II. Özürlüler Şurası


ÖZÜRLÜLERİN İŞGÜCÜ PİYASASINA KATILIMI ÖZÜRLÜLERİN İŞGÜCÜ PİYASASINA KATILIMI KOMİSYONU

Başkan : Yrd. Doç. Dr. Dilek BAYBORA - Anadolu Üniversitesi

Başkan Yardımcıları : İsmail GÖKÇE - Çaycuma Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi
Sınıf Öğretmeni : Hakan AKDAĞ - Çevre ve Orman Bakanlığı - APK Uzmanı

Raportörler
Ekrem KAYACI - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı - İstihdam Meslek Uzman Yardımcısı
Mustafa ÖZSAYGI - Otistik Çocukları Koruma ve Eğitim Derneği

Başkan
Sinan GERGİN - Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı - Özürlüler Uzmanı

Ahmet

CANTÜRK

Genel Başkan

Türkiye Körler Fed.Gen.Bşk.

A.Selami

BÜLBÜL

Uzman

TUBİTAK

Ali

YÜKSEL

Dr.

Yıldırım Belediyesi

Ayhan

BAHÇELİ

 

 

Ayhan

ÇELİK

Genel Başkan

Öz-Bir Özür. Kül. ve Da.Der.

Ayşe

TOPRAK

İstatistikçi

Devlet İstatistik Enstitüsü

Ayşe

GÜROCAK

21.Dön.Ank. Milletvekili

Demokratik Sol Parti

Basri

YAVUZ

Müdür

Tarım Ve Köyişleri Bakanlığı

Betül

ALTUNTAŞ

Sosyal Çalışmacı

Ankara Sosyal Hiz. İl Müd.

Birsen

KARALOĞLU

Uzman

TOBB

Cemal

MERDAN

Üye

Ortopedik Özürlüler Fed.

Cemalettin

GÜRSOY

 

Türkiye Sakatlar Derneği

Doğan

DAĞ

Özürlüler Koordinatörü

Adapazarı B.şehir Belediyesi

Dr. Hakan

KESKİN

Öğr.Gör.

Gazi Üniversitesi

Dr.D.Melek

ER

Daire Başkan V.

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

Engin

SEZGİN

Uzman

DİSK

Enis

BAĞDADİOĞLU

Üye

Türk-İş

Ercan

BALDEMİR

Yrd.Doç.Dr

Muğla Üniversitesi

Erem

İLTER

Uzman Yrd

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

Erkan

GÖRÜR

Müdür Yrd

Turgut Özal İlköğ. ve İş Okulu

Esat

AKTAŞOĞLU

Uzman Yrd.

Çalışma Ve Sos. Güvenlik Bak.

Esra

BELEN

Uzman

TİSK

Evrim

KARAMANLIOĞLU

Özürlüler Uzman Yrd

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

Fatih

KABLAN

Müd. Yrd.

Üsküdar Belediyesi

Fatma

ERBİL

Özürlüler Uzman Yrd

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

Fatma

GÖKMEN

Özürlüler Uzman Yrd

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

Filiz

DERMANİ

 

 

Gönül

SERİN

Uzman

Devlet İstatistik Enstitüsü

Gürsel

BALIKÇI

Mesleki Eği. Uz.

Gölbaşı Belediyesi

Gürsel

KEPİR

Şef

T. İş Kurumu Gn.Md.

Gürsoy

YAŞAR

Müdür

Etimesgut Belediyesi

Hadin

OCAK

Sınıf Öğretmeni

Bornova Hasan Tahsin İş O.

Halim

BEDİZ

APK Uzmanı

Çevre Ve Orman Bakanlığı.

Halit

TAVUKÇU

Devlet Personel Uzmanı

Devlet Personel Başkanlığı

Havva

TİRYAKİ

Dernek Başkanı

Elmadağ Özürlüler Derneği

Haydar

GÖK

Doç.Dr

Ankara Üniversitesi

Hülya

TEKİN

Uzman Yrd.

Çalışma ve Sos. Güvenlik Bak.

Hüseyin

HAMURCU

Amir

Ankara Büyükşehir Belediyesi

İlknur

SULKALAR

Uzman

Türkiye Esnaf ve San. Kon.

Jülide

SARIEROĞLU

Arş.Uzm.Yrd

TİSK

Kasım

KARATAŞ

Doç.Dr.

Hacettepe Üniversitesi

K.Aydın

YEŞİLAY

Devlet Per. Uzm.

Devlet Personel Başkanlığı

Kezban

KARÇKAY

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

Kudret

BÜLBÜL

Dr.

Kırıkkale Üniversitesi

Lütfiye

MUTLUOĞLU

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

M.Fatih

UŞAN

Doç.Dr.

Selçuk Üniversitesi

Mahmut

ŞAŞMAZ

Şube Müdürü

Sosyal Hiz. Ankara İl Müd.

Mehmet

AKTEL

Yrd.Doç.Dr.

Süleyman Demirel Üni.

Mehmet

KACAR

Yön.Kur.Üye

Demokratik Kör Der.leri Fede.

Meltem

ÖZTAŞ

Öğretmen

Atatürk Kız Meslek Lisesi

Muharrem

BAŞALTUN

Müdür

Selçuklu Belediyesi

Mustafa

BİÇEN

Şube Müdürü

Sosyal Hiz. Ankara İl Müd.

Necip

ŞAHİN

Üye

Türkiye Sakatl. Der.Ankara Şb.

Nedim

KILIÇ

Engelli Dan. Mer.Sorum.

Keçiören Belediyesi

Nejla

OKUR

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

Nuran

ERSOY

Şube Müdürü

Çalışma ve Sos. Güvenlik Bak.

Osman

USTA

Genel Başkan

Mahalli İdareler Derneği

Özer

ŞİMŞEK

Dr.

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

Özlem

ŞAHİNKOL

Sosyal Çalışmacı

Adalet Bakanlığı

Pınar

İRDEM

Memur

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı

Ramazan

ORAL

Avukat

Antalya Büyükşehir Belediyesi

Reyhan

KAYMAZ

Üye

Türkiye Sakatlar Konfeder.

Sabire

AKIN

Doç.Dr.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi

Serap Nilgün

ÖZYİĞİT

Öğretmen

Sincan Halk Eği. Mer. ve Akşam Sanat Okulu

Serkan

KOLAT

Özürlüler Uzman Yrd

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

Seyit

YILDIZHAN

Sosyal Pro. Koordi.

Yenikent Belediyesi

Sinem

ÇAPAR

Uzman Yrd.

Devlet Planlama Teşkilatı

Sözer

İNCE

Dernek Başkanı

Zihinsel Özürlüler Fed.

Şahin

LALE

Danışman

İstanbul Büyükşehir Belediyesi

T.Yılmaz

KENAR

Hukuk Müşaviri

Muğla Üniversitesi

Turhan

İÇLİ

Üye

İşçi Partisi

Ulvi

KABAKÇI

Müdür Yardımcısı

Ankara Milli Eğitim Müdl

Veysi

SAYIN

Uzman

Türkiye Petrolleri A.O.

Yıldız

ÖZBEK

Şube Müdürü

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi

Zehra

KOCAOĞLU

Üye

Türkiye Körler Federasyonu

Zuhal

YILMAZ

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İda.Baş.

ÖZÜRLÜLERİN İŞGÜCÜ PİYASASINA KATILIMI

 

1. GİRİŞ

2. MEVCUT DURUM

2.1. Uluslararası Belgelerde Yer Alan Düzenlemeler
2.1.1 Birleşmiş Milletler
2.1.2. Uluslararası Çalışma Örgütü
2.1.3. Avrupa Konseyi
2.2. Ulusal Mevzuatta Yer Alan Düzenlemeler
2.2.1. Anayasada Yer Alan Düzenlemeler
2.2.2. 5378 Sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve
Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması Hakkında Kanunda Yer Alan Düzenlemeler
2.2.3. 4857 Sayılı İş Kanununda Yer Alan Düzenlemeler
2.2.4. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda
Yer Alan Düzenlemeler
2.2.5. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda
Yer Alan Düzenlemeler
2.2.6. 5393 Sayılı Belediye Kanununda
Yer Alan Değişiklikler
2.2.7. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda
Yer Alan Düzenlemeler
2.2.8. 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununda
Yer Alan Düzenlemeler
2.2.9. Özel Eğitime İlişkin Düzenlemeler
2.3. İşgücü Piyasasında Özürlülerin Durumu
2.4. Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon

•  SORUNLAR

•  KAYNAKLAR

•  GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ VE KARARLAR

1. GİRİŞ

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)'nün 159 sayılı “Sakatların Mesleki Rehabilitasyonu ve İstihdamı Hakkında Sözleşme”nin 1. maddesinde “sakat” teriminin; uygun bir iş bulması, bulduğu işi elinde tutması ve işinde ilerleme beklentisi, kabul edilmiş fiziksel veya zihinsel bir özür sonucu önemli ölçüde azalmış olan bireyi ifade edeceği belirtilmiştir.

Özürlüler, 19. yy.'ın son çeyreğinde sosyal politikalara konu olmaya başlamıştır. Bu konudaki çalışmaları, tarihi açıdan üç evreye ayırmak mümkündür. I. Dünya Savaşı'na kadar olan dönemde, özürlülerin özel ve temel eğitim hizmetlerinden mümkün olduğunca çok yararlanmalarını sağlama amacı taşıyan çalışmalar yapıldığı görülmektedir. I. Dünya Savaşından sonraki dönemde, özürlülere tıbbi ve mesleki rehabilitasyon hizmetlerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar ağırlık kazanmıştır. II. Dünya Savaşı'ndan sonraki dönemde ise, özürlülerin istihdam edilerek korunmalarına yönelik politikalar önem kazanmaya başlamıştır. Günümüzde de özürlülere yönelik sosyal politikaların, özürlülerin istihdam edilmeleri ile çalışma hayatı ve iş ilişkilerinin özürlüler açısından özel olarak düzenlenmesine yönelik olduğu görülmektedir. Özürlülerin işe yerleştirilmeleri ve o işi ellerinde tutabilmelerine yardımcı olunarak korunmalarının, uluslararası sosyal politikaların ilkelerine de uygun olduğu ve bu politikaların aynı amaç doğrultusunda sağlık ve eğitim politikaları ile de örtüşeceği ifade edilmektedir.

