AYNÎ, NAKDÎ VE DİĞER YARDIMLAR KOMİSYONU
Başkan
Süleyman ER - İzmir Büyükşehir Belediyesi Özürlüler Koordinasyon Merkezi - Koordinatör
Başkan Yardımcıları - Yrd. Doç. Dr. Yusuf AÇIKEL - Süleyman Demirel Üniversitesi
Raşit YAZAN - Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı - Şube Müdürü
Raportörler
Nurhan PARLAK - Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı - Uzman
Zerrin KARAYAZILI - Otistik Çocukları Koruma ve Yönlendirme Derneği - Yönetim Kurulu Üyesi
Dr. Dursun AYAN -Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü - Uzman
A.Mesut |
ACAR |
Şube Müdürü |
Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü |
A. Hulusi |
KARA |
Müdür V. |
SHÇEK Genel Müdürlüğü |
Ali |
ŞENGEL |
Müdür |
Burdur Eği. Uygulama Okulu |
Dündar |
ATABAY |
Öğretmen |
Ankara Valiliği Milli Eğitim Müdl |
Elif |
ÇORUHLU |
Müdür |
Altındağ Rehberlik ve Araştırma Mer |
Erdem |
ERGÜL |
Başmüfettiş |
SHÇEK Genel Müdürlüğü |
Erol Adem |
DÜZKES |
Dernek Başkanı |
Bedensel Engelliler Derneği |
Erturan |
ASİLOĞULLARI |
İl Müdürü |
Iğdır Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü |
Fikret |
GÖKÇE |
Üye |
Zihinsel Özürlüler Federasyonu |
Hande |
PALANCIOĞLU |
Uzman |
Devlet Planlama Teşkiletı |
Hatice |
BARAN |
Özür.Mer. Sorum. |
Ankara Büyükşehir Belediyesi |
Hüseyin |
SAĞIR |
|
Pendik Belediyesi |
İrem |
YENİOKATAN |
Sosyal Çalışmacı |
Türkiye Kızılay Der. Genel Müdürlüğü |
Kadir |
ARICI |
Prof.Dr. |
Gazi Üniversitesi |
Kadriye |
KÖSE |
Genel Sekreter |
Öz-Bir Özür. Kült. ve Dayanışma. Der. |
Lütfi |
KANAL |
|
|
Mehmet |
ÇELİK |
Şb.Md. |
İstanbul Büyükşehir Belediyesi |
Mehmet |
KAPLAN |
Uzman |
Aile ve Sosyal Araştırmalar Gn. Mdl.. |
M. Emin |
DEMİRCİ |
Başkan Yrd. |
Türkiye Körler Federasyonu |
M. Zafer |
DANIŞ |
Arş.Gör. |
Hacettepe Üniversitesi |
Muhsin |
ÖZTÜRK |
Daire Başkanı |
Vakıflar Genel Müdürlüğü |
Nebine |
ÖKTEMER |
Üye |
Zihinsel Özürlüler Federasyonu |
Neriman |
DEMİR |
Dernek Başkanı |
Zihinsel Özürlüler Fede.-Erzurum |
Nurhayat |
GÜVEN |
Genel Koordinatör |
Tohum Otizm Vakfı |
Özlem |
YILMAZ |
Doktor |
Sağlık Bakanlığı |
Öznur |
ERSİN |
Halkla İlişkiler |
Ankara Büyükşehir Belediyesi |
Rıza |
TÜRKCAN |
Psikolog |
Türk Yerel Hizmet- Sen. Genel Mer |
Sefa |
AKDENİZ |
Müdür |
Türkiye Kızılay Der Genel Müdürlüğü |
Sinem |
AKSU |
Sosyal Çalışmacı |
TSK Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi |
Sırma |
DEMİR |
Uzman |
Devlet Planlama Teşkilatı |
Sıtkı |
ORAK |
Yrd.Doç. Dr. |
Süleyman Demirel Üniversitesi |
Şükrü |
BİLGİLİ |
Şef |
T. C. Merkez Bankası |
Turgay |
BİLTEKİN |
Şb.Md. |
Sosyal Yard. ve Dayanış. Gn. Mdl. |
Yasemin |
AKSOYLU |
Sos. Hiz. Bir. Sor. |
Saraybahçe Belediyesi |
Yasemin |
KARADAĞ |
Meclis Üyesi |
Altındağ Belediyesi |
Yavuz M. |
KAYA |
|
|
Yıldırım |
KOCABEY |
Daire Başkanı |
Bursa Büyükşehir Belediyesi |
Zeynep |
TEKTAŞ |
Sosyal Çalışmacı |
SHÇEK Genel Müdürlüğü |
SOSYAL HİZMET VE YARDIMLAR
AYNÎ, NAKDÎ VE DİĞER YARDIMLAR
1 GİRİŞ
2 MEVCUT DURUM VE SORUNLAR
3 GÖRÜŞ VE ÖNERİLER
EK: M.Kaplan, D.Ayan; Aynî Yardım Kavramı ve Uygulama Örneği
4 GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ VE KARARLAR
1. GİRİŞ
Aynî, Nakdî ve Diğer Yardımlar Alt Komisyonu”nda çalışmalara başlanmadan önce; “özürlüler” kavramı yerine “engelliler” kavramının kullanılmasına, komisyon üyelerinin oy birliği ile karar verilmiştir. Komisyon çalışmalarında; genel olarak mevcut durumda kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının yaptığı aynî ve nakdî yardımlar, bu yardımlardan yararlanma kriterleri, yardımlara ulaşmada engellilerin yaşadığı zorluklar, yardımlardan yararlanmada ortaya çıkan suiistimaller üzerinde durulmuştur.
