir. Bu kapsamda yerel yönetimlere ilişkin yenilikler arasında İl Özel İdaresi Kanunu, Büyükşehir Belediye Kanunu, Belediye Kanunu, Mahallî İdare Birlikleri Kanunu günümüzün artan ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeni bir yaklaşımla yürürlüğe konmuştur. Dar alana hapsedilmiş yerel hizmet kavramı yeni yasalar ile devlete ait geniş uygulama alanlı kamu hizmetine doğru bir gelişme kaydetmiştir. Yeni İl Özel İdaresi ve Belediye Kanunu ile bundan böyle özürlülerimize daha iyi bir hizmet sunma şansına da sahip olunmuştur. Bu değişimin yakalanması açısından Şûra'nın yerel yönetimler ve özürlüler temasında gerçekleşmesini çok önemli bir kazanım olarak değerlendirmekteyiz. Bu yaşadığımız merkezlerde sorunun çözümüne yönelik önemli katkıları olacak diye düşünüyoruz.

Özürlülerimizin mevcut sorunlarını çözümleyebilmek ve refah içinde hayatlarını sürdürebilmelerini sağlamak amacıyla devletimiz geçmişten bugüne her zaman özürlülerin yanında olmaya çalışmış, onları sevgiyle kucaklamıştır. Söz konusu yerel yönetim yasaları ile eş zamanlı olarak çıkartılan 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun ile de özürlüler alanında çok önemli bir ihtiyacı karşıladığımızı düşünmekteyiz. Şûramızın birinci aşamasında yüce Meclise tasarı olarak görüşülmekte iken ikinci aşamada özürlülerimizin beklentileri ile uyuşan bir kanuna dönüşmesi hükümetimiz ve yüce Meclisin özürlülere ne denli önem verdiğini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, hem parlamentoya, bu yasanın çıkarılmasında gösterdiği destekten dolayı, iktidar ve muhalefet partilerine, Başbakanımıza, bir yıldan fazla süre üzerinde yoğun çalışma sarf eden devlet eski bakanımız Güldal Akşit Hanımefendi'ye, özürlüler konusunda hassasiyetini bildiğimiz değerli komisyon başkanımıza, milletvekillerimize ve sivil toplum örgütlerine katkıları için, bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Özürlü insanımızın toplumsal yaşama katılım alanındaki ihtiyaçları özürlü olmayanlarla şekil bakımından farklılıklar arz etmekle birlikte özde aynıdır. Bu nedenle yaptığı konuşmadan dolayı Lokman Ayva Bey'e de teşekkür ediyorum. Bu yaşanan sorunlar özürlü bireylerle bazen özürsüz bireyler arasında da bir fark olmadığını ortaya koyuyor. Dünyadaki özürlü nüfusun artışı, aynı zamanda ülkemizde sekiz buçuk milyon özürlü vatandaşımızın bulunması, bu yarıya yakın kesim hakkında kamu yönetiminin ikinci dilimini meydana getiren yerel yönetimlerin de sosyal hayatın temel alanları olan eğitim, sağlık, iş, kültür ve spor gibi bütün bu alanlara özgü birçok sorunun çözümü konusunda da gayret sarf etmelerini gerekli kılmaktadır.

II. Özürlüler Şûra'sında, yerel yönetimlerin özürlüler açısından önceliği bulunan hususları seçilip mercek altına alınmak suretiyle detaylı bir tartışma yapılmıştır. Bilim adamları, yerel yönetim elemanları, kamu ve özel kurum temsilcileri özürlülerle ilgili sivil toplum kuruluş temsilcilerinin üye olarak katıldığı azim, şevk ve ahenk içinde çalışarak yerel düzeyde ülkemizin özürlüler politikası ve stratejisine yön vermeye çalışan değerli çalışmaları için, katkıları için teşekkür etmek istiyorum.

Bu değerli ve anlamlı çalışmaların bizlere önemli sorumluluklar yüklediğinin bilinci ile özürlülüğü yok etmek ve en aza indirmek, özürlülerimizin sıkıntılarını gidermek, hafifletmek ve Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu bir vatandaşı olarak toplumda yer almasını sağlama hedefine azimle çalışmamız gerektiğini belirtmek isterim. Daha yolun başında olduğumuzun da bilincinde olduğumuzu ifade etmek isterim.

Şûramıza katılarak bizleri onurlandıran bütün katılımcılara şükranlarımı arz ediyorum. Şûramızın özürlülere ve özürlülere hizmet veren her kademedeki kurum ve kuruluşlara ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diler, hepinize saygılarımı arz ederim.