II. Özürlüler Şurası


FİZİKSEL ÇEVRE

FİZİKSEL ÇEVRE KOMİSYONU 

Başkan
İsmet GÖKÇEK
Ortopedik Özürlüler Federasyonu
Genel Başkan

Başkan Yardımcıları
Ersoy Yılmaz DİNİZ - İstanbul İl Özel İdaresi - İl Gen. Mec. Üyesi
Nilgün CAMGÖZ OLGUNTÜRK - Bilkent Üniversitesi

Raportörler
Prof. Dr. Hülya KOÇ - Dokuz Eylül Üniversitesi
Dr. Adnan AĞIR - Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bak. -Şube Müdürü
Bilgehan YILMAZ - Selçuk Üniversitesi Araştırma Görevlisi

A.Faruk

ÖZTİMUR

Genel Başkan

Türkiye Sakatlar Konfederasyonu

Abidin

HARPUTLUOĞLU

Üye

Anadolu Sakatlar Derneği

Ali

ERGÜN

Doç.Dz.Tab.Kı.Alb.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi

Ali

ÖZTURAN

Belediye Başkanı

Tanır Belediyesi

Ali Fuat

MENGÜÇ

Mütercim

Kültür Ve Turizm Bakanlığı

Arzu

GÜR

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başk.

Aynur

GÜL

Arş.Gör.

Hacettepe Üniversitesi

Ayşegül

GÜREL

Şube Müdürü

Ankara Büyükşehir Belediyesi

Bedir

AKBULUT

Üye

GAP Görmeyenler Derneği

Belma

ÜSTÜNIŞIK

Uzman

Devlet Planlama Teşkilatı

Berrak

SEREN

Y.Mimar

Mimarlar Odası

Binali

ÖRNEK

Uzman

Diyanet İşleri Başkanlığı

Deniz

ALTAY

Peyzaj Mimarı

Bilkent Üniversitesi

Deniz

ÇAĞLAYAN GÜMÜŞ

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başk.

Dr. Erkan

TOPRAK

Mülkiye Başmüfettişi

İçişleri Bakanlığı

Dr.Özden

AKIN

Öğr.Gör.

Ankara Üniversitesi

Erkan

ALTUN

Tekniker

Atakum Belediyesi

Erkan

POLAT

Yrd.Doç.Dr.

Süleyman Demirel Üniversitesi

Eser

ATAK

Özürlüler Uzmanı

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başk.

Fatma

BAŞ

Başkan Yrd.

Spastık Çocuklar Derneği

Fatih

PAKDİL

Prof.Dr.

Fatih Üniversitesi

Fehmi

TAŞKIN

Meclis Üyesi

Kağıthane Belediyesi

Fethi

KALIPÇI

Dernek Başkanı

Altı Nokta Körler Derneği Ankara Şb

Funda

BECEK

Mimar

Sanayi Bakanlığı

Gülşen

GÜLMEZ

Yrd.Doç.Dr.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üni.

Hafize

ZÜLÜFLÜ

Şube Müdürü

İçişleri Bakanlığı

Hamit Vedat

BAŞER

Bşk.Yrd.

Ortopedik Özürlüler Derneği

Himmet

SİNOPLUGİL

Başkan Yrd.

Balıkesir Belediyesi

Hülagü

KAPLAN

Doç.Dr.

Gazi Üniversitesi

Kübra

ÇAMUR

Yrd.Doç.Dr.

Gazi Üniversitesi

Kürşad

KARABIYIK

Üye

Anadolu Sakatlar Derneği

Lale

NERGİZ

APK Daire Bşk.

Kültür Ve Turizm Bakanlığı

Mehmet

KÜÇÜK

Ziraat Mühendisi

Dadaşkent İlk Kademe Bel..Başk.

Meral

DEMİR

Üye

Altı Nokta Körler Derneği Ankara Şb

Murat

DALKILIÇ

Uzm.Fzt.

Özel Akademi Özel Eği ve Reh. Mer.

Mustafa

KILIÇ

Uzman

Diyanet İşleri Başkanlığı

Mustafa

ULUCAN

Şube Müdürü

Ankara Büyükşehir Belediyesi

Nurcan

ALSANCAK

Sosyal Çalışmacı

SHÇEK Genel Müdürlüğü

Osman

KILIÇ

Başkan

Anadolu Sakatlar Dererneği

Osman

TUTAL

Yrd.Doç.Dr.

Anadolu Üniversitesi

Oya

ERGÜL

Mimar

Ankara Büyükşehir Belediyesi

Ömer

ÇELİK

Şube Müdürü

TCDD Genel Müdürlüğü

Ömer

KAVAS

Mimar

Muğla Engelliler Spor Kulubü Der

Özdal

KUTLU

Mimar

Bayındırlık Ve İskan Bakanlığı

Perihan

BAYRAKTAR

Şehir Bölge Plancısı

Bayındırlık Ve İskan Bak.

Pınar

ASLAN

Üye

Ege Böbrek Hastalıkları Derneği

Prof.Dr.Fatih

PAKDİL

Baş.Özi.İda.Dan.

Yeditepe Üniversitesi

Remzi

KORKUT

Genel Başkan

Demokratik Kör Dernekleri Fede.

Rıza

MUTKİLİOĞLU

Koordinatör

İzmir Valiliği

Sibel

ERKAL

Yrd.Doç.Dr.

Hacettepe Üniversitesi

Şükran

İLHAN

Yerel Gündem 21 Eng.Mec.Bşk.Yrd.

Kütahya Belediyesi

Şükrü

BOYRAZ

Genel Başkan

Türkiye Sakatlar Derneği Genel Mer.

Şükrü

SÜRMEN

Danışman

Mimarlar Odası

Tamer

SİVRİ

Dernek Başkanı

Bursa Zih. Özürlü Çocukları Kor.Der.

Tuba Burcu

ŞENEL

Uzman Yard.

TİSK

Tülin

DÜGER

Doç.Dr

Hacettepe Üniversitesi

Yıldıray

ÇINAR

Üye

Kamuda Çalışan Engelliler Derneği

Zeynep

ÇOPUR

Öğr.Gör.

Hacettepe Üniversitesi

FİZİKSEL ÇEVRE

1. GİRİŞ

1.1. Konunun Önemi
1.2. Konuya Temel Yaklaşım

2. MEVZUAT VE YEREL YÖNETİMLER

2.1. Özürlülere Yönelik Olarak Yapılması
Gereken Düzenlemeler, Mevzuat ve Standartlar
2.1.1. Mevcut Durum
2.1.2. Sorunlar
2.1.3. Öneriler
2.2. Özürlülere Yönelik Olarak Yapılması
Gereken Düzenlemeler Konusunda
Yerel Yönetimlerin Yetki ve Sorumlulukları
2.2.1. Mevcut Durum
2.2.2. Sorunlar
2.2.3. Öneriler
2.3. Mevcut Mevzuat ve Standartlar Konusunda
Yerel Yönetimlerin Bilgi, Teknik ve Malî
Açıdan Yeterliliği
2.3.1. Mevcut Durum
2.3.2. Sorunlar
2.3.3. Öneriler
2.4. Denetim Sistemine İlişkin Mevcut Durum,
Sorunlar ve Öneriler

3. FİZİKSEL ÇEVRE DÜZENLEMELERİ

3.1. Mevcut Durum
3.2. Sorunlar
3.3. Öneriler
3.3.1. Toplu Taşımacılık
3.3.2. Kamusal Binalar
3.3.3. Açık Alanlar
3.3.4. Konutlar
3.3.5. Trafik Düzenlemeleri ve Güvenliği
3.3.6. Çevre Kirliliği
3.3.7. Sağlıklı Kentleşme/ Yapılaşma

4. KAYNAKLAR

5. GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ VE KARARLAR

1. GİRİŞ

Bedensel nitelikleri ne olursa olsun, tüm insanların kentsel yaşama katılım gereksinmelerinin belirli ayrımlara dayanmaksızın ele alınması, tasarım anlayışına yansımalıdır. Engellilerin toplumun ayrı bir kesimi olmaktan çok, bütünleşmiş bir parçası olduğu kabul edilmeli ve kentsel yaşama katılım "engelli" gereksinmelerinden çok, "insan gereksinmeleri" biçiminde ele alınmalı, tasarımın "bütünleştirici", “çoğulcu” ve "ayrımsız" olması ilkeleri benimsenmelidir. Daha yaşanabilir çevrelerin oluşmasında yalnız merkezi ya da yerel yönetimlere değil, sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere tüm kişi ve kuruluşlara görev düşmektedir.

Komisyon olarak yerel yönetimler ve engelliler konusuna yaklaşımımız üç cümlede özetlenebilir. Fiziksel çevre düzenlemeleri konusundaki temel yaklaşımımız “herkes için erişilebilirlik”dir. “engelli” ve “özürlü” sözcükleri içeriği bakımından incelenerek “engelli” sözcüğü seçilmiştir. Yerel yönetimler kapsamında ise, belediyeler ve il özel idareleri birlikte ele alınarak, sivil toplum kuruluşları ve tüm toplum kesimleri ile birlikte katılımcı bir anlayış içinde sorunlara çözüm arayışı içinde olmaları hedeflenmiştir.

Konu, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun kabul ettiği ve Türkiye'nin de imzaladığı Sakat Hakları Bildirgesi, (WHO) Dünya Sağlık Örgütü Sağlıklı Kentler Programı, ILO Sözleşmesi ve Engelliler İçin Standart Kurallar yaklaşımı çerçevesinde ele alınmalı; yerleşimler, tüm engellilerin gereksinim duydukları her yere rahatça ve kolayca erişebilecekleri biçimde düzenlenmelidir.

Yapılaşmış çevre, bina iç mekânlarından kentsel dış mekânlara hatta kenti çevreleyen doğa parçalarına kadar zincirleme bir yapı göstermektedir. Bu yapı içinde yer alan her türlü mekânın işlevini yerine getirebilmesi, kullanıcılarına yönelik tasarlanmasının yanı sıra erişilebilir, kullanılabilir ve yaşanabilir olmasına bağlıdır. Bu bağlamda; konut alanları, kentsel sosyal ve kültürel alt yapı alanları, kamusal binalar, eğitim, sağlık ve spor tesisleri, iş yerleri, alışveriş merkezleri, eğlence, dinlence ve tatil amaçlı tesislerde, açık ve yeşil alanlar, mezarlıklar, kent içi ve kentler arası ulaşım tesis ve araçları, yollar, kaldırımlar, trafik lambaları, geçitler gibi tüm kullanım alanları ve kent mobilyaları engellilerin kullanımına uygun duruma getirilmelidir.

Engellilere yönelik çalışmalarda öncelikle toplumun doğru bilgilendirilmesi ve engellilik konusunda bilinçlendirilmesi gereklidir. Bu hususta devlete ve yerel yönetimlere olduğu kadar sivil toplum kuruluşlarına da görev düşmektedir. Her vatandaş gibi engellilerin de kentlerini ve kendilerini ilgilendiren konularda söz ve karar sahibi olacakları mekanizmalar yaratılmalıdır. Bu bağlamda örneğin kent konseyi, kent meclisi gibi yapılar içerisinde engellilerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarının temsili sağlanmalıdır.

1.1. Konunun Önemi

Engelli bireylerin sosyal yaşama katılımı, eğitim ve istihdamı konusunda, öncelikle fiziksel çevrede bulunan engellerin kaldırılması gerekmektedir. Engelli bireylerin, kendi kendilerine yetebilmelerinin sağlanması, fırsat eşitliğinin gerçekleştirilmesi ve topluma, aktif ve üretken bireyler olarak katılımlarının sağlanması kendilerinin ve ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.

1.2. Konuya Temel Yaklaşım

Komisyonumuz engelsiz fiziksel çevre düzenlemelerinin, yalnızca “engelliler için” değil tüm toplum için gerekli ve yararlı olduğuna inanmaktadır. Engelliler için yapılacak olan uygulamalar aynı zamanda farklı gereksinmeleri olan kullanıcılar (yaşlılar, hamileler, çocuklar, aşırı kilolular, geçici engelleri olanlar, bebek arabası taşıyanlar … vb.) açısından da kullanımı kolay bir çevre sağlayacaktır. Dolayısıyla “evrensel tasarım”/“herkes için tasarım” ilkeleri benimsenmiştir.