Sosyal yardım; yerel ölçüler içinde asgari seviyede dahi kendisini ve bakmakla yükümlü olduğu kişileri geçindirme olanağından kendi ellerinde olmayan nedenlerden dolayı yoksun kalmış kişilere, resmî kuruluşlar veya kanunların verdiği yetkiye dayanarak yarı resmî veya gönüllü kuruluşlarca muhtaçlık tespitine ve kontrolüne dayalı olarak yapılan ve kişileri en kısa sürede kendi kendilerine yeterli hale getirmek amacını taşıyan parasal ve nesnel sosyal gelirden oluşan bir sosyal güvenlik yöntemi ve bir sosyal hizmet alanıdır.
Bir sosyal yardım türü olan aynî ve nakdî yardımların tanımına baktığımızda ise; ayni yardımlar, muhtaç kişinin ihtiyacına göre belirlenen yiyecek, giyecek, yakacak, kırtasiye, tıbbî araç ve rehabilitasyon amaçlı protez araçları gibi mal ve malzeme yardımlarıdır. Nakdî yardımlar ise muhtaç kişinin ihtiyacına göre verilen para yardımını ifade etmektedir.
2.MEVCUT DURUM ve SORUNLAR
Ülkemizde sosyal yardım alanında faaliyette bulunan çok sayıda kamu kurumu mevcuttur. Bunlar; 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu gereği sosyal yardım hizmetlerinde bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü (SYDGM), Aynî Nakdî Yardımlar Yönetmeliği kapsamında yardımda bulunan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK), 2022 sayılı Kanun gereği sosyal yardım yapan Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü, 3816 sayılı Yeşil Kart Kanunu gereği sağlık yardımında bulunan Sağlık Bakanlığı ile Muhtaç Aylığı ve Vakıf İmaret Yönetmeliği gereği yardım yapan Vakıflar Genel Müdürlüğü ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu gereği yardım yapan belediyelerdir.
7 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 25inci maddesi ile 2022 sayılı Kanuna eklenen “EK MADDE 1” uyarınca özürlülere verilen “Sakat Aylığı” miktarı artırılmıştır. Buna göre, %70 ve üzerindeki özürlülerin daha önce almış oldukları aylıklarında 3 kat; % 40 ve %70 arasındaki özürlüler için 2 kat artışlar sağlanmıştır.
Ek Maddenin c) fıkrası uyarınca sakat aylığı almaya uygun olup ta sadece yaş kısıtlaması nedeniyle(18 yaşından küçük) bu haktan yararlanamayanlar için de sakat aylığından yararlanma hakkı sağlanmıştır.
En büyük devlet yardım kuruluşu olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü' nün faaliyetleri il ve ilçelerde kurulu bulunan 931'e ulaşan sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları ile sürdürülmektedir.
Sosyal güvencesi olmayan ekonomik yoksulluk içinde olan vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda ikamet yerlerindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına yaptıkları başvurular vakıf mütevelli heyetince değerlendirilmektedir.
SYDGM'den alınan bilgilere göre, Türkiye genelinde sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca engellilere yapılan yardımlar aşağıda belirtilmiştir.
Yıl |
Nakdî Yardım |
Kişi Sayısı |
2004 |
943.309.845.442 TL |
12.669 |
2005 |
906.294.36 YTL |
9.199 (Ağu. ayına kadar) |
Yıl |
Aynî Yardım |
Kişi Sayısı |
2004 |
1.408.726.661.488 TL |
17.395 |
2005 |
1.128.230.46 YTL |
9.343 (Ağu. ayına kadar ) |
Yerel yönetimlerden örneğin, yıl içersinde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde engellilere hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile engelli bireylere günlük 2.600 kişilik ücretsiz yemek dağıtılmaktadır. Ayrıca engellilere hizmet veren dernek, okul ve vakıf binalarının tüm bakım onarım giderleri ile birlikte araç-gereç gereksinimleri de belediye tarafından karşılandığı ifade edilmektedir.
SYDGM sosyal yardım olarak, muhtaçlık, yaşlılık, özürlülük, çocuk, sağlık, eğitim yardımı; SHÇEK, çocuk, yaşlılık, özürlülük, muhtaçlık yardımı; Emekli Sandığı, muhtaçlık ve yaşlılık yardımı; Sağlık Bakanlığı sağlık yardımı; Vakıflar Genel Müdürlüğü ve belediyeler ise, çocuk, özürlülük, muhtaçlık, sağlık ve eğitim yardımı yapmaktadır. Belediyeler, merkezi idarenin sorumluluklarını, sosyal alanda da paylaşmalıdır. Kaynakların verimli kullanılması için, yardımların yerel yönetimlerce sağlanması daha yararlı olacaktır.
Uygulamada sorun olarak karşımıza çıkan hususlar şunlardır:
Engelliler bilgiye ulaşma ve haklarını öğrenme konusunda zorluklar yaşamaktadır.
Engellilere eğitim desteği ve psiko-sosyal destek veren özürlü hizmet merkezleri bulunmakla birlikte bu merkezlerin sayıları ve donanımları konusunda eksiklikler bulunmaktadır.
Engellilerin bir kısmı aynı anda birden fazla kuruluştan yardım alırken, bir kısmı hiç yardım alamamaktadır.
Engelliler ulaşım hizmetleri konusunda sorunlar yaşamaktadır. Ulaşım araçları, engellilerin kullanımına uygun olmayıp, engellilere ulaşım hizmetlerinden indirimli ya da ücretsiz yararlanma hakkı konusunda yerel yönetimler arasında uygulama birliği bulunmamaktadır.