Türkiye'de, özürlülerin istihdamına ilişkin ilk düzenleme, 20.04.1967 tarihinde kabul edilen 854 sayılı Deniz İş Kanunu'nun 13. maddesinde “Sakat ve Eski Hükümlü Çalıştırma” başlığı altında düzenlenmiştir. Ancak, bu maddede düzenlenmiş olan özürlü çalıştırma yükümlülüğünün uygulanmasına ilişkin esaslar İş Kanunu ve bu konuyla ilgili tüzüğün hükümlerine bırakılmıştır. 931 sayılı İş Kanunu 1967 yılında yürürlüğe girmiş, ancak şekil yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. 25.08.1971 tarihinde kabul edilen 1475 sayılı İş Kanunu'nun 25.maddesinde “sakat” sözcüğü kullanılmıştır. Ancak, 1475 sayılı İş Kanunu'nda yer alan “sakat” sözcüğü 30.05.1998 gün ve 572 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 13. maddesinde yer alan hükümle “özürlü” olarak değiştirilmiştir. 1475 sayılı İş Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 4857 sayılı İş Kanunu, 22.05.2003 tarihinde kabul edilmiş ve Madde 30'da özürlü ifadesine yer verilmiştir.

5378 Sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, özürlüleri ilgilendiren birtakım yasal düzenlemelerde değişiklik yaptıktan başka, yeni bir takım düzenlemeler de getirmiştir. Buna göre, istihdam üst başlığını taşıyan Madde 14 özürlülere yönelik işyerlerinde yapılan ayrımcılığı bertaraf edicidir. Kanunun 14. maddesine göre, “İşe alımda; iş seçiminden, başvuru formları, seçim süreci, teknik değerlendirme, önerilen çalışma süreleri ve şartlarına kadar olan safhaların hiç birinde özürlülerin aleyhine ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz. Ayrıca, özürlülük durumları sebebiyle işgücü piyasasına kazandırılması güç olan özürlülerin istihdamı, öncelikle korumalı işyerleri aracılığıyla sağlanması gibi yenilikler içermektedir.

2. MEVCUT DURUM

2.1. Uluslararası Belgelerde Yer Alan Düzenlemeler

Özürlülere yönelik olarak uluslararası belgelerde yer alan düzenlemeleri üç örgüt çerçevesinde inceleyeceğiz. Bunlar; Birleşmiş Milletler, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Avrupa Konseyi'dir.

2.1.1 Birleşmiş Milletler

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi; Birleşmiş Milletler tarafından 10.12.1948'de kabul edilmiş ve Türkiye tarafından da 06.04.1949'da onaylanmıştır. Bildirgenin 25/a maddesinde “Herkesin beslenme, giyim, konut, sağlık hizmetleri ve gerekli sosyal hizmetleri de içermek üzere, kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahını sağlayacak uygun yaşam düzeyine hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir” düzenlemesi yer almaktadır. Bildirgede yer alan bu düzenleme ile herkesle birlikte özürlülerin de yaşam hakkı ve sosyal güvenlik haklarının bulunduğu ifade edilmiştir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun İnsan Hakları Evrensel Bildirisi'ne ek 09.12.1975'de 3447 sayılı kararı ile “Sakat Kişilerin Hakları Bildirisi” yayımlanmıştır. Bu bildiri on üç maddeden oluşmakta ve özürlü kişilerin toplum içinde yerlerini almalarına, topluma üretken bireyler olarak katılmaları konusundaki haklarına ve toplumun da bu kişilere karşı yükümlülüklerini yerine getirmesine işaret etmektedir. Bu Bildirinin birinci maddesinde, sakatın tanımı yapılmıştır. Buna göre, “Kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri, (bedensel ya da sonradan olma) herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlara sakat denir” ifadesine yer verilmiştir. Bu Bildirinin 3.maddesinde de, özürlü kişilerin, özürlerinin nedeni, durumu ve derecesi ne olursa olsun, aynı yaşta özürlü olmayan kişilerle aynı düzgün yaşam şartlarına sahip olma haklarının olduğu ifade edilmektedir. Bildirinin 10.maddesinde ise, özürlü kişilerin her çeşit istismardan, ayrımcı, kötüye kullanılabilir ve haysiyet kırıcı kanun ve davranışlardan korunmaları gerektiği belirtilmiştir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 20.11.1993 tarihinde 48/96 sayılı kararıyla “Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar” ı kabul etmiştir. Kural 7, istihdamla ilgilidir. İstihdamla ilgili kuralların sakatlara yönelik ayrım yapmayan ve özürlülerin istihdam edilmeleri konusunda engeller koymayan bir yapıda olması gerektiği ifade edilmiştir. Devlet, sakatların istihdam edilmelerini kolaylaştırıcı, destekleyici faaliyetlerde bulunmalıdır. Devletin kamu sektöründe işveren rolünün bulunması nedeniyle, özürlülerin kamu sektöründe istihdam edilmelerini sağlayıcı koşullar oluşturulmalıdır. Özel sektör için, özürlülerin eğitim ve istihdam programlarının kapsam içinde olmasını sağlayıcı yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Devlet, özürlülerin istihdamıyla ilgili olarak eğitim ve istihdam imkânları yaratmak, boş zaman yaratmak, yarı zamanlı çalışma, iş paylaşımı, kendi adına çalışma gibi önlemleri alırken, işçi sendikaları ve işverenlerin, özürlülerle ilgili kuruluşlarla işbirliği içinde çalışmaları da bu kuralda ifade edilmiştir (Kural 7). Ancak, bu kurallar tavsiye niteliğinde olup, uyulma zorunluluğu yoktur.

2.1.2. Uluslararası Çalışma Örgütü

Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından 01.06.1983'te kabul edilen ve Türkiye tarafından da 08.07.1999'da onaylanan “159 sayılı Sakatların Mesleki Rehabilitasyonu ve İstihdamı Hakkında Sözleşme” de, özürlülere yönelik mesleki rehabilitasyon ve istihdam politikalarının ilkeleri, mesleki rehabilitasyon ve istihdam hizmetlerinin geliştirilmesi için ulusal düzeyde gerçekleştirilecek faaliyetlere ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Sözleşmenin 1. maddesinde, sakatın tanımı yapıldıktan sonra her üye ülkenin, mesleki rehabilitasyon ile bir özürlünün uygun bir iş elde etmesi, sürdürmesi ve işinde ilerlemesini sağlayarak, özürlü kişilerin topluma entegrasyonunu kolaylaştırmanın ve geliştirmenin Sözleşmenin amaçları arasında yer aldığı ifade edilmiştir. Bu maddede ayrıca, Sözleşme hükümlerinin her kategorideki özürlüye uygulanacağı ifade edilerek, bedensel ya da zihinsel özürlülerle Sözleşme hükümleri sınırlanmamıştır (Madde1).

Sözkonusu Sözleşmede, her üye ülkenin ulusal imkânlarına göre, her kategorideki özürlü için mesleki rehabilitasyon ve istihdam politikası oluşturup, bunları uygulaması ve zaman zaman bunları gözden geçirmesinin gerekliliği ifade edilmiştir (Madde 2-3). Oluşturulacak politikaların genel olarak özürlü işçilerle özürlü olmayan işçiler arasında fırsat eşitliği ilkesine dayanması; özürlü kadın ve erkek işçiler için fırsat ve muamele eşitliğinin göz önünde bulundurulması esasına dayanması ifade edilmiştir. Ayrıca, özürlü işçiler ve diğer işçiler arasında etkin bir fırsat ve muamele eşitliğinin oluşturulmasına yönelik olumlu koruyucu önlemlerin özürlü olmayan işçiler aleyhine bir ayrımcılık olarak kabul edilmeyeceği ifade edilmiştir (Madde 4). Sözleşmede, özürlülerin mesleki rehabilitasyonuna yönelik politikaların uygulanması konusunda, işçi ve işverenleri temsil eden örgütlerle özürlülerin kendi örgütlerine danışılacağı hükmü de bulunmaktadır (Madde 5).

Sözleşmenin 7. maddesinde, yetkili makamların özürlülerin iş bulmaları, buldukları işi ellerinde tutmaları ve işlerinde yükselmelerini sağlamak üzere mesleki rehberlik, işe yerleştirme, istihdam ve diğer hizmetlerin sağlanmasına yönelik önlemleri alacağı ifade edilmiştir. Ayrıca, 9. maddede her üyenin, özürlülerin mesleki rehberlik, mesleki eğitim, işe yerleştirme ve istihdamından sorumlu rehabilitasyon danışmanlarının ve diğer uygun nitelikli görevlilerin eğitimi ve bu kişilerin temini için gerekli önlemleri almaktan sorumlu olduğu ifade edilmiştir.

2.1.3. Avrupa Konseyi

Avrupa Konseyi tarafından, 26.02.1965 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Sosyal Şartı, Türkiye tarafından 1989 yılında bazı maddeleri dışlanarak onaylanmıştır. Şartın 15. maddesinde, bedensel ya da zihinsel özürlülerin mesleki eğitim, mesleğe ve topluma yeniden uyarlanma hakkı düzenlenmiştir. Bu madde, Şart, Türkiye tarafından onaylanırken dışlanan maddelerden biridir. Bu maddeye göre, “Sözleşmeci taraflar, bedensel veya zihinsel bakımdan özürlü kimselerin mesleki eğitim, mesleğe ve topluma yeniden uyarlanmaları hakkının etkin biçimde kullanılmasını sağlamak üzere;

Gereğinde kamusal veya özel uzmanlık kuruluşları dahil, eğitim olanaklarının sağlanması için yeterli önlemleri almayı;

Özürlüleri işe yerleştirmek için uzmanlaşmış iş bulma hizmetleri ve korunmalı çalışma olanakları gibi yeterli önlemleri ve çalıştıranların özürlüleri işe kabul etmelerini teşvik edici tedbirleri almayı üstlenirler”.

Görüldüğü üzere bu madde, özürlülerin eğitimleri için önlemler alınması ile işe yerleştirilmelerinde uzmanlaşmış iş bulma hizmetlerinin sağlanması, korunmalı işyerlerinin uygulanması ve işverenlerin özürlüleri çalıştırmaya teşvik edecek önlemlerin alınmasına yöneliktir.