I. Özürlüler Şûrası Fiziksel Çevre Komisyonu Raporunda tasarımdaki temel anlayış ve erişilebilir fiziksel çevre düzenlemeleri konusunda ayrıntılı hususlar ve öneriler yer almaktadır. II. Özürlüler Şûrası Raporunda ise fiziksel çevre düzenlemeleri konusundaki önerilerin uygulanabilir ve yerel yönetimlerle bağlantılı olması hedeflenmiştir.

2. MEVZUAT VE YEREL YÖNETİMLER

2.1. Özürlülere Yönelik Olarak Yapılan Düzenlemeler,

Mevzuat ve Standartlar

2.1.1. Mevcut Durum

1999 yılında yapılan I. Özürlüler Şûrası öncesinden bugüne kadar geçen süre içinde yasal düzenlemelerde engellilere yönelik pek çok hususun bulunduğu izlenmiştir. İmarla ilgili yasa ve yönetmeliklerde çoğu kez birbirine paralel ancak birbirinden farklı kapsama sahip huuslara değinilmiştir. Uygulamada da giderek daha fazla sayıda örneğe rastlanmaktadır. Ancak yine de uygulamaların beklenilen hızla gerçekleştiğini ve fiziksel çevrenin tam erişilebilir niteliğe kavuştuğunu söylemek mümkün değildir.

I. Özürlüler Şûrası öncesinden bugüne kadar geçen süre içinde yapılan düzenlemelerin bir bölümü aşağıdaki gibidir.

Türk Standartları Enstitüsünce hazırlanan ve bina içi bina yakın çevresi ve açık alanları kapsayan standartlar belirlenmiştir. Bunlar arasında;

TS 9111 Özürlü İnsanların İkamet Edeceği Binaların Düzenlenmesi Kuralları,

TS 12460 Şehir İçi Yollar-Raylı Taşıma Sistemleri-Bölüm 5: Özürlü ve Yaşlılar İçin Tesislerde Tasarım Kuralları,

TS 12574 Şehir İçi Yollar- Raylı Taşıma Sistemleri-Bölüm 10: İstasyon İçi İşaret ve Grafik Tasarım Kuralları,

TS 12575 Şehir İçi Yollar-Raylı Taşıma Sistemleri-Bölüm 14: İstasyon Platformu Oturma Elemanları,

TS 12576 Şehir İçi Yollar- Özürlü ve Yaşlılar İçin Sokak, Cadde, Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemler ve İşaretlemenin Tasarım Kuralları, fiziksel çevrenin erişilebilir olması yönünde kapsamlı önerilere sahiptir.

Bu standartlar yanında Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca hazırlanan imar yasası ve 1999 yılında değiştirilen yönetmeliklerine ve büyükşehir belediyelerinin imar yönetmeliklerine fiziksel çevre düzenlemelerine yönelik maddeler eklenmiştir. Yerel yönetimlerle ilgili çeşitli kanun ve yönetmeliklerde de engellilere ilişkin olarak yer alan hususlar bulunmaktadır.

3194 sayılı İmar Kanunu'na 1997 yılında eklenen ek madde ile;

Ek Madde 1- “Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanabilir kılınması için; imar planları ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uyulması zorunludur”. hükmü getirilmiştir.

3.7.2005 tarih ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 14, 38, 60 ve 77'inci maddelerinde de engellilere yönelik hizmetlere değinilmektedir.

5302 sayılı İl Özel İdareleri Kanunu'na engellilerle ilgili hususlar eklenmiştir.

10 Temmuz 2004 tarih ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nda büyükşehir belediyelerine ve ilçe ve ilk kademe belediyelerine verilen görev, yetki ve sorumluluklar arasında engellilerle ilgili hususlar yer almaktadır.

“Özürlüler” veya “engelliler” sözcüğünün imarla ilgili yasal düzenlemelerde artık yer almış olduğu görülmektedir. Örneğin: İzmir, İstanbul, Bursa ve Ankara Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmelikleri'nin tümünde de engellilerin kentsel mekânda ve binalarda erişebilirliğini kolaylaştırıcı hususlar yer almaktadır.

2.1.2. Sorunlar

Yukarıda anılan büyükşehir belediyeleri yönetmelikleri ve diğer yasal düzenlemeler karşılaştırıldığında, çoğunlukla benzer hususlar yer almakla birlikte maddelerin kapsamı açısından bazı farklılıklar bulunduğu görülmektedir. Bu farklılıkları aşmak üzere bazı yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.

2.1.3. Öneriler

Tüm bu yasal düzenlemelerde yer alan hususlar dikkate alındığında, artık bir ortak dil ve hedeflerin engelsiz düzenlemelere ilişkin tüm belgelerde yer alması noktasına varılmış olduğu söylenebilir. Dünyada erişilebilirlik konusunda hazırlanmış pek çok tasarım rehberi bulunmaktadır. Bu rehberler ışığında, ancak ülkemizin toplumsal ve kültürel yapısını da dikkate alarak kapsamlı bir düzenleme yapılabilir. Böylelikle bina içi ve bina dışında yapılması gereken düzenlemeler ve ulaşıma ilişkin hususların bir bütünlük içinde yer aldığı ve ilgili bireylerin kolayca kullanabileceği ve tüm ülkede geçerli olabilecek ortak dil ve hedefleri bulunan bir yönetmelik ve yasa sağlanmalıdır.

Ancak böyle bir dokümanın sağlanmasının fiziksel çevredeki engelleri kaldırmaya yetmeyeceği açıktır. Öncelikle engellilerle ilgili bakış açımızı gözden geçirerek, düşüncelerimizdeki engellerin kaldırılması gerektiği söylenebilir.

2.2. Özürlülere Yönelik Olarak Yapılması Gereken Düzenlemeler Konusunda Yerel Yönetimlerin Yetki ve Sorumlulukları

2.2.1. Mevcut Durum

Yerel yönetimlerin asıl varlık nedeni, yönetim sınırları içerisinde bulunan insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik hizmetler sunmaktır. Yerel yönetimler, kaynakları akılcı kullanarak, sadece bugünü değil geleceği de düşünerek, hizmetleri planlı bir şekilde sunmalıdır. Sağlıklı bir çevre ve kentleşme anlayışıyla, bireylerin eğitim, ulaşım, yardım gibi birçok beklentilerini karşılamak yerel yönetimlerin en önemli görevidir.

Yasalar ile merkezi yönetim birçok yetki ve sorumluluğu yerel yönetimlere bırakmıştır. Bu da engelliye en yakın olan ve en çabuk ulaşabilecek olan yerel yönetimleri daha önemli kılmaktadır.

Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun “Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7. maddesinin;

1. Fıkrasının (v) bendiyle büyükşehir belediyelerine “Sağlık merkezleri, hastaneler, çocuklara yönelik üniteleri ile yetişkinler, yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik her türlü sosyal ve kültürel hizmetleri yürütmek, geliştirmek ve bu amaçla sosyal tesisler kurmak, meslek ve beceri kazandırma kursları açmak, işletmek veya işlettirmek, bu hizmetleri yürütürken üniversiteler, yüksek okullar, meslek liseleri, kamu kuruluşları ve sivil toplum örgütleri ile işbirliği yapmak” görev, yetki ve sorumlulukları verilmiştir.

2. Fıkrasının (d) bendiyle de, büyükşehir ilçe ve ilk kademe belediyelerine; “Birinci fıkrada belirtilen hizmetlerden”; “… yaşlılar, engelliler, kadınlar, gençler ve çocuklara yönelik sosyal ve kültürel hizmetler sunmak; mesleki eğitim ve beceri kursları açmak…” görev ve yetkileri verilmiştir.

Anılan Kanun'un; büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 18. maddesinin (m) bendinde; “Bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak, özürlülerle ilgili faaliyetlere destek olmak üzere özürlü merkezleri oluşturmak” büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.

T.C. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü tarafından Mayıs-2005 tarihinde hazırlanan Planlama ve İmar Kanunu Tasarısı Taslağının genel esaslara ilişkin 4.maddesinde de yine fiziksel çevrenin engellilere de erişilebilir olması gereğine işaret edilmektedir.

Engellilere yönelik olarak yapılan yasal düzenlemelerden en önemlilerinden birisi de 1 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren Özürlüler Yasası'dır. 01. 07. 2005 tarihinde kabul edilen 5378 Sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun' un geçici maddeleri ile fiziksel çevreye yönelik yapılması gereken düzenlemelere yer verilecektir.

Geçici madde 2: Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmi yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, ya ya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel altyapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir demektedir.

Geçici madde 3: B üyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir demektedir.

Ayrıca, 1 Temmuz 2005 tarihinde yapılan düzenleme ile 5216 sayılı kanunla ilgili olarak

Ek Madde 1: (Ek: 1. 7. 2005 -5378/40 md.) “Büyükşehir belediyelerinde özürlülerle ilgili bilgilendirme, bilinçlendirme, yönlendirme, danışmanlı, sosyal ve mesleki rehabilitasyon hizmetleri vermek üzere özürlü hizmet birimleri oluşturulur. Bu birimler, faaliyetlerini özürlülere hizmet amacıyla kurulmuş, vakıf, dernek ve bunların üst kuruluşları ile işbirliği halinde sürdürürler. Özürlü hizmet birimlerinin kuruluş, görev, yetki, sorumluluk ve işleyişine ilişkin usul ve esaslar Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nın görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir” hükmü eklenmiştir.

2.2.2. Sorunlar

Yerel yönetimlere, engellilere yönelik olarak yapılması gereken düzenlemeler konusunda pek çok yasal düzenleme ile yetki ve sorumluluk verildiği görülmektedir. Yürürlükten kaldırılan 1580 sayılı Belediyeler Kanunu ve 3030 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanunu ile belediyelere engellilerle ilgili verilmiş olan görev ve sorumlulukların, yeni yasal düzenlemelerde yer almadığı izlenmiştir.

1997 yılında getirilen ancak yeni büyükşehir ve belediye yasalarında bulunmayan hükümler şöyle sıralanabilir:

572 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname:

Büyükşehir belediyelerine ulaşılabilirlikle ilgili olarak; “Ulaşım araçlarının özürlülerin kullanımına ve ulaşabilirliğine uygunluğunu sağlamak ve özürlüler için sosyal ve kültürel amaçlı hizmetlerden ücret almamak veya indirimli tarife uygulamak …” görevi vermiştir.

Tüm belediyelere, 1580 sayılı Belediye Yasası'nın 15 maddesinde sayılan “Her türlü yapıların ve çevrelerinin, yolların, park, bahçe ve rekreasyon alanlarının, sosyal ve kültürel hizmet alanları ile ulaşım araçlarının özürlülerin kullanımına ve ulaşabilirliğine uygun olarak yapılmasını sağlamak ve denetlemek; imar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve ruhsat aşamasında Türk Standartları Enstitüsü'nün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirleri almak” gibi görevler verilmiştir.

Belediyelere kent için ulaşım araçları ve tesislerinin özürlülerin kullanabileceği ve ulaşabileceği biçimde olmasını sağlamak ve özürlülere indirimli ücret uygulamak görevleri verilmiştir. Bu hususların, mevcut düzenlemelerde de yer alması beklenmektedir.

Yapılması gereken düzenlemelerle ilgili standartlar bilinmektedir. Ancak bir diğer sorun, uygulamalara ilişkin konulardır. Örneğin kamu binalarının erişilebilir olması gerekmesine karşın, uygulamaların eksik veya yanlış olduğu durumlarla karşılaşılmaktadır.

2.2.3. Öneriler

Yasalarda yer alan hususların uygulamada etkin olabilmesi için uygun bir denetim sistemi kurulması gereklidir. Yerel yönetimler yapılaşmaya ilişkin tüm ruhsat işlemlerinde engellilere yönelik yapılması gereken düzenlemelerin gerçekleşme durumunu izleyerek ruhsat vermelidir. Yerel yönetimlerin denetimi yanına meslek odalarının denetimi de eklenebilir. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı bünyesinde bir koordinatörlük birimi oluşturularak engellilerle ilgili sivil toplum kuruluşları ve ilgili meslek odaları arasında işbirliği yapılarak yerel yönetimlerin ilgili birimlerinin temsilcileri, akademisyenler ve gönüllü denetleyicilerden oluşan bir fiziksel çevre izleme ve denetleme kuruluşu da etkin denetime yönelik arayışlar arasına katılabilir.