Engellilerin yardım alabilmesi için öngörülen özür oranı konusunda farklı ölçütler esas alınmakta olup, her kurum kendi belirlediği ölçüte göre engellilere hizmet vermektedir.
Engellilere aynı ölçütlere göre verilen ortak bir kimlik kartı bulunmamaktadır. Bu durum yerel yönetimlerce sunulan hizmetlerin eşit koşullarda gerçekleşmesine engel olmaktadır.
Aynî-nakdî yardım alanında yapılan yardımların denetimi konusunda sorunlar bulunmaktadır.
Yardımlar genellikle kişiye yönelik değil, aileye yönelik yapılmaktadır. Ailede birden fazla engelli olduğunda bu durum sorun yaratmaktadır.
Engelli ailelerin hayatlarını kolaylaştırmak için, yerel yönetimler evde hasta bakımı veya refakat gibi konularda eğitimler vermelidir.
Engellilerin hem din eğitimi hem de cinsel eğitimleri konusunda hiçbir çalışma yapılmamaktadır.
Engellilere yapılan sosyal yardımlarda, yardım yapanların ve medyanın istismarı söz konusudur.
Sosyal yardım ve hizmet alanında; sosyal inceleme ve değerlendirme eksikliği mevcuttur. Yardım yapan kuruluşlara ulaşamayan kişilerin yerinde incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir.
3. GÖRÜŞ VE ÖNERİLER
Engelliliğin önüne geçilmesi amacıyla evlilik öncesinde, gebelik sırasında ve erken tanı konulmasına yönelik olarak da doğum sonrasında sağlık kontrolleri yapılması.
Engelli bireylerin toplum hayatına katılmalarında özel eğitim almaları önem taşımaktadır. Mevcut durumda engellilerin birçoğu eğitim hizmetlerine ulaşamamaktadır. Yerel yönetimlerin, engellilerin bu hizmetlere ulaşımını kolaylaştırıcı çalışmalar yapması gerekmektedir.
Toplum ve aileler engelliler konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Toplumun her kesiminin engelliler konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir.
Engellilere yapılan sosyal yardım ve hizmet alanında yerel yönetimlere düşen görev ve sorumluluklar yasalarda açıkça yer almamaktadır. Bu görev ve sorumlulukların net bir şekilde yasalarda ifade edilmesi gerekmektedir.
Engellilere sunulan aynî ve nakdî yardımlar konusunda her şeyin devletten beklenmesi, bu konuda toplumsal duyarsızlığa neden olmaktadır. Bu konuda özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının daha etkili rol alması toplumun duyarlılığını artıracaktır.
Sosyal yardım ve hizmetler alanındaki kuruluşlar arasında, koordinasyon ve işbirliği eksikliği bulunmaktadır. Bu durum, mükerrer yararlanmalara ve suiistimallere neden olmaktadır. Kuruluşlar arasında işbirliğinin sağlanması ve ortak bir veri tabanının oluşturulması yoluyla bu sorun çözümlenecektir.
Sosyal yardım ve hizmetler alanındaki kuruluşlar arasında, koordinasyon ve işbirliği eksikliği bulunmaktadır. Bu durum, mükerrer yararlanmalara ve suiistimallere neden olmaktadır. Kuruluşlar arasında işbirliğinin sağlanması ve ortak bir veri tabanının oluşturulması yoluyla bu sorun çözümlenecektir.
Engellilere yapılan yardımların geçici olduğu düşünülmektedir. Engellilerin toplumla bütünleşmelerini ve sosyalleşmelerini kolaylaştırmak amacıyla verilen aynî yardımlar yeterli değildir. Bu yardımlar engelli bireyi üretim faaliyetleri içine katacak şekilde çeşitlendirilmelidir.
Mevcut sosyal güvenlik reformu yasa tasarısı taslağında sosyal yardım ve hizmet alanındaki çok başlılık devam etmektedir. Ayrıca, engelli birey anne-babası sosyal güvence altında olduğu için değil, kendisi engelli olduğu için doğrudan sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınmalıdır.
Sosyal hizmet ve yardım alanında personel ve kaynak sıkıntısı bulunmaktadır. Meslek liselerinde ara eleman yetiştirilmesinin personel yetersizliği sorununu çözeceği düşünülmektedir.
Kurum bakımı engellinin toplumsal hayata katılımını azaltmaktadır; bu nedenle özellikle evde bakım gibi bakım modellerinin çeşitlendirilmesi gerekmektedir.
Sosyal güvenlik sisteminde sosyal hizmet ve yardımların ağırlığı çok düşüktür. Oysa, sosyal devletin görevlerinden biri de toplumun muhtaç kesimlerine aynî, nakdî ve diğer yardımların götürülmesini sağlamaktır. Dolayısıyla, toplumun muhtaç kesimlerini hedef alan sosyal hizmet ve yardımlara sosyal güvenlik reformu yasa tasarısı taslağında daha çok yer verilmelidir.