2.2. Ulusal Mevzuatta Yer Alan Düzenlemeler

Türkiye'de, daha önceki dönemlerde özürlülerle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili kamusal karar ve uygulamalara rastlansa bile, özürlülerin istihdam edilerek korunmalarına yönelik sosyal politikaların, daha çok 1960'lı yıllarda izlenmeye başlandığını söyleyebiliriz. 1961 Anayasası'nda özürlülere yönelik doğrudan bir hüküm bulunmamaktadır. 1967 yılında yürürlüğe giren 854 sayılı Deniz İş Kanunu ile özürlülerin istihdam edilmesine yönelik kota sistemi Türkiye'de ilk kez mevzuat içinde yerini almıştır. Ancak, özürlü çalıştırma yükümlülüğü ile ilgili ayrıntılar, hazırlanmış fakat o tarihte henüz kanunlaşmamış olan 931 sayılı İş Kanunu ile bu Kanun'a göre çıkarılacak tüzüğe bırakılmıştır. 1967 yılında yürürlüğe giren 931 sayılı İş Kanunu'nun Anayasa Mahkemesi tarafından şekil yönünden iptal edilmesi üzerine 1971 yılında 1475 sayılı İş Kanunu kabul edilmiştir. 1475 sayılı İş Kanunu'nda da, özürlülerin istihdamına yönelik olarak kota uygulaması konusunda düzenlemeler yer almıştır. Bu Kanun üzerinde zaman zaman değişiklikler yapılmakla birlikte, 2003 yılında 4857 sayılı İş Kanunu kabul edilinceye kadar yürürlükte kalmış ve özürlülerin istihdamına ilişkin uygulamalar da bu Kanun'da yer alan hükümler çerçevesinde uygulanmıştır.

2.2.1. Anayasada Yer Alan Düzenlemeler

Anayasanın 50/I, II maddesine göre, “Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz. Küçükler ve kadınlar ile bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar”. Bu maddede yer alan, “… bedeni ve ruhi yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar” ifadesi, özürlülere yönelik çalışma şartları bakımından özel düzenlemeler yapılmasını öngörmektedir. Anayasa m. 61/I'de yer alan, “Devlet, sakatların korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır” düzenlemesi ise, Devlete özürlülerin korunmaları ve toplum yaşantısına uyumlarını sağlama konusunda önlemleri alma ödevini vermektedir. Bu maddelerin dışında, Anayasa'da doğrudan özürlülere yönelik bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, Anayasa'da yer alan bazı genel hükümlerin özürlüleri de kapsayacağını söyleyebiliriz. Buradan yola çıktığımızda, Anayasa 17/I maddesine göre göre, “Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir”, 42/I maddesine göre, “Kimse, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz” hükümleri özürlüler açısından da değerlendirilip, özürlülerin de yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduklarını ve eğitim ve öğretim hakkından özürlülerin de yoksun bırakılamayacağını söyleyebiliriz. Anayasanın 49/I maddesinde “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir” ifadesi yer almıştır. Dolayısıyla, özürlülerin de çalışma ve istihdam edilmeleri anayasal bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır. Anayasa 60.maddesinde, “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar” ifadesi ile devlet özürlülerin sosyal güvenliğini de sağlamakla yükümlü kılınmıştır.

2.2.2. 5378 Sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Yer Alan Düzenlemeler

5378 Sayılı Kanunun özürlüleri ilgilendiren bir takım yasal düzenlemelerde değişiklik yaptıktan başka, yeni bir takım düzenlemeler de getirmiştir. Kanunun mevzuatta yaptığı değişiklikler ile ilgili yerlerde belirtilmesine karşın, yeni bir düzenleme olarak kendi içerisinde getirdiği hükümlere de şöylece değinilebilir.

Buna göre, istihdam üst başlığını taşıyan Madde 14 özürlülere yönelik işyerlerinde yapılan ayrımcılığı bertaraf edicidir. Kanunun 14. maddesine göre, “İşe alımda; iş seçiminden, başvuru formları, seçim süreci, teknik değerlendirme, önerilen çalışma süreleri ve şartlarına kadar olan safhaların hiç birinde özürlülerin aleyhine ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.

Çalışan özürlülerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, özrüyle ilgili olarak diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz.

Çalışan veya iş başvurusunda bulunan özürlülerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri azaltmaya veya ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve işyerinde fiziksel düzenlemelerin bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işyerleri tarafından yapılması zorunludur. Özürlülük durumları sebebiyle işgücü piyasasına kazandırılması güç olan özürlülerin istihdamı, öncelikle korumalı işyerleri aracılığıyla sağlanır.

Korumalı işyerleriyle ilgili usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Böylelikle yapılan değişiklik oldukça isabetli olmuştur. Komisyon Taslak Kararlarında madde 7'de “öngörülen İş Kanunu Madde 5'te değişiklik yapılarak özürlü ifadesinin de yer alması ile bu durum bütünlük arz etmektedir.

Yine iş ve meslek analizi başlığını taşıyan Madde 12'ye göre, “Özür türlerini dikkate alan iş ve meslek analizleri, Özürlüler İdaresi Başkanlığının koordinatörlüğünde Milli Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılır. Bu analizlerin ışığında, özürlülerin durumlarına uygun mesleki rehabilitasyon ve eğitim programları, anılan kurumlarca geliştirilir”.

Mesleki rehabilitasyon başlığını taşıyan Madde 13'e göre, “Özürlülerin yeteneklerine göre mesleğini seçme ve bu alanda eğitim alma hakkı kısıtlanamaz.

Özürlülerin yetenekleri doğrultusunda yapabilecekleri bir işte eğitilmesi, meslek kazandırılması, verimli kılınarak ekonomik ve sosyal refahının sağlanması amacıyla mesleki rehabilitasyon hizmetlerinden yaralanmasının sağlanması esastır.

Gerçek veya tüzel kişilerce açılacak olan özel mesleki rehabilitasyon merkezleri, yetenek geliştirme merkezleri ve korumalı işyerlerinin değişik tipleri ile özel işyerlerinde bireylerin bireysel gelişimleri ve yeteneklerine uygun iş veya becerilerini geliştirici tedbirler alınır. Bu alandaki hizmetler ihtiyaçlara göre iş ve meslek analizleri yapılarak hizmet satın alınması suretiyle temin edilebilir. Buna ilişkin usul ve esaslar, Milli Eğitim Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenir”.

5378 sayılı Kanun'da korumalı işyerlerine ilişkin hükümlere de yer verilmiştir.

5378 sayılı Kanunun 41nci maddesi ile 5237 Türk Ceza Kanunu'nun 122nci maddesinin birinci fıkrasında geçen “ dil, ırk, renk, cinsiyet” ibaresinden sonra gelmek üzere “ özürlülük ” ibaresi eklenmiştir.

2.2.3. 4857 Sayılı İş Kanununda Yer Alan Düzenlemeler

Türkiye'de, İş Kanunlarında özürlü istihdamına yönelik olarak yapılan düzenlemeler geçmişten günümüze kota uygulamasıyla sınırlı kalmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu, 22.05.2003 tarihinde kabul edilmiştir. Bu Kanun'un 30.maddesinde, “Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru Çalıştırma Zorunluluğu” başlığı altında özürlülerin istihdam edilmesine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Bu düzenleme esas itibarıyla özürlülerin istihdamında kota uygulamasına yöneliktir. Anılan maddede, işyerinin işçisi iken yaralananlara, işe girmede öncelik tanınmasına ilişkin bir düzenleme de bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nda, özürlülerin istihdamında kota uygulamasının yanı sıra, işverenlerin özürlü istihdamını teşvik etmek amacıyla bir düzenlemeye yer verildiği de görülmektedir.

4857 sayılı İş Kanunu'nun 30/I maddesine göre, “İşverenler elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde her yılın Ocak ayı başından itibaren yürürlüğe girecek şekilde Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranlarda özürlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Bu kapsamda çalıştırılacak işçilerin toplam oranı yüzde altıdır. Ancak özürlüler için belirlenecek oran, toplam oranın yarısından az olamaz”. Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen 08.03.2004 tarihli ve 2004/6976 sayılı Kararnamenin ekli Kararının 2.maddesinde bu oranlar, özel sektör işyerleri ile kamu işyerleri için farklı belirlenmiştir. Bu maddeye göre, “4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamına giren işyerlerinde kararın 2.maddesine göre oranlar; kamu işyerlerinde özürlüler için %4, özel sektör işyerlerinde özürlüler için %3 olarak belirlenmiştir. Özel sektör işyerlerinde kalan %1'lik oran, işverenlerin tercihine göre, özürlü veya eski hükümlü çalıştırma yönünde kullanılacaktır. Bu madde kapsamına giren özel sektör işyerlerinde işverenler, kalan %1'lik oranın kullanımı ile ilgili tercihlerini, bu Kararın yayımlandığı tarihten itibaren 15 gün içinde bulundukları yerdeki Türkiye İş Kurumu il ya da şube müdürlüğüne bildireceklerdir. Kararın yayımlandığı tarihten sonra kapsama giren özel sektör işyerleri de kapsama girdikleri tarihten itibaren 15 gün içinde bulundukları yerdeki Türkiye İş Kurumu il ya da şube müdürlüğüne %1'lik oranı kullanım tercihleri ile ilgili olarak bildirimde bulunacaklardır”. Bakanlar Kurulu, 2005/8413 sayılı Kararı ile 08.03.2004 tarihli ve 2004/6976 sayılı Kararname'nin eki Kararın 01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında da uygulanmasını kararlaştırmıştır. 2004 yılında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) tarafından “Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağdurlarının İstihdamı Hakkındaki Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğ” çıkarılmıştır. Bu Tebliğ, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30. maddesine ilişkin olarak ÇSGB tarafından yayımlanan “Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik” hükümlerine ilişkin açıklamaların yapılması gerekli görüldüğü için yayımlanmıştır. Bu Tebliğ'in 1. maddesinde oranların belirlenmesine ilişkin yukarıda Bakanlar Kurulu Kararı'nda ifade edilen oranlar belirtilmiştir. Dolayısıyla, kamu sektörü için %4 özürlü, özel sektör için ise %3 özürlü, %1 terör mağduru ve kalan %1 de işverenin tercihi doğrultusunda özürlü veya eski hükümlü istihdamı için kullanılacaktır. Yine, Bakanlar Kurulu, İş K.m.30 çerçevesinde çalıştırılması gerekenlere ilişkin oranları, 1.1.2006'dan geçerli olmak üzere yeniden belirlemiştir. Gerçekten, 27/06/2005 tarih ve 2005/9077 Sayılı, “İşverenlerin Elli Veya Daha Fazla İşçi Çalıştırdıkları İşyerlerinde Çalıştırmaları Gereken Özürlü, Eski Hükümlü ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun Ek Birinci Maddesinin (B) Fıkrası Kapsamındaki Terör Mağduru Çalıştırma Oranlarının Belirlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı” (08.07.2005 tarih ve 25869 sayılı R.G.) Madde 2'ye göre, “4857 sayılı Kanunun 30 uncu maddesi kapsamına giren işyerlerinde oranlar; kamu işyerlerinde özürlüler için %4, eski hükümlüler için %2 olarak; özel sektör işyerlerinde özürlüler için %3, eski hükümlüler için %1, terör mağdurları için %2 olarak belirlenmiştir”.

