ÖZET
Özürlülüğe ve yaşlılığa bağlı olarak ortaya çıkan bakıma muhtaçlık önemli bir sorundur. Dünyanın birçok ülkesinde bakım, ailenin temel sorumluluğu olarak kabul edilmekle birlikte nüfus yapısının değişimi, kadınların iş yaşamında daha fazla yer almaya başlamaları, bakım hizmetlerinin bu alanda meslekleşmiş bireyler tarafından verilmesine neden olmuştur. Bakıma muhtaç özürlü ve yaşlıların çok yönlü bakım talebinin artışına paralel olarak bakım evleri ve huzurevi gibi kurum bakımının yanısıra evde bakım hizmeti veren kuruluşların sayısı da her geçen gün artmaktadır. Ancak talebin yüksekliği yanında, bu alanda hizmet verecek eğitimli, deneyimli Sosyal bakım elemanı sayısı ve kalitesinde sorunlar yaşanmaktadır. Nüfusun yaşlanması ile artacak uzun süreli bakım gereksinimi, gelecekte sosyal bakım elemanı istihdamını diğer sektörlere oranla daha fazla artıracağını göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Bakıma muhtaç birey, sosyal bakım, sosyal bakım elemanı eğitimi, istihdam
ABSTRACT
Need for care is an important problem which arises depending on being disabled and aged. Although care is considered as a basic responsibility of the family in many countries all over the world, change of demographical structure, employment of more and more women in work have caused social care services to be given by those who are experts in their profession. In parallel with the increase of the comprehensive demand of independencyfor people, disabled and aged, who are dependent of care, the number of the organizations giving home care has been increasing day by day alongside with the institutional care homes such as nurseries and homes for the elderly. But in addition to the number of care service organizations and demand’s being so high, there are some problems in the number of experienced and trained caregivers and quality. The extended period of need for care, which arises with the population increase, shows that in the future it will increase the employment area of caregiver compared with other sectors.
Key Words: Dependent people, social care, caregiver training, employment
Giriş ve Kavramlar
Modern yaşamın gelişmesi ve ortalama ömrün uzaması beraberinde birçok sorun ortaya çıkarmaktadır. Bu sorunlardan biri yaşlılığa bağlı kronik hastalıklar ve özürlü sayısının artmasıdır. Gerek doğuştan gerekse sonradan olan özürlülük ve/veya yaşlılıkta ortaya çıkan bakıma muhtaçlık* durumlarında uzun süreli bakım gereksinimi**, ilerleyen yaşlılık, doğuştan özürlülük ve sonradan kaza veya hastalık (felç, bunama vb) olmak üzere üç şekilde ortaya çıkabilmektedir (1,2,3). Yaşlı ve özürlünün uzun süreli bakımı ekonomik, sosyal ve kültürel nedenlerden dolayı çoğunlukla evde aile bireyleri tarafından sağlanmaktadır. Çoğu kez, yaşlı ve özürlünün bakımı “ailenin temel görevi” olarak görülmektedir. Ancak, aile yapısının değişmesi ve kadınların çalışma hayatına girmeleri ile aile bakımı yetersiz kalmaya başlamış ve bu hizmetlerin yerine getirilmesinde sosyal bakım*** alanında profesyonel ve yarı profesyonel hizmet grupları daha fazla yer almaya başlamışlardır. Gelişmiş ülkelerde yaşlı nüfus oranının artmasıyla yaşanan bakım sorununa sağlık hizmetleri, sosyal bakım ve sosyal güvenlik açısından çözüm üretme yönünde büyük çaba harcanmakta ve bu yönde ciddi adımlar atılmaktadır. Bu adımlardan biri sosyal bakım elemanlarının yetiştirilmesi ve özellikle uzun süreli bakım kurumları ile evde bakım hizmetlerinde istihdamının sağlanması yönündedir. Çünkü, bakım hizmetlerinde ve bakım sektöründe tartışılan konuların en önemlilerinden biri, insan kaynakları sorunlarıdır. Bu durum yalnızca nicel değil, bakım kalitesi ile de ilgilidir. Hiç şüphesiz, büyüyen talep karşısında aile bireylerinin bakımının yetersiz kalması ile kurumsal hizmetlerdeki maliyetlerin hızla artması, bu alanda yetişmiş, bilgi ve beceriyle donatılmış eleman gereksinimini de artırmaktadır.
Türkiye’de evde ve kurumda sosyal bakım hizmetlerinin öneminin anlaşılması ve talebin artmasıyla birlikte sivil toplum kuruluşları ile birçok kurum ve kuruluş değişik zamanlarda ve birbirinden bağımsız olarak uzmanlık düzeyinde hasta, yaşlı ve özürlülerin sosyal bakımını üstlenecek çabalar göstermeye başlamıştır. Bakım hizmetleri, bakıma muhtaç bireyin yaşam kalitesinin sağlanması ve yükseltilmesi ile ilgili temel gereksinimlerin verilmesini kapsamaktadır. Bakıma muhtaç birey bu hizmetleri kurumsal bakım merkezleriyle alabildiği gibi evinde ya da yaşadığı ortamda da alabilmektedir. Bakım hizmetleri, informal ve formal bakım olmak üzere iki şekilde verilebilmektedir. İnformal bakım; aile bireyleri, yakınları veya komşularının çoğu kez para karşılığı olmayan, gönüllü olarak vermiş oldukları bakım hizmetlerini ifade etmektedir(4). Formal bakım ise, belli bir ücret karşılığında profesyonel bakım uzmanı ve/veya yarı uzman sosyal bakım elemanları tarafından verilen bakım hizmetidir. Kadınların işgücüne katılım oranının artması ve aile yapısının değişmesi, aile bireyleri tarafından verilen (informal) bakım hizmetlerinin giderek azalmasına neden olmaktadır. Bunun yanında, bireylerin yaşam kalitesi açısından evde kalmayı tercih etmeleri, çok yönlü bakım gereksinimi ve benzeri nedenler, bakım hizmetlerinde aile bireylerinin (informal) yanı sıra, belirli bir ücret karşılığında bakım hizmetini veren, spesifik alanlarda uzman ya da yarı uzman bakım elemanlarının da (formal) bu alanda yer almasına neden olmuştur(5). Uzman bakım elemanı dışında yarı uzmanlık gerektiren bakım hizmetlerinde meslekleşmeye doğru büyük bir dönüşümün görülmesi, bilgili ve deneyimli sosyal bakım eleman gereksinimini daha fazla hissettirmeye başlamıştır. (6,7,8). SBE (SBE); formal bakım hizmetlerinde yarı uzmanlık gerektiren ve bakıma muhtaç bireyin uzun süreli bakımında tıbbi hizmetler dışında kişisel bakımına, (saçının yıkanması, tırnağının kesilmesi, yemeğinin yedirilmesi, tuvalete götürülmesi vb) sosyal aktivitelerinin yaptırılmasına (basit zihinsel ve fiziksel aktivitelerin yaptırılmasına) yardımcı olan ve bireysel gereksinimine uygun bakımını üstlenen ara meslek elemanıdır. Türkiye’de yukarıda sözü edilen hizmetleri yerine getiren meslek elemanı için “hasta bakıcı”, “bakıcı eleman”, “bakım elemanı” olarak ifade edilen değişik kavramların bakıma muhtaç bireyin bakımını üstlenen ve yarı uzmanlık gerektiren işin, hizmetin özelliğini tam olarak yansıtmadığı düşünüldüğünden makalemizde, bu tür hizmetleri yerine getiren meslek elemanı için “Sosyal bakım elemanı (SBE)” kavramı kullanılacaktır. SBE, uzun süreli bakım hizmetlerinin çeşitli alanlarında (huzurevi, bakım evi, yaşam destek birimleri, erişkin gündüz bakım evi, özel bakım merkezleri, evde bakım hizmetleri ve bakıma muhtaç bireyin evinde) görev alabilmektedir.