2.3. Mevcut Mevzuat ve Standartlar Konusunda Yerel

Yönetimlerin Bilgi, Teknik ve Malî Açıdan Yeterliliği

2.3.1. Mevcut Durum

Yerel yönetimler kapsamında, il özel idareleri, belediyeler ve köyler bulunmaktadır. Belediyeler ise, il belediyeleri, büyükşehir belediyeleri, ilçe belediyeleri ve ilk kademe belediyeleri ve belde belediyeleri olmak üzere biçimlenmiştir. Bilgi, teknik ve mali açıdan koşulların her belediye için aynı olmadığı açıktır. Kentlerimizde hem mevcut doku hem de gelişme alanları yer almaktadır. Gelişme alanlarında istenilen standartların gerçekleştirilmesi daha kolaydır. Mevcut alanların engellilerin kullanımına uygun hale getirilmesi ve fiziki iyileştirilmesi için ise ayrıca bütçe ayrılması gerekmektedir. 

2.3.2. Sorunlar

Belediyelerin engellilere yönelik mevcut mevzuat ve standartların uygulanması sürecinde karşılaştıkları en önemli sorun kaynak yetersizliği olarak ortaya konulmaktadır. Ayrıca mevcut dokunun iyileştirilmesi, gelişme alanlarından daha fazla kaynak ayrılmasını gerektiren bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Belediyelerimizin karşılaştığı bir diğer sorun alanı ise teknik elemanların eksikliği ve bilgi düzeyi konusundadır. Bazı küçük belediyelerimizde mimar, şehir plancısı gibi teknik elemanlar bulunmamaktadır. Bu elemanların bulunduğu durumlarda ise engellilere yönelik yapılacak fiziksel çevre düzenlemeleri konusunda yeterli bilgi birikimine ve yetkiye sahip oldukları söylenemez.

Kaçak yapılaşma belediyelerin uygulamada karşılaştığı en önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Kaçak yapılaşma sağlıklı kentleşmeye engel olduğundan erişebilirlik konusunda da sorunlar yaratmaktadır.

2.3.3. Öneriler

Engellilerin erişebilirliğine yönelik uygulama sorunları arasında en çok kaynak yetersizliğine değinilmektedir. Ancak koordinasyon ve iletişim eksikliği nedeniyle var olan ulusal ve uluslararası kaynakların etkin kullanımı da sağlanamamaktadır. Uygun projeler oluşturularak dış kaynakların ve ilgili ulusal kaynakların mevcut engellerin giderilmesinde kullanılabileceği hatırlanmalıdır. Örneğin, 5378 sayılı yasadan sonra belediyelerin bütçelerine koymaları gereken ödenekler, il özel idarelerinin sosyal hizmetler için bütçeden ayırdığı fonlar ve kamu kurumlarının bütçelerinden ayrılan fonlar sayılabilir.

Bütçe ve teknik kadro açısından belediyelerin uygulamalarını kolaylaştıracak mali destek sistemlerinin kurulması, teknik kadrolarının güçlendirilmesi ve elemanların fiziksel düzenlemelere ilişkin hizmet içi eğitimleri gerekmektedir.

2.4. Denetim Sistemine İlişkin Mevcut Durum,

Sorunlar ve Öneriler

Engellilere yönelik olarak hazırlanan mevzuat ve standartların uygulanmasında ve denetlenmesinde merkezî ve yerel yönetimlerin önemli rolü bulunmaktadır. Yeni yapılacak kamu ve özel tüm binalara engellilere yönelik düzenlemeler yapılmadan inşaat ve iskân ruhsatı verilmemesi belediyelerin denetimi ile sağlanabilecektir. Ancak sadece belediyelerin denetimi yeterli olmamaktadır. Aynı zamanda sivil toplum kuruluşları ve özellikle engelli kuruluşlarının uygulamaların gerçekleştirilmesinde denetim rolü üstlenmeleri ve yetkilendirilmeleri gereklidir. Bunların ötesinde herkes için erişilebilir ve yaşanabilir çevreler oluşturulmasında bilinçli bir toplumun varlığı önem taşımaktadır. Gerek engellilere bakış gerekse çevre duyarlılığı konusunda toplumun bilinçlenmesi için eğitim çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekmektedir. Bu konuda eğitim ve meslek kuruluşlarına olduğu kadar, yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına ve medyaya da önemli görevler düşmektedir.

İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişlerinin ve mahallî idare kontrolörlerinin yapmış oldukları denetimlerde engellilerle ilgili konuların hassasiyetle incelemeleri ve kapsamlı bir şekilde ele almaları belediyeler ve il özel idarelerinin engellilerle ilgili yapmış oldukları çalışmaları daha fazla irdeleyerek yapmalarını teşvik edici olacaktır.

3. FİZİKSEL ÇEVRE DÜZENLEMELERİ

3.1. Mevcut Durum

21. yüzyılda yerel yönetim ve engelsiz çevreler, çok konuşulan ve tartışılan konular arasında yer almaktadır. Ülkemizde fiziksel çevrenin engelliler için ya da daha geniş bir perspektifle bütün dezavantajlı gruplar için düzenlenmesine yönelik tavsiye niteliğinde kalan yönetmelik hükümleri/kanunlar bulunmaktadır.

Buna karşın, uygulamaya yönelik hiçbir yatırımın ve cezai müeyyidenin bulunmaması ve bu konudaki uygulamaların ilgililerin tasarrufuna bırakılması mevzuatın uygulanabilirliğini ortadan kaldırmaktadır. Dolayısıyla, yeterli olmasa bile uygulandığı takdirde, dezavantajlı grupların tamamı için sürdürülebilir bir yapılaşmış çevre oluşmasını sağlayacak mevzuat bulunmakla birlikte bunun uygulanamaması ya da sınırlı bir şekilde uygulanabilmesi bugünkü sorunların yaşanmasına neden olmaktadır.

3.2. Sorunlar

Nerede ve nasıl yaşanırsa yaşansın yapılaşmış çevrenin herkes için ulaşılabilir olmayışı potansiyel tüm kullanıcılar için yaşam alanının sınırlanması anlamına gelmektedir. Bu yüzden, hangi ekolojik durumda bulunursa bulunsun, her insanın hayata katılması, yapılaşmış çevreyi yaşamasına bağlı olup, bina iç mekânlarından kentsel dış mekânlara kadar yapılaşmış çevreyi kullanabilmeyi sağlayan erişilebilirlik önem kazanmaktadır.

Ancak, sorunların temel kaynağı erişilebilirlik gibi görünse de tasarımın herkes için yapılmaması mekânları kullanılabilir olmaktan uzaklaştırır ve erişilebilir bir mekânda bile kullanıcıları engelli yapabilir. Dolayısıyla sorunlar, yapılaşmış çevrenin erişilebilir olması ve bunun sağlanması durumunda da bu mekânların kullanılabilir olmayışından kaynaklanabilmektedir. 

3.3. Öneriler

Yerleşmelerin mevcut ve gelişme alanlarında, engelsiz fiziksel çevreler oluşturmak, mevcut çevrelerin niteliğini iyileştirmek ve erişilebilirliğini sağlamak yaşam kolaylığı konusunda konulabilecek minimum hedeflerdir.

Fiziksel çevrenin yaşanabilirliğini ve erişilebilirliğini artırmaya yönelik olarak yerel yönetimlerin görevleri olan beklentilere ilişkin genel öneriler de şöyle sıralanabilir:

Fiziksel çevrenin düzenlenmesine yönelik olarak aşağıdaki konu başlıkları dikkate alınmalıdır: Açık alan düzenlemelerinin (peyzaj, sokak, yollar, mezarlıklar, parklar, duraklar, geçitler vb) engellilerin ihtiyaçlarına uygun düzenlenmesi; Tüm yapı tiplerinin farklı engellilik durumuna göre projelendirilmesi (konut, sosyal tesis, kültürel tesis, sağlık ve eğitim yapıları vb); Şehir içi ulaşımda ulaşım sistemlerinin tüm taşıt ve donatıları ile birlikte düzenlenmesi; Uygun yapı ve tefriş elemanlarının düzenlenmesi (mutfak tezgâhı, dolap, küvet, wc vb); Kırsal ve kentsel yerleşimlerin fiziksel çevresinin engellilerin erişebilirliğini sağlayacak biçimde düzenlenmesi; Bir engellinin yaşam çevresini yardımcısız kullanabilmesi için gerekli fiziksel koşulların sağlanması; Engellinin fiziksel çevredeki hareket alanının genişletilmesi, tüm kent hizmetlerinden yararlanabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması ve destek hizmetlerinin verilmesi; Kent planlarının uygun ölçeklerinde engelliler düşünülerek bina girişi, otopark, kaldırım, rampa tasarımlarının yapılması; Özellikle zihinsel, işitsel ve az gören engelli bireyler için fiziksel çevre içinde uygun renk seçiminin ve ışıklandırma, ses düzenlenmesi gibi konuların dikkate alınması; İşitme ve görme engelliler için kent bütününde işaretlemeler, görsel ve sesli bilgilendirmeler yapılması; Engellilerin öncelikli olarak yerel yöneticilere ulaşmasının sağlanması; Engellilerin öncelikli olarak kentteki eğitim ve sağlık kuruluşlarına tam erişebilirliklerinin sağlanması; Engellilerin sportif faaliyetlerini yapabileceği açık ve kapalı mekânların erişilebilirliğinin sağlanması; Rekreasyon alanlarına, parklara ve diğer tüm kamuya açık alanlara çocuk, yaşlı ve engellinin erişebilmesini sağlamak üzere düzenlemeler yapılması,

Alışveriş merkezlerinde engelliye uygun düzenlemelerin yapılması (kapı, rampa, tuvalet, vb.),

Konser salonu, müzeler, sanat merkezler, kütüphaneler gibi sosyo-kültürel yapı ve tesislerin engellilerin kullanımına uygun olarak düzenlenmesi,

Tarihi ve kültürel değeri bulunan yapılarda da engellilerin erişimini sağlayacak düzenlemeler yapılması,

Engellinin yaşadığı yerden farklı hizmet alanlarına ulaşımda karşılaştığı sorunlarının çözülmesine yönelik hizmetlerin bir bütünlük içerisinde yapılması,

İletişim hizmetlerinden engellilerin de yararlanmasına yönelik düzenlemelerin yapılması,

Yerel yönetimlerin engelliye vermiş olduğu hizmetlerden ücret talep etmemesi ya da düşük ücretler alması gereklidir.

Genel öneriler olarak ortaya konulan bu konular ayrıntılı olarak aşağıdaki başlıklar altında ele alınabilir.

3.3.1. Toplu Taşımacılık

Fiziksel çevreye erişilebilirlik kapsamında karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu sistemlerinin tesis, taşıt, alt ve üst yapı, güzergâh bütünlüğü içerisinde ve birbirleriyle ilişkili olarak ele alınması öngörülmektedir. Engellilere yönelik olarak ulaşımla ilgili yapılacak düzenlemeler üç aşamada ele alınabilir. Bu aşamalar, ulaşım sistemleri, bilgilendirme sistemleri ve araç içindeki kullanım ortamı biçiminde ifade edilebilir.

Bugüne dek ülkemizde çeşitli belediyeler tarafından engellilerin ulaşımına yönelik olarak mevcut otobüslerin uyarlanması veya engellilere uygun tasarlanmış yeni otobüslerin alınarak sefere konulması seçenekleri denenmiştir. Ancak gerek duraklara erişimde yaşanan sorunlar, verilen servislerin yeterince duyurulmaması, engellilerin kentin farklı coğrafi bölgelerinde ikamet etmesi gibi nedenlerle kullanım sıklığı istenilen düzeyde olmamıştır. Bu durum karşısında belediyeler ya bu seferleri kaldırmak ya da azaltmak yolunu seçmişlerdir. Ancak çözüm, ayrıntılı fizibilite çalışmaları yapılarak, yalnız otobüs değil, gerektiğinde engellilere yönelik tasarlanmış daha küçük ulaşım araçları seçilerek, düzenli ya da talebe bağlı seferler konulması ile sağlanabilir.

Yerel yönetimlerin denetimindeki tüm toplu taşım araçları ve şehir içi servis araçları engellilerin yardımcı araç ve gereçleriyle rahatlıkla erişebilecekleri biçimde donatılmalı ve araç ile durak ve kaldırım yüzeyleri arasındaki kot farklılıklarının giderilmesi gerekmektedir.

Toplu taşımacılıkta karayolu, demiryolu, hava yolu ve deniz yolu ulaşımının bir bütünlük içerisinde düzenlenerek hizmetlerin sağlanması uygun olacaktır.