Böylece Bakanlar Kurulu, kamu işyerlerinde herhangi bir farklılık öngörmezken, özel işyerleri için 2004 ve 2005 yıllarında işverenlere verilen tercih imkânını ortadan kaldırmıştır. Önceki düzenlemelerde özel işyerlerinde çalıştırılması gereken özürlü %3, eski hükümlü %1, terör mağduru oranı %1 iken, geriye kalan %1'i işveren özürlü veya eski hükümlüden tercih imkânına sahip iken, şimdi bu kaldırılmış ve çalıştırılması gereken terör mağdurlarının oranı, %2 olarak belirlenmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu'nda düzenlenmiş olan özürlü istihdamından yararlanabilecek olanlar “Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik”in 3. maddesinde tanımlar başlığı altında düzenlenmiştir. Buna göre özürlü; bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerindeki engelleri nedeniyle çalışma gücünün en az %40'ından yoksun olduğu sağlık kurulu raporuyla belirlenenlerdir.

İşverenlerin İş Kanunu'nun 30. maddesinden doğan özürlü istihdamı yükümlülüğü için işverenlerin işyerlerinde elli ya da daha fazla işçi çalıştırmaları gerekmektedir. İşverenin aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunması halinde, işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanacaktır. Bu kapsamda çalıştırılacak işçi sayısının belirlenmesinde, belirsiz süreli iş sözleşmesine ve belirli süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçiler dikkate alınacak, kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar, çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülecektir. Yer altı ve su altındaki işlerde özürlü işçi çalıştırılamayacak ve işyerlerindeki işçi sayısının belirlenmesinde de yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmayacaktır. İşyerinde çalıştırılan özürlü işçiler, toplam işçi sayısının hesabında da dikkate alınmayacaktır (Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik”in 4. maddesi). Ayrıca, en az elli işçi sayısının belirlenmesinde; çıraklar, stajyerler, meslek eğitimi gören öğrenciler, alt işveren işçileri, geçici (ödünç) iş ilişkisine göre geçici olarak alınan işçiler dikkate alınmayacaktır

İş Kanunu'nun 30. maddesinde yer alan düzenleme gereğince istihdam edilecek özürlü oranının hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmayacak, yarım ve daha fazla olanlar tama dönüştürülecektir.

İş Kanunu'nda yer alan düzenlemeye göre, işyerinin işçisi iken sakatlananlara öncelik tanınacaktır (İş Kanunu madde 30/IV). Bu şekilde özürlülerin istihdamı konusunda işyerinin işçisi iken yaralananlara işe girmede öncelik tanınmaktadır. Bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde, işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat ödeyecektir (İş Kanunu, Madde 30/VIII). Bu hüküm, Kanun ile getirilen yeni bir düzenlemedir. Diğer İş Kanunları döneminde, işverenin bu yükümlülüğe aykırı davrandığı ispatlansa bile, işveren sadece Kanunda düzenlenmiş olan para cezasını ödemekte, işçiye herhangi bir tazminat ödenmemekteydi.

4857 sayılı İş Kanunu'nda işverenlerin özürlü ve terör mağduru istihdam etmelerini teşvik etmek için getirilmiş bir düzenleme de bulunmaktadır. Buna göre, “Bakanlar Kurulunca belirlenecek oranların üstünde özürlü çalıştıran işverenlerin kontenjan fazlası işçiler için, özürlü çalıştırmakla yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran veya çalışma gücünü yüzde seksenden fazla kaybetmiş özürlüyü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na göre ödemeleri gereken işveren sigorta prim hisselerinin yüzde ellisini kendisi, yüzde ellisini Hazine öder” (İş Kanunu Madde 30/X). Bu şekilde, özürlülerin istihdamında uygulanan kota yönteminin dışında işverenlerin özendirilmesi hedeflenmektedir.

İşverenler, çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri, Türkiye İş Kurumu aracılığı ile sağlayacaklardır (İş Kanunu Madde 30/V). Kurum aracılığı olmadan özürlüyü işe alan özel sektör işvereninin bu durumu en geç bir ay içinde Türkiye İş Kurumuna bildirmesi ve tescil ettirmesi zorunludur (Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik”in 5/II maddesi). Aksi takdirde, işveren üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemiş kabul edilecektir. Kamu kurum ve kuruluşları istihdam edecekleri özürlü işçileri “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İşçi Olarak İstihdam Edilecek Özürlüler Hakkında Sınav Yönetmeliği” hükümlerine göre temin edeceklerdir.

İşveren çalıştırmakla yükümlü olduğu özürlüleri, yükümlülüğün doğmasından itibaren yedi gün içinde niteliklerini de belirterek Türkiye İş Kurumu'ndan yazılı olarak talep edecektir. İşveren talepte bulunurken, işyerinde yapılan işin gerektirdiği ağırlıklı özelliklerin üzerinde istihdamı zorlaştırıcı şartlar öne sürmeyecektir. Türkiye İş Kurumu, işverenin bu talebinden itibaren en geç on beş gün içinde niteliklerini uygun bulduğu özürlüden talep sayısından az olmamak üzere temin edebildiklerini, özelliklerini belirten belgeleriyle birlikte işverene gönderecektir. İşveren, en geç on beş gün içinde gönderilen kişilerden uygun bulduklarını işe alacak, işe alınanları ve alınmayanları, alınmayış nedenlerini de belirtmek suretiyle yedi gün içinde Türkiye İş Kurumu'na bildirecektir. Türkiye İş Kurumu, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren on gün içinde veya bildirim yapılmadığı takdirde işçilerin gönderiliş tarihinden itibaren otuz gün içinde özürlü açığının kapatılması için son olarak işverene kayıtlı özürlüleri, meslek ve öğrenim durumlarını içeren listelerle birlikte işverene göndererek işyerindeki açık kontenjanların bu listelerden veya gönderilenlerden karşılanmasını isteyecektir. İşveren, bu şekilde gönderilenler ve/veya listelerde yer alanlar arasından seçimlerini yaparak gönderim veya listelerin bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde açık kontenjanlarını kapatmak zorundadır (Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik'in 7. maddesi).

Özürlülerin çalıştırılabilecekleri işler, “Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik”e bağlı ek I no'lu çizelgede düzenlenmiştir. Özürlülere çizelgede gösterilen işlerden herhangi biri verilemediğinde, işyerinin özelliğine göre işyeri hekimi tarafından belirlenecek herhangi başka bir iş verilecektir (Madde 11).

Türkiye İş Kurumu, işverenlerden gelecek bilgilere ve yapacağı araştırmalara göre, özürlülerin hangi işi yapabileceklerini belirleyerek, işkolu ve meslek için gerekli olan nitelikleri de göz önüne alarak, özürlüyü mesleğe kazandırma eğitimi ve rehabilitasyon programlarından geçirecektir. Bu eğitim sonunda, özürlüye başarılı olabileceği iş ve meslekleri gösteren bir belge verilecektir. Türkiye İş Kurumu, mesleğe kazandırma eğitimi ve rehabilitasyon hizmetini verirken ilgili kurum ve kuruluşlardan yardım talebinde bulunabilecektir.

Kayıtları yapılan, mesleğe kazandırma eğitimi ve rehabilitasyon programlarından geçirilen özürlülere, Türkiye İş Kurumu tarafından sosyal haklar ve mesleki rehabilitasyon eğitimi ve çalışabilecekleri iş ve mesleklerin durumu, çalışma şartları, işe yerleştirilmeleri için yapmaları gereken işlemler, ödenecek ücretler, işyerinin ve çevresinin sosyal ve ekonomik durumu ile işyerinin bulunduğu yerin geçim şartları, ulaşım imkânları, sağlık kuruluşları ve benzeri konularda açıklayıcı bilgiler verilecektir (Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik”in 13. maddesi). İş Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenmiş olan yükümlülüklere aykırılık hallerinde Kanun'un 101.maddesi uyarınca tahsil edilecek para cezaları Türkiye İş Kurumu bütçesinin Maliye Bakanlığınca açılacak özel tertibine gelir kaydedilecektir. Bu hesapta toplanan paralar özürlülerin mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu, kendi işini kurma ve bu gibi projelerde kullanılmak üzere Türkiye İş Kurumuna aktarılacaktır.

İşverenler, işyerlerini imkânları ölçüsünde, özürlülerin çalışmalarını kolaylaştırabilecek şekilde hazırlamak, sağlıkları için gerekli önlemleri almak, mesleklerinde veya mesleklerine yakın işlerde çalıştırmak, işleriyle ilgili bilgi ve yeteneklerini geliştirmek, çalışmaları için gerekli araç ve gereçleri sağlamak zorundadır. Özürlüler, yapabilecekleri işler dışında sağlıklarına zarar verecek diğer işlerde çalıştırılamaz. Uygun koşulların olması halinde, çalışma sürelerinin başlangıç ve bitiş saatleri, özürlülerin durumuna göre belirlenebilecektir (Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik” in 14. maddesi).

“Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik”in 8. maddesine göre, “Özürlü olmak daha düşük ücretle çalıştırma sebebi olamaz. Bu işçiler diğer işçilere yapılan sosyal yardımlardan aynen yararlanırlar. İş sözleşmelerine ve toplu iş sözleşmelerine bu işçiler aleyhine hükümler konulamaz”. Bu düzenleme ile işverenlerin İş Kanunu'ndan doğan özürlü istihdam yükümlülüğünü yerine getirirken, bu kişilerin ücret yönünden de korunmaları sağlanmıştır.