1. Dünyada Bakım İle İlgili Genel Durum
Tüm dünyada aile bireyinin bakımının büyük çoğunluğunun kadınlardan (eş, kız, gelin) oluştuğu görülmektedir (9). Birçok Avrupa ülkesinde informal bakım oranı %80-90 arasında değişmektedir(10). Özellikle, geleneksel aile yapısının korunduğu Yunanistan, İtalya ve İspanya gibi Akdeniz ülkelerinde, informal bakım, kurum bakımına göre daha öncelikli ve ağırlıklı olarak yer almaktadır (11).
Bakıma muhtaç bireylerin yaşam kalitesinin sağlanmasında informal bakım önemli bir yere sahiptir. Ancak, uzun süreli bakım, bakıcı aile bireylerini fiziksel, ruhsal ve sosyal yaşam yönünden olumsuz etkilemekte ve çalışma hayatları sıklıkla kesintiye uğramaktadır (12,13,14,15,16). Ayrıca, çoğu aile bireyi bakıcıları aynı zamanda bir işe sahip olmalarından dolayı her iki işi birlikte götürmek zorunda kalmaktadırlar. ABD’de bakıcı aile bireyleri ile yapılan bir araştırmaya göre, %62’sinin, çalışma hayatlarının ilerleyen dönemlerinde işlerini tümüyle bırakmak zorunda kaldıkları ya da tam gün çalışma yerine yarı zamanlı çalışmayı tercih ettikleri saptanmıştır (17). Aile bireyi bakıcısının (informal) çoğu kez, emeklilik ve sosyal güvenlik hakları da bakım işini üstlenmelerinden dolayı kaybedilmektedir. Öte yandan, ABD’de yapılan bir başka araştırmada da, aile bireyi bakıcılarının %70’inin, haftalık bakım saati 40 saat veya daha üstünde (18) ve ortalama bakım yılı 4.5 yıl, %20’sinin de 5 yıl ve daha uzun sürmektedir. Aile bireyi bakıcıların iş kayıplarının ülkeye yıllık olarak 11 milyar ile 29 milyar dolar arasında olduğu tahmin edilmektedir (19). ABD’de informal bakım hizmetinin maliyetinin her yıl için 306 milyar dolar olduğu ve bunun da, evde bakım ve kurum hizmetleri toplamının yaklaşık iki katına eşit bir maliyet olduğu belirtilmektedir (20). Başka bir ifadeyle, ABD’nin informal bakım maliyetini tümüyle üstlenecek olması durumunda ulusal sağlık hizmetleri bütçesinden yaklaşık olarak %24 pay ayırmak zorunda kalacağı ileri sürülmektedir (21).
Bakım sektöründe tartışılan konuların en önemlilerinden biri, insan kaynakları sorunlarıdır. Bu durum yalnızca sayı ile ilgili olmayıp bakım kalitesi ile ilgilidir.İnformal bakım eksikliği, toplum ve devlet programları açısından önemli bir baskı unsuru olacağı görülmektedir. Gelişmiş ülkeler bakım yükünün, ekonomik ve sosyal nedenlerle altından kalkamayacak boyutlara ulaşacağını öngördüklerinden, informal bakımın (ailenin) desteklenmesini hedef alan yasal düzenlemelere sosyal politikaları içinde yer vermeye başlamışlardır (22). Bu anlamda, Almanya, Avusturya, Norveç, Finlandiya, Britanya Krallığı ve diğer bazı ülkelerde devletin, bakıcı aile bireylerini destekleyen uygulamaları söz konusudur(23). Bu uygulamalardan en önemlilerinden biri, aile bireyi bakım elemanı eğitimini sağlamak, desteklemek ve onların katkılarının değerli olduğunu göstermektir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) de, informal veya formal olmasına bakılmaksızın, bakım verme işinin, ekonomik güvence, kabul görme ve toplumsal saygınlığı olan iş veya meslek olarak kabul