Toplu ulaşım sistemlerinde engellilere yönelik yapılacak düzenlemelerde fizibilite çalışmaları yapılarak ve ülke kaynakları dikkate alınarak en uygun ulaşım sistemi tercih edilmelidir.

Yerel yönetimler, ayrıca özel durumdaki özürlülerin taşınması için özel donanımlı araçlar hazırlamalı ve bunları hizmete sunmalıdır.

Erişilebilirlik bir bütün olarak görülmelidir, arada bir parçası koparsa erişilebilirlik sağlanamaz. Bundan dolayı yapılacak uygulamaların sürekliliğinin sağlanmasına özen gösterilmelidir. Örneğin, bilgilendirme sistemi, konuttan durağa, istasyona, iskeleye vb. erişim, otobüsler, vagonlar, vapurlar vb. ile kaldırımlar bu bütünün birer parçası olarak görülmelidir.

Tam erişilebilirlik için çözüm konusunda farklı yöntemler ortaya konulabilir. Duyarlılık ve bilgi ile birlikte yaratıcı tasarımlar gerçekleşebilir.

3.3.2. Kamusal Binalar

Kamusal binalara erişilebilirlik kapsamında, resmi yapılar yanında, kamunun kullanımına açık tüm binalar ele alınmaktadır. Engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımında bu binalara erişebilirliklerinin sağlanması büyük önem taşımaktadır.

Resmi ve umumi binalarda, yapıların umuma açık katlarına engellilerin erişebilirliğinin sağlanması yönünde personel ve yöneticilerine sorumluluk ve yetki verilmesi sağlanmalıdır.

Resmi ve umumi binalarda bir kattan fazla olan yapılarda erişilebilirlik için engellilerin kullanımına uygun standartlarda asansörün zorunlu tutulması aynı zamanda bu asansörün acil durum asansörü (bkz. Yangın Yönetmeliği Madde 63.) niteliğinde olması sağlanmalıdır.

Eğitim kuruluşlarında engelli veya engelsiz tüm çocukların bir arada eğitim alabileceği bina tasarımlarının gerçekleştirilmesi önem taşımaktadır. Bu kapsamda, engel türleri ve gereksinmelere göre bir arada eğitim alabilecek grupların belirlenmesi ve düzenlemelerin bu anlayışla yapılması sosyal etkileşim açısından önem taşımaktadır. Eğitim yapılarının projelerinin bu açıdan yeniden gözden geçirilmesi zorunludur.

Engelli çocukların, toplumla daha fazla bütünleşmesini sağlayabilmek için engelli çocukların sağlıklı çocuklarla birlikte yararlanabileceği kreşlerin yasalar çerçevesinde kurulması ve kurucu kuruluşlara destek olunması yararlı olacaktır. Kreşlerin yeşil alanlar yakınında kurulması ve kreşlerle birlikte spor faaliyetlerinin içeren tesislerin oluşturulması engelli çocuklara oldukça önemli fırsatlar yaratabilecektir.

Resmi binalar yanında kamusal kullanıma açık tüm binalarda, engel türüne göre kullandığı diğer yardımcı araç ve gereçler ile kullanabilecekleri, sahanlıklı ve korkuluklu rampa, asansör, tuvalet gibi olanakların sağlanması gereklidir.

Engellilerin erişimi açısından sağlık kuruluşları kuşkusuz öncelik taşımaktadır. Bu yapılarda hastaların kullanacağı iç ve dış mekânların tümünde, engellilerin erişebilirliğini sağlayacak önlemler alınmalıdır.

Belediyeler dahil bütün kamu kuruluşlarınca, kendi binalarının girişleri, asansörleri, koridorları ve tuvaletlerinin standartlara uygun şekilde yapılması gerekmektedir.

Günlük yaşam sürerken insanlar birçok bina, tesis, alan ve mekânı kullanırlar. Engellilerin günümüzün önemli sosyal ve kültürel etkinliklerinden birisi olan turizm hareketinin dışında kalması beklenemez. Bu hem ülkelerin turizm gelirlerinin artması, turizm potansiyellerinin gelişmesi hem de engellilerin bu önemli etkinliğin dışında kalmaması açısından çok büyük önem taşımaktadır. Engellilerin toplum yaşantısına engelli olmayanlar ile eşit fırsatlarla katılabilmelerinin sağlanmasında mekânsal düzenlemeler önemli yer tutmaktadır.

Turizm tesislerinde yatak odaları ve suitlerin önemli bir bölümü engellilere uygun olarak tasarlanmalıdır. Bu binaların iç düzenlemesinde uzman kişilerin katkıları sağlanmalıdır.

Turizm tesislerinde engelliler için ayrılan ve düzenlenen odaların, diğer otel odaları ile eşdeğer yönde ve manzarada, aydınlatma ve eşit ulaşım kriterlerine uygun tasarlanması sağlanmalıdır.

3.3.3. Açık Alanlar

Yol, yaya yolu, meydan, yeşil alan, spor alanı gibi kentsel açık mekânların engelsiz tasarlanması veya mevcutların engelsiz duruma getirilmesi için önlemler alınması esastır.

Nisan 1999'da Türk Standartları Enstitüsü'nce hazırlanan TS 12576 “Şehir İçi Yollar-Özürlü ve Yaşlılar İçin Sokak, Cadde, Meydan ve Yollarda Yapısal Önlemler ve İşaretlemelerin Tasarım Kuralları” standardı yol gösterici bir doküman niteliğindedir. Ancak bu dokümanın hem iç hem de dış mekânları kapsayacak şekilde TS 9111 ile birleştirilerek ve diğer tasarım rehberleri gözden geçirilerek, kolaylıkla elde edilebilir duruma getirilmesi sağlanmalıdır.

•  Halen kullanılan meydan, park, yaya yolu, kaldırım, geçitler, rampalar, merdivenler, duraklar, istasyonlar, otoparklar, telefon kabinleri, sinyalizasyon ve işaretlemeler gibi bütün kentsel altyapı engellilerin erişimine uygun hale getirilmelidir.

•  Bu hizmetlere ilişkin yeni projeler engelli vatandaşların erişimine uygun olarak yapılmalıdır.

Kaldırımın başladığı ve bittiği yerlerde tekerlekli sandalyenin rahatlıkla inip çıkabileceği rampaların olması, kaldırımların üzerinde bulunan direkler, çöp kutuları, trafik panoları, çiçeklikler, zincirler, demir kazıklar, sarkan ağaç dallarının kaldırılması ve taşıtların park etmesinin önlenmesi, ticari işyerlerinin önlerine tezgah açılmasının kısıtlanması ve yaya geçitlerindeki trafik ışıklarının sesli hale getirilmesi gibi tedbirlerle, görme engelli ve ortopedik engelli vatandaşların şehir içinde erişebilirliği sağlanmalıdır.

Görme engellilerin güvenli erişimini sağlamak üzere kaldırımda, hissedilebilir yönlendiriciler, kontrast ve fosforlu renk düzenlemeleri yapılmalıdır.

Zihinsel engellilerin ulaşabilirliğinin sağlanmasında basit işaretlemeler ve yönlendirici-bilgilendirici donanımlar gereklidir. Özellikle ulaşım sistemlerini kullanırken, tek başına bir yerden bir yere gitmek istediklerinde, kentsel hizmetlerin düzenli olması (örneğin; otobüs saatlerinin, durak yerlerinin sürekliliği ve aynı olması) gerekmektedir. Ayrıca yazılı bilgilendirmenin büyük puntolar ile ve yalın olması da zihinsel engellilerin bulundukları yeri algılaması ve gidecekleri yeri planlamasında kolaylık sağlayacaktır.

3.3.4. Konutlar

Tüm toplu konut projelendirmesi ve üretiminde, engelli bireyler için tasarlanmış ortamlarda diğer insanların da rahat edebildiği gerçeğinden yola çıkan ve belli standartlara uyulan “uyarlanabilir konut” yaklaşımı ele alınabilir. Uyarlanabilir konut, normal konutun özelliklerine sahip, ancak gerek duyulduğunda hızlı ve ekonomik bir biçimde uygun değişimler yapılabilen konuttur. Engellilerin kullanımına uygun kapı ve koridor genişlikleri tuvalet, banyo ölçüleri, elektrik tesisatı, mutfak donatıları gibi temel ilkeleri tüm konutlarda sağlamak ana amaçtır. Bu özelliklere göre yapılacak konutlar, yapım maliyetini artırmayacağı gibi, engelli olmayanların yaşamını da kolaylaştırıcı çözümler sunacaktır. Böylece sadece engelliler için değil, hayatının belli bir döneminde engellilik durumu ile karşılaşacak ya da yaşlandığında hareket kabiliyeti azalacak kişiler için de esnek çözümler sunulmuş olacaktır.

Yeni yapılacak tüm konutlar, engellilerin girişine ve katlara ulaşımına uygun ölçü ve nitelikte yapılmalıdır.

Yarım kat merdiven engelinin ortadan kaldırılması ve kot farkının giderilerek asansöre ulaşılması sağlanmalıdır.

Konutlarda engellilerin tüm katlara ulaşımının sağlanması için asansör yapım zorunluluğunda kat sayısı sınırlaması ortadan kaldırılmalıdır.

Konutlarda asansörlerin özellikle yardımcı araç kullanan engelliler için boyutlarının yeniden gözden geçirilmesi ve yerel yönetimler tarafından uygun boyutlarda asansör yeri ve rampa düzenlemelerinin yaptırımı sağlanmalıdır.

Konut ve yakın çevredeki bağımsızlık düzeyi engellinin yaşam kalitesini etkilemektedir. Konutların daha rahat ve güvenli hale getirilmesi için fizyoterapi, biyomekânik, mimarlık, mühendislik, hukuk, şehir planlama, iç mimari ve ev ekonomisi gibi disiplinlerin eş güdüm içinde çalışması, engellinin bağımsız hareketinin sağlanması ve engellinin eğitimi, aynı zamanda ev kazalarının önlenmesi için yapılacak çalışmaların bir parçasını oluşturmaktadır. Konutlarda ev kazalarının en aza indirilmesi için gerekli düzenlemeler ve basit donanımlar sağlanmalıdır. Evin birçok noktasına tutunma kolları konulabilir. Dolaplar uygun yükseklikte düzenlenmelidir. Keskin köşeler ve kaygan zeminler ortadan kaldırılmalıdır.

Engellinin yaşadığı eve ait düzenlemeler için yerel yönetimlere bağlı kurulacak bağımsız yaşam merkezleri ile fizyoterapist, sosyal çalışmacı, mimar ve ev ekonomistlerinden oluşan ekip, ev ziyaretleri yaparak gerekli teknik desteği sağlamalıdır.

Toplu konut alanlarında engellilere ayrılacak konutların yalnız zemin katlarda değil her katta yer alması sağlanmalı, bu konutların diğer konutlarla ve onların ulaşım olanaklarıyla eşit koşullarda olması sağlanmalıdır.

Yeni yapılacak binalara inşaat ruhsatı verilirken, projelerde engellilerle ilgili düzenlemelerin yapılıp yapılmadığı kontrol edilmeli, bu düzenlemeler yoksa ruhsat verilmemelidir.

Tamamlanmış yapılara yapı kullanma izni verilirken, bina girişlerinde, asansörlerde ve diğer ortak alanlarda engellilerle ilgili standartlara uygun düzenlemeler yapılmamışsa yapı kullanma izin belgesi verilmemelidir.

Mevcut konutların girişleri engellilerin erişimine uygun hale getirilmelidir.

3.3.5. Trafik Düzenlemeleri ve Güvenliği

Trafik güvenliği yaya ve taşıt trafiği açısından birlikte düşünülmelidir. Kent merkezlerinde öncelik yayaya verilmelidir. Trafik ve yol güvenliği konusunun, yol kaplaması, yer döşemesi, yol üzerindeki elemanlar ve alt yapı ile birlikte düşünülmesi gerekir. Yayanın, yaya yolunda, geçidinde ve kaldırımdaki tüm hareketleri trafik güvenliği kapsamında ele alınmalıdır. Yaya ve taşıt trafiğinin kesiştiği noktalarda, yayanın yolu hemzemin olarak geçmesi sağlanmalıdır.