İş Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenmiş olan özürlü istihdamı yükümlülüğüne uymayarak özürlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her özürlü ve çalıştırmadığı her ay için 1.070 YTL para cezası verilecektir. Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulmayacaklardır (İş Kanunu, 101. madde). 5378 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu Madde 108'değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklikten sonra, İş Kanunu Madde 108'e göre, “Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 inci maddedeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101inci madde kapsamındaki idari para cezaları ise, doğrudan Türkiye İş Kurumu İl Müdürü tarafından verilir”.

İş Kanunu'nda özürlülerin istihdamını düzenleyen 30.madde dışında özürlülere yönelik özel başka bir düzenleme yoktur. Ancak, özürlüler de diğer işçiler için tanınmış olan haklardan çalışma hayatında yer aldıkları sürece yararlanabileceklerdir.

İş Kanunu'nun 5/I maddesinde, “İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz” hükmü yer almaktadır. Bu maddeden yola çıkarak iş ilişkisinde, özürlü olmak nedeniyle ayrım yapılamayacağını söyleyebiliriz. İş ilişkisi sırasında veya sona ermesinde bu hükme aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminatın dışında, yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilecektir.

İş Kanunu'nun 18. maddesinde düzenlenmiş olan feshin geçerli sebebe dayandırılması çerçevesinde, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesinin feshinde işverenin işçinin yeterliliği veya davranışları ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir nedene dayanması gereklidir. Anılan maddede, geçerli olmayacak nedenler arasında “Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler” olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla, özürlü olmanın da belirsiz süreli iş sözleşmesinin sona erdirilmesinde geçerli bir neden olarak kabul edilmeyeceği söylenebilir. Aksi davranış halinde işçi, İş Kanunu'nda düzenlenmiş olan feshe itiraz ve geçersiz feshin sonuçları hükümlerinden yararlanabilecektir.

İşveren, herhangi bir nedenle iş sözleşmesi sona eren özürlü işçinin ayrılış nedenlerini on beş gün içinde Türkiye İş Kurumu'na bildirmek zorundadır (Özürlü, Eski Hükümlü ve Terör Mağduru İstihdamı Hakkında Yönetmelik” in 9. maddesi).

2.2.4. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda

Yer Alan Düzenlemeler

5378 sayılı Kanunun 20nci maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 53. maddesinin birinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Buna göre; “Özürlülerin Devlet memurluğuna alınmaları: Mevzuata uygun olmak kaydıyla; özürlülerin mesleklerine uygun münhal kadrolara atanması, mesleklerini icra veya infaza yardımcı araç ve gerecin kurumlarınca temin edilmesi esastır. Özürlülerin Devlet memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, mesleklerini icra ve infazda hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceği, zihinsel özürlülerin hangi görevlere atanmasında asgari eğitim şartından istisna edileceği hususları Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir”.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 53. maddesine göre, “Kurum ve kuruluşlar bu Kanun'a göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. %3'ün hesaplanmasında ilgili kurum ve kuruluşun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır. Kurum ve kuruluşlar, çalıştırdıkları ve işten ayrılan özürlü personel sayısını üç ayda bir Devlet Personel Başkanlığı'na bildirmekle yükümlüdür. Bu Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlarda, ikinci fıkrada tespit edilen oranda özürlü personel çalıştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetiminden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur”. Devlet Personel Başkanlığı tarafından yayımlanan 2003 /2 no'lu “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Özürlü Personel İstihdamı Hakkında Tebliğ” de, memuriyete giriş yaşının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 40. maddesinde 18 olarak belirlenmesine rağmen memuriyete giriş için azami yaş sınırının belirtilmediği ifade edildikten sonra, özürlülerin 15 yıllık kamu hizmeti sonrasında emekli olabildikleri göz önüne alınarak, ilgili mevzuatında özel hüküm bulunmayan kamu kurum ve kuruluşlarının, alacakları özürlü memurların yaş sınırını azami üst seviyede belirlemeleri ifade edilmiştir. Ayrıca Tebliğ'de, ülkemizdeki özürlülerin önemli bir kısmının ilkokul mezunu oldukları ve ilkokul mezunu özürlülerin memur olarak istihdam edilebilmeleri için 5-15 dereceli kadrolara ilişkin eğitim şartlarına “Eğitim durumu ilköğretim (ortaokul) olan kadrolar için bu eğitim düzeyinde yazılı sınavda başarılı olan aday bulunmazsa, ilkokul mezunlarından da başarı sırasına göre atama yapılacaktır” ibaresi düzenlenmiştir.

Nisan 2005 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (7) numaralı alt bendi değiştirilmiştir. Yapılan düzenleme ile “53üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak “ ibaresinde yer alan “vücut veya” ile “veya vücut sakatlığı ile özürlü” ibareleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Yine, 5378 sayılı Kanunun madde 21'e göre de, “657 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

EK MADDE 39. – Devlet memurlarının, hayatının başkasını yardım ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede özürlü olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilen eşi, çocukları ile kardeşlerinin memuriyet mahalli dışında resmi veya özel eğitim ve öğretim kuruluşlarında eğitim ve öğretim yapacaklarının özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından belgelendirilmesi halinde, ilgilinin talebi üzerine eğitim ve öğretim kuruluşlarının bulunduğu il veya ilçe sınırları dahilinde kurumunda bulunan durumuna uygun boş bir kadroya ataması yapılır”.

2.2.5. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununda

Yer Alan Düzenlemeler

Gelir Vergisi Kanunu'nda yer alan en önemli düzenleme “sakatlık indirimi” uygulamasıdır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 31.maddesinde, 01.01.2004 tarihinde 4842 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, çalışma gücünün asgari %80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derecede sakat, asgari %60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgari %40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılmaktadır ve aşağıda sakatlık dereceleri itibarıyla belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilecektir.

Sakatlık indirimi;

Birinci derece sakatlar için 480.000.000 lira,

İkinci derece sakatlar için 240.000.000 lira,

Üçüncü derece sakatlar için 120.000.000 liradır.

Sakatlık indirimi, 01.01.1999 tarihine kadar sadece ücretlilere uygulanan bir indirim olmakla birlikte, bu tarihte 4369 sayılı Kanun'la, Gelir Vergisi Kanunu'nda değişiklik yapılmış ve vergi indiriminden bu tarihten sonra ;

•  Hizmet erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler,

•  Özürlü serbest meslek erbabı,

•  Serbest meslek erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişiler,

•  Basit usulde vergilenen bazı (tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin, imalat, tamirat ve küçük sanat işleri ile uğraşan, ilk madde ve yardımcı malzeme müşteriye ait olarak faaliyet gösteren terzi, tamirci, marangoz gibi) özürlü esnaf ve sanatkârların da yararlanması sağlanmıştır.

Sakatlık indiriminden yararlanacak birden fazla kişinin bulunması halinde, bu hesaplama her biri için ayrı ayrı yapılacak ve indirim uygulamasında toplu olarak dikkate alınacaktır. Bu şekilde hesaplanan sakatlık indiriminin, gelirin niteliğine göre aylık veya yıllık tutarı, özürlü bireyler ücretli ise aylık tevkifat matrahından, serbest meslek erbabı ise beyan edeceği serbest meslek kazancından, basit usulde vergilendirilen ise vergi tarhına esas kazancından indirilecektir. Farklı özel indirim tutarları, belirlenen illerde çalışan özürlüler ile bunların bakmakla yükümlü bulunduğu özürlülerin yararlanabileceği sakatlık indirimi tutarının hesaplanmasında, bu illerde uygulanan özel indirim tutarı dikkate alınacaktır. Ücretlilerde, sakatlık indirimi tutarına ayrıca özel indirim tutarı ilave edilecektir. İndirim, beyan edilecek serbest meslek kazancı ve basit usulde vergilenen kazanç tutarı ile sınırlı olup, kazancın yetersiz olması halinde sonraki yıla devredilmeyecektir. Çeşitli yerlerden ücret alanlarda, sakatlık indirimi, özel indirimin uygulandığı ücret gelirine uygulanacaktır.

Ücret gelirleri stopaj yolu ile değil de, yıllık beyanname ile vergilendirilen ücretliler ise, yıllık indirim tutarı üzerinden beyannamelerinde bu indirimlerden yararlanacaklardır. Ücretliler bu indirimlerden, kendisi özürlü olmasa dahi, bakmakla yükümlü olduğu kişiler arasında özürlü bir kimse varsa yine bu indirimden yararlanacaklardır.

Gelir Vergisi Kanunu'nun 89. maddesinde 5228 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, küçük sanat işiyle uğraşma koşulu kaldırılarak basit usulde yer alan bütün özürlü mükelleflerin sakatlık indiriminden yararlanması imkânı sağlanmıştır.

Sakatlık indirimi uygulaması kapsamına, sadece bedensel özürlüler değil, zihinsel ve duygusal özürlüler de dahildir. 

2.2.6. 5393 Sayılı Belediye Kanununda

Yer Alan Düzenlemeler

5393 Sayılı Belediye Kanununda (R.G. tarih 13.07.2005, sayı 25874) da özürlülere yönelik hükümler öngörülmüştür.

Belediyenin Görev ve Sorumlulukları başlığını taşıyan Belediye Kanunu Madde 14/5'e göre, “Belediye hizmetleri, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır”.

Belediye Başkanının görev ve yetkileri başlığını taşıyan Belediye Kanunu Madde 38/n'ye göre ise, “Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, özürlülere yönelik hizmetleri yönetmek ve özürlüler merkezini oluşturmak”.

Belediyenin Giderleri başlığını taşıyan Belediye Kanunu m.60/i'ye göre de, “Dar gelirli, yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar”. 

2.2.7. 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununda

Yer Alan Düzenlemeler

Madde 7/z/d: Birinci fıkrada belirtilen hizmetlerden otopark, spor, dinlenme ve eğlence yerleri ile parkları yapmak; yaşlılar, özürlüler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik sosyal kültürel hizmetler sunmak; mesleki eğitim ve beceri kursları açmak, sağlık, eğitim, kültür tesis ve binaların yapım, bakım ve onarımı ile kültür ve tabiat varlıkları ve tarihi dokuyu korumak, kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerin geliştirilmesine ilişkin hizmetler yapmak.

Madde 7 Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve sorumlulukları.

(v) fıkrası : “Sağlık merkezleri, hastaneler, gezici sağlık üniteleri ile yetişkinler, yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik her türlü sosyal ve kültürel hizmetleri yürüterek, geliştirmek ve bu amaçla sosyal tesisler kurmak, meslek ve beceri kazandırma kursları açmak, işletmek ve işlettirmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler, yüksek okullar, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmak.”