EK: BAŞBAKANLIK AİLE VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
AYNÎ YARDIM KAVRAMI VE UYGULAMA ÖRNEĞİ *
GİRİŞ
İnsanlık, birlikte yaşamanın getirdiği olumlu ve olumsuz yanları dikkate alarak, ilerleyen zaman içinde ortaya çıkan sorunları çeşitli yöntemlerle çözme ve olumlu gidişatı sürdürme çabası içinde olmuştur. Barınma, beslenme, giyinme, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar, insanlığın hayatını idame ettirmek için karşılamak zorunda olduğu vazgeçilemez temel ihtiyaçlar arasında bulunmaktadır. Zamanla toplumda daha iyi sosyo-ekonomik düzeye ulaşmış bazı kimseler, çevrelerindeki insanların da daha iyi şartlarda yaşamasını dikkate alarak, topyekün toplum hayatında bir iyileşmeyi, kendi maddî ve manevî dünyaları için bir zorunluluk olarak görmeye başlamışlardır. Yardımlaşma açısından konuya bakıldığında, bireysel düzeyde gerçekleşen yardımların zamanla yerel boyuta, daha sonra geniş bölgesel ve ulusal boyuta taşınması, dikkate değer bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Uluslararası ilişkilerin savaş ve siyaset dışı uygulamaları, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında önemli ölçüde, eğitim, sağlık, beslenme gibi daha insancıl alanlara yönelmiştir. Yardımlaşmanın bireyselden uluslararası düzeye doğru giderek kapsam kazandığının izlendiği bu değişim, çeşitli düzeylerde yardımlaşma görüntülerinin aksaklıklarını önemli ölçüde gidererek daha organize, sınırları daha geniş, uygulaması daha rasyonel yardım faaliyetlerinin kurumsallaşmasını ortaya çıkarmaktadır. İnsanlık tarihi dikkate alındığında izlenen bu yardımlaşma evrimi, ulusal düzeyde de benzer iyileşmelerin yapılması gereğini ilham etmektedir.
Türk toplumu açısından bakıldığında ise, yardımlaşma olgusunun çok eskiye dayanan köklü bir geçmişi ve geleneğinin olduğu görülmektedir. İslâm dininin kabulü ile birlikte, oniki asırdan beri yardımlaşma kavramı önemli ölçüde dinî ve ahlakî bir davranış ve tutum olarak kültürümüzde yerini almış, toplumsal değişmenin farklı görünümleriyle beraber kendisini işlevselleştirmiştir. Özellikle kentleşmenin son elli yıldır kendini daha çok sosyolojik sorunlar yumağı olarak hissettirmesi, yoksulluk olgusuna bakışı da farklılaştırmış, yeni arayışlara gitmeye neden olmuştur. Bugün itibari ile yoksulluk kendisini sağlık, eğitim, beslenme ve benzeri konularda daha çok göstererek, ekonomik açıdan bir kaynak sorunu olarak algılanma niteliği de taşımaktadır.
Daha küçük ölçekli yerleşimlerde ve yüzyüze ilişkiye dayanan geleneksel toplumsal yapılarda yardımlaşma faaliyetleri, aşırı bir örgütlenmeyi gerektirmeden gündelik hayat içinde çözülmekteydi. Tarihî ve kültürel birikim de bu anlamda önemli bir işlev görmekteydi. Ancak yüzyüze ilişkilerin oldukça azaldığı günümüzde, birbirini yakından tanımayan ve sorunlarını bilemeyen insanların, yardımlaşma konusunda daha organize bir yapıya ve kurumsallaşmaya ihtiyacı bulunmaktadır.
Günümüzde adına “otonom yardımlaşma” da diyebileceğimiz, halkın kendi içinde yardımlaşmasıyla, ihtiyaç sahibi aile ve bireylerin sorununa çözüm getirmesi bakımından sınırlı sayıda birkaç örnekten sözedilebilir. Bunlardan biri, 2004 yılı içerisinde Sivas ilinde Valilik tarafından “Sosyal Market” adıyla başlatılan aynî yardım organizasyonudur. Yine benzer bir çalışma, Yozgat Belediyesi tarafından “Sosyal Hizmetler Koordinasyon Merkezi” adıyla oluşturulan bir merkez kapsamında aynî yardım yapılmasını içermektedir. Bu örnekler, günümüzde devlet-millet işbirliğini göz önünde tutan örgütlenmelerin önemini, görev ve gönüllülük birlikteliği esasına dayalı yardımlaşma faaliyetlerinin, artık düzenli bir organizasyon çerçevesinde yürütülmesi gereğini ortaya koymaktadır. Burada önemli olan, bireysel ve/veya küçük ölçekli çabalarla yürütülmekte olan aynî yardım faaliyetlerinin, sistematik ve ülke genelini kapsayıcı bir şekilde ele alınmasıdır.
AMAÇ
Bu uygulamanın amacı, yoksulluk içinde olup da temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hayatlarını en düşük seviyede dahi sürdürmekte güçlük çeken kişilere ve ailelere, elinde gereksiniminden fazla ve aynî yardıma elverişli giyim ve dayanıklı tüketim maddeleri olan kimseler tarafından, imkânları ölçüsünde aynî yardım yapılmasını düzenlemektir. Ayrıca bu tür yardımlaşma faaliyetlerinin ülke genelinde, organize bir biçimde yaygınlaşmasını temin etmektir.
Bu uygulamanın Türkiye genelinde yaygınlaşmasıyla, aşağıda belirtilen amaçların gerçekleşmesine önemli bir katkı sağlanacağı düşünülmektedir:
Yoksulluğun azaltılması,
Toplumsal dayanışma,
İsrafın önlenmesi,
Toplumsal barış ve hoşgörü,
Sosyal adalet,
Ülke kaynaklarının verimli kullanılması.
KAPSAM
Bu uygulama, Türkiye genelinde yardıma muhtaç kişi ve ailelere, yerel düzeyde organize edilerek yürütülecek aynî yardım faaliyetlerini kapsar. Aynî yardım organizasyonunun temel işlevi, ihtiyaç fazlası olarak atıl halde bulunan eşyanın ihtiyaç sahibi kimse ve ailelere ulaştırılmasını sağlamaktır.
Öncelikle illerde başlatılacak olan bu proje, daha sonra hizmetin yürütülmesi ve yaygınlaşması açısından uygun görülen ilçe, belde gibi daha küçük yerleşim birimlerinde de yürürlüğe konulabilir. İlçe düzeyinde kurulacak olan aynî yardım organizasyonları, gerektiğinde il düzeyindeki uygulamalarla koordine edilebilir.
TANIMLAR
Muhtaçlık; kendisini, eşini ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarını, anne ve babasını, bulundukları mahallin hayat şartlarına göre asgari seviyede geçindirmeye yetecek geliri, malı veya kazancı bulunmama halidir.
Aynî Yardım; giyecek, yakacak, kitap, kırtasiye, oyuncak, ilaç, tıbbiî araç-gereç, rehabilitasyon amaçlı protez, inşaat malzemesi gibi, yapılacak inceleme sonucunda müracaatçının ihtiyacına göre verilecek gıda, eşya ve malzeme yardımlarıdır. Bu eşyalar işe yarar olmak kaydıyla kullanılmış ya da yeni olabilir.
Aynî yardım organizasyonu; belediye, valilik, kaymakamlık, il ve ilçe özel idareleri, bunlara bağlı kuruluşlar, muhtarlıklar tarafından tek başına oluşturulabileceği gibi, ortak bir protokol çerçevesinde birden fazla katılımla da kurulabilir. Ortaya çıkabilecek sorunlar genel hükümlere göre çözümlenir. Aynî yardım organizasyonlarının kurulması ve yürütülmesi, yasal meşruiyet açısından ilgili mahallin yetkili organları tarafından karara bağlanır.
GENEL ESASLAR
Aynî yardım çalışmalarına ilişkin genel esaslar şunlardır:
Aynî yardım organizasyonunda kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluş ve kişiler arasında koordinasyon ve işbirliği tesis edilerek güç birliği sağlanır ve mevcut kaynaklara en verimli şekilde işlerlik kazandırılır. Gönüllü olarak çalışmak isteyenler, kısa süreli veya tam gün bu organizasyon içinde kendilerine uygun işlerde görevlendirilebilir.
Aynî yardım programlarının uygulanmasında yardıma muhtaç kişi ve ailesinin temel ihtiyaçları dikkate alınır. Aynî yardımların dağıtımında muhtaç sakata ve muhtaç yaşlıya öncelik tanınır. Yardım talebinin organizasyon imkânları ile karşılanamayacak derecede fazla olması halinde öncelikler; muhtaç olma derecesi, aciliyet durumu ve müracaat veya tespit sırası esas alınarak belirlenir.
Aynî nitelikteki sosyal yardımların sosyal güvenlik sisteminin boşluklarını dolduracak şekilde planlanıp geliştirilmesi hususuna özen gösterilir.
Aynî yardımların yapılmasında ve muhtaçlık tespitinde aynî yardım organizasyonunun takdir yetkisi esastır. Yardımlardan daha önce faydalanmış olmak bir hak doğurmaz.
Deprem, yangın, sel vb. doğal afet ve kazalar sonucunda mağdur duruma düşen kişi ve ailelere aynî yardım yapılabilir.
AYNÎ YARDIM ORGANİZASYONU
Temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta güçlük çeken aile ve bireylerin, içinde bulundukları ekonomik güçlükler nedeniyle toplumsal hayata olumlu katkıda bulunmaları düşünülemez. Sosyal devlet olmanın gereklerinden bir tanesi de, çeşitli nedenlerle temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan kesimler için çözüm yolları üretmek ve geliştirmektir. Devletin, toplumsal yaşamı düzenleyici işlevi kapsamında, toplumda ortaya çıkan sorunların çözümüne çeşitli organizasyonlar kurarak yardımcı olması gerekmektedir. Bu projede, halkın kendi içinde eskiden beri yürütmekte olduğu aynî yardımlaşma geleneğinin daha organize bir hale getirilmesi sürecinde kamu kuruluşlarının öncü ve düzenleyici bir rol alması hedeflenmektedir.
Aynî yardım organizasyonunun temelinde, bir yerdeki ihtiyaç fazlası eşyanın ihtiyaç sahiplerine herhangi bir ücret alınmaksızın iletilmesi vardır. İhtiyaç fazlası eşya sahipleri önceden duyurulan telefon numaraları aracılığıyla, adresinden sözkonusu eşyanın alınmasını talep eder ya da bizzat kendisi ihtiyaç fazlası eşyayı, organizasyonun önceden duyurulan deposuna teslim eder. Bu şekilde depoya gelen eşya gerekli bakım, onarım, ve temizliği yapıldıktan sonra dağıtıma hazır hale getirilerek muhtaç durumda olup, talepte bulunan kişi ya da ailelerin adreslerine ulaştırılır. Eşyalar bağışçıdan bir teslim tutanağı ile alınır, ihtiyaç sahibine de yine teslim tutanağı ile teslim edilir. Ayrıca depoya giren ve çıkan eşyanın envanteri tutulur.
Aynî Yardım Organizasyonu faaliyetlerinin yürütülmesinde asgari olarak aşağıda sayılan unsurların bulunması gerekmektedir:
· Eşyanın toplandığı, bakım ve temizliğinin yapıldığı bir depo.
· Eşyanın adresten alınması ve adrese tesliminin temini için en az bir adet kamyonet türü vasıta.
· Organizasyonda görevli personel (Yönetici, halkla ilişkiler görevlisi, taşıyıcı, şoför, bakım-onarım ve temizlik elemanı vb). Bunlar, kamu görevlisi olabileceği gibi gönüllü olarak çalışmak isteyenler arasından da istihdam edilebilir.
· İhtiyaç fazlasını ve ihtiyacı bildirmek üzere halka duyurulan telefon, faks, e-mail vb. iletişim araçları. Ayrıca bu çalışmaların tanıtıldığı ve gerektiğinde çeşitli duyuru ve tanıtımların yapılabildiği web sitesi de oluşturulabilir.
Aynî yardımda bulunacak olanlar; özel kişiler ve aileler, özel ve kamu tüzel kişileri, sivil toplum kuruluşlarıdır. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı bakımından uygun olmak kaydıyla yabancı özel ve tüzel kişiler de bu tür yardımları yapabileceklerdir.
Kendi beyanı doğrultusunda gereksinimi olan herkes aynî yardımlardan ücretsiz olarak faydalanabilecektir. Halen yürürlükte olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının yardıma muhtaç aile ve bireyler hakkında yapmış oldukları muhtaçlık tespiti, aynî yardım organizasyonu tarafından dikkate alınır. Valiliklerin izniyle, Türkiye dışında herhangi bir nedenle aynî yardıma ihtiyacı olanlar da bu organizasyon kapsamında, yasal açıdan herhangi bir engeli olmamak kaydıyla yararlandırılabilecektir. Ayrıca herhangi bir nedenle Türkiye'de bulunan yabancı uyruklu kimselere muhtaç olmaları halinde aynî yardım yapılabilir.
Aynî yardım organizasyonunda dikkat edilecek hususlar şunlardır:
Aynî yardımda bulunanların yardımlarında asgari bir temizlik ve kullanılabilirlik standardı oluşturulmalıdır.
Aynî yardımlar, yardım eden tarafından doğrudan yardım deposuna bırakılabileceği gibi, istek halinde eşyaların yerinden alınmasına organizasyon tarafından nakliye olanağı sağlanmalıdır.
Aynî yardım deposunda, yapılan yardımlarla ilgili bir kayıt sistemi oluşturulmalı ve kayıtlarda yer alan bilgiler hakkında gizlilik esaslarına uyulmalıdır.
Aynî yardımların dağıtımında, yardım alan ile veren kimseler arasında organizasyon aracılığıyla irtibat kurularak eşyanın doğrudan nakli sağlanabilir. Bu konuda taşıma kolaylıkları da dikkate alınmalıdır.
Aynî yardım deposu, yardımların toplanması, dağıtılması ve korunması bakımından merkez kabul edilerek gerekli özelliklere sahip olmalıdır.
Aynî yardım organizasyonu, kamuya ait bir yeri depo olarak kullanabileceği gibi, ihale koşullarına göre kiralamaya gidebilir, özel ve tüzel kişiliklerin depo konusunda yapacakları yardımı sürekli veya geçici olarak kabul edebilir.
Depoların temizlik, korunma, bakım ve denetimi aynî yardım organizasyonu tarafından yapılacaktır. Burada çalışanların ve yardım alanların sağlığı hususunda gereken özen gösterilmelidir.
Bu organizasyonun başarısı halkın katkı ve katılımı ile doğru orantılı olacaktır. Bu nedenle aynî yardım organizasyonunun amacı, yöntemi ve başvuru araçlarının (adres, telefon, e-mail gibi) etkin ve yaygın bir biçimde duyurulmasına önem verilmelidir.
AYNÎ YARDIMLARDAN FAYDALANMA
Aynî yardım organizasyonu tarafından yapılacak yardımlar karşılıksızdır. Aynî nitelikteki yardımlardan, bu uygulama esaslarına göre muhtaçlığı tespit edilen kişiler ve aileler faydalanır. Aynî yardımlardan faydalanmak için ihtiyaç sahibi kimseler bizzat başvurabileceği gibi, durumu yakından bilen kimselerin başvurusu da kabul edilebilir.
Aynî yardım talebinde bulunan kimseler hakkında muhtemel istismarları önlemek bakımından gerek görülürse diğer yardım kuruluşlarından bilgi desteği alınabileceği gibi aynî yardım organizasyonu görevlilerince de birtakım araştırmalar yapılabilecektir. Bu bağlamda, aynî yardımdan faydalanan kişilerin geçmişteki yardım talepleri, evvelce yapılan yardımlar, durumundaki değişmeler, halihazırdaki özellikleri, kişisel ve ailevi bilgiler yanında, sosyal ve ekonomik şartlar, mahalli imkânlar, ikamet edilen yer ve konut durumu ile varılan kanaat, yardımın niteliği, süresi ve şekli ile ilgili hususlar da organizasyon tarafından tutulacak kayıtlar içerisinde yer alacaktır. Bu kayıtlar, kişisel nitelikteki gizli belge olup, gizlilik prensibine dikkat edilerek düzenlenir ve korunur.
Organizasyona teslim edilen eşyalar geri istenemeyeceği gibi, ihtiyaç sahibi kimselere yapılan aynî yardımlar da, durum değişikliği veya ölüm halinde geri alınmaz. Aynî yardımdan faydalanan kimselerin durumu periyodik olarak takip edilir ve yardımın istismar edilmesi halinde bu kişiler aynî yardım kapsamından çıkarılır. Yalan beyanda bulunarak veya sahte evrak tanzim ederek aynî yardım alan kişiler hakkında genel hükümlere göre işlem yapılır.
Aynî yardım yapılmasında, yardımların amacına ulaşıp ulaşmadığının araştırılabilmesi bakımından, mahallinde yardım yapılmasına öncelik verilir ve ikamet şartına dikkat edilir. Ancak, ikamet edilen il dışında hastalık, kaza veya herhangi bir olağandışı durum nedeniyle yardım alma ihtiyacındaki kişilere de durumlarına uygun şartlarda ve imkânlar ölçüsünde yardım yapılabilir. Ayrıca gerektiğinde çeşitli yerleşim birimlerinde oluşturulacak olan organizasyonlar arasında, deposunda dağıtıma hazır fazla eşyası bulunanlardan diğer bir aynî yardım deposuna aktarma yapılabilir.
4. GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ VE KARARLAR
DÎVAN BAŞKANI Dr.Mehmet AYSOY : Aynî, Nakdî ve Diğer Yardıklar komisyonu için sunum yapmak üzere Sayın Süleyman Er başkanı davet ediyorum.
Süleyman ER: Sayın Divan, Değerli Milletvekilim, Sayın Komisyon Üyeleri, Aynî, Nakdî ve Diğer Yardımlar Komisyonu'nun taslak kararlarını size arz etmek istiyorum. Ancak taslak kararları okumaya başlamadan önce bir açıklamayı yapmakta fayda var diye mütala ediyorum o da şudur; Bu taslak kararları alırken ana temaya bağlı olarak zaten ana tema yerel yönetimler ve özürlüler olduğu için diğer komisyonların aldıkları kararlardaki gibi tarifi çok uzun tutmadık. Bu açıklamayı yaptıktan sonra kararları okumaya devam ediyorum.
Engellilere yapılan sosyal yardım ve hizmet alanında kurumsal dağınıklığın ve çok başlılığın giderilmesine yönelik olarak bu hizmetlerin yürütülmesinde yerel yönetimlerin kendi aralarında koordinasyonun sağlanması ve ortak veri tabanının oluşturulması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, SHÇEK, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanşma Genel Müdürlüğü, ÖZİ ve Yerel yönetimler Süre: Uzun vade)
Engelliler konusunda yerel yönetimlerin; kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği içinde çalışmasının sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, TMMOB, TOBB, STK'lar ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Özürlüler İdaresi Başkanlığı koordinatörlüğünde, özrün yol açtığı yoksunluğun boyutlarının belirlenmesi ile ilgili bir çalışmanın yapılması. ( Sorumlu Kuruluşlar: ÖZİ, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanşma Genel Müdürlüğü, SHÇEK, Vakıflar Genel Müdürlüğü , Yerel yönetimler, Üniversiteler Süre: Orta vade)
Yerel yönetimlerce sunulacak sosyal yardım ve hizmetlerin sosyal güvenlik reformu yasa tasarısı taslağında geniş yer bulması. ( Sorumlu Kuruluşlar: Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, ÖZİ, Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlerce yapılan aynî ve nakdî yardımlar alanında gerçek ihtiyaç sahiplerinin tespitine yönelik olarak somut, nesnel muhtaçlık ölçütlerinin getirilmesi. ( Sorumlu Kuruluşlar: Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanşma Genel Müdürlüğü, SHÇEK, Vakıflar Genel Müdürlüğü , Yerel yönetimler, Üniversiteler Süre: Sürekli)
Kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını sağlamaya yönelik olarak; yerel yönetimlerin aynî ve nakdî yardımları sunarken, bölgesel ihtiyaçları ve engellilik derecesini göz önünde bulundurmasının sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, SHÇEK, ÖZİ ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlerce yapılan aynî ve nakdî yardımların, yoksulluk kültürünün yerleşmesini önlemek amacıyla, engelli bireylerin muhtaç durumdan üretici hale getirilmesini sağlamaya yönelik olarak yürütülmesi. ( Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, İŞKUR Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlerce yapılan aynî ve nakdî yardımların engellilerin yaşam kalitesini yükselterek, bu kesimin topluma entegre edilmelerinin sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: Yerel Yönetimler, Süre: Sürekli)
Yasalarda yerel yönetimlere engellilerle ilgili olarak verilen yetki, görev ve sorumluluklara ve bunların yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımlara açıkça yer verilmesi. (Örneğin; Bu görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyen yerel yönetimlerin görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerinin ve bu suçun yaptırımının kanunlarda düzenlenmesi). ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, ÖZİ Süre: Sürekli)
Engelliler için kullanılmak üzere il özel idareleri ve büyükşehir belediyelerine, bütçelerinden % 10, diğer belediyelere ise % 5 oranında pay ayırma zorunluluğunun getirilmesi, bu kaynağın başka bir yere aktarılamaması ve aktarıldığı yıl içerisinde kullanılmasına yönelik düzenlemenin yapılması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, ÖZİ Süre: Orta vade)
Yerel yönetimlerde özürlü danışma kurulları ve bunların özürlülere yönelik bütçesi oluşturulmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Belediyelerce, yoksul engellilerin ve ailelerinin hem evlenmeden önceki hem de doğum sırasındaki testlerinin ücretsiz yaptırılmasının sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Yerel yönetimler tarafından yapılacak aynî ve nakdî yardımların sadece aileye yönelik olarak değil, engelli kişi sayısı da dikkate alınarak yapılması. ( Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Engellilere sunulacak bakım ve rehabilitasyon hizmetleri, evde hasta bakımı, refakat hizmetleri gibi konularda yerel yönetimlerin üniversitelerle işbirliği içerisinde eğitim programları düzenleyerek bu konuda aktif görevler üstlenmesi. ( Sorumlu Kuruluşlar: Sağlık Bakanlığı, SHÇEK, ÖZİ ve Üniversiteler Süre: Orta vade)
Yerel yönetimlerce engellilere yapılacak diğer yardımlar kapsamında, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak engellilere din eğitimi ve öğretimi ile cinsel eğitim verilmesinin sağlanması. ( Sorumlu kuruluşlar: Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Üniversiteler, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı. Süre: Sürekli)
Yerel yönetimler tarafından verilen aynî ve nakdî yardımların kırsal kesimde yaşayan engellilere de ulaşmasının sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlerce engelli bireye öncelikle tıbbî tanı ve rehabilitasyon hizmetinin sunulması ve rehabilitasyon sonucu geldiği duruma göre bu kişilere aynî nakdî yardım yapılması. ( Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlerce engellilere yapılacak yardımlarda kurumsal bakımdan ziyade aile yanında bakımın teşvik edilmesi ve toplum temelli rehabilitasyonun desteklenmesi. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlerce engellilere hizmet veren yaşam evlerinin kurulması ve buralarda gerekli personel ve donanım ihtiyaçlarının karşılanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, ÖZİ ve Yerel yönetimler Süre: Uzun vade)
Yerel yönetimlerce engellilerin bilgiye ulaşmaları, rehabilite edilmeleri ve kendi haklarını öğrenmeleri için danışma, bilgilendirme, yönlendirme, eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin kurulması ve bu merkezlerin diğer kurumlarla işbirliği yapmalarının sağlanması. Ayrıca bu konularda tanıtım ve bilgilendirme programları yapılması hususunda TRT ve RTÜK ile işbirliğinin sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, RTÜK, TRT, SHÇEK, Üniversiteler, STK'lar Süre: Sürekli)
Engellilerin eğitim, sağlık ve ulaşım hizmetlerine erişebilirliğinin artırılması ve eğitim gören engellilere eğitim başta olmak üzere günlük hayatta gereksinin duydukları araç, gereç ve cihazların sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Engellilerle ilgili ulusal ve uluslar arası toplantılara zorunlu olarak refakatçisi ile katılması gereken engellilerin kendi giderlerinin yanında refakatçilerinin giderlerinin de yerel yönetimlerce karşılanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, ÖZİ ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Yerel yönetimler tarafından engellilere sunulan ulaşım, su tüketimi gibi hizmetlerde birliğin sağlanması için, hizmetlerden yararlanmada % 40 oranında çalışma gücü kaybı ölçütünün kabul edilmesi, verilen hizmetlerde en az % 50 indirim yapılması, özürlü kimlik kartlarının yanında yerel yönetimlerce verilen toplu taşım kartlarının tüm bu hizmetlerden yararlanmada geçerli olması. Yerel yönetimlerin ulaşım hizmetlerinin sunumu konusunda özel sektörle yaptığı sözleşmelere de engellilere yapılacak indirim konusunda (en az % 50) hüküm konmasının sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlerin, çalışanlarına engellilik konusunda hizmet içi eğitim vermesi. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, ÖZİ ve Yerel yönetimler Süre: Kısa vade)
Afet ve diğer kurtarma ve yardım durumlarında yerel yönetimlerin engellilere doğru ve yeterli hizmet verebilmesi için gerekli teknik bilgi ve donanıma sahip olmasının sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Kızılay ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Aynî yardımlar konusunda toplumun kendi içindeki yardımlaşmasında (sosyal market, yarım elma vb.) yerel yönetimlerin aracılık etmesinin sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlerce yapılacak yardımların engelli bireyi ve ailesini rencide etmeden sunulması ve bu yardımlarda ihtiyaç sahibi kişilerin tespit edilmesi konusunda sosyal hizmet alanında çalışanlardan yararlanılması. ( Sorumlu kuruluşlar: Diyanet İşleri Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Üniversiteler, ve Yerel yönetimler. Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlere ait olan atıl tesislerin engelliler yararına kullanılması ve bu konuda diğer kamu kurumları ve engellilere hizmet veren sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapılması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, STK'lar ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Engelli bireylerin, bedensel ve ruhsal gelişimini desteklemeye yönelik olarak, yerel yönetimlerin kendilerine ait sosyal tesislerinden aileleri ile birlikte ücretsiz yararlandırılması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Engellilere hizmet veren kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin, yerel yönetimlerin reklâm, tanıtım, pano vb. hizmetlerinden ücretsiz yararlanmalarının sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: İçişleri Bakanlığı, SHÇEK, ÖZİ ve Yerel yönetimler Süre: Sürekli)
Yerel yönetimlerce, ihmal ve istismara uğrayan engelli bireylerin barınacağı korunma ve sığınma evlerinin açılması. ( Sorumlu Kuruluşlar: SHÇEK, ve Yerel yönetimler Süre: Uzun vade)
2022 sayılı Kanun'a göre hak sahibi olanlara yakınlarından dolayı sosyal güvenlik kurumlarının tedavi yardımından yararlanma imkânının sağlanması. ( Sorumlu Kuruluşlar: Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, ÖZİ Süre: Sürekli)
Komisyon kararlarımız bunlardır. Hepinize teşekkür ederim.
DÎVAN BAŞKANI: Teşekkür ediyoruz. Taslak Kararlar hakkında konuşmak isteyen var mı? Buyurun efendim.
ÜYE: Evlenecek kişilerle ilgili genetik testler yapılması belediyelere görev olarak veriliyor. Türkiye'deki halkımızın daha %35', %40'ı kırsal alanda ve bunlar belediye hudutlarında evlenmiyorlar. Burda bir eksiklik yapılmış. Nüfus müdürlüklerinde de evlilik yapılıyor, muhtarlıklarda da evlilik yapılıyor. Bu olaya bir açıklık getirilmesi lazım. Bir kısmı askıda kalıyor öyle düşünüyorum. Teşekkür ederim.
DÎVAN BAŞKANI: Efendim oylamadan sonra konuşalım. Bu konuya daha sonra döneceğiz. Şimdi oylamaya geçeli. Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Kabul edilmiştir. Teşekkür ederim.
* Bu metin bazı uygulamalar da yerinde görülerek Ekim.2004 tarihinde hazırlanmış ve o zamanki adıyla Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu Başkanlığı tarafından “Aynî Yardım Projesi” olarak valiliklere bildirilmiştir.