Yayalar açısından kent içinde trafik güvenlikli alanlar oluşturulmalıdır. Yaya alanları artırılmalı ve genişletilmelidir. Taşıt hızının yavaşlatıldığı trafik durultma alanları oluşturulmalıdır. Kavşak noktalarında güvenli ve konforlu geçişi sağlayacak sinyalizasyon ve şerit düzenlemeleri yapılmalıdır. Işıklı yaya geçitlerinde engelli, yaşlı ve çocuk hızı düşünülerek geçiş süresi belirlenmelidir.

Düzenli kent içi kaza istatistikleri toplanmalı, bu doğrultuda tehlikeli kavşaklar güvenlikli hale getirilerek trafik kazaları nedeniyle oluşabilecek engellilik durumlarını önleyici tedbirler alınmalıdır.

Kazaların azaltılması için sürücü eğitimine daha fazla önem verilmelidir.

Kent içindeki demiryoluyla karayolunun hemzemin olarak kesişmeleri, trafik yoğunluğuna göre katlı çözümlere kavuşturulmalı veya otomasyon sistemiyle donatılmalıdır.

Görme engelliler için üretilen, konum ve trafik işaretlerine ilişkin bilgi veren sesli kumanda cihazı ve benzeri yardımcı araçların kullanımı yaygınlaştırılmalı, görme engellilerin bu tür sesli ya da titreşimli uyarı aletleri sosyal güvenlik kapsamına dahil edilmelidir.

Görme engellilerin trafik güvenliği konusunda özel eğitilmiş kılavuz köpeklerden yararlanması yaygınlaştırılmalıdır.

Engellilerin kullandığı motorlu taşıtlara uygun park yeri düzenlemeleri kent genelinde yaygınlaştırılmalıdır.

Araçların kaldırıma çıkmasını önlemek üzere yapılan mantar türü taşıt engelleyicileri, görme ve ortopedik engelliler açısından ciddi tehlikeler yaratmaktadır. Bu tür cadde mobilyaları kaldırılarak kaldırımı işgal eden araçlara ağır para cezaları uygulanmalıdır.

Sinyalizasyon standartlarının ve engellilere yönelik uyarı işaretlerinin tüm belediyelerce kullanımı sağlanmalıdır.

Aydınlatmanın artırılması ile engellilerin mekânları daha güvenli kullanımı sağlanabilecektir.

Trafik kazaları sonrası acil müdahale olanaklarının karayolu dışında havayolu (hava ambulans) ile de yapılabilmesi teşvik edilerek, şehirlerarası yollarda ilk yardım ve acil yardım merkezleri kurulmalıdır.

Kaza sonrası engelliliğin önlenebilmesi için doğru ilk yardım konusunda eğitim kampanyaları ile vatandaşlar bilinçlendirilmelidir. 

3.3.6. Çevre Kirliliği

•  Su, hava ve toprak kirliliğinin önlenerek ekolojik dengenin korunması öncelikli hedeftir. Kentsel mekânlarda gürültü ve görüntü kirliliğine yönelik önlemler alınması esastır.

•  Durak ve aktarma noktalarında bekleyen kişiler ile taşıtların tasarım yoluyla ayrıştırılarak zararlı egzoz gazlarına karşı korunması sağlanmalıdır.

•  Yasalarda yer alan görüntü, gürültü ve hava kirliliğine yönelik hükümler uygulanmalıdır.

•  Nükleer atıkların denetimli bir şekilde giderilmesi engelliliğin önlenmesi açısından önem taşımaktadır.

•  Engelliliğe yol açan sorunlardan birisi de sınırlar boyunca uzanan kara mayınlarıdır. Bu konu da düzenleme gerektiren hususlar arasında yer almaktadır.

•  Küreselleşmenin getirdiği çevre kirliliği yerel yönetimlerin tek başına üstesinden gelebileceği bir husus değildir. Ancak kanalizasyonların açıktan gitmesinin önlenmesi, arıtma tesisleri kurularak sıvı atıkların arıtılması, denetim yapılarak kullanımı yasak tarım ilaçlarından kaynaklanabilecek hastalıkların önlenmesi, kaçak kömürden kaynaklanan hava kirliliğinin önlenmesi gibi sorunlar yerel yönetimlerin katkısı ile çözülebilecektir.

•  Konut ve işyerlerinden toplanan çöplerin sağlığa uygun bir şekilde depolanması, imha edilmesi ya da geri dönüştürülmesi hususu da çevre kirliliğinin önlenmesi açısından önem taşımaktadır. Kaldırımlarda çöp, çöp torbası gibi erişilebilirliği engelleyen unsurların tasarımsal ve işletimsel önlemlerle kaldırılması sağlanmalıdır.

•  Alt yapı çalışmalarının uyarıcı önlemlerle belirtilmesi ve en kısa zamanda kapatılması engelliliğin önlenmesi açısından ve engellilerin erişebilirliği açısından gereklidir.  

3.3.7. Sağlıklı Kentleşme/ Yapılaşma

Sağlıklı kentleşme, planlı kentleşme ile sağlanabilir. Planlama, ulaşım, konut ve işyeri yer seçimi ve yoğunluğu, sosyal ve teknik alt yapının yeterli ve dengeli bir biçimde sağlanmasını içerir. Sağlıklı bir kent, güvenli bir kenttir. Bu da yerleşme aşamasından başlayarak uygulama ve bakım konusunda sağlıklı organizasyonlar gerektirir. Ülkemiz deprem yönünden hareketli bir kuşakta yer almaktadır. Dolayısıyla sağlıklı kentleşme ve engelliliğin önlenmesi açısından yerleşimlerin yer seçiminde ve yapılaşma özelliklerinde depreme dayanıklılık ön planda yer alması gereken bir ilkedir.

Mevcut alanlara yönelik olarak erişilebilirliğin artırılmasında iyileştirme çalışmaları gerekirken, gelişme alanlarının evrensel tasarım ilkelerine göre planlanması esastır. Sağlıklı bir kentleşme için imar affı kesinlikle gündeme gelmemelidir.

Komisyonumuzca, kentin fiziksel mekânını tasarlanırken problemin engelli gereksinmeleri biçiminde ele alınması yerine, temel olan “insan gereksinmeleri” dir, şeklinde vurgulanması yolu seçilmiştir. Sağlıklı bir kent, tüm kentlilerinin kentsel yaşama katılımını ve kent aktivitelerinden yararlanmasını sağlamalıdır. İnsan gereksinmelerine dönük tasarım, herkesin yaş, cinsiyet, bedensel yetenek, ekonomik düzeyi gibi özelliklerinden kaynaklanan ihtiyaçlarının tümünü kapsayacak biçimde ele alışlar gerektirmektedir. Yalnızca standart gereksinmelere göre biçimlenmiş fiziksel çevreler sağlıklı kentsel çevreler oluşturamamaktadır.

•  Yeni yerleşmelerin ve yapılaşmanın hangi yöne doğru gelişeceği konusunda deprem bölgeleri ve fay hatları tespit edilerek uygun programlar çerçevesinde yerel yönetimlerin planlama yapması gerekmektedir. Bu konuda üniversitelerden bilim adamlarının görüşleri alınarak planlama çalışmaları yapılmalıdır.

•  Yerleşmenin sakıncalı olduğu bölgelere (dere yatağı, deprem bölgesi, heyelan, vb.) yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemesi, bu bölgelerdeki izinsiz yapılan yapılara ise yerel yönetimlerce gerekli cezai uygulamalara gidilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca plansız yapılaşan bölgelere alt yapı ve ulaşım hizmetlerini götürmeyerek bu bölgelere yerleşim yapılmasını engellenmesi de yerel yönetimlerin sorumluluğu altındadır.

•  Enerji nakil hatları gibi riskli bölgelere bina yapılmaması konusunda yerel yönetimlerin gerekli denetimleri yapmaları gerekmektedir.

•  Bütün kurum ve kuruluşların aynı sorumluluk ve özveri ile uzun vadeli çözümler üreterek sabırla ve bir arada sağlıklı yapılaşma için çalışması gerekmektedir.

•  Yerel yönetimlerin kentsel planlama ve engellilere yönelik planlama konusunda üniversite ve diğer kuruluşlardan bilgi ve destek alması gerekmektedir.

•  Afet zararları konusunda engelliler için, acil yardım kurtarma ekipleri ve afet koordinasyon merkezlerinin yapması gerekenler yerel yönetimler tarafından denetlenmelidir.

•  Deprem anında yapılacaklar ve iç mekânlarda mobilyaların depreme uygun olarak düzenlenmesi ve sabitlenmesi konularında yerel yönetimlerce engellilere gerekli bilgilendirmeler yapılmalıdır. Yerel yönetimlerin yetkilerinin deprem güvenliği konusunda artırılması da önem taşıyan bir konudur.

4. KAYNAKLAR

American Disabilities (ADA) Standards for Accessible Design. 

Canada Mortgage and Housing Corporation , Housing Choices for Canadians With Disabilities, CMHC, 1992, Ontario, Canada.

Carr, S., Francis, M. Rivlin, G.L. Stone, M0.A., Public Space , Cambridge University Press, 1992.

City of Toronto Planning & Development Department, Integration & Independence - A Demographic Profile of People with Disabilities, and Policy Options for the 1991 Central Area Plan-City Plan'91, City of Toronto Planning & Development Department, 1990, Toronto.

City of Toronto, Accessıbilitiy Design Guidelines, 2004.

City of Toronto Planning and Development Department, Stephen G. McLaughlin Development Review Guidelines for a Barrier Free Environment, City of Toronto Planning & Development Department, 1981, Toronto.

Cook G., K. Bright, I., Yohannes, H. Dalke, N. Camgöz, “Color and lighting design for intermodel transport environments” Proc of Include 2003, Inclusive design for society and bussines, Royal College of Art, London, 25-28 March 2003. (ed.) M. Durkan. Cd-rom Kyoto, Japan: Ritsumeikan University 2003, 8: 288-8:294. 

Dalke, H., N. Camgöz, K. Bright, G. Cook, P. Littlefair & D. Loe, “Research with users: Color design and lighting for public transport, prison and health care environment” Proc of Include 2003, Inclusive design for society and bussines, Royal College of Art, London, 25-28 March 2003. ed. M.Durkan. Cd-rom Kyoto, Japan: Ritsumeikan University 2003, 8:322- 8:328. 

De Chiara, J., (ed.), Time Saver Standards for Residential Development, McGraw-Hill Book Company, 1984.

De Chiara, J. & J. Callender, Time Saver Standards for Building Types , ( 3 rd. Edition), McGraw-Hill, Inc., 1990.

Demirbilek, O., H. Demirkan, “Universal Product Design Involving Elderly Users: A Participatory Design Model,” Applied Ergonomics , vol. 35, (p. 361-370), (2004).

Demirbilek, O., H. Demirkan , “Involving the elderly in the design process," Architectural Science Review, vol. 41, (p. 157-164), (1998).

Demirbilek O., Involving the Elderly in the Design Process: A Participatory Design Model for Usability, Safety and Attractiveness, ” (Doktora Tezi), Bilkent Üniversitesi, 1999.

Demirkan, H., “Her yaş için mutfak tasarımı”, II. Ulusal Yaşlılık Kongresi, Denizli 9 - 12 Nisan 2003.

Demirkan, H., “Knowledge-Based Ergonomics Model for the Design of Elderly Residences”, Proceedings of the International Conference on Computer-Aided Ergonomics and Safety , Barcelona, Spain, 19-21 May 1999. http://www.ioc.upc.es/CAES99.

Demirkan H., “Adaptable House Design”, XXIVth IAHS World Housing Congress, Ankara, Turkey, May 27-31, 1996, vol. 1, (p. 19-29).

Demirkan H., “Different Aspects of Being Elderly in Residential Wet Spaces”, ( with Yaprak Sagdic), IEA'97 International Ergonomics Association 13th Triennial Congress, vol. 5, Tampere, Finland, 29 June - 4 July 1997, (p. 609-611).

Demirkan H., “Bathing Facilities for All Turkish People”, (with Yaprak Sagdic), IEA'97 International Ergonomics Association 13th Triennial Congress, vol. 2, Tampere, Finland, 29 June - 4 July 1997, (p. 346-348).

Demirkan H., “A Collaboration Model in Interiors Involving the Elderly”, (with Oya Demirbilek), IEA”97 International Ergonomics Association 13th Triennial Congress, vol. 5, Tampere, Finland, 29 June - 4 July 1997, (p. 570-572).

