II. Özürlüler Şurası


SOSYAL HİZMET VE YARDIM
3.1. Eğitim, Sağlık ve Destek Hizmetleri
3.2. Toplum Temelli Rehabilitasyon
3.3. Bakım Hizmetleri
3.4. Aynî, Nakdî ve Diğer Yardımlar

3.1 EĞİTİM, SAĞLIK VE DESTEK HİZMETLERİ

EĞİTİM, SAĞLIK VE DESTEK HİZMETLERİ KOMİSYONU

Başkan
Prof. Dr. Adnan KULAKSIZOĞLU - Marmara Üniversitesi

Başkan Yardımcıları
Hayal UĞURLU - Özel Uğurlu Özel Eğitim İlköğretim Okulu

Kurucu Müdür
Recep ÖZBAY - Milli Eğitim Bakanlığı - Şube Müdürü

Raportörler
Yrd. Doç. Dr. Baki Umut TUGAY - Muğla Üniversitesi
Beyza ÇİLTAŞ - Konya Spastik Engelliler Araştırma ve Geliştirme Derneği - Başkan
Amir AKDAĞ - Özel Sevecen Duygum Zihinsel Engelliler Rehabilitasyon Merkezi - Eğitim Programcısı

Aylin

ŞENOĞLU

Sosyal Çalışmacı

Ankara Büyükşehir Belediyesi

Ahmet

MEVRÜK

 

 

Bahar

UĞURLU

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Baş.

Bahattin

DEMİR

Dernek Başkanı

Türkiye Sakatlar Konfe.

Bahattin

KÖKSAL

Genel Başkan

Sağlık-Der

Bedirhan

UMAÇ

Müdür

Milli Eğitim Bakanlığı

Betül

ÇELİK

Genel Sekreter

Zihinsel Özürlüler Federasyonu

Betül

YALÇIN

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Baş.

Bilal

KIZARTICI

Dernek Başkanı

Umut Işığı Özürlü Çoc. Dest. Der.

Cengiz

DOĞAN

Memur

Mamak Belediyesi

Cengiz

ÖZBESLER

Dr.

Başkent Üniversitesi

Coşgun

GÜRBOĞA

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Baş.

Çetin

ERCAN

 Sos.Hiz.Uz.

Yeni Ufuk Özel Eğitim Merkezi

Derya

KOÇ

Uzman

Devlet İstatistik Enstitüsü

Dr. Nilgün

BALIK

Daire Başkanı

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi

Elçin

ER

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Baş.

Esat

KESKİNER

 

 

Fatma

KARAKAYA

Gn.Sekreter

Konya Spa..Eng.Ara.Gel. Der. 

Feride

KEBAPÇI

Şef

Sos. Yard. ve Daya.Genel Müd.

Füsun

KÖSEOĞLU

Doç.Dr.

Sağlık Bakanlığı

Gönül

TURGUT

Çocuk Gelişimci

Özel Gönül Turgut Özel Eğit. Mer.

Gülay

YILDIRIM

Yerel Gündem 21

Bursa Büyükşehir Belediyesi

Gülçin

KÜÇÜKKAYALAR

Müdür

Aldem Özel Eğitim Merkezleri

Gülgün

ERSOY

Prof.Dr.

Hacettepe Üniversitesi

Hamdi

SALAR

Öğretmen

Türk Eğitim-Sen

Handan

ARSLANTAŞ

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Baş.

Handan

ERCAN

Çoc.Gel.Uzm.

Yeni Ufuk Özel Eğit.Merkezi

Handan

KERVANOĞLU

 

 

Hanife

SARP

 

 

Hatice

KAPTAN

Dr.

Sağlık Bakanlığı

Hayrettin

ATEŞ

Dernek Başkanı

Sp'li Çocuklar Derneği

İclal

ŞAN

Odyolog

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Baş.

İsmail

TOKSÖZ

Genel Müd.Yard.

Milli Eğitim Bakanlığı

Kenan

KOCA

Zabıta Memuru

Lalahan Belediyesi

Lale

YILMAZ

Başasistan

Sağlık Bakanlığı

Levent

ÖZMEN

Üye

Böbrek Hastalıkları Derneği

Lokman

AYVA

22. Dö.Milletvekili

Adalet ve Kalkınma Par. Gn. Baş.

Mahir

TOP

Rehber Öğretmen

Başaralar Yatılı İlköğ.Bölge Okulu

Mehmet

ÖZTÜRK

Genel Müdür

Saygı Özel Eğitim Kurumları

Mehmet

YILMAZ

Şube Müdürü

Milli Eğitim Bakanlığı

M.Nuri

ÖZCAN

 

 

Mehtap

GÖÇER

Rehber Öğretmen

100.Yıl İlköğretim Okulu

Meltem

KOÇAK

 

 

Murat

GÜNAYDIN

Psiko.Danışman

Ticaret ve Sanayi Odası İ.Ö.O.

Mustafa

KAHVECİ

Üye

Anadolu Sakatlar Derneği

Mustafa

SOYUTURK

Rehber Öğretmen

Milli Eğitim Bakanlığı

M. Galip

DUZCU

Öğretmen

Milli Eğitim Bakanlığı

Nalan

BABÜR

Yrd.Doç.Dr.

Boğaziçi Üniversitesi

Narin

ARIÖZ

Sekreter

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı

Nihat

YAYLA

Dernek Başkanı

Anadolu Eng. Yard. ve Day. Der.

Nurettin

KAYA

Müdür Yrd

Yenimahalle Belediyesi

Nurettin

KONAR

Başkan

Atem-Almanya Türk Eng. Merkezi

Oya

HAZER

Yrd.Doç.Dr.

Hacettepe Üniversitesi

Özlem

ÖPÖZ

Öğretmen

Özel Sistem Reh.Merkezi

Öznur

YILMAZ

Yrd.Doç.Dr

Hacettepe Üniversitesi

Pelin

BİLGİÇ

Arş.Gr.

Hacettepe Üniversitesi

Pınar

ŞAFAK

Öğr.Gör.

Gazi Üniversitesi

Ramazan

ÇUĞLAN

İl Meclis Üyesi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi

Sabit

ÖPÖZ

Öğretmen

Özel Sistem Reh. Merkezi

Sabri

ALTUNOK

Özür. Birim Sor.

Sincan Belediyesi

Sadrettin

GÖNÜLTAŞ

Daire Başkanı

Milli Eğitim Bakanlığı

Satılmış

BAĞCI

Memur

Mamak Belediyesi

Sevgi

GÜLERYÜZ

Özü. Kor.Me.Sor.

Mimar Sinan Belediyesi

Suha

SAĞLAM

Başkan Yrd.

Türkiye Körler Federasyonu

Sultan

YENTUR

Memur

Beylikdüzü Belediyesi

Ş.Suna

SIYKINTI

Zih. Eng. Sınıf Öğr.

Altındağ Rehberlik ve Araş.Merkezi

Şehmus

YILMAZ

Eğitim Uzmanı

Meb Talim Terbiye Kurulu Başk.

Tekin

BAŞER

Üye

Özev Özürlüler Eğit ve Day.Vakfı

Tugay

ALADAĞ

Koordinatör

Eskişehir Büyükşehir Belediye Baş.

Volga

BAYRAKCI

TUNAY

Doç. Dr.

Hacettepe Üniversitesi

Yaşar

KAPTANOĞLU

Kurucu Müdür

Yaşar Özel Eğitim Okulu

Yeşim

KURTAİŞ

Prof.Dr.

Ankara Üniversitesi

Z.Hande

SART

Öğr.Gör.

Boğaziçi Üniversitesi

Zeynep

İNCE

 

 

Zübeyde

OZANÖZÜ

Daire Başkanı

Sağlık Bakanlığı

Zülfikar

AKAR

Kurucu Üye

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu

 

SOSYAL HİZMET VE YARDIMLAR

EĞİTİM, SAĞLIK VE DESTEK HİZMETLERİ

1. GİRİŞ

2. EĞİTİMDE MEVCUT DURUM VE SORUNLAR

3. SAĞLIKTA MEVCUT DURUM VE SORUNLAR
3.1. Sağlık Alanında Eğitim
3.2. Koruyucu Rehabilitasyon Hizmetleri
3.3. Rehabilitasyon Hizmetleri

4. DESTEK HİZMETLER
4.1.Bilinçlendirme Desteği
4.1.1. Özürlü Birey ve Ailesi ya da Birlikte Yaşadığı Kişilerin Bilinçlendirilmesi
4.1.2. Özürlü Olmayan Diğer Bireylerin Özürlülere Karşı Olumsuz Tutum ve Davranışların Değiştirilmesi ve Toplumsal Duyarlılığın Arttırılması
4.2. Lojistik Destek
4.3. Hizmet Desteği
4.3.1. Günlük Yaşam Becerileri Desteği
4.3.2. “Soluklanma” Desteği
4.3.3. Temizlik, Bakım, Onarım Desteği
4.3.4. Psikolojik Destek
4.3.5. Gıda Desteği
4.3.6. Sosyal Faaliyet Desteği
4.3.7. Askeri Destek 
EK: Sağlık Bakanlığı Yazısı

5. GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ VE KARARLAR

1. GİRİŞ

İlgili yerel yönetimler yasaları (5393 – 5216 - 5302) belediyelere ve il özel idarelerine özürlülerle ilgili yükümlülükler getirmiştir.

Belediyelerin özürlüler konusundaki toplumsal duyarlılığı arttırmak için yükümlülükleri bulunmaktadır. Özürlülerin ve ailelerinin özürlülüğün getirdiği sorunlarla baş etmeleri ve topluma uyum sağlamaları eğitim, sağlık ve destek hizmetleri almaları gereklidir.

Özürlülerin kendi başlarına ayakta durmaları, kişisel ve akademik gelişimleri için eğitilmeleri, öz bakım becerilerini kazanmaları daha sonra ekonomik olarak üretken olabilmeleri için kapasitelerinin izin verdiği en üst noktalara kadar gelişmelerine fırsat vermek, bunun için uygun koşullar hazırlamak temel insan haklarından biridir.