İlçe ve il kademe belediyelerinin görev ve yetkileri başlığı altında ; (d) “… yaşlılar, özürlüler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik sosyal ve kültürel hizmetler sunmak; mesleki eğitim ve beceri kursları açmak …”

18. madde : Büyükşehir Belediye Başkanının görev ve yetkileri;

(m) fıkrası : …….. özürlülerle ilgili faaliyetlere destek olmak üzere özürlü merkezleri oluşturmak.

24. madde : Büyükşehir Belediyesinin Giderleri ;

(c) fıkrası : İlçe, ilk kademe belediyeleri ile bağlı kuruluşlara yapacakları yardımlar ve ortak proje giderleri.

(j) fıkrası : Dar gelirli, yoksul muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.

2.2.8. 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanununda

Yer Alan Düzenlemeler

6. madde: İl Özel İdaresi'nin Görev ve Sorumlulukları:

(b) fıkrası: İl Özel idaresi hizmetleri; vatandaşlara en yakın yerlerde ve uygun yöntemlerle sunulur. Hizmet sunumunda özürlü, yaşlı, düşkün ve dar gelirlilerin durumuna uygun yöntemler uygulanır.

16. madde : İhtisas Komisyonları Eğitim, Kültür ve Sosyal Hizmetler Komisyonu oluşturuluyor.

30. madde: Valinin Görev ve Yetkileri;

(n) fıkrası: bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak.

43. madde: İl Özel İdaresinin Giderleri;

(h) fıkrası: Yoksul, muhtaç ve kimsesizler ile özürlülere yapılacak sosyal hizmet ve yardımlar.

(ı) fıkrası Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel kesim ve sivil toplum örgütleriyle birlikte yapılan ortak hizmetler ve diğer proje giderleri.

65. madde: İl Özel İdaresi Hizmetlerine Gönüllü Katılım :

İl özel idaresi sağlık, eğitim, spor, çevre trafik ve kültür hizmetleriyle yaşlılara, kadın ve çocuklara, özürlülere, yoksul ve düşkünlere yönelik hizmetlerin yapılmasında ilde dayanışma ve katılımı sağlamak, hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllü kişilerin katılımına yönelik programlar uygular.

Gönüllülerin nitelikleri ve çalıştırılmalarına ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

2.2.9. Özel Eğitime İlişkin Düzenlemeler - 573 Sayılı Özel Eğitim Hakkında KHK' de Yer Alan Düzenlemeler

Amaç Madde 1-Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; özel eğitim gerektiren bireylerin, Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, genel ve meslekî eğitim görme haklarını kullanabilmelerini sağlamaya yönelik esasları düzenlemektir.

Kapsam Madde 2-Bu Kanun Hükmünde Kararname; özel eğitim gerektiren bireyler ile onlara doğrudan veya dolaylı olarak sunulacak eğitim hizmetlerini; bu hizmetleri sağlayacak okul, kurum ve programları kapsar.

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği

Amaç Madde 1 - Bu Yönetmeliğin amacı; özel eğitim gerektiren bireylerin, Türk Millî Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda, genel ve meslekî eğitim görme haklarını kullanabilmelerini sağlamaya yönelik esasları düzenlemektir.

Kapsam Madde 2 - Bu Yönetmelik; özel eğitim gerektiren bireyler ile onlara doğrudan veya dolaylı olarak sunulacak eğitim hizmetlerini, bu hizmetleri sağlayacak resmî ve özel okul ve kurumların işleyişi ile ilgili hükümleri kapsar.

Dayanak Madde 3 - Bu Yönetmelik; 30/ 5/1997 tarihli ve 573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.

2.3. İşgücü Piyasasında Özürlülerin Durumu

Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nın 2003 yılı Aralık ayında açıkladığı Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye'de nüfusun %12.29'unu özürlüler oluşturmaktadır. Ülkemizin en önemli sorunlarından biri de istihdam ve işsizliktir. 2004 Hanehalkı İşgücü Anketi'ne göre ülkemizdeki işsizlik oranı yüzde 10,3 iken, özürlülerde bu oran yüzde 15,5'tir. İşgücüne katılma oranı ise sadece yüzde 21,7'dir. Dolayısıyla, her beş özürlüden birisi işgücü piyasasında yer almaktadır. İstihdamın ve işsizliğin bu denli önem arz ettiği bir dönemde, özürlülerin işgücü piyasasına katılımları ve istihdamları daha da büyük bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tablo 1: 1978-2004 Yılları Arasında Özürlülere Yönelik İşgücü Yetiştirme Kursları

YIL

KURS SAYISI

KURSİYER SAYISI

1978-1987

76

1.374

1988

19

322

1989

15

211

1990

26

352

1991

26

327

1992

17

180

1993

16

175

1994

27

360

1995

55

765

1996

20

215

1997

20

249

1998

35

416

1999

34

443

2000

29

382

2001

10

138

2002

20

262

2003

20

231

2004

20

302

TOPLAM

485

6704

Kaynak: Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)

Türkiye İş Kurumu İstatistiklerine göre; 2004 yılı sonu itibariyle özürlü işe yerleştirme oranları aşağıdaki tablodaki gibidir:

Tablo 2: 2004 Yılı Sonu İtibariyle İş Arayan, İşe Yerleştirilen ve Sıra Bekleyen Özürlülerin Durumu

İŞ ARAYAN

İŞE YERLEŞTİRME

 

 

SIRA BEKLEYEN

TOPLAM

KAMU

ÖZEL

 

KADIN

5.578

2.18

168

2.012

9.673

ERKEK

33.377

14.992

1.152

13.84

63.049

TOPLAM

38.955

17.172

1.32

15.852

72.722

Kaynak: İŞKUR

2004 Sonu İtibariyle Açık Kontenjan:

Kamu: 4.567

Özel: 21.740

Toplam: 26.307 

2.4. Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon

Özel eğitimde kaynaştırma yoluyla eğitim esastır. Ancak kaynaştırma eğitiminden yaralanamayan öğrenciler için özel eğitim kurumları açılmaktadır. Meslekî eğitim alanında da, özel eğitim gerektiren bireylerin temel yaşam becerilerini geliştirmek, öğrenme gereksinimlerini karşılamak, onları işe ve mesleğe hazırlamak amacıyla örgün ve yaygın eğitim kurumları açılmaktadır. MEB sorumluluğunda, özel eğitim alanında mesleki eğitim veren ortopedik engelliler meslek liseleri, iş okulları ve iş eğitim merkezleri bulunmaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)'nün 99 No'lu tavsiye kararına göre mesleki rehabilitasyon, devamlı ve bir koordinasyon içindeki rehabilitasyon sürecinde, özürlü kişiyi uygun bir iş sahibi yapmak ve bu konumunu korumasını sağlamak üzere planlanan, mesleki rehberlik, eğitim ve işe yerleştirme hizmetlerinin sunulduğu alandır.

Mesleki rehabilitasyon hizmetleri şu aşamaları kapsamaktadır:

Değerlendirme, özürlü kişinin geriye kalan fiziksel, zihinsel ve mesleki yeteneklerinin belirlenmesidir.

Rehberlik, mesleki eğitim ve işe yerleştirme olanakları göz önünde tutularak özürlüye yönlendirici öneriler verilmesidir.

İşe hazırlama ve eğitim, mesleğe uygun olarak niteliği arttırmayı hedef alan sistematik bir eğitim verilmesidir.

Yerleştirme, uygun bir iş bulmasına yardım edilmesidir.

Korumalı işyeri, özel düzenlemeler yapılarak uygun ortamda özürlünün çalışmasını sağlamaktır.

İzleme, özürlünün istihdamı sırasında düzenli aralıklarla değerlendirilmesi ve gerekli yardımların yapılmasıdır.

3. SORUNLAR

Toplumun özürlülere yönelik ön yargısı,

Özürlülere yönelik mevzuatın uygulanmaması ve denetimlerde yetersizlik,

Başta özürlüler olmak üzere ilgili çevrelerde (kamu kuruluşları vb.) özürlülere ilişkin mevzuat ve uygulanmasında bilgi eksikliği.

Mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyon hizmetlerinin yetersizliği (tıbbi tedavi ve rehabilitasyon, özel ve temel eğitim, mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyon),

Özürlülere yönelik mesleki eğitimin iş gücü piyasasının ihtiyaçları doğrultusunda düzenlenmemesi ve özürlülerin nitelik, eğitim ve tecrübelerinin iş gücü piyasanın taleplerini karşılayamaması,

Mesleki eğitim ve rehabilitasyon veren kamu, özel kurum ve sivil toplum örgütleri arasında işbirliği eksikliği,

Mesleki eğitim veren eğiticilerin nitelik ve nicelik olarak yetersiz olması,

Özürlülerin mesleki eğitimleri için uygun mekân, teçhizat ve danışmanlık konularında eksiklikler bulunması,

İş ve meslek analizlerinin yapılmaması

İş ve meslek danışmanlığı hizmetlerinin yeterince verilmemesi nedeniyle özürlülerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda mesleki eğitim alamamaları ve uygun işe yerleştirilememeleri, vasıfsız ve düşük statülü işlerde çalıştırılmaları

İşverenlerin özürlü istihdamına yönelik önyargıları

İş ve çalışma koşullarının özürlüler için uygun olmaması, işverenlerin işyerinde gerekli düzenleme yapmaması ve yapılanların yetersiz olması, işe gidiş dönüşlerde sorun yaşanması.

Özürlülerin istihdamında teşviklerin yetersizliği kota yönteminin etkin uygulanmaması ve diğer yöntemlerinin hiç kullanılmaması,

Özürlü istihdamı konusunda bütün işyerleri için, yapılan işin niteliği göz önünde bulundurulmadan genel ve tek bir oran tespit edilmesi.

Devlet memurları için uygulanan kotanın özel sektörde olduğu gibi müeyyideye bağlanmaması,

İstihdamı artırıcı projelerin geliştirilmesi konusunda kurumların kapasitelerinin yetersiz olması, ulusal ve uluslar arası fonların etkin kullanılamaması,

Yerel yönetimlerin mali ve insan gücü kaynağı açısından yeterli kapasiteye sahip olmaması ve bu nedenle özürlülere yönelik yerine getirmekle yükümlü oldukları hizmetleri etkin bir şekilde yerine getirememeleri.