Demirkan H., “The Role of Cultural Values in the Design of Wet Cores”, 7th International Building and Life Congress, Chambers of Architects, Bursa, April, 1995, (p. 321-332), (in Turkish).

Evyapan, N. A. G. Z., H. Demirkan , “The 16 Cubes Game For Children Who Are Visually Impaired,” J ournal of Visual Impairment & Blindness, vol. 94, (p. 396-399), (2000).

Evyapan, N. A. G. Z., Experiencing Space Without Vision, (Yüksek Lisans Tezi), Bilkent Üniversitesi, 1997.

Gül, A., Güven, S., “Konut Islak Mekânlarının Fiziksel Engelli Bireyler İçin (Tekerlekli Sandalye Kullanan Bireyler) Düzenlenmesi”, I. Uluslararası Bakım Kongresi . 2005, İstanbul.

WHO, Healthy Urban Planning in Practice, Experience of European Cities, Report of the WHO City Action Group on Healthy Urban Planning, 2002.

Barton, Hugh and Catherine Tsorou, Healthy Urban Planning , Published on Behalf of WHO Regional Office for Europe by Spon Press.

Kaplan H., Öztürk M., “Engelliler, Kamu Mekânı Ve Engelsiz Tasarım: Ankara Metrosu ve HRS İstasyonlarında Bir Çerçeve İnceleme”,

Planlama Dergisi, Sayı 2004 / 3, (s. 113-128), 2004.Kaplan H., Öztürk M., Engelliler, Kamu Mekânı ve Engelsiz Tasarım: Kamusal İç Mekânlarda İrdelenmesi İçin Bir İnceleme”, Planlama Dergisi, Sayı 2004 / 2, (s. 67-74), 2004.

Koç, H., Bariyersiz Fiziksel Çevreler Oluşturmada Öneriler”, Özürlülere Duyarlı Fiziksel Çevreler Semineri , 2 Mart 1994, Dokuz Eylül Üniveristesi Mimarlık Fakültesi, 1994, İzmir.

Koç, H., “Yaşanabilir Konutlar ve Konut Çevrelerine Doğru”, Yapı Yaşam'97 Fuar ve Kongresi , 20-25 Mayıs 1997, Mimarlar Odası Bursa Şubesi, 1997, Bursa, (s. 67-81).

Koç, H., “Herkes İçin Yaşanabilir Çevreler", (Poster Bildiri), 2. Sağlıklı Yaşam Sempozyumu, 16-17 Ocak 1998, Kuşadası.

Leonard, J. E., “Open Spaces-Open to All”, Urban Open Spaces, Cooper-Hewitt Museum, Rizzoli, 1981, New York. (p. 84).

Marcus, C. C. & W. Sarkissan, Housing as if People Mattered, University of California Press, 1986, California.

Marcus, C. C. & C. Francis, (eds.), People Places - Design Guidelines for Urban Open Space, Van Nostrand Reinhold, 1990, New York.

Polat E., Özürlüler İçin Tasarımda Erişilebilir ve Yaşanabilir Yaya Mekânları : Ankara-Kızılay Merkez Yaya Bölgesi ve Sakarya Caddesi Yaya Mekânı. ( Yüksek Lisans Tezi), Gazi Üniv. Fen Bilimleri Enst., Ankara 1998.

Polat E., Kentsel yaya Mekânlarındaki Tüm Kullanıcılar İçin Karar Destekli Bir Tasarım Modeli Önerisi : Ankara Kent Merkezi Örneklemesi , (Doktora Tezi), Gazi Üniv. Fen Bilimleri Enst., Ankara 2002.

Polat E., “Engelsiz Kentler, Özürlü Kentliler”, ünya Şehircilik Günü 24. Kolokyumu, İzmir 2000.

Kaplan, H,. (2000) “Ekolojik Kentsel Planlamanın Öz Bileşeni Olarak Engelsiz Kent Mekânları ve Engelliler”, Dünya Şehircilik Günü 24. Kolokyumu, İzmir, (in) TMMOB Şehir Plancıları Odası, Geleceği Planlamak: Yeni Planlama Yöntemi/ Dili, Yasal Düzenlemeler , (s. 154-163).

Polat E, “Kentsel Tasarımda Kentlerimiz için Gerçek Bir Öncelik Özürlüler için Engelsiz Mekânlar Yaratmak, Doğu Akdeniz Üniversitesi ve Gazimağusa Belediyesi-KKTC 2001.

Polat E, “Kentsel Trafikte Engelli Kullanıcının Güvenliği ve Erişebilirlik”, Trafik ve Yol Güvenliği III. Ulusal Kongresi , Ankara 2000.

Sağdıç, Y., H. Demirkan , "A Design Decision Support System Model For The Wet Space Renovation of Elderly People's Residences," Architectural Science Review, vol. 43, (p. 125-132), (2000).

Sağdıç, Y., Design Of A Modular Playground Equipment System For Physically (Motor) Disabled Children , (Yüksek Lisans Tezi), Bilkent Üniversitesi, 1993.

Sağdıç, Y., A Framework For A Design Decision Support System Model For The Wet Space Renovation Of The Residences Used By Elder People Children , (Doktora Tezi), Bilkent Üniversitesi, 1997.

Şafak, Ş., Erkal, S., Arslan, Ö., Turistik Konaklama Tesislerinde Engelli Bireylere Yönelik Fiziksel Çevre Düzenlemesi”, Sağlık ve Toplum Dergisi, 2004.

The Center for Universal Design, The Principles of Universal Design Raleigh, North Carolina: NC State University, 1997.

Turgut, M., Özürlüler İçin Özel İnşaat Sosyo Politik Görev, Bedensel Engellileri Güçlendirme Vakfı, Cem Ofset Matbaacılık,

Tutal O., “Kentsel Mekânda Herkes İçin Ulaşılabilirlik T. C Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı II. Özürlüler Şûrası, 2005, Ankara.

Türk Standartları Enstitüsü, TS 9111- Özürlü İnsanların İkamet Edeceği Binaların Düzenlenmesi Kuralları, TSE, 1991, Ankara.

T. C. Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü, Ulaşılabilirlik İçin Avrupa El Kitabı, TBMM Basımevi, 1995, Ankara.

Türkiye Sakatlar Konferedasyonu, Yaşlılara ve Özürlülere Uygun Evler-Tasarımlar, Türkiye Sakatlar Konferedasyonu yay., 1995, Ankara.

T. C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı , I. Özürlüler Şûrası Komisyon Raporları ve Genel Kurul Görüşmeleri, 1999, Ankara.

UIA, Towards a Universal Accesibility , Technical Paper 2003.

United Nations Economic and Social Commission for Western Asia, Accessibility for the Disabled A Design Manual for A Barrier Free Environment.

5. GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ VE KARARLAR 

DÎVAN BAŞKANI Dr.Mehmet AYSOY : Evet, Fiziksel Çevre Komisyon başkanımızı biz davet edelim hemen, sunumunu yapsın ve biz oylamaya geçelim.

ŞÛRA KOORDİNATÖRÜ Dr.Sermet BAŞARAN : Fiziksel Çevre Komisyon başkanımızı buraya alıyoruz efendim. Okunan raporlar, kararlar aynı zamanda barkovizyondan da gösterilecektir, buradan da izleyebilirsiniz.

Prof.Dr.Hülya KOÇ : Ben, Fiziksel Çevre Komisyonu Raportör Üyesi Hülya Koç. Taslak kararlarımızı size sunacağım.

Komisyonumuz öncelikle I. Özürlüler Şûrası Fiziksel Çevre Komisyon Kararlarını inceleyerek, bunların sürekli gündemde tutulmasının yararlı olacağı düşüncesiyle, kararların bazılarını aynen koruyarak veya bazı eklemeler yaparak, İkinci Özürlüler Şûrası Fiziksel Çevre Komisyonu Kararları arasında yer almasını öngörmüştür. Tabii ki yeni kararlarımız eklenmiştir. Ayrıca kararların ayrıntıları konusunda raporun içerisinde öneriler bölümünde de ayrıntılar yer almaktadır.

•  Fiziksel çevrenin engellilere yönelik düzenlenmesinde araştırma, planlama, tasarım ve uygulama aşamasında çalışmalar işbirliği içinde yapılmalıdır. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, federasyonlar ve bağlı dernekler, ilgili sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimlerin ilgili birim temsilcileri ve üniversitelerin ilgili birimleri, ilgili meslek odalarından görüşler alınmalıdır. Yerel yönetimlerin ilgili birimleri, kamu ve özel sektörün engellilerle ilgili yapacağı proje çalışmalar için Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı eşgüdümü sağlayacak biçimde yapılandırılmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, federasyonlar ve bağlı dernekler, ilgili sivil toplum kuruluşları, ilgili meslek odaları, yerel yönetimlerin ilgili birim temsilcileri ve üniversitelerin ilgili birimleri, Özürlüler İdaresi Başkanlığı. Süre: Sürekli)

•  Engellilerin erişebilirliğinin sağlandığı binalar ve projelerin ilgili bakanlıklar ve kurumlar tarafından ödül ve kredi kolaylıkları ile teşvik edilmesi sağlanmalıdır ( Sorumlu Kuruluşlar: Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, ilgili meslek odaları, yerel yönetimler. Süre: Sürekli)

•  Engellilere yönelik araştırma ve uygulama projelerinin (yapı, ulaşım, iletişim vb.) ülke genelinde yerel koşullar ve gereksinmeler göz önünde bulundurularak dengeli bir biçimde dağılımı sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar: DPT, TÜBİTAK, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, ilgili meslek odaları, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, yerel yönetimler. Süre: Sürekli )

•  Yeni yapılacak tüm eğitim kurumlarının fiziki şartları engellilerin rahatça eğitim göreceği şekilde düzenlenmeli ve mevcut yapılarda engellilerin rahatça eğitim görebilmeleri için standartlara uygun olarak gerekli değişiklikler yapılmalıdır. Yalnız fiziksel çevre düzenlemesine gereksinim duyan engelliler için ayrı okul yapımından vazgeçilmelidir. Rehabilitasyonda toplumla kaynaştırma şarttır ve normal okullarda mimari engeller kaldırıldığında engelli çocukların diğer çocuklarla birlikte eğitim olanaklarından yararlanmaları mümkün olacaktır. Bu gerçekleşinceye kadar bugün var olan özel eğitim okullarının uygun fiziksel koşullara kavuşturulması gerekmektedir (Sorumlu Kuruluşlar : MEB, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, üniversiteler, yerel yönetimler. Süre: Kısa vade )

•  Engelli bireylerin erişilebilirliğinin sağlanması için mevcut yapılarda gerekli iyileştirmelerin yapılması, engellilere bilgilendirme ve yönlendirme hizmeti veren rehberlik bürolarının öncelikli olarak fiziksel koşullarının iyileştirilmesi sağlanmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, yerel yönetimler, MEB, Sağlık Bakanlığı. Süre: Kısa vade)

•  Milli Eğitim Bakanlığı ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından kurulan veya bu kurumlara bağlı özel rehabilitasyon ve eğitim merkezlerinin erişilebilirliğinin gerektirdiği temel ilkeler belirlenmelidir. Açılacak merkezlerin konut alanlarında veya bu alanlara yakın yerlerde olması, mümkün olduğunca bağımsız ve bahçeli yapılarda yer alması ve çocuk oyun alanlarına/parklara yakın yerlerde kurulması için gerekli yasal düzenlemeler yapılarak uygulamasına yönelik denetimler iyileştirilmelidir. (Sorumlu Kuruluşlar: MEB, SHÇEK, TSE, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, yerel yönetimler. Süre: Kısa vade )

•  Fiziksel çevrenin düzenlenmesinde engelliler konusunda yapılacak uygulamalar için yerel yönetimlerde ayrı bir kaynak, şartlı olarak yaratılmalıdır. Bu kaynağın yaratılmasında kamu ve özel sektörden, ulusal ve uluslararası kuruluşlardan destek sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar: TMMOB, ilgili meslek odaları, üniversiteler, TOKİ, STK, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, yerel yönetimler. Süre: Sürekli)

•  Engellilerle ilgili tüm standartların Türkiye şartlarına uygunluğu, uzman kişilerle disiplinler arası çalışma yapılarak, araştırılarak, gerekirse standartların revizyonu yapılarak sağlanmalıdır. Fiziksel çevrenin düzenlenmesine yönelik uluslararası örneklere uygun ve ülke koşullarına uyarlanmış “Tasarım Rehberi” hazırlanmalıdır. Ulusal ve uluslararası kuruluşların desteğiyle bunların yazılı olarak ücretsiz ve/veya internet ortamından sunulmasının sağlanması zorunludur (Sorumlu Kuruluşlar: TSE, üniversiteler, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, STK, yerel yönetimler, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, ilgili meslek odaları (Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası, Peyzaj Mimarları Odası vb. Süre: Kısa vade)