Özel eğitim, özel eğitime muhtaç; görme, işitme, dil ve konuşma, zihinsel, ortopedik, süreğen hastalık ve ruhsal ve duygusal bozukluğu olanlar olmak üzere geniş bir özür grubuna hitap eder.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 1980 yılında yayınlamış olduğu bildirgesinde özürlülükle ilgili temel kavramları aşağıdaki şekilde tanımlamıştır. Hastalık sonuçlarına dayanan ve sağlık boyutuna ağırlık veren bir tanımlama ve sınıflandırma yapılmış, özürlülük için aşağıda sunulan üç ayrı kategoride tanım geliştirilmiştir

YETERSİZLİK (Impairment): Fizyolojik, psikolojik veya anatomik yapının fonksiyon kaybı, ya da normalden sapması halidir. Bu tanım, organ düzeyindeki bozuklukları ifade eder, hastalığın belirti ve bulgularını içerir.

ÖZÜRLÜLÜK ( Disability): Sağlığın bozulması sonucu oluşan yetersizlikten dolayı herhangi bir yeteneğin normale oranla azalması veya kaybedilmesidir. Bu tanım bireysel düzeydeki fiziksel ve zihinsel yeti kaybını ifade eder.

ENGELLİLİK (Handicaped): Yetersizlik veya özürlülük nedeniyle kişinin, yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel düzeyine göre normal kabul edilen yaşam gereklerini yerine getirememesi durumudur.

Son olarak, ICF (Intarnational Classification of Functioning, Disability and Health) İşlevsellik Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslar Arası Sınıflandırması, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2001 yılında yayınlanmıştır. Sınıflandırmanın genel amacı, sağlık ve sağlıkla ilgili durumların tanımlanması için ortak, standart bir dil ve çerçeve oluşturmaktır. 

2. EĞİTİMDE MEVCUT DURUM VE SORUNLAR

2002 yılında yapılan Türkiye Özürlüler Araştırmasına göre ülkemizde genel nüfusun %12.29'unun özürlü kapsamına girdiği belirlenmiştir. 8.5 milyon birey özür guruplarından en az birinde görülmektedir.

Bunların aileleri de hesaba katılırsa nüfusun önemli bir kısmının özürlülükten etkilendiği ve özel eğitimin muhatabı olduğu anlaşılmaktadır.

Özel eğitimin hedef grubu olan özürlüler ve aileleri ile ilgili örgün eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı sorumluluğundadır. Ancak, Milli Eğitim Bakanlığı yanında yerel yönetimlerin özürlülere ve ailelerine yönelik yörede yaşayan bireylere yönelik sorumlulukları vardır. Yerel idareler giderek artan bir biçimde yasal olarak yeni yetkilerle donatılmaktadır. Merkezi hükümete ait bir çok yetki yapılmakta olan yasal değişikliklerle yerel idarelere devredilmektedir. Bu nedenle Belediyeler özürlülere yönelik yeni yasal yükümlülükler altına girmektedir.

Belediyelerin özürlülere ve ailelerine yönelik yapacakları çalışmaları belirtmeden önce bu konudaki sorunları belirtmekte yarar vardır. Özürlülerin ve ailelerinin karşılaştığı eğitim sorunları aşağıda sıralanmıştır:

. Gebelik öncesi ve doğum öncesi nedenlere bağlı özürlülüğün azaltılması için önleyici çalışmalar yetersizdir.

. Özürlülüğün ne olduğu, farklı özür grupları ile nasıl baş edilmesi gerektiği konusunda genel bir bilgisizlik vardır.

. Özürlülük ve özürlü bireylere yönelik olumsuz tutumlar ve yaygın ön yargılar vardır.

. Özürlüler ve aileleri bu olumsuz tutumlar ve yanlış ön yargılar nedeni ile toplumun içine çıkamamakta ve içe kapanmaktadırlar.

. Özel eğitim alanında uzman kişi sayısı olarak yetersizdir. Farklı özür gruplarına hitap eden özel eğitim öğretmeni, konuşma terapisti, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı, iş-uğraşı terapisti, psikolog, psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı/sosyal çalışmacı, diyetisyen, ev ekonomisti gibi meslek mensuplarının da yeterli değildir.

. Özel eğitime muhtaç olan engellilerin eğitimleri için okul öncesi ve ilköğretimde kaynaştırma programları yeterince nitelikli ve yaygın değildir.

. Sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan öğretmenlerin özel eğitimle ilgili bilgi düzeyleri yeterli değildir.

. Bazı öğretmen ve okul yöneticileri kaynaştırmaya yönelik olumsuz tutum ve davranışlara sahiptir.

. Bazı özür grupları için ev ve okul ortamında kullanılacak ve uyumlarını kolaylaştıracak, akademik ve işlevsel başarılarını arttıracak teknolojik araçlar eksiktir.

. Özürlü ailesinin, özürlünün eğitimi ve özrü ile baş etmesi konusunda bilgilendirilmeye, rehberliğe ve psikolojik desteğe ihtiyaçları vardır.

. Önlenebilir sebeplere bağlı özrü önlemek için yeterince bilgilendirme yapılmamaktadır. Örneğin, yakın akraba evliliklerinin doğuracağı olumsuzluklar kamuoyuna yeterince anlatılmamakta ve bu nedenle akraba evliliklerine bağlı özürlülükler artmaktadır.

. Yoksulluğa ve bilgisizliğe bağlı kötü beslenme bir özür nedenidir. Gebeliğin, yeni doğanın ve 0-6 yaşındaki çocukların beslenmelerinin zeka ve bedensel gelişimleri üzerindeki etkisi halk tarafından yeterince bilinmemektedir.

. Ailelerinin kendileri ve çocuklarının gelişimlerinin sağlıklı olması için onları aydınlatacak bilgi odakları yeterince yaygın ve erişilebilir değildir.

. Aileler eğitim ve sağlık konusunda yasal hakları ve hizmetler hakkında yeterli bilgiye sahip değildir.

. Bazı durumlarda bu haklar ve hizmetlerin kullanımında aileler kurumsal ve bireysel dirençlerle karşılaşılabilmektedir.

. Özürlü birey ve ailelerinin çevrelerindeki mevcut olanaklar (ayni ve nakdi yardım, indirim, burs, cihaz, araç-gereç yardımı vb.) konusunda yeterince bilgiye sahip değildir.

. Özürlüye hizmet veren kurum ve kuruluşlar arasında yeterli eşgüdüm olmadığından hizmetler yaygınlaştırılamamakta ve etkin bir biçimde sunulamamaktadır.

. Özür gruplarına ait ülke düzeyindeki dağılım hakkında net veriler bulunmamaktadır.

. Özürlülüğün erken tanısını, eğitimini ve takibini kolaylaştıracak geçerli ve güvenilir ölçekler bulunmamaktadır. Mevcut ölçeklerin kullanımı yaygınlaştırılamamıştır.

. Özürlü bireyin tanımlanması ve yönlendirilmesinden sorumlu bazı meslek grupları özürlülük konusunda kapsamlı eğitim almadıkları için yönlendirme konusunda yetersiz kalmaktadır.

. Özel eğitim hizmeti veren kurumlar yaygın değildir ve büyük şehirlerde toplanmıştır.

. Özel eğitim öğretmenleri ve alanda çalışan diğer öğretmenlerin hizmet içi eğitim ve mezuniyet sonrası eğitimleri yeterli değildir.

. Özürlülere yönelik bireysel eğitim programlarının (BEP) ve bireysel öğretim programlarının (BÖP) hazırlanması ve uygulanmasında sorunlar yaşanmaktadır.

. İşitme engellilerin eğitiminde “işaret dilinin” kullanımının uygulamada yasaklanması, işitme engellilerin iletişiminde ve eğitiminde zorluklara neden olmaktadır.

. Standart işaret dili oluşturma çalışmaları ülkemizde bu konuda çalışabilecek akademisyenler bulunmadığı için yavaş ilerlemektedir. Özel eğitim bölümlerinde işitme engelliler öğretmenliği programı öğrencileri ve işitme engellilerle çalışanlar işaret dilini bilmemektedir.

. Eğitim ve öğretim kurumlarındaki sınav koşulları özürlülere göre düzenlenemediğinden özürlülerin ölçme ve değerlendirilmesi sağlıklı yapılamamaktadır. Özellikle, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)nin yapmış olduğu tüm sınavlarda özürlülere yönelik düzenlemeler yetersizdir.

. Ağır veya çoklu özüre sahip olup sosyal güvencesi olmayan için özürlü bireylerden bazıları eğitim olanaklarından yaralanamamaktadır.

. Kamu kurumlarında, yerel idarelerde ve belediyelerde çalışan engelli bireyler ve aileleri ile doğrudan veya dolaylı ilgili görevlilerin özürlülük ve özürlülerin özellikleri ile ilgili bilgileri yetersizdir.

3. SAĞLIKTA MEVCUT DURUM VE SORUNLAR

Dünya Sağlık Örgütünün tanımına göre sağlık, sadece hastalık ve özürlülüğün olmayışı değildir. Sağlık, fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik halidir. 2000'li yıllarda “Herkes için Sağlık” sloganının benimsenmesinin ötesinde “21. yüzyılda insan sağlığı için 21 hedef” seçilmiş bulunmaktadır. Bu hedefler sadece hastalığın ve özürlülüğün yok edilmesini değil, yaşam kalitesinin arttırılmasını da içermektedir.

Özürlülerde sağlık temelde iki şekilde ele alınabilir. Özürlülük oluşmadan önce engellenmesi ve oluştuktan sonra her türlü sağlık sorununun çözümlenmesi ve topluma kazandırılmasını içerecek şekilde rehabilitasyonunun sağlanmasıdır.