4. KAYNAKLAR

Altan, Ömer Zühtü, Sosyal Politika Dersleri , T. C. Anadolu Üniv. Yay. No: 1592, İİBF. Yay. No:185, Eskişehir, 2004, (s.251-252)

Baybora, Dilek, Eskişehir Özürlülerin İşgücü Piyasasına Katılımı Konusuyla İlgili Mevzuatın Derlenmesi , Anadolu Üniv., Eskişehir, 2005.

Çelik, Nuri, İş Hukuku Dersleri, Yenilenmiş B. 17, İstanbul, 2004, (s.109).

İŞKUR, Aylık İstatistik Bültenleri ..

Özürlüler İdaresi Başkanlığı, 2005-2010 Özürlülerin İstihdamı Eylem Planı ( www.ozida.gov.tr . 

5. GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ VE KARARLAR

 DÎVAN BAŞKANI Dr Mehmet AYSOY : Şimdi İstihdam Komisyonundan Hayal Hanım'ı davet ediyorum.

Hayal UĞURLU: Özürlülerin İşgücü Piyasalarına Katılımı taslak raporlarını okuyorum. Burada süre ile ilgili olarak önce bir şey belirtmek istiyorum. Kısa vadeden 0-2 yıl, orta vadeden 2-4 yıl, uzun vadden 4 yıl ve üzeri kastedilmektedir.

•  Özürlüler istihdam politikası insan hakları gözetilerek ve her türlü ayrımcılıktan uzak bir şekilde oluşturulmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Özürlüler İdaresi Başkanlığı, DPT, Maliye Bakanlığı, ÇSGB, işçi ve işveren sendika ve konfederasyonları, özürlü sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları. Süre : Sürekli)

•  Özürlüler istihdam politikası ülkemizin temel sorunlarından biri olan işsizlik sorununa paralel ve ulusal istihdam politikasına uygun bir şekilde oluşturulmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÖZİ, Maliye Bakanlığı, ÇSGB, işçi ve işveren sendika ve konfederasyonları, özürlü sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları. Süre : Sürekli)

•  İl düzeyinde özürlü istihdam politikalarının belirlenmesi ve aktif işgücü programlarının uygulanması için il istihdam kurullarının etkin bir biçimde çalışması gereklidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÖZİ, il istihdam kurulları, ÇSGB, işçi ve işveren sendika ve konfederasyonları, özürlü sivil toplum örgütleri, meslek kuruluşları. Süre : Sürekli)

•  Korunmaya muhtaç özürlülerin mesleki eğitimi, rehabilitasyonu, istihdamı ve yaşamını devam ettirebilmesi için SHÇEK tarafından kurumlar arası koordinasyon sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : SHÇEK, ÖZİ, İŞKUR, MEB, Sağlık Bakanlığı, yerel yönetimler ve benzeri kuruluşlar, özürlü sivil toplum kuruluşları. Süre: Sürekli)

•  Kayıt dışı çalışan özürlülerin, kayıt altına alınmasına ilişkin sosyal politika önlemleri alınmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÇSGB. Süre: Sürekli)

•  4857 sayılı İş Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasına “din, mezhep” kelimesinden sonra gelmek üzere “özürlülük” ibaresinin eklenmeli ve madde “iş ilişkisinde, dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep, özürlülük ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz” şeklinde düzenlenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÇSGB. Süre: Orta vade)

•  Özürlülerin mesleki eğitimi, rehabilitasyonu ve istihdamı konusunda, kurumlar arası işbirliği ve koordinasyon sağlanmasında Özürlüler İdaresi Başkanlığı daha etkin rol oynamalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÖZİ. Süre: Sürekli)

•  Mesleki rehabilitasyon kurumsallaştırılmalı ve yaygınlaştırılmalıdır. İlgili kurumlar ve yerel yönetimler bu konuda sorumluluk üstlenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : İŞKUR, yerel yönetimler. Süre: Sürekli)

•  Özürlülere yönelik meslek edindirme programlarının ilgili kurum ve kuruluşlar ve yerel yönetimlerce etkin ve yaygın ve sürekli olarak verilmesi sağlanmalıdır. Bu eğitim programlarında yaş ve eğitim düzeyi seviyesi sınırı konmamalıdır. İstihdam kursları, yörelerin (İllerin) özelliklerine, işgücü piyasası ihtiyaçlarına göre düzenlenmelidir. Bu konuda ileriye dönük olarak, teknolojik gelişmelerde göz önüne alınarak, kurs programları hazırlanmalı. ( Bilgisayar destekli gibi ). Bu kapsamda Yerel Yönetimler, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, İŞKUR ve SHÇEK‘den danışmanlık hizmetleri almalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : İçişleri Bakanlığı, MEB, İŞKUR, SHÇEK, ÖZİ, Süre : Sürekli)

•  Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin, Sosyal Rehabilitasyon ve Mesleki Rehabilitasyon hizmetlerini içerecek biçimde yeniden düzenlenmesi ve bu merkezlerin etkin bir biçimde denetlenmesi sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, SHÇEK, ÖZİ. Süre: Sürekli)

•  Mesleki eğitim verilecek mekânlar özürlü grupların özellikleri ve ihtiyaçlarına göre fiziksel donanıma kavuşturulmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : yerel yönetimler. Süre : Sürekli)

•  Üniversitelerdeki tüm Fakültelerde özürlülerle ilgili bilgilendirmeye yönelik dersler konulmalıdır, mevcut özel eğitim öğretmenliği bölümlerinin de kapasitelerinin arttırılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, YÖK, ÖZİ. Süre: Orta vadeli)

•  Türkiye de henüz eğitimi mevcut olmayan meslek danışmanlarının yetiştirilmesi için YÖK ile koordinasyon kurularak okulların açılmasının sağlanmasının ve bu alandaki eğitim standardizasyonunun düzenlenmesi gereklidir. Ayrıca bu konuyla ilgili sosyal hizmetler ve sosyal bilimler alanlarında çalışan uzmanlar için mesleki danışmanlık alanında yüksek lisans düzeyinde programlar açılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, YÖK, ÖZİ. Süre: Sürekli)

•  Özürlülere mesleki eğitim veren kurumlarda branş öğretmeni ihtiyacı giderilmeli ve bu kurumlarda görev alan branş öğretmenlerine özel eğitimle ilgili hizmet içi eğitim verilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB. Süre: Sürekli)

•  MEB, özürlülere yönelik olarak çeşitli kurum ve kuruluşlar, ilgili sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler vb. tarafından verilen mesleki eğitim programlarını desteklemeli, program, sınav ve mesleki belgelendirme faaliyetlerinde standardizasyonu sağlamalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, Süre: Sürekli)

•  İlköğretim dışında kalmış ve hiçbir eğitim almamış, mesleki bilgi ve deneyimi bulunmayan genç özürlülere hazırlanacak programla mesleki eğitim verilerek iş becerisi kazandırılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, MEB, İŞKUR, Süre: Sürekli. (Önerge İle Kabul Edilmiştir )

•  Ö zürlülere yönelik “uygun işe uygun eleman” stratejisi oluşturulmalıdır. İş ve Meslek Danışmanlığı hizmetinin tüm illerde etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, YÖK, ÖZİ, İŞKUR, yerel yönetimler, STK. Süre: Uzun vade)

•  Özürlü gruplarına göre, sektörel düzeyde istihdam edilebilirlik şartlarının belirlenmesine yönelik iş ve meslek analiz çalışmaları yapılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, YÖK, ÖZİ, İŞKUR. Süre: Uzun vade)

•  Özürlü istihdamının artırılabilmesi için, işverenlerin teşvik edilmelerini içerecek düzenlemeler yapılmalı, Devlet tarafından sağlanan teşvikler sadece mali boyutla sınırlı kalmayıp, istihdam sonrası özürlülerin işe uyumlarını sağlayacak rehberlik hizmetlerini de içerecek şekilde verilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÇSGB, ÖZİ, İŞKUR. Süre: Sürekli)

•  Özürlü işçi çalıştırma kotasının belirlenmesinde geçerli olan işçi sayısı 30'a indirilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÇSGB, ÖZİ, İŞKUR. Süre: Orta vade)

•  Kota sistemi, diğer özürlülere kıyasla iş bulma şansı az olan özürlülerin (ruhsal- duygusal, zihinsel, eğitim düzeyi düşük, ağır dereceli ve kadın özürlüler) istihdam imkânlarını artıracak şekilde düzenlenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : İŞKUR, ÖZİ, özürlü sivil toplu örgütleri. Süre : Orta vade)

•  Teşvik sistemi uluslar arası alanda olduğu gibi istihdam bazlı olmalıdır. Ücret sübvansiyonu, işveren sigorta prim hisselerinin devletçe ödenmesi, enerji maliyetinin düşürülmesi, işyerinde özürlü istihdamı nedeniyle yapılacak değişikliklerin maliyetinin karşılanması gibi özendirme araçları devreye sokulmalı ve sağlayacağı bu avantajların ne şekilde kullanıldığı yerel yönetimler tarafından da takip edilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÇSGB, ÖZİ, Maliye Bakanlığı, işçi ve işveren sendikalaı ve konfederasyonları. Süre: Kısa)

•  Ülkemizde de devlet ve yerel yönetimler tarafından teknik ve mali yönden desteklenen korumalı ve yarı korumalı işyerleri, başarılı ülke örnekleri incelenerek ülkemiz şartlarına uygun şekilde açılarak, özürlülerin aldıkları eğitime uygun işlerle bütünleşmeleri sağlanmalı, buralarda üretilen ürünlerin pazarlaması planlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar :, Maliye Bakanlığı, ÖZİ, ÇSGB. Süre: Kısa)

•  Bölgeleri içinde bulunan özürlü vatandaşların istihdamını sağlamak yönünde çalışma yapan belediyeler, merkezi yönetim tarafından danışmanlık, uzman eleman, mali ve proje uygulaması yönünden desteklenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar :, Maliye Bakanlığı, ÖZİ, yerel yönetimler. Süre: Kısa)

•  Özürlü istihdam eden örnek iş yerlerinin kamuoyuna duyurularak bu konudaki işveren farkındalığı artırılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÖZİ, İŞKUR. Süre: Kısa)

•  İşyerlerindeki çalışma ortamının özürlülere uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÇSGB, ÖZİ, yerel yönetimler, meslek kuruluşları, işçi ve işveren sendika ve konfederasyonları. Süre: Sürekli)

•  Özürlülerin aldıkları eğitime uygun işlere yerleştirilmelerini sağlamak için “Özel İstihdam Büroların'dan” daha etkin bir şekilde yararlanılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : İŞKUR, ÖZİ; STK, yerel yönetimler. Süre: Sürekli)

•  Özürlülerin istihdamının ILO'nun “düzgün iş” tanımı kapsamında olması ve çalışma şartlarının özürlü istihdamına uygunluğunun sağlanması için izleme mekanizmaları etkinleştirilmeli ve ilgili STK'larla işbirliği sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÇSGB, ÖZİ. Süre: Sürekli)

•  Özürlü istihdam edilen işyerlerinde işyerlerinin büyüklüğüne göre, özürlünün işe uyumunun sağlanmasında, özürlü işçinin işyerindeki işveren ve işçilerle iyi iletişim sağlamasında uzmanlardan yararlanılmalıdır. Bu tür hizmetlerin yerine getirilebilmesi için işverenler ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca desteklenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : ilgili tüm kurum ve kuruluşlar. Süre: Sürekli)

•  Özürlülerin istihdamlarının arttırılmasına yönelik olarak kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör ve yerel yönetim üst düzey yöneticilerine seminer ve konferanslar düzenlenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÖZİ, İŞKUR, özürlü sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler. Süre: Sürekli)

•  Özürlülerin kendi işlerini kurmaları teşvik edilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : KOSGEB, ÖZİ, İŞKUR, Halk Bankası. Süre: Sürekli)

•  Yerel yönetimlerce özürlülere ait seyyar satış yerleri tahsis edilmeli, bu yerler noter huzurunda çekilen kura ile özürlülere verilmeli, işgal harcı alınmamalı ve pazaryerlerinde belirlenecek oranlarda özürlülere satış yeri konusunda kota verilmelidir. Yerel yönetimlerce büfelerde özürlülere belirli bir kontenjan tanınmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : İŞKUR, yerel yönetimler, ÖZİ, Süre: Orta vade)

•  Özel idare veya belediyelere ait işyerleri kiraya verilirken özürlü yurttaşlara en az %10 kontenjan tanınarak serbest çalışmak isteyen özürlülere çay ocakları, otopark gibi yerlerin işletmeciliğinin verilmesi sağlanmalıdır. Bunun için il özel idare ve 5393, 5216 sayılı kanunlara madde ilave edilmeli. ( Sorumlu Kuruluşlar :, yerel yönetimler, ÖZİ, Süre: Orta vade)

•  İnternet ortamında özürlülere ilişkin bilgilerin yer alması suretiyle işverenlerin özürlüler hakkında bilgi sahibi olmasının sağlanmalıdır.( Sorumlu Kuruluşlar : İŞKUR, yerel yönetimler, STK. Süre: Sürekli)

•  İŞKUR özürlülere yönelik hizmetlerini kendi işlerini kendilerinin yapabileceği şekilde elektronik ortamda sunulmasını, özürlülerin internet üzerinden açık işlere ulaşabilmesini sağlamalıdır. Kurum uygun merkezlere elektronik self servis hizmeti verecek donanımlar kurmalı, yerel birimleri bu doğrultuda yapılandırmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : İŞKUR. Süre: Kısa vade)

•  Çalışma hayatında yer alan başarılı özürlülerin topluma tanıtılması yoluyla işverenlerin özürlü istihdamı konusunda istekli hale getirilmesi. ( Sorumlu Kuruluşlar : yerel yönetimler, İŞKUR, ÖZİ, RTÜK. Süre: Sürekli)

•  Çalışan özürlü bireyin, hakları konusunda bilgilendirilmesi ve sorunu olduğunda danışacağı merkezlerin kurulması.( Sorumlu Kuruluşlar : yerel yönetimler, İŞKUR, ÖZİ, özürlü sivil toplum örgütleri. Süre: Sürekli)

•  Özürlü bireylerin iş yaşamına katılımları konusunda aileleri bilgilendirilmeli bunun için aile eğitim programları hazırlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : MEB, RTÜK, İŞKUR, ÖZİ, özürlü sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler. Süre: Sürekli)

•  Özür grupları dikkate alınarak istihdama yönelik projeler geliştirilmeli ve desteklenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : tüm ilgili kurum ve kuruluşlar. Süre: Sürekli)

•  Üretim yapısı ve iş organizasyonu süreçlerindeki gelişmeler dikkate alınarak esnek çalışma biçimleri özürlü çalışanların sosyal güvenlik ve iş güvencesi şartları dikkate alınarak uygulanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÇSGB, ÖZİ. Süre: Sürekli)

•  Kamu kesiminde memurluk statüsünde özürlü kontenjan açığını kapatmayan memurları atamaya yetkili amire idari para cezası uygulanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÇSGB, DPB, Maliye Bakanlığı. Süre: Orta vade)

•  Belli bir düzeyin üzerinde özürlü çalıştıran firmaların ürünlerine, bu durumu simgeleyen bir işaretin konulma hakkının verilmesi, dolayısı ile benzer ürünler içerisinde, bu ürünlerin tercih edilmesine yönelik bir tüketici bilincinin oluşturulması. ( Sorumlu Kuruluşlar : Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, özürlü sivil toplum örgütleri. Süre: Orta vade)

•  Özürlü istihdamının artırılmasına yönelik TV ve radyolara konuyla ilgili programlar yapılmalıdır. RTÜK tarafından konulan zorunlu programlara özürlülere yönelik istihdamı teşvik edici yayınlar konulmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : RTÜK, ÖZİ, ÇSGB. Süre: Sürekli)

•  Toplumun özürlülere bakış açısını değiştirecek kamuoyu çalışmalarına ağırlık verilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar : ÖZİ, özürlü sivil toplum örgütleri, RTÜK, MEB. Süre: Sürekli)

•  4046 sayılı özelleştirme yasasının 21.maddesinde daha önce var olup 03.07.2005 tarihinde TBMM tarafından çıkarılan özelleştirmeye tabi işyerlerinde çalışan özürlülerin işten çıkarılamayacağına ilişkin hüküm yasaya yeniden konmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar ÖZİ, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı. Süre: Sürekli)

•  Yeni özürlüler yasası ayrımcılığın yasaklanması temeline oturduğu için ülkemizde yeterince bilinmeyen özürlülere yönelik çalışma hayatına ilişkin ayrımcı uygulamaları, tanımları ve düşünceleri içeren diğer ülkelerin birliğinin dokümanlarının Türkçe'ye kazandırılması için çalışmalar yapılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar ÖZİ, ÇSGB., özürlü sivil toplum örgütleri Süre: Sürekli)

•  Özürlüler yasasıyla kabul edilen esaslar doğrultusunda ayıklamalar yapılmalı, engellilere yönelik ayrımcılığın yasaklanması doğrultusunda, kabul edilen esaslara aykırı olan düzenlemelere son verilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar: ÖZİ, Adalet Bakanlığı. Süre: Sürekli)

•  Yerel yönetimler, özelleştirdikleri hizmetlerini yürüten özel şirketlerden ihale aşamasında %5 oranında özürlüyü istihdam etmelerini ön şart olarak koymaları istihdamı artıracaktır. ( Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, ÖZİ, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı. Süre: Sürekli)

•  Yerel düzeyde, özürlülere yönelik meslek edindirme programlarının belirlenebilmesi, istihdamı artırıcı projeler geliştirebilmesi için başta yerel yönetimler olmak üzere ilgili tüm tarafların kapasitesini artırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Sorumlu Kuruluşlar: ÖZİ, İŞKUR, MEB, yerel yönetimler, Süre: Sürekli)

•  Özürlü istihdamında uygulanan kota oranı, işin niteliği göz önüne alınarak farklı oranlarda tespit edilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar ÖİB, ÇSGB., özürlü sivil toplum örgütleri, İş veren kuruluşları Süre: Sürekli)

Teşekkür ediyorum.

DÎVAN BAŞKANI: Biz teşekkür ediyoruz. Taslak kararlarla ilgili sayın Ayşe Gürocak'ın söz talebi var. Buyurun Hocam.

Ayşe GÜROCAK: Dilek ve temennilere bırakabilirim.

DÎVAN BAŞKANI: Buyurun Hocam sizi dinleyelim.

Ayşe GÜROCAK: Evet Şûra üyesi arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum. Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nın gerçekten birçok büyük emek ve katkılarıyla çok önemli kararlar alınmıştır, çıkartılmıştır, öncelikli Dîvan'a ve katılımcı arkadaşlara teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan tabii ki bu Şûra, bir önceki çalışma çok önemliydi. Ne yazık ki yasanın çıkmasının aynı zamana gelmesiyle, Şûra'daki bu güzel kararlardan yararlanılmadığını düşünüyorum ve bugün aramızda olan sadece engelli bir milletvekili arkadaşımın bulunmasını tabii takdirle karşılıyorum ama bu yasanın, daha yönetmelikler aşamasında da ve size olan destek ve güç oranında da, ben arzu ederdim ki, gerek muhalefet partisinden gerek iktidar partisinden de parlamenter arkadaşlarımız da aramızda bulunsun.

Toplumsal yaşama özürlüleri kazandırma noktasında gerçekten çok önemli görevler düştüğünü düşünüyorum. Bu çalışmaların bütünü çerçevesinde baktığımızda önyargıların kırılması, işveren ve toplumun kesimleri açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum ve eğitimin burda temel alındığını hep birlikte gördük. Eğitim sadece bir öğrenim noktasında değil, bir meslek edindirmenin önemi de özellikle istihdam alanında vurgulanmıştır ki, bu da çok doğru. Uygun işe uygun eleman alımı da eğitimin, meslek edindirmenin çok önemli olduğunu arkadaşlarımız defalarca vurguladılar. Şimdi tabii çok iller, değişik illerden konuya sahip olan birçok arkadaşımız burdalar. Gerçekten emekleri yadsınamayacak kadar çok önemli ama dediğim gibi, bu Şûra'nın kararları umarım yönetmeliklerde sizlere güç katar diyorum ve teşekkür ediyorum.

DÎVAN BAŞKANI: Biz teşekkür ediyoruz. Evet değerli Şûra üyeleri, son taslak kararları oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Kabul edilmiştir. Teşekkür ediyorum.