•  İş yerlerinin fiziksel ortamının engelli bireylere göre düzenlenmesi ve araç gereçlerin ergonomik tasarımları konusunda, işverenler bilgi, teknik ve mali yönden desteklenmelidir. (Sorumlu Kuruluşlar: ÇSGB, Maliye Bakanlığı, üniversiteler, yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Yayalar açısından kent içinde trafik güvenlikli alanlar oluşturulmalıdır. Yaya alanları artırılmalı ve genişletilmelidir. Taşıt hızının yavaşlatıldığı trafik durultma (Traffic Calming) alanları oluşturulmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: yerel yönetimler . Süre: Orta vade )

•  Toplu konut projelendirilmesi ve üretiminde engelliler için ayrı konut yapımı değil “uyarlanabilir konut” üretimi temel yaklaşım haline getirilmeli, “tam erişilebilir konutlar” için teknik, mali ve teknolojik teşvikler konut politikalarında yer almalıdır. Toplu konut idaresinin evi olmayan özürlülere ve ailelerine, ucuz ya da ödeme planı iyileştirilmiş şekilde ev sahibi olmaları hakkında öncelik (destek ya da kontenjan) sağlaması uygun olacaktır. (Sorumlu Kuruluşlar: Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, TOKİ yerel yönetimler, ilgili meslek odaları, üniversiteler. Süre: Orta vade)

•  Hemzemin yaya geçitlerinin farklı engel gruplarının geçiş gereksinimleri göz önünde bulundurularak düzenlenmesi sağlanmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: yerel yönetimler, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler ve kentsel hizmet veren kamu kurumları bilgisayar teknolojisini kullanarak bilgi ve hizmet sunumlarını hızlandıracak önlemler almalıdır ve alternatif bilgi verme şekilleri geliştirilmelidir. Yerel yönetimlerde bilgilendirme ve çağrı merkezleri kurularak engellilerin telefon veya bilgisayar hatları aracılığı ile erişiminin sağlanması gerekmektedir (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, ilgili meslek odaları, üniversiteler. Süre: Orta vade)

•  Engel gruplarına uygun erişilebilir tesisler (idari, sağlık, kültürel, eğlence merkezleri, vb.), ulaşım araçları ve güzergâhları gösteren “Kent Rehberleri” hazırlanmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, ilgili meslek odaları, üniversiteler. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler yapılaşmaya ilişkin inşaat ve ruhsat işlerinde, engellilere yönelik erişilebilirlik standartlarının denetimini yaparak, buna göre ruhsat vermesi için gerekli düzenlemeleri yapmalıdırlar. (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı. Süre: Kısa vade)

•  Doğal afet ve yangınlarda engellilerin olay öncesi, olay sırası ve sonrasında güvenli bir biçimde tahliye edilebilmesi için gerekli düzenleme ve bilgilendirme çalışmaları ilgili kurumlarca yapılmalıdır.

İnşaatlarda güvenlik sistemleri içermeyen projelere ruhsat verilmemelidir. Özürlüler konutlarda korkusuz ve rahat yaşamaları için inşaat denetimlerinde belediyenin yanı sıra afetten sorumlu teknik elemanların da verilen rapora göre ruhsatta imzası olması gerekmektedir.-Afet ve deprem anında, sivil savunma ekiplerinin özürlüye çabuk ulaşması için jandarma, karakol ve muhtarlıklarda oturdukları binaların planları bulunmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı. Süre: Orta vade)

•  Şehir plancısı, mimar, peyzaj mimarı, endüstri ürünleri tasarımcılarının engelliliğe duyarlı olarak eğitilebilmesi için yetiştirilmesi için eğitim kurumlarında engellilere ilişkin araştırma ve çalışmaların geliştirilmesi, ders programlarında konunun sürekli irdelenmesi sağlanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar: Üniversiteler, MEB. Süre: Orta vade)

•  Kamu ve özel sektörde görev yapan mimar, şehir plancısı, peyzaj mimarı, iç mimar, endüstri ürünleri tasarımcısı ve ilgili mühendisler engelliler konusunda meslek ve hizmet içi eğitimden geçirilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar: İlgili bakanlıklar, yerel yönetimler, ilgili meslek odaları, TMMOB, üniversiteler. Süre: Orta vade)

•  Kent içi ulaşım araç ve tesisleri ile kentler arası karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu ulaşım araçlarında ve tamamlayıcı tesislerinde engellilerin hareketini kolaylaştırmak için, lift, rampa, görsel ve sesli uyarıcılarda, yeni teknolojik gelişmelerin izlenerek duyuru ve bilgilendirme panolarında uygulanması için Ulaştırma ve İçişleri Bakanlıkları ortak çalışma ile gerekli yasal düzenlemeleri yapmalı ve denetimini sağlamalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar : Ulaştırma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Teknolojik gelişmelere paralel olarak özürlü ve yaşlıların kent içi ulaşımda en rahat kullanabilecekleri yöntemler, araçlar ve ödeme şekilleri yerel yönetimlerce seçilmeli ve uygulanmalıdır. ( Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Ulaşım ve binaların erişilebilir hale getirilebilmesi ile ilgili yapılacak projelerin hazırlanmasına ve yurtiçi ve yurtdışı fonların doğru ve verimli biçimde kullanılmasına yönelik olarak yerel yönetimler, üniversiteler ve ilgili kuruluşlarca bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, üniversiteler, ilgili meslek odaları, ilgili bakanlıklar. Süre: Kısa vade)

•  Fiziksel çevre düzenlemelerinin doğru ve etkin kullanımı, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarca yapılacak toplumsal bilinçlenme kampanyaları ile gerçekleşebilir. Bu doğrultuda yayalara kent mekânlarında öncelik tanıyan (örneğin: “kaldırımlar yayalarındır” gibi) sloganlar seçilerek afiş, film, yazılı ve görsel medyada tanıtımlar yapılmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, basın yayın kuruluşları. Süre: Kısa vade)

•  Engellilerin erişebilirlik ile ilgili sorunlarına yönelik fiziksel çevrenin düzenlenmesi ile ilgili önlemlerin yanı sıra, gereksinimler doğrultusunda engellilere verilecek insan gücü desteğini devreye sokacak önlemler yerel yönetimlerce alınmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler. Süre: Kısa vade)

•  Tasarımcılar ve teknik elemanlar, meslek alanları ile ilgili tasarımlarını ve uygulamalarını gerçekleştirirken engellilerle ilgili çözüm önerilerine projelerinde ve uygulamalarda yer vermek zorundadırlar. Engellilerle ilgili olarak yasal düzenlemelerde yer alan hususlara uyulmaması durumunda kendi meslek kuruluşları tarafından uygun cezai müeyyideler uygulanmalıdır. Hazırlık aşamasında olan mimar ve mühendis yasalarında bu hususun yer alması ve cezaların tanımlanması uygun olacaktır. (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, ilgili meslek odaları. Süre: Kısa vade)

•  Yerel yönetimler ilgili yasaların uygulamaya geçtiği tarihten itibaren inşaat ve iskân ruhsatı verirken, engellilerle ilgili tasarımların projelerde ve uygulamasında yapıldığını tespit ederek ruhsat vermelidir. Buna uymayan belediye yetkililerinin de ceza yasaları kapsamında cezalarının tanımlanması uygun olacaktır. ( Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar. Süre: Kısa vade)

•  Yukarıdaki 2 madde için engelli ve engelli kuruluşlarına dava açma yetkisi, yasal düzenlemelerde açık bir şekilde tanımlanmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar. Süre: Kısa vade)

•  Özürlülerin ve yaşlıların şehirsel çevrede özgürce hareket edebilmeleri ile ilgili olarak çağımızda kabul edilen standartların hayata geçirilmesi için bir örgütlenme gerekmektedir. Ülkemiz bölgeler şeklinde ele alınarak, her bölgedeki şehirsel çevrelerin, kabul edilerek yasalara girmiş standartlara uygun fiziksel yapılaşmalara sahip kılınması sağlanacaktır. Her bölgede “Ulaşılabilirlik Uygulamaları Ofisi” tesis edilerek kamunun ve yerel yönetimlerin üreteceği projelerin ve inşaatların denetimi sağlanmalıdır. Bu ofise bağlı birkaç yerel hizmet ve denetim birimi de kurulabilir. Ulaşılabilirlik Uygulamaları Ofisi, bir inceleme kuruludur. Mimarlar, şehir plancıları, sosyologlar, ilgili meslek elemanları ve sivil toplum kuruluşlarının uzman temsilcilerinden oluşur. Bu ofisin vizesini alamayan projeler kabul edilmez. (Sorumlu Kuruluşlar: Yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar, ilgili meslek odaları. Süre: Kısa vade)

•  Özürlülerin (yaşlılar dahil) şehirsel çevrede özgürce hareket edebilmeleri ile ilgili olarak çağımızda kabul edilen standartların hayata geçirilebilmesinde Şûra Kararlarının uygulanmasının ilgili yasal mevzuat çerçevesinde izlenmesi ve gerektiği yerde yeni mevzuat düzenlemelerinde önerilerde bulunulması evrensel kabul görmüş erişebilirlik ve engelsiz mekân standartlarının yaşama geçirilmesi yönünden önemlidir.

Bu çerçevede, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı eşgüdümünde sekreterya hizmetleri söz konusu Başkanlık veya desteği ile gerçekleştirilmek üzere engellilerle ilgili sivil toplum kuruluşları, üniversite ve yerel yönetimlerin konuyla ilgili birimleri, TMMOB, ilgili meslek odalarının katılımı; belirlenecek belli süre için temsilci göndermeleri ile Ankara' da Şûra Kararlarının uygulamaya geçirilmesi ve uygulamanın izlenmesi konusunda bir kurul kurulması; aynı konuda, yukarıda belirtildiği biçimde bölge veya illerimiz düzeyinde, valilik eşgüdümünde il/bölge kurulları kurulması; bu kurulların kuruluş ve işleyiş esaslarını belirleyen bir genelgenin hazırlanması ve yayınlanmasının Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nca yerine getirilmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar: Özürlüler İdaresi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, yerel yönetimler, üniversiteler , TMMOB. Süre: Kısa vade )

•  Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü bünyesinde fiziksel çevrenin engelli ihtiyaçlarına yönelik düzenlenmesi açısından ilgili mevzuatın izlenmesi, yeniden düzenlemesi ve uygulanmasının denetlenmesi konularıyla ilgili sürekli çalışacak birer komisyon veya birim kurulmalıdır. Yaptırım ve denetim eksiklikleri göz önünde bulundurularak ivedilikle kurulması önerilen bu birim, bu Şûra'da kabul edilen kararlara, ilgili mevzuat ve uygulama içinde yaptırım kazandıracak düzenlemeler üzerinde öncelikle çalışmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: Özürlüler İdaresi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı. Süre: Kısa vade)

•  Fiziksel çevre, engellinin yaşam alanları ve yaşanabilirlik ölçütleri ile doğrudan, yaşam kalitesiyle de dolaylı olarak ilgilidir. Mekânlarımızın fiziksel çevre öğelerinin engelsiz tasarım ölçütleri kapsamında yeniden ele alınarak gerekli düzenlemelerin yapılması konusu, engelsiz tasarım tabiatı nedeniyle sadece engelli bireylerimizi ve onların refakatçilerini değil, standart iş görebilen tüm insanların da mekânı daha rahat kullanabilmesine, mekândaki işlev ve donatıların erişilebilirlik ölçütlerine göre düzenlemesine yönelik bir tasarımdır.

Bu konuda, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı eşgüdümünde, sekreterya hizmetleri Başkanlık tarafından yapılmak üzere, Ankara'da “şûra kararları uygulama ve izleme platformu” veya “fiziksel çevre düzenleme izlemesi engelliler konseyi” adı altında ilgili engellilerle ilgili sivil toplum kuruluşları, TMMOB, ilgili meslek odaları, üniversitelerin ve yerel yönetimlerin ilgili birimlerinin katılımıyla bu kararların uygulanmasını izleme sivil biriminin Eylül 2006'ya kadar oluşturulması ve bu oluşumun Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nca yayınlanacak bir genelge ile desteklenmesi önerilmektedir.Aynı konuda illerimiz düzeyinde valiliklerin koordinatörlüğünde il platformu veya il konseyleri oluşturulmalıdır. (Sorumlu Kuruluşlar: Özürlüler İdaresi Başkanlığı, üniversitelerin ilgili bölümleri, TMMOB ilgili meslek odaları ve yerel yönetimler, engellilerle ilgili sivil toplum kuruluşları, İçişleri Bakanlığı . Süre: Kısa vade )

•  Durum tespiti amaçlı fiziksel çevrenin uygunluğu örneklem alan çalışmalarının yapılması için engellilerle ilgili tüm kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları, üniversitelerin ilgili bölümleri, TMMOB ilgili meslek odalarının ve yerel yönetimlerinin ilgili birimlerinin katılımı ile Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı eşgüdümünde ve Başkanlığın imkân dahilinde sekreterya hizmetleri desteği ile;

- Sokaklar, meydanlar gibi kentsel mekân örneklem alanları;

- Binalar (özellikle eğitim, sağlık gibi kamu binaları) örneklem alanları, çalışmalarının yapılması ve izlenmesi için çalışma guruplarının oluşturulması sağlanmalı ve bu çalışmalar desteklenmelidir. ( Sorumlu Kuruluşlar: Özürlüler İdaresi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı, üniversitelerin ilgili bölümleri, TMMOB ilgili meslek odaları ve yerel yönetimler, engellilerle ilgili sivil toplum kuruluşları. Süre: Sürekli)

Bizlerin fiziksel çevreye ilişkin önerilerimiz bu şekildedir. Teşekkür ediyorum.

DÎVAN BAŞKANI: Efendim biz teşekkür ediyoruz bütün konuşmalarınız için. Söz konusu taslak kararların bütünü üzerine konuşmak üzere bir üyemize söz vermek istiyorum. Sayın vekilim buyurun.

Lokman AYVA (İstanbul Milletvekili): Sayın DÎVAN, değerli Şûra üyeleri çalışmalarımızın hayırlara vesile olmasını dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. Değerli arkadaşlar;

Benim kravatımda yemek damladığı zaman bana söyleyene teşekkür ediyorum. Çünkü benim başka toplantılarda rezil olmamı önlemiş oluyorlar sağolsunlar. Hep de bunu esirgemiyorlar. Çünkü böyle bir açık ilişkimiz var, iletişimimiz var. Ben de aynı samimiyeti burada söylemek istiyorum. Biliyorum ki, pazartesi ve salı gün, yani iki gün çok çalışıldı. Komisyonumuzda çok değerli arkadaşlarımız var. İsmet Abi başkanlığında değerli hocalarımız var. Çok önemli katkılarda bulundular. Çok iyi niyetli yaklaşımlarda bulundular. Ancak ben komisyon metninin vizyonunu beğenmediğimi açıkça söylemek istiyorum. Neden beğenmediğimi de söyleyeceğim.

Arkadaşlar, devletin vizyonu şu anki bu rapordan daha ilerde. Bizim çok daha ileride olmamız lazım. Devleti sollamamız gerekir. Kamuyu sollamamız lazım. İki örnek vereceğim, daha radikal olduğunu gösterir örnek. Özürlüler İdaresi Başkanlığı Başkanımız bir kamu görevlisi Mehmet Aysoy Bey, Özürlüler Kanunu görüşmelerinde, bu hani toplu taşıma araçlarının erişebilirliğinin yedi yılda gerçekleşmesi ile ilgili bir metin var biliyorsunuz, hüküm var. Orada arkadaşlardan birisi şunu sordu, Dedi ki; “ Mehmet Bey” dedi, “Yani” dedi, “bilmem ne ilçesinin minibüsleri de buna uyacak mı?” dedi. Aynı Mehmet Bey'in cümlesi şu; “ Tabii uyacak efendim” dedi. “Orada özürlü yaşamıyor mu?” Yani bence bu kadar, bundan daha radikal olmamız gerekiyor.

Başka bir örnek; Cemal Merdan arkadaşımız belki burada aramızda; İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi. Öyle bir karar çıkarttılar ki belediyenin bundan sonra alacağı her otobüsün özürlülere uygun olması lazım.

Arkadaşlar biz özürlüyüz ve artık ayrımcılığın sona ermesini istiyoruz, geçiştirilmesini istemiyoruz. Bu işte çok fazla toleransımızın olmaması lazım. Fiziksel çevre fiili ayrımcılıktır. Yani senin yok sayılman demek, benim yok sayılmam demek. Yani kaldırımın bilmem şusu busu yoksa niye bu hizmeti veriyor bu belediye? Başka kaldırımlar varken, başka insanların şartlarına uygun yaparken şey değil de, vergileri şunu bunu alarak yapıyor da, bana niye uygun yapmıyor? Onlar babasının oğlu da ben amcasının oğlu muyum? İşte bence bu konuda kesin hatlarla taviz vermememiz lazım. Ha! ... bunu, kavga etmek anlamında değil, asla asla böyle düşünmüyorum. Hak iddia etmemiz lazım geldiği için söylüyorum.

İkinci gördüğüm şey şu: Eskiden biliyorsunuz yapamayacak işleri hep alt komisyona sevk ederdik, şimdi de yapılmayacak işleri devlete sevk ediyoruz. Bayındırlık Bakanlığı, şu şu şu ilgili kuruluşlar gibi. Ortada bırakmamak lazım arkadaşlar. Ben size şöyle söyleyeyim; bu otuz kararın en az dört beş tanesini ben Fiziksel Engelliler Vakfı'na yaptırtırım. Bu o kadar zor bir iş değil ki. Ama bunu Bayındırlık Bakanlığı'na verdik mi bu iş sarpa sarar. Bunların bir de takipçilerinin olması lazım. Türkiye Sakatlar Derneği'nin mesela buradan sekiz tane maddeyi takip etmesi lazım. Hesabını sorması lazım. Teknik bazı sıkıntılar da var. Mesela sivil toplum kuruluşlarına dava açma yetkisi denmiş, ilgili kuruluşlar yerel yönetimler ve bakanlıklar sayılmış. Arkadaşlar zaten bu davalar açılabiliyor. Hadi onu da bırakın, yerel yönetimlerin böyle bir kanun çıkarma yetkisi yok ki. Çıkarabilir mi? Bakanlıkların da böyle bir yetkisi yok. Bu Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yetkisindedir. O açıdan oraya havale etmek lazım. Kararların bütün olarak derlenmiş toplanmış olmasınının da olumlu bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Otuz maddede, bütünü derlenmiş toparlanmış şekilde. Fakat Şûramızın ve bizlerin acaba şöyle bir psikolojik sıkıntımızın da olup olmadığını açıkçası kendi kendime tartışıyorum. Biz batı ülkelerinden daha aşağı hayatımız mahkûm mu olmalı acaba diye düşünüyorum. Bizim dünyanın en iyileri arasında olmamızın ne mahsuru var bu konuda? Engelimiz nedir bu konuda? Yani illa Almanya'dan, Amerika'dan daha geri kararlar almak zorunda değiliz. Onları hedefleyelim, onun yolunda olalım. Ola ki bazılarını gerçekleştirebiliyoruz ama bazılarını gerçekleştiremeyebiliriz ama vizyonumuz bu olsun en azından diye düşünüyorum. Ben emeklerinden dolayı arkadaşlarıma teşekkür ediyorum ama ben kendilerini tanıdığım için söylüyorum daha iyilerini üretebilecek durumda arkadaşlarımız. O yüzden kravatlarındaki temiz lekeyi temizlerlerse bundan sonra toplantılarda sıkıntı olmaz. Hepinize sevgilerimi saygılarımı sunuyorum.

DÎVAN BAŞKANI: Teşekkür ediyoruz. Sayın Şûra üyeleri ben taslak kararların bütününü oyunuza sunuyorum. Kabul edenler? Sayalım lütfen.

Evet bir öneri var, onu alalım. Öneriyi okur musunuz?

ŞÛRA KOORDİNATÖRÜ : Arkadaşlar burada küçük bir not var öneri şeklinde. “Bağımsız kuruluşların kamunun yaptığı fiziksel çevre düzenlemelerini denetlemesi.” diye bir öneri var. “Bağımsız kuruluşların kamunun yaptığı fiziksel çevre düzenlemelerini denetlemesi.” Arkadaşlar bunlar komisyona iletilmiş mi yoksa bunlar yeni mi geliyor?

ÜYE: Yeni önerge.

ŞÛRA KOORDİNATÖRÜ: Yeni. “Belediye hizmetlerinin sigorta edinme uygulamalarının başlatılması”, “ Belediye hizmetlerinin sigorta edinme uygulamasının başlatılması” diye de iki tane de öneri var.

DÎVAN BAŞKANI: Evet bu iki öneriyi öncelikle oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler?

ŞÛRA KOORDİNATÖRÜ: Önce birincisini oylayalım. “Bağımsız kuruluşların kamunun yaptığı fiziksel çevre düzenlemelerini denetlemesi.”

DÎVAN BAŞKANI: Evet. Şûra üyeleri, birinci öneriyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Kabul edilmemiştir.

ŞÛRA KOORDİNATÖRÜ: İkinci öneriyi okuyorum arkadaşlar. “Belediye hizmetlerinin sigorta edinme uygulamasının başlatılması”.

DÎVAN BAŞKANI: Evet. Evet, kabul edenler?

(Üyeler anlaşılmadığını söylüyorlar)

DÎVAN BAŞKANI: Sayın Milletvekilime mikrofonu uzatır mısınız?

ŞÛRA KOORDİNATÖRÜ: “Belediye hizmetlerinin sigorta edinme uygulamasının başlatılması” Sayın Lokman Ayva.

Lokman AYVA: Arkadaşlar, önerilerle ilgili şunu düşündüm. Biz o komisyona katılmadığımız için, yani o komisyonda olmadığımız için önerme şansımız olmamıştı. Taslaklarda da olmadığı için önerme ihtiyacı hissettik. Tabii takdir Şûra'nın. Buradaki birinci önergedeki yani “Bağımsız kuruluşların belediyenin yaptığı veya kamunun yaptığı fiziksel çevre düzenlemelerini denetlemesi.” Şimdi belediye ve kamu bir bina yapıyor veya yolları kaldırımları yapıyor? Kim denetliyor? Belediyenin kontrolörleri denetliyor. Biz diyoruz ki üçüncü bir kuruluş, yani bağımsız, profesyonel, diyelim ki Türkiye Sakatlar Derneği olabilir veya başka bir kuruluş olabilir. Bunların denetime açılması. Bunlar desin ki, hakikaten bu iş uygun olmuş veya uygun olmamış. Böyle bir denetim yolunun açılmasını devlete önerebiliriz ya da kamuya önerebiliriz. İkincisi: Belediye hizmetlerinin sigortalanması kavramı da şu: Bildiğiniz gibi belediye birtakım hizmetler veriyor. Ulaşım hizmeti veriyor ve daha çok fiziksel çevre ilgisiyle ve bizimle ilgili. Eğer bu hizmetlerden dolayı biz zarar görürsek, biz özürlü bireyler olarak zarar görürsek bu bizim için tazmin edilsin.

ÜYE : … ve orada hizmetlerin sigortalanması diye bir kavram var, eğer başarısız bir şekilde yapmışsa, bunu belediyenin otomatikman sigorta şirketi, yani bu hizmeti, belediyenin hizmetini sigortadan sigorta şirketi ödesin ve bunlar sigorta şirketleri de bunu ödemek için hizmetlerin kaliteli olmasını isteyecektir diye düşünüyorum. Biz de dolayısıyla kaliteli hizmet alacağız, almazsak da bunun bedelini alacağız. Teşekkür ederim.

DÎVAN BAŞKANI: Teşekkür ediyoruz.

ÜYE: Sayın Başkanım ben bu önergede bir ilave olarak üçüncü bir önerim olacak arz edebilir miyim?

DÎVAN BAŞKANI: Arkadaşlar ben burada kesmek istiyorum önerileri. Taslak kararların bütününü oyunuza sunmak istiyorum. Kabul edenler? Kabul etmeyenler? Kabul edilmiştir efendim. Teşekkür ediyoruz.


© 2006- T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi - Özürlülük Araştırmaları ve İstatistik Dairesi Başkanlığı