Hastalık ve özürlülüğün önlenmesi için koruyucu rehabilitasyon hizmetleri verilmelidir. Koruyucu rehabilitasyon hizmetleri birincil (sağlık eğitimi, beslenme eğitimi ve beslenmenin geliştirilmesi, koruyucu ana-çocuk sağlığı vb), ikincil (hastalık veya bozukluğun kalıcı özürlülüğe dönüşmesini engellemek) ve üçüncül (tıbbî, sosyal ve meslekî rehabilitasyon hizmetleri, ayrıca uygun ve yeterli teknolojinin kullanılması ve çevrenin düzenlenmesi) alt basamaklarını içerir. Özürlülük oluştuktan sonra geniş kapsamlı rehabilitasyon hizmetleri önem kazanır. Rehabilitasyon; fizyolojik ve anatomik yetersizliği ve çevreye uyum zorluğu olan kişinin fiziksel, psikolojik, sosyal, mesleki, rekreasyonel (boş zamanı doldurmaya yönelik faaliyetler) ve eğitsel potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için yapılan çalışmaların tümüdür. Rehabilitasyon, kişinin özürlülüğünü ve engelliliğini azaltmaya ve yaşam kalitesini arttırmaya yönelik bir eğitim sürecidir. Bu çerçevede rehabilitasyon hizmetleri tıbbi rehabilitasyon hizmetleri, sosyal rehabilitasyon hizmetleri, mesleki rehabilitasyon hizmetlerini ve toplum temelli rehabilitasyon hizmetlerini içerir.

Rehabilitasyon bir ekip hizmetidir. Bu ekipte fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi, rehabilitasyon hemşiresi, fizyoterapist, iş-uğraşı terapisti, ruhsal sağlık ekibi (psikiyatrist, psikolojik rehber danışman ve klinik psikolog), sosyal hizmet uzmanı, ortez -protez teknisyeni, konuşma terapisti, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı, özel eğitim öğretmeni, diyetisyen, meslek danışmanı, rehabilitasyon mühendisi, rekreasyon terapisti, ev ekonomisti (aile ve tüketici bilimleri bölümü) ve konsültan hekimleri içerir. Gerek görüldüğü takdirde diğer meslek grupları ekip kapsamına alınır.

Rehabilitasyon özürlünün topluma katılımında temel rolü üstlenir. Ancak bu alanda hizmetlerin yaygınlaştırılması ve eğitimli ekibin koordinasyonunda bazı sorunlar mevcuttur. Bu alanda sağlıkla ilgili sorunlar şunlardır;

- Özürlülerle ilgili istatistiksel veriler yetersizdir.

- Rehabilitasyon kavramı ve hizmetleri siyasi, bürokratik, yerel yönetimler ve diğer toplumsal kesimlerde yeterince bilinmemektedir. Bu durum rehabilitasyon hizmetlerinin verilmesinde eksikliklere ve yanlışlıklara sebep olarak özürlünün zarar görmesine, kaynakların israf edilmesine yol açmaktadır. Ayrıca, rehabilitasyon hizmetleri ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) bünyesinde farklı mevzuatlar mevcuttur, bu da rehabilitasyon hizmetlerinin sunulmasında karmaşaya yol açmaktadır.

-Rehabilitasyon hizmetleri uzun süren ve pahalı hizmetlerdir, buna rağmen tüm sağlık bütçesinin içerindeki payı düşüktür.

-Rehabilitasyon ekibinde yer alan bazı mesleklerin (iş-uğraşı terapisti, meslek danışmanı, rehabilitasyon mühendisi, konuşma ve dil terapisti vb.) eğitimleri ülkemizde mevcut değildir veya programlar yetersizdir.

-Rehabilitasyon ekibinde yer alan mesleklerin görev yetki ve sorumluluk alanlarını tanımlayan mevzuat yetersizdir.

-Toplumda özürlülük ve özürlülüğün önlenmesi konusunda bilinç ve bilgilendirme yetersizdir. Örneğin; trafik kazaları, iş kazaları, ev kazaları özürlülük nedenleri arasında ilk sıraları almaktadır, ancak iş kazaları ve meslek hastalıklarına yönelik tedbirler ve iş yeri hekimliği hizmetleri yetersizdir.

-Özürlülerin sahip olduğu haklar ve mevzuat konusunda standartlar yoktur ve yeterli bilgilendirme yapılmamaktadır.

-Özürlü hak ettiği sağlık, eğitim ve sosyal desteklere kolay ulaşamamaktadır.

-Özürlü bireylerde ağız diş sağlığı konusunda yeterince uzman bulunmamaktadır. Özellikle özürlü bireyin diş tedavi veya çekimleri sırasında anestezi verilmesi gerekmektedir. Fakat sağlık kuruluşlarında bu işlemler için ayrılabilen ameliyathane ve personel yeterli değildir. Bu durum hastaların tedavilerinin gecikmesine ve mağduriyetlerine sebep olmaktadır.

3.1. Sağlık Alanında Eğitim

-Özürlülüğün önlenebilmesi amacı ile; toplumun özürlülük, önlenebilir özürlülük konusunda bilgilendirilmesi ve toplumsal bilincin arttırılmasına yönelik eğitimlerin verilmesi gereklidir.

- Evlilik öncesi kişilerin özürlülük konusunda bilgilendirilmesi, bu amaçla akraba evlilikleri ve ailede özürlü birey varsa gebelik öncesi genetik danışmanlık hizmeti için bireylerin yönlendirilmesi gereklidir.

- Evlilik sonrası planlı gebeliklerin olması konusunda kişilerin teşvik edilmesi ve gebelik öncesi anne adaylarının mutlaka yeterli taramalardan geçerek demir, iyot, folik asit, folat besin öğelerinin alınması tamamlanması, aşılarının tamamlanması olası genetik geçişli hastalıkların önceden belirlenmesi gereklidir.

- Gebelik sırasında anne adaylarının sağlıklı bir gebelik geçirmesi ve sağlıklı bebek dünyaya getirmesi için tüm gebeliğin takip edilmesi, önlenebilir özürlülük açısından gerekli tarama ve tedavi hizmetlerinden faydalanması gereklidir.

-Doğum sonrası bebeklerin fenilketonuri, tiroid fonksiyon bozukluğu, işitme ve görme fonksiyonları vb. açısından taranması, yeterli ve dengeli beslenmelerinin planlanması ve anne sütünün öneminin vurgulanması gereklidir.

-Özürlü çocukların erken tanısı ve tedavilerinin vakit kaybetmeden planlanması gereklidir.

-Sağlık alanında toplumu bilinçlendirmek için yerel yönetimler broşür, poster ve kitapçık basıp dağıtmalıdır. Yerel basın yayın organlarının kullanılması konusunda destek sağlamalıdır.

-Yerel yönetimler evlilik için başvuran kişilere özellikle akraba evliliği konusunda olmak üzere önlenebilir özürlülük ve beslenme ile önlenebilecek zeka geriliği, gebelik öncesi yapılması gereken tarama konularında bilgi verici broşürlerin hazırlanıp dağıtılması görevini üstlenebilir. Bu bilgilendirme materyallerinin hazırlanmasında ülke çapında standart olması açısından Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı birimleri ile koordinasyon içerisinde olmalıdır.

-Üniversitelerin tıp fakülteleri ve sağlık ile ilgili diğer bölümlerinde özürlülükle ilgili derslerin konulması sayesinde pratisyen hekim ve diğer uzman hekimlerce özürlü bireyin gecikmeden doğru yönlendirilmesi sağlanabilir.

3.2. Koruyucu Rehabilitasyon Hizmetleri

- Birincil koruyucu rehabilitasyon hizmetlerinde yer alan toplumsal sağlık eğitimi ile ilgili merkezi programların geliştirilmesi, bu programların yerel yönetimler tarafından sağlıkla ilgili birimlerle koordinasyon kurularak yürütülmesi gereklidir.

- Özürlülüğün doğru tanımı çerçevesinde özürlülük oranı ile ilgili yönetmeliğin değiştirilerek fonksiyon kaybının da dikkate alındığı yeni bir yönetmelik oluşturulması gereklidir.

- Özürlülüğe yol açan hastalıklarda erken tanı, yöntem ve araçların geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve bu doğrultuda üniversiteler ile işbirliği içerisinde araştırma ve çalışmaların yapılması önerilir. Yerel yönetimler, özürlünün tanınması ve taranması için tıbbi birimlerce (Sağlık Bakanlığı) geliştirilen standart kriterler ve formlar kullanarak o coğrafi bölgede yer alan tıbbi merkezlerle işbirliği içerisinde istatistiksel verilere katkıda bulunabilirler.

-Beslenme eğitimi ve sağlıklı beslenme alışkanlığının geliştirilmesi, bu doğrultuda araştırma ve çalışmaların yapılması, yapılacak beslenme desteğinin bilinçli olması, özürlülere yönelik, ev ve kurumda kullanacakları ev ve mutfak araç-gereçleri konusunda gerekli araştırma ve çalışmaların yapılarak, tasarımlarının geliştirilmesi önerilir.

-Besin zenginleştirme ve önlenebilir özürlülükte beslenmenin rolü ile ilgili Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan projelere yerel yönetimler ve belediyeler tarafından destek verilmelidir.

-Hijyen koşullarının iyileştirilmesi, çevresel kirlilik etmenlerinin belirlenmesi ve önlenmesine yönelik hizmetler yerel yönetimlerin sorumluluğunda olmalıdır.

3.3. Rehabilitasyon Hizmetleri

Rehabilitasyon ekibinde yer alan, ancak Türkiye'de henüz eğitimi mevcut olmayan ya da sayıca yetersiz meslek elemanlarının (nöro psikolog, klinik psikolog, konuşma terapisti, özel eğitim öğretmeni, iş-uğraşı terapisti, meslek terapisti, rehabilitasyon mühendisliği, rehabilitasyon hemşiresi vb.) yetiştirilmesi için Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) ile koordinasyon kurularak okulların açılmasının sağlanması, bu alanda eğitimin verilmesi ve standardizasyonu sağlanmalıdır.

Özürlüye hizmet vermek için gerekli olan eğitim, sağlık, sosyal hizmetler bileşenlerinin uygun ve optimal şekilde eksiksiz hizmetleri için Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı koordinatörlüğünde Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve SHÇEK bir arada çalışarak bu hizmetlerin verilme şeklini belirleyen tek bir mevzuat oluşturulmalıdır.

Yerel yönetimlerin özürlülere rehabilitasyon hizmeti vermesi durumunda, bünyesinde oluşturulması önerilen özürlü hizmet birimlerinde rehabilitasyon ekibi içerisinde yer alan meslek elemanlarının bulundurulması sağlanmalıdır.

Yerel yönetimlerce yürütülmesi planlanan özürlülere yönelik merkezler sayı, nitelik, yer seçimi ve dağılımı belirlenirken özürlü hizmet birimleri ile koordine çalışılmalı ve görüşleri alınmalıdır.

Bütçe Uygulama Talimatında geçecek olan ortez-protez, kullanım malzemeleri, yardımcı cihazlar ve araç-gereç standartları ile ilgili mevzuatın oluşturulması, ödemeler ile ilgili şartların oluşturulmasında özürlülük ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının da katılacağı daha geniş platformların oluşturulması önerilir.

Sağlık kurulu raporu ile özel beslenmeye gereksinim duyan yeni doğan bebekler ve çocukların tıbbi amaçlı mama bedellerinin tümünün sosyal güvenlik kuruluşlarınca (Bağ-Kur, Emekli Sandığı, SSK) karşılanması ve yeşil kartlı vatandaşların da tıbbi amaçlı mama bedellerinin Yeşil Kart Kanun kapsamına alınması gerekmektedir.

Özürlü vatandaşların ortez-protez, kullanım malzemeleri, yardımcı cihazlar ve araç-gereç ihtiyacı bedellerinin sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi halinde ilgili sosyal güvenlik kurumunca (Bağ-Kur, Emekli Sandığı, SSK) tamamının karşılanması önerilir.

Destek teknolojileri ile ilgili araştırmalar için üniversiteler, biyomedikal mühendislik bölümleri ile işbirliği sağlanması gereklidir.

Yerel yönetimlerin özürlülere yapmayı planladığı bireysel maddi yardımların ve her türlü desteğin doğru yerlere ulaşabilmesi için, özürlülerin mutlaka rehabilitasyon ekibi tarafından değerlendirilmesi, gereği halinde rehabilitasyon programına alındıktan sonra geldiği maksimum seviyenin gerektirmesi halinde maddi yardım planlanmasının yapılması önerilir.

Tıbbi tedavi ve rehabilitasyonu devam etmekte olan çalışan özürlünün gereksinimi olan tedavi hakkından mahrum bırakılmaması çerçevesinde tedavi ve rehabilitasyonunun yürütülebileceği il merkezlerine atamalarının yapılması ve yerel yönetimlerin de bu konuya özen göstermesi gereklidir.

Özürlülerin yaşam kalitesinin ve sağlık düzeyinin arttırılması için egzersiz ve spor yapmaya yönlendirilmesi, bu konuda yerel yönetimlerin uygun alt yapı oluşturması ve destek sağlaması önerilir.

Yerel yönetimler kendilerine ait ve/veya diğer kurum ve kuruluşlara bağlı sosyal tesislerden özürlülerin de faydalanması konusunda gerekli organizasyonu sağlamalıdır (Kültür ve Turizm Bakanlığı, sendikalar, Kızılay, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vb.)

 4. DESTEK HİZMETLER

Özürlü birey ve ailesinin topluma tam katılımının sağlanması, ihtiyaçlarının karşılanarak sorun çözücü destek hizmetlerin belirlenmesi amacıyla destek hizmetlerinin tanımlanması ve sınıflandırılmasına gerek vardır. Destek hizmetler özürlü bireye ve ailelerine sağlanacak eğitim ve sağlık hizmetlerinden tam olarak ayrılmamakla birlikte- özürlü bireyin kendisi, ailesi ve toplumun bilinçlendirilmesi, lojistik ve hizmet desteklerinin sağlanmasını içerir. Bu desteğe ait bilinçlendirmede kullanılacak dil, sade ve herkes tarafından anlaşılabilecek nitelikte olmalıdır.

Bu destek hizmetlerinin uygulanmasında yerel yönetimlerin, uzmanlarla (fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanında uzman hekim, rehabilitasyon hemşiresi, fizyoterapist, iş-uğraşı terapisti, ruhsal sağlık ekibi-psikiyatrist, psikolojik rehber danışman ve klinik psikolog, sosyal hizmet uzmanı, ortez-protez teknisyeni, konuşma terapisti, çocuk gelişimi ve eğitimi uzmanı, özel eğitim öğretmeni, diyetisyen, meslek danışmanı, rehabilitasyon mühendisi, rekreasyon terapisti ve konsültan hekimler, ev ekonomisti-aile ve tüketici bilimleri bölümü vb), üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde çalışması önemlidir. Bu işbirliği çerçevesinde çalışacak uzmanların yeterli bilgi birikimine sahip olması gerekmektedir. Bu uzmanların yanı sıra özürlü bireylerin de bilgi desteğine başvurulmalıdır.

Buna ek olarak, il ve ilçe belediyelerinin “Kent Danışma Konseyleri” kentle ilgili projeler oluşturma ve öneriler sunma görevlerini üstlenmiştir. Bu görüşlerin belediye meclislerinde tartışılması zorunludur. Bu konseylerde özürlülerle birlikte sivil toplum kuruluşları (STK) lar temsil edilmekte olup, oy hakkı kullanımının sağlanması noktasında gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

Destek hizmetler kapsamında yerel yönetimlere düşecek görevler 3 başlık altında aşağıda belirtilmiştir.

4.1. Bilinçlendirme Desteği

4.1.1.Özürlü Birey, Ailesi ve/ya Birlikte Yaşadığı

Kişilerin Bilinçlendirilmesi;

- Akılda kalıcı bilinçlendirme, günün her saatinde; 7 gün 24 saat ulaşılabilecek bir telefon hattının oluşturulması sağlanmalıdır. Telefon hattında hizmet verecek personelin teknik bilgi ve beceriye sahip olması, problem çözme ve iletişim becerileri konusunda eğitim almış olması gerekir.

Telefon hattında verilecek hizmetler, özürlü kişiye ait kişisel bilgiler ve özrünün tanısına ait bilgilerin alınması, özürlü gruplarına ait sesli bilgilendirmenin otomatik olarak yapılması, özürlüye hizmet veren kurum ve kuruluşlar hakkında bilgi vermesi ve gerekli yönlendirmeyi yapması gereklidir. Telefonla bilgi almak üzere başvuran kişiye gerekli bilgilendirme hemen yapılır. Hizmet almak üzere başvuran kişiye uygun şartlar oluşması halinde istenen hizmet 48 saat içerisinde verilir. Telefon hizmetinin ötesindeki daha ayrıntılı bilgiler için yüz yüze görüşmeleri sağlamalıdır.

- Engellilerin iletişim hakkından faydalanması için gerekli bilgi iletişim teknolojileri sağlanmalıdır.

-Yüz yüze görüşme ile bilinçlendirme; yerel yönetimlerde kurulacak olan destek birimlerinde eğitimli kişilerce yüz yüze görüşme yoluyla yönlendirmeye yönelik desteğin verilmesini sağlamalıdır. Bu birimin amacı problemi dinleyip uygun birim ve uzmanlara yönlendirme yapmaktır. Başvuran kişinin izleme ve değerlendirme sürecine ilişkin bilgileri kayıt altına alınmalıdır.

-Yayın organları ile bilinçlendirme; Özürlü birey ve ailelerine yayın organları aracılığıyla hizmet alabileceği kurumlar hakkında bilgilendirilmesi sağlanmalıdır. Özürlü hizmet birimi, STK'lar ile işbirliği içerisinde, özürlülükle ilgili afiş, broşür, kitapçık, tanıtım bilgilerini kullanarak özürlü bireylere ve ailelerine gerekli bilinçlendirmeyi sağlamalıdır. Bu afişlerin olanaklar dahilinde ücretsiz olarak hazırlanması ve duyurulması sağlanmalıdır.

-Üniversite ve STK işbirliği ile özürlü birey ve ailenin bilinçlendirilmesi; Yerel yönetimler ve belediye, üniversiteler, STK ile işbirliği içerisinde özürlü ve özürlülük ile ilgili bilgilendirmeyi içeren konferans, panel, seminer düzenlemelidir.

-Özürlü bireylerin ailelerinin bir araya getirilerek deneyimlerini ve sorunlarını paylaşmalarını sağlayarak “aile destek grupları”nın oluşturulmasında öncülük etmelidir. Bu organizasyonu sağlamada üniversiteler, STK'lar, gönüllü kurumlar ve bireylerin desteğini almalıdır.

- Sosyal ve kültürel faaliyetlerle bilinçlendirme; Aileler, STK'lar, üniversiteler ve uzman kişilerin bir araya geldiği, sosyal-kültürel faaliyetlere katılımını sağlamalıdır. Bu faaliyetlerle özürlülerin, ailelerinin birbirleriyle ve uzmanlarla tanışması, iletişim kurması ve bilgi alışverişinde bulunması amaçlanmalıdır.

-Yayın organlarıyla bilinçlendirme; Yerel yönetimler ve belediyeler konunun uzmanlarınca toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla gerekli görsel ve yazılı basını kullanarak bilinçlendirme yapmalıdır. Bu bilinçlendirme, özürlü ailenin topluma katılımını tam sağlamak, özürlülerin gereksinimlerini ortaya koymak ve bu gereksinimlerin nasıl karşılanacağına ışık tutmak, toplumun olumlu tutumlarını arttırıcı bilgilendirme ile özürlü bireyin topluma sosyal, duygusal ve fiziksel katılımını sağlamaktır.

-Yerel yönetimler ve üniversiteler ve STK ile işbirliği içerisinde özürlü ve özürlülük ile ilgili bilgilendirmeyi içeren konferans, panel, seminerler düzenlemelidir.

-Sosyal ve kültürel faaliyetlerle toplumun bilinçlendirilmesi; yerel yönetimler ve belediyeler STK'ların ve özürlü olan bireylerin ürünlerini ve becerilerini sergileyecek, diğer kurum ve kuruluşların ürün ve becerilerini sergiledikleri standlar ile birlikte yer aldığı sergi, kermes, fuar gibi faaliyetlerin düzenlenmesini ya da düzenlenen fuar, sergi ve kermeslere destek olmaları sağlanmalıdır. Örnek; Her yıl düzenlenen mesleki ve teknik eğitim fuarı ile birleştirilebilecek faaliyetin düzenlenmesi.

4.1.2.Özürlü Olmayan Diğer Bireylerin Özürlülere Karşı Olumsuz Tutum ve Davranışların Değiştirilmesi ve Toplumsal Duyarlılığın Arttırılması

-Toplum bilinçlendirilmesi için yıllık faaliyetlerin tanıtımı; Özürlü bireyin ailesini ve toplumun bilinçlendirilmesi için yapılan faaliyetlerin düzenli ve süreli olarak yayınlanan bir belediye dergisiyle tanıtılmasını ve duyurulmasını sağlamalıdır.

- Belediyeler ile il milli eğitim müdürlüğü iş birliği içinde tüm eğitim kurumlarına gerekli bilgilendirmeye yönelik yazılı materyalleri sağlamalıdır. Her türlü afiş, broşür, kitapçık vb. materyalleri STK'lardan ve gerekli kurumlardan alınmasını sağlamalıdır.

4.2. Lojistik Destek

Belediyeler ulaşım, mekân ve araç-gereç desteklerini sağlamalıdır. İhtiyaç sahibi özürlü bireylerin oturdukları evin doğal gaz ve su faturalarında imkânlar ölçüsünde indirim yapması sağlanmalıdır.

 4.3. Hizmet Desteği

4.3.1. Günlük Yaşam Becerileri Desteği

Özürlü bireyin günlük hayatta bağımsız yaşayabilmesi (başka birine bağımlı olmadan yaşayabilme) için gerekli günlük yaşam becerilerinin öğretilmesi ve uygulaması için gerekli ortamı sağlamalıdır. Örnek; özürlü bireylerle gönüllü bireylerin birlikte yaşadığı ve özürlü bireylere günlük yaşam becerilerin öğretildiği evler düzenlenmelidir. Bu evler, şehir merkezine yakın ve ulaşımı kolay olmalıdır. Bu evler ve gönüllü öğretici bireyler, özürlü hizmet birimindeki ilgili uzman kişilerce düzenli olarak denetlenir ve yürütülür.

4.3.2. “Soluklanma” Desteği

-Ailelerin ve bakmakla yükümlü kişilerin özürlü bireyleri kısa süreli olarak bırakabileceği, içi rahat olarak işlerini ve gereksinimlerini karşılayabileceği zamanlar yaratmak için, özürlü bireylerin bakıldığı ve eğitildiği mekânlar düzenlemeli, ve hizmetini vermelidir. Gerekli denetimlerini sağlamalıdır.

-Özürlü Hizmet Birimi, ailenin özürlüsüne geçici bir süreyle evde bakılması talebine yönelik evde bakım hizmetini sunmalıdır. Bu hizmeti sunabilecek bireyleri açacakları yaşlı bakımı ve özürlü bakımı kurslarını tamamlamış bireyler arasından seçmelidirler.

4 .3.3. Temizlik, Bakım, Onarım Desteği

- Özürlü bireye ve aileleri gereksinimleri doğrultusunda, kaliteli bir yaşam sürdürebilmeleri için ev temizliği, kişisel temizlik, ev eşyası ve özel araç-gereçlerinin bakım ve onarımının yerel yönetimlerce ücretsiz olarak düzenli bir şekilde hizmet vermelidir.

-Aileler, istediği takdirde, evde bakım hizmetlerini sağlamalı ve/veya desteklemelidir.

4.3.4. Psikolojik Destek

Belediye özürlü birey ve ailelerine klinik psikolog ve uzman psikolojik danışmanlarla düzenli olarak gerek evlerinde gerekse belediye destek merkezlerinde psikolojik destek sağlamalıdır. Özürlü bireyin ve ailesinin gereksinim duyduğu alanlarda (yalnızlık, stres, temel yaşam olayları, topluma uyum problemleri, iletişim çatışmaları, aile problemleri v.b.) psikolojik destek hizmetleri sunar. Bunun yanı sıra, belediyeler bağlı bulundukları bölgede bulunan rehberlik araştırma merkezleri (RAM) ile gerekli olan alanlarda işbirliği içerisinde çalışarak özürlü bireylerin sorunlarını çözmeye yönelik faaliyetleri yürütmelidir.

4.3.5.Gıda Desteği

Özürlü bireylerin, açlık sınırı altında yaşayan bireylerin ve özürlülük açısından risk altındaki bireylerin sağlıklı gelişimi için gerekli gıda yardımının düzenli olarak yapılması sağlamalıdır. Bu süreçte diyetisyenlerden destek alınmalıdır.

4.3.6 Sosyal Faaliyet Desteği

-Özürlü bireylerin ve ailelerinin, birlikte ve ayrı katılabilecekleri, ayrıca toplumla bütünleşebilecekleri kamplar, piknikler, yaz okulları vb. eğlence faaliyetleri düzenlemeli, düzenlenen faaliyetlere de destek vermelidir.

-Yerel yönetimler ve belediyeler kendilerine ait ve/veya diğer kurum ve kuruluşlara bağlı sosyal tesislerden özürlülerin de faydalanması konusunda gerekli organizasyonu sağlamalıdır.

4.3.7 Askerî Destek

-Belediyelerin özürlülerle ilgili olarak yürüttükleri hizmetlerde garnizon komutanlıklarıyla işbirliğine giderek, bu hizmetlerin yürütülmesinde destek istenmelidir.

-Askerlik hizmetini yapmakta olan er, erbaş ve subayların bünyesinde “özürlü hizmet birimi” oluşturulması, hizmetlerin daha etkin yürütülmesi noktasında da temennilerde bulunulmuştur.

-Askerî personelin sosyal sorumluluk bağlamında özürlülere yönelik sunulan hizmetlerde görev alabilmesi için belediyelerle işbirliğine gidilmesi yönünde temenni sunulmuştur.

-Askerî tesislerin özürlülere yönelik olarak yerel yönetimlerin katılımıyla kullanımını sağlayıcı düzenlemelerin yapılması yararlı olacaktır.

 EK: SAĞLIK BAKANLIĞI YAZISI

Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanlığı Özürlülüğü Önlemeye Yönelik Çalışmaları

1-Neonatal Resusitasyon Programı (NRP) (Yenidoğan Canlandırma Programı)

Ülkemizde sağlığın önemli bir göstergesi olan bebek ölüm hızı, 1963 yılında %0 200 geçen bebek ölüm hızı 2001 de %033 e TNSA na göre 2003 yılında ise binde 29 dur. Bebek ölümlerinin % 56 sı yeni doğan döneminde gerçekleşmektedir. Bağışıklama, ağızdan sıvı tedavisi ve anne sütü uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla postneonatal bebek ölümleri azalmaya başlamış, neonatal dönemdeki bebek ölümler ön plana çıkmıştır.

Antenatal bakımın nicelik ve nitelik olarak düzeltilmesi için yapılması gerekenler:

Her doğum için sağlıklı ve güvenli koşulların sağlanması

Doğum sırasında ve erken yenidoğan döneminde her yenidoğana optimal yaklaşımın yapılması( temel resüsitasyon, ısı kontrolü,erken anne sütü)

Yüksek riskli gebe ve yenidoğanın tanınması

Uygun bakım ve sevklerinin yerleştirilmesi

Bebeklerde ilk bir yaş içinde gerçekleşen ölümlerin %66 sı ilk ay içinde olmaktadır.Bu ölümlerin % 52 si ilk gün içinde gerçekleşmektedir.

Tüm dünyada yılda 5 milyon yenidoğan ölmektedir. Bunların %19 u doğum sonrası asfiksiye bağlı kaybedilmektedir.Bir başka deyişle uygun yaklaşımla dünyada her yıl bir milyon yenidoğan kurtulabilecektir.

Yenidoğana optimal yaklaşım kapsamında Neonatal Resusitasyon temel konulardan birini oluşturmaktadır.

Yenidoğan Canlandırma Programı 1992 yılında bölgesel olarak uygulanmaya başlanmış, 1998 yılından bu yana da ülke düzeyinde yaygın uygulanmaya geçilmiştir.

Neonatal Resusitasyon Programında hedef grubu Doğum eyleminde görevli sağlık personelidir.

Proje Amaçları: Doğumda bulunan tüm salık çalışanlarının resüsitasyon eğitimi almış olması ve bunu belirli aralıklarla güncellemesi,

İllerde eğitim ekipleri oluşturulması ve her ile eğiti materyallerini de içeren eğitim seti sağlanması,

Türkiye'nin her köşesinde doğan çocuklara gerektiğinde aynı nitelikte ve kalitede resüsitasyon yapılmasının sağlanması,

Hizmet sunucular ve hedef kitleye yönelik Bilgilendirme- Eğitim- İletişim (BEİ) materyalleri üretilmesi, çoğaltılması ve dağıtılması (Video-kaset-slayt- broşür-kitap)

Halen üniversite ve büyük doğumevi kurslarının artarak devam etmesi sağlanmakta ve İllerde eğitici eğitimleri gerçekleştirilmektedir.

2 - Neeonatal Tarama Programı

Amaç:

Bölgesel tarama merkezlerinin 5 ilde oluşturularak, Ülkemizde yılda sayısı 1.481 000 olan tüm yenidoğanların Fenilketonüri ve Hippotroidi yönünden taraması

Tanı Konan bebeklerde, zeka geriliği gelişmesini önlemek amacıyla uygun diyet ve ilaç tedavisi başlanması ve tedavi ile belli bir zeka seviyesine ulaşmalarının sağlanması

Oluşacak zeka geriliği, beyin hasarlarının ve geri dönüşümsüz zararların engellenmesi ve topluma getirdiği yükün önlenmesi

Zeka geriliği görülen çocukların rehabilitasyonunun sağlanması,

Akraba evliliklerinin azaltılması konusunda toplum bilincinin artırılması.

Mevcut durum:

Yeni doğanlarda 1/3000-4000 sıklığında görülen konjenital hipotroizm önlenebilen beyi,n hasarı ve zeka geriliği nedenidir. Zeka gelişiminin derecesi erken tanı ve tedavi ile ilişkilidir.Buna karşın klinik bulgular ilk haftalarda belirsiz olduğundan erken tanı ancak tarama testleri ile mümkündür. Tüm yenidoğanların doğumdan sonra 1-6 günler arası Hipotroidi yönünden taranması, Ülkemizin iyot eksikliği yönünden endemik bölge olması hipotroidinin görülme sıklığını artırdığı için önemlidir Ülkemizde kalıcı konjenital hipotroidi görülme sıklığı 2600 doğumda bir, geçici hipotroidi görülme sıklığı 199 doğumda birdir.

Kalıtsal metabolik bir hastalık olan fenilketonüri, Avrupa ülkelerinde 10.000 doğumda bir görüldüğü halde, ülkemizde 4000-4500 doğumda bir görüldüğü tahmin edilmektedir.

Bu da yılda ortalama 400 vaka demektir. Akraba evliliklerinin yüksek oranda süregelmesi (tüm evliliklerin % 21.5 i akraba evliliği, bu evliliklerin % 70 i 1. derece akrabalar arasındadır.) bu hastalığın ülkemizde çarpıcı bir sıklıkla görünmesine neden olmaktadır.

1987 yılında Sağlık Bakanlığı ile Hacettepe Üniv. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Fenilketonürili Çocukları Tarama ve Koruma Derneği işbirliğinde ülke düzeyinde hastalığın sıklığını tespit etmek, uygun vakalara mama desteği sağlamak için özel bir çalışma yapılmasına karar verilmiş ve 22 ilde hastanede doğan bebeklerin fenilketonuri yönünden taranmasına başlanmıştır. 1993 yılında program sağlık kurumlarındaki doğumlarla birlikte evde sağlık personeli tarafından yaptırılan doğumları da kapsayacak şekilde tüm illere yaygınlaştırılmıştır.

Ülkemizde her yıl yaklaşık 1481000 bebeğin doğduğu tahmin edilmektedir. buna göre yılda ortalama 300 ile 400 fenilketonüri vakası beklenmektedir. tarama programının başlatıldığı 1987 yılında %4,7 yeni doğana tarama testi uygulanmış, 2003 yılında bu oran %69,4 e ulaşmıştır. programın başlangıcından itibaren toplam 2511 vaka tespit edilmiştir. Sağlık personelinde vaka tespitinin önemi yerleştirilmiştir. vaka tespitinin yanı sıra tedaviye de ağırlık verilmektedir.

3) Yeni Doğanda İşitme Taraması Programı

Sağlık Bakanlığı, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Hacettepe Üniversitesi arasında iş birliği protokolleri imzalanarak işitme engeli ile doğan bebeklerin erken dönemde tespit edilmesi amacıyla 2000 yılında Zübeyde Hanım Doğum ve Çocuk Bakın Evi Hastanesinde yeni doğan işitme tarama ünitesi faaliyete başlamıştır. 2003 yılında Zekai Tahir Burak Eğitim Araştırma Hastanesinde de söz konusu ünite kurulmuştur. 2004 yılı itibarı ile çeşitli üniversite hastaneleri ve bakanlığımıza bağlı hastanelerde yeni doğan işitme taraması üniteleri faaliyetine başlamıştır.

4) Hemoglobinopati Kontrol Programı

Ülkemizde Çukurova Akdeniz kıyı şeridi Ege ve Marmara bölgelerinde talasemi taşıyıcılığı çok sık görülmektedir. Sağlıklı Türk popülasyonunda beta talasemi taşıyıcı sıklığı %2,1 dir. Türkiye de yaklaşık 1300000 taşıyıcı ve 4000000 civarında hasta vardır. Türkiye de akraba evliliği fazla olması nedeniyle evlilik öncesi tarama testleri ile yeni hasta doğumunun engellenebilmesi ve koruyucu hekimlik ile diğer ülkelerde kat edilen mesafeler öz önüne alınarak hemoglobinipati kontrol programı başlatılmıştır.

Program kapsamında ülkemizde sık görülen kalıtsal kan hastalıklarından talasemi ve orak hücreli anemi başta olmak üzere anormal hemoglobinlerin koruyucu sağlık hizmeti kapsamında önlenmesi ve mücadele edilmesine yönelik ve bu hastalıkların tanı ve tedavilerine yönelik faaliyetleri devam etmektedir.

5) Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri

6) Aile Hekimliği Uygulamalarına ilişkin çalışmalar sürdürülmektedir.

5. GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ VE KARARLAR 

DÎVAN BAŞKANI Dr. Mehmet AYSOY: Sayın Şûra üyeleri. Sizlere ilk duyuruda Şûra yönetmeliği gönderildi. Daha sonra ilk toplantılarda bu Şûra ile ilgili usuller belirtildi. Usul şu: Taslak kararlar oylanıyor ve en son bütünü üzerine konuşmalar değerlendirmeler ve öneriler alınıyor ve lehde ve aleyhte konuşmalar yapılıyor. Yani öğleden sonrayı biz bu sürece ayırdık. Onun için şu an hızlı geçmek durumundayız. Yoksa söz vermemek gibi bir durumumuz yok. Burada zaten insanlar sözlerini söylesinler diye biz Şûra yapıyoruz. Ben yine de teşekkür ediyorum. Buyurun Hayal Hanım.

Hayal UĞURLU: Sayın Divan Başkanım, sayın milletvekillerimiz ve sayın misafirlerimiz. Evet, bu Şûra'nın hepimize ve engellilere hayırlı olmasını diliyorum. Eğitim, Sağlık ve Destek Hizmetleri Komisyonunun kararlarını okuyorum.

•  Yerel yönetimlerin özürlülere yönelik hizmetleri ifa edebilmeleri için en önemli problem kaynakların yetersizliğidir. Belediyelerin bu gibi faaliyetlere maddi imkân sağlayabilmeleri için otopark gelirleri, kira gelirleri, sebze-meyve hali gelirleri gibi gelir kalemlerinden belli bir oranın özürlülere verilecek hizmetlerde kullanılmak üzere ilgili fonlara aktarılması sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık, Maliye Bakanlığı, TBMM. Süre: Kısa vade)

•  Okul yöneticilerinin ve öğretmenlerinin özel eğitim ve kaynaştırma eğitimi konusunda bilgilendirilmesi kaynak oda kullanımının uygulamaya geçirilmesi, yaygınlaştırılması ve belediyelerin ilk ve orta öğrenim okullarına kaynak odaları için gerekli materyal ve malzeme teminleri ve park bahçe uygulamaları yapılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : yerel yönetimler, MEB, ÖZİ. Süre: Kısa vade)

•  Belediyelerin yeni yasal değişikliklerle kurmakla yükümlü oldukları özürlü hizmet biriminde sunulacak hizmetlerin yürütülmesinde üniversitelerin ilgili bölümleri, sivil toplum örgütleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının işbirliği halinde çalışması sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, MEB, ÖZİ, STK. Süre: Kısa Vade)

•  Yerel yönetimler, kendi personelini özürlülük konusunda eğitmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Yerel Yönetimler kendi bölgelerinde özürlülere yönelik hizmetleri tanıtıcı ve ulaşılabilirliğini kolaylaştırıcı çalışmalar yapmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimin duyuru imkânları, yerel yazılı ve görsel basın kamu kurum, kuruluşları ve STK'nın eğitici faaliyetlerinin duyurularında kullanılmalı. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, MEB, ÖZİ. Süre: Kısa vade)

•  Muhtarlar ilk kayıt sırasında ailede özürlü bireylerin olup olmadığı bilgisini almalı ve bölgelerindeki özürlü bireyleri belediyelerdeki özürlü hizmet birimlerine veya en yakın mahalli mülki idare amirliğine beyan etmeleri sağlanmalıdır ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Farklı kamu kurumları tarafından özürlülere verilecek hizmetlere yönelik ortak bir yönetmelik hazırlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Başbakanlık, MEB, SHÇEK, Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı. Süre: Kısa Vade)

•  Yerel yönetimlerin özürlülere yönelik istihdam edeceği personel, özürlülük konusunda uzmanlaşmış olmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Sağlık Bakanlığı, MEB, üniversiteler, STK. Süre: Kısa Vade)

•  Yerel yönetimler çalışanlarına engellilik konusunda hizmet içi eğitim vermelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Sağlık Bakanlığı, MEB, üniversiteler, STK. Süre: Kısa Vade)

•  Acil tahliye durumlarında yoğun popülasyonu olan kamu kuruluşlarında (okullar gibi) kapıların dışarı açılması veya sürgülü kapı yapılması zorunluluğu getirilmelidir. Acil tahliye planları yapılmalı ve tatbikatlarının düzenli olarak gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, Sivil Savunma Müdürlükleri. Süre: Kısa Vade)

•  Özürlülüğe sebep olan yangın, iş kazası gibi olağan dışı durumları engellemek için yasal zorunluluklar getirilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, Sivil Savunma Müdürlükleri, STK. Süre: Kısa vade)

•  Farklı yerel yönetimlerin özürlülere yönelik hizmetlerini standart hale getirmeleri için çalışmalar yapılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : İçişleri Bakanlığı, yerel yönetimler, STK Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler, sivil toplum örgütleri ve kamu kuruluşları ile işbirliği yaparak, özürlülükle ilgili halkı bilgilendirici broşürler ve el kitapçıkları bastırıp dağıtmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : İçişleri Bakanlığı, yerel yönetimler, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler, kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı birimlerdeki kütüphanelerde özürlülerin de yararlanabileceği teknolojik kolaylıklar sağlanmalıdır. Örnek; görme engelliler için braille dönüşümlü çıktılar veren bilgisayar, sesli bilgisayar vb. ( Sorumlu Kuruluşlar : Turizm ve Kültür Bakanlığı, Sanai ve Ticaret Bakanlığı, MEB, SB. Süre: Kısa vade)

•  Görme engelliler için ödünç braille daktilo verme, işitme engelliler için sinyalizasyon sistemleri, ortopedik engelliler için tekerlekli sandalyeler gibi uygulamalar belediyeler tarafından desteklenmelidir. Ekipmanın yanı sıra teknik malzeme desteği de sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Belediyeler, nikâh hazırlığı içinde olan çiftler için üniversiteler ve STK'lar ile işbirliği yaparak aile kursları düzenlemeli, onları bilgilendirici kitapçıklar dağıtıp, çiftleri özürlülük konusunda bilinçlendirmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Üniversiteler, yerel yönetimler, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler eğitime yatırım yapacak özel girişimcileri teşvik etmelidir. Bu anlamda, özürlülere yönelik hizmet verecek girişimciler, STK'lar ve kurumlar desteklenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler, özürlülük ile ilgili ailelerin ve eğiticilerin eğitimi konusunda programlar hazırlamak ve uygulamak üzere üniversiteler, uzmanlar ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları işbirliği yapmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Üniversiteler, yerel yönetimler, MEB, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler kötü beslenmeye bağlı oluşabilecek özürlülük (örneğin; iyot eksikliğine bağlı önlenebilir zeka gerilikleri) durumunun önlenebilmesi için yeterli ve dengeli beslenme, anne sütü vermenin desteklenmesi konusunda üniversitelerin ve Sağlık Bakanlığının işbirliği sağlanarak eğitim programları hazırlamasını desteklemeli ve uygulamasını kolaylaştırmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, üniversiteler, STK. Süre: Kısa vade)

•  Belediye hudutları içerisinde yaşayan yoksulların yeterli ve dengeli beslenmesi için ekonomik desteğe ihtiyaçları vardır. Özellikle yoksul hamilelerin ayni yardımla desteklenmesi gerekmektedir. (Yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler özürlü birey ve ailelerine ve toplumun tüm kesimlerine yönelik cinsel gelişim ve cinsellik eğitimi ile ilgili çalışmaları üniversiteler ve STK'lar ilgili bakanlıklarla bağlantı kurarak işbirliği içerisinde gerçekleştirmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Üniversiteler, yerel yönetimler, SB, MEB, STK. Süre: Kısa vade)

•  Fiziksel, duygusal ve cinsel istismara maruz kalan çocuklar, gençler, kadınlar ve yaşlılar bu nedenle en azından duygusal olarak zedelenmekte ve davranış problemleri ve bozuklukları göstermektedir. Benzeri durumları önleyici çalışmalar başlatmak ve ilgili uzmanların bu konudaki farkındalığını artırmak, belediyelerin ve yerel idarelerin görevleri arasında olmalıdır. Bu konu ile ilgili kriz merkezleri oluşturmalı ve bu konuda destek hizmet vermelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Üniversiteler, yerel yönetimler, SB, MEB, STK. Süre: Kısa vade)

•  Çeşitli suç örgütlerinin istismarlarına maruz kalan çocuk ve gençler dilendirilmek için sakat bırakılmaktadır. Belediye, yerel yönetimlerin ve kamu kurumlarının bu durumla baş etmeleri için yasal olarak güçlendirilmeleri gerekmektedir. Emniyetin çocukları koruma şubesi ile işbirliğine gidilmelidir. Aileleri tarafından sokakta çalışmaya veya dilenmeye zorlanan çocuklar için alınan tedbirler yaygınlaştırılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, MEB, STK, İçişleri Bakanlığı, SHÇEK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler gezici ekipler kurarak, evde eğitim alması gereken özürlülere ulaşmalı ve özel eğitim verecek kuruluşlara araç gereç ve ulaşım desteği sağlamalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, MEB, SHÇEK. Süre: Kısa vade)

•  Farklı siyasi partilere mensup belediyelerin siyasi çıkar gayesiyle birbirlerinden özürlülerle ilgili bilgileri saklamaları vb. olumsuzluklar İçişleri Bakanlığı'nın müdahalesini gerektiren bir durumdur. Tüm birimler Avrupa Birliği (AB) kriterlerine uygun yöntemleri kullanmalıdırlar. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler Süre: Kısa Vade)

•  Yerel yönetimlere bağlı bölgelerde özürlülere yönelik sunulan hizmetlerin değerlendirilmesi için belediyeler tarafından araştırma ve geliştirme birimleri (AR-GE'ler) kurulmalı ve değerlendirmeler yansız bir biçimde yapılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, MEB, üniversiteler. Süre: Kısa vade)

•  Özürlüler arasında dayanışmayı arttırmak için gönüllü ailelerin kendilerine, desteğe muhtaç özürlüye sahip bir aileyi “kardeş aile” seçmesi bir uygulama olarak başlatılabilir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, SHÇEK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimlerin askeri personelin özürlülük konusunda eğitilmeleri için askeri makamlarla karşılıklı işbirliği içinde olması desteklenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel Yönetimler, Genel Kurmay Başkanlığı Süre: Kısa vade)

•  Özürlüler ve üstün yeteneklilerin tanılanması konusunda RAM'lerinin çalışmalarına yerel yönetimlerin destek sağlamalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, Yerel Yönetimler Süre: Kısa vade)

•  Özürlüler ve üstün yetenekli çocukların eğitimi ve yaz kampı gibi organizasyonlarda yer tahsis, araç gereç temini gibi konularda yerel yönetimler katkı sağlamalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, Yerel Yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimlerin özürlülere ve ailelere yönelik üniversitelerle işbirliği içerisinde rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri sunması gereklidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, Yerel Yönetimler, Üniversiteler. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler tarafından mali durumu yeterli olmayan özürlü öğrencilere ve üstün yetenekli öğrencilere eğitim yardımı (burs, üniversiteye hazırlık kursu ücreti) sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel Yönetimler Süre: Kısa vade)

•  Eğitilebilir düzeyde zihinsel özürlü bireyin zorunlu eğitim sürecinin ardından eğitimine devam edebilmesi için bu geçiş sürecinde uygulanmak üzere bireysel eğitim - yaşam becerileri programlarının hazırlanmasında rehberlik ve araştırma merkezleri (RAM) ile işbirliğine girerek gerekli destekleri vermelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, Yerel Yönetimler Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler korumalı işyeri uygulamalarına her türlü desteği vermelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR, yerel yönetimler Süre: Kısa vade)

Sağlık İle İlgili Kararlar

•  Özürlülüğün önlenebilmesi amacı ile; toplumun özürlülük, önlenebilir özürlülük konusunda bilgilendirilmesi ve toplumsal bilincin arttırılmasına yönelik eğitim programlarına yerel yönetimler destek vermelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Sağlık Bakanlığı, MEB, üniversiteler, STK. Süre: Kısa vade)

•  Evlilik sonrası planlı gebelikler yapılması konusunda kişilerin teşvik edilmesi ve gebelik öncesi anne adaylarının mutlaka gerekli taramalardan geçerek demir, iyot, folat vb. eksikliklerin belirlenmesi ve tedavilerinin planlanması eksik aşılarının tamamlanması, olası genetik geçişli hastalıkların önceden belirlenmesi için ilgili kuruluşlarla işbirliği yapması gereklidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, MEB, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler, gebelik sırasında anne adaylarının sağlıklı bir gebelik geçirmesi, gebelikte sağlığa zararlı madde kullanımının doğuracağı olumsuz sonuçlar konusunda anne adaylarının bilgilendirilmesi ve sağlıklı bebek dünyaya getirmesi için tüm gebeliğin takip edilmesi, önlenebilir özürlülük açısından gerekli tarama ve tedavi hizmetlerinden faydalanabilmesi için ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, MEB, STK. Süre: Kısa vade)

•  Doğum sonrası bebeklerin fenilketonuri, tiroid fonksiyon bozukluğu, işitme ve görme fonksiyonları vb. açısından taranması, yeterli ve dengeli beslenmelerinin planlanması ve anne sütünün öneminin vurgulanması gereklidir. Doğumların hastanede yaptırılması için yerel yönetimler ilgili kuruluşlara destek olmalı, “Alo Doğum Hattı” vb uygulamaları desteklemelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, belediyeler Süre: Kısa vade)

•  Özürlü çocukların erken tanısı ve tedavilerinin vakit kaybetmeden planlanması için yerel yönetimler ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, Üniversiteler, STK. Süre: Kısa Vade)

•  Sağlık alanında toplumu bilinçlendirmek için yerel yönetimler ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile işbirliği yaparak broşür, poster ve kitapçık basıp dağıtmalıdır. Yerel basın yayın organlarının kullanılması konusunda destek sağlamalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, üniversiteler, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler evlilik için başvuran kişilere özellikle akraba evliliği konusunda olmak üzere, önlenebilir özürlülük ve beslenme ile önlenebilecek zekâ geriliği, gebelik öncesi yapılması gereken tarama konularında bilgi verici broşürlerin hazırlanıp sunulması ve eğitim programlarının yapılması görevini üstlenmelidir. Bu bilgilendirme materyallerinin hazırlanmasında ülke çapında standart olması açısından Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, üniversitelerin ilgili birimleri ile koordinasyonu sağlamalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, SB, STK, Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü. Süre: Kısa vade)

•  Sağlık personelinin özürlülük konusundaki bilgi düzeyinin artırılması için yapılacak hizmet içi eğitim çalışmalarının yerel yönetimlerce desteklenmesi gereklidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : STK, SB, üniversiteler. Süre: Kısa vade)

•  Sağlık Bakım hizmetlerindeki yetersizlik ve aksaklıklardan kaynaklanan özürlülük vakalarının önüne geçilebilmesi için yerel idarelere düşen görevler vardır. Belediyeler kendi sağlık birimlerinde bunu önleyici hizmet içi eğitimlere ağırlık vermelidirler. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, üniversiteler, belediyeler. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler bünyesinde aile danışma merkezleri kurulmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler, yoksul ve özürlülerin ambulans hizmetlerini ve vefatında defin hizmetlerini ücretsiz sağlamalıdırlar.( Sorumlu Kuruluşlar : SB, Yerel Yönetimler Süre: Kısa vade)

•  Yere Yönetimler ilgili kuruluşlarla işbirliği sağlayarak evde yaşlı ve özürlü bakımı ile ilgili kurslar açmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, yerel yönetimler, MEB. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimlerce engellilere sunulan sağlık hizmetlerinin etkin hale getirilmesi için yerel yönetimlere bağlı sağlık tesislerinin kurulması veya sağlık hizmetlerinin satın alınması sağlanmalıdır .

 Koruyucu Rehabilitasyon Hizmetleri ile İlgili Kararlar

Birincil koruyucu rehabilitasyon hizmetlerinde yer alan toplumsal sağlık eğitimi ile ilgili merkezi programların geliştirilmesi, bu programların yerel yönetimler tarafından sağlıkla ilgili birimlerle koordinasyon kurularak yürütülmesi gereklidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, üniversiteler, MEB, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimlerin, ilgili birimlerle işbirliği yaparak özürlü bireylerin bildirilmesi ve kaydedilmesi çalışmalarının desteklenmesi gerekmektedir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Başbakanlık ÖZİ, SB, SHÇEK. Süre: Kısa vade)

•  Özürlülüğe yol açan hastalıklarda erken tanı, yöntem ve araçların geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve bu doğrultuda üniversiteler ile işbirliği içerisinde araştırma ve çalışmaların yapılması önerilir. Yerel yönetimler, özürlünün tanınması ve taranması için tıbbi birimlerce (Sağlık Bakanlığı) geliştirilen standart kriterler ve formlar kullanarak o coğrafi bölgede yer alan tıbbi merkezlerle işbirliği içerisinde istatistiksel verilere katkıda bulunmalıdırlar. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÖZİ, SB, SHÇEK, üniversiteler. Süre: Kısa vade)

•  Beslenme eğitimi ve sağlıklı beslenme alışkanlığının geliştirilmesi, özürlülere yönelik beslenme desteği konusunda yerel yönetimler, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmalıdır.( Sorumlu Kuruluşlar : Üniversiteler, MEB, Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Özürlülere yönelik, ev ve kurumlarda kullanacakları ev ve mutfak araç gereçlerinin geliştirilmesi ve sağlanması için gerekli araştırma ve çalışmaların yapılması ve tasarımları konusunda yerel yönetimler teknik destek ve teminini sağlamalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Üniversiteler, Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Besin zenginleştirme ve önlenebilir özürlülükte beslenmenin rolü ile ilgili Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan projelere yerel yönetimler tarafından destek verilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Üniversiteler, Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Hijyen koşullarının iyileştirilmesi, çevresel kirlilik etmenlerinin belirlenmesi ve önlenmesine yönelik hizmetler yerel yönetimlerin sorumluluğunda olmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Üniversiteler, Sağlık Bakanlığı, Yerel Yönetimler Süre: Kısa vade)

•  Sağlık tesislerinde hasta hakları uygulamalarına ilişkin yönerge doğrultusunda oluşturulacak komisyonlarda belediyelerin ilgili birimlerinden bir temsilci bulunmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, yerel yönetimler, STK Süre: Kısa vade)

Rehabilitasyon Hizmetleri ile İlgili Kararlar

•  Özürlüye hizmet vermek için gerekli olan eğitim, sağlık, sosyal hizmetler bileşenlerinin uygun ve optimal şekilde eksiksiz hizmetleri için Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı koordinatörlüğünde Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve SHÇEK ve Yerel Yönetimler bir arada çalışarak bu hizmetlerin verilme şeklini belirleyen tek bir mevzuat oluşturulmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÖZİ, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, SHÇEK, Maliye Bakanlığı, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimlerin özürlülere rehabilitasyon hizmeti vermesi durumunda, bünyesinde oluşturulması önerilen özürlü hizmet birimlerinde rehabilitasyon ekibi içerisinde yer alan meslek elemanlarının bulundurulması sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Üniversiteler, yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimlerce planlanan özürlülere yönelik merkezlerin sayı, nitelik, yer seçimi ve dağılımı belirlenirken ilgili kuruluşlar ve STK ile koordine çalışılmalı ve görüşleri alınmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : SB, STK, yerel yönetimler. Süre: Sürekli)

•  Sağlık kurulu raporu ile özel beslenmeye gereksinim duyan yeni doğan bebekler ve çocukların özel mama ve bez bedellerinin sosyal güvenlik kuruluşlarınca (Bağ-Kur, Emekli Sandığı, SSK) karşılanmayan kısmının tamamı yerel yönetimlerce karşılanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, SB, Başbakanlık. Süre: Kısa vade)

•  Özür gruplarının problemlerinden dolayı kullanmak zorunda olduğu araç gereçlerin sosyal güvenlik kurumları tarafından ödenmeyen kısmının tamamı yerel yönetimler tarafından ödenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, SB, Başbakanlık, Süre: Kısa vade)

•  Belediyeler özürlülerin kullandıkları yaşamlarını kolaylaştırıcı araç gereçlerin tanıtıldığı fuarlara öncülük etmesi ve destek olması gerekmektedir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Belediyeler, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, STK, üniversiteler. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimlerin özürlülere yapmayı planladığı bireysel maddi yardımların ve her türlü desteğin doğru yerlere ulaşabilmesi için, özürlülerin mutlaka rehabilitasyon ekibi tarafından değerlendirilmesi, gereği halinde rehabilitasyon programına alındıktan sonra geldiği maksimum seviyenin gerektirmesi halinde maddi yardım planlanmasının yapılması önerilir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel Yönetimler, Maliye Bakanlığı. Süre: Kısa vade)

•  Özürlülerin yaşam kalitesinin ve sağlık düzeyinin arttırılması için egzersiz ve spor yapmaya yönlendirilmesi, bu konuda yerel yönetimlerin uygun alt yapı oluşturması ve destek sağlaması gereklidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Belediyeler, üniversiteler, Gençlik Spor Genel Müdürlüğü, MEB, SB. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler kendilerine ait ve/veya diğer kurum ve kuruluşlara bağlı sosyal tesislerden özürlülerin de faydalanması konusunda gerekli organizasyonu sağlamalıdır ( Sorumlu Kuruluşlar : Turizm Bakanlığı, Sendikalar, Kızılay, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü vb. Süre: Kısa Vade)

 Destek Hizmetleri ile İlgili Kararlar

•  Belediyeler ihtiyaç sahibi özürlü bireylere ulaşım ve gereç desteği sağlamalıdır. Oturdukları evin doğalgaz vb faturalarında imkânlar ölçüsünde indirimler sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Belediyeler yapacakları sosyal konutlarda ihtiyaç sahibi özürlülere ve ailelerine kontenjan ayırmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : TOKİ, Başbakanlık, TMMOB, yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Belediyeler özürlü bireylerin günlük yaşam becerilerini öğrenebilmesi için gerekli ortamları sağlamalıdır. Bu amaçla özürlü bireylerle gönüllü bireylerin birlikte yaşadığı, yaşam becerilerinin öğretildiği alanlar düzenlenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, SHÇEK, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel Yönetimler ailelerin ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin özürlü bireyleri kısa süreli olarak bırakabileceği özürlü bakım merkezlerini kurmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : yerel yönetimler, SHÇEK, STK. Süre: Kısa vade)

•  Belediyelerin özürlü hizmet birimleri ailenin özürlüsüne geçici bir süre ile evde bakım hizmeti sunacak biçime örgütlenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, SHÇEK, STK. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimlerin bünyesinde bulunan özürlü Koordinasyon birimleri ve hukuk müşavirlikleri barolarla işbirliğine giderek özürlülerin yasal hakları konusunda hukuksal danışmanlık hizmeti vermelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : Yerel yönetimler, barolar, Adalet Bakanlığı, STK. Süre: Kısa vade)

Teşekkür ederim.

DÎVAN BAŞKANI: Teşekkür ediyoruz. Taslak kararları hakkında konuşmak isteyen var mı? Buyurun efendim.

ÜYE: Efendim ben sadece bir konuyu belirtmek istiyorum. Öncelikle bu komisyona da teşekkürlerimizi sunuyoruz elbette. Ancak vade konusunda hep kısa vade benim gördüğüm. Orta ve uzun vade yok. Dolayısıyla redaksiyon sırasında bir redaksiyon kurulu oluşturulacak ise bunun dikkate alınmasını ben önermekteyim. Süre konulması uygun olabilir. Ben teşekkür ederim.

DÎVAN BAŞKANI: Biz teşekkür ederiz. Efendim?

ÜYE: Şimdi efendim burada biz özürlüler ve özürlü örgütleri olarak özürlülere himayeci bir yaklaşımla yaklaşılmasını, benim görevli bulunduğum Türkiye Körler Federasyonu adına uygun bulmuyorum. Şimdi, özürlüye elektrik bedava, su bedava, doğalgaz bedava ya da indirim. Bu doğru değil. Biz diğer insanlar gibi üretmek için, kendi alın terimizle ve emeğimizle yaşamak için öncelikle özür durumumuza uygun olarak iş talep ediyoruz. Dolayısıyla artık himayeci yaklaşım terk edilmeli, özürlüye üretken olabilmenin, toplumsal yaşama her alanda katılabilmenin yolu açılmalı ve bu bakımdan da raporlar, taslaklar buna ilişkin himayeci yaklaşımların, özellikle elektriğin, suyun, doğalgazın bedava ya da indirimli olduğu bir sistem doğru değil bence. Teşekkür ederim.

DÎVAN BAŞKANI: Ben teşekkür ediyorum. Efendim taslak kararların bütününü oyunuza sunuyorum. Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Kabul edilmiştir. Teşekkür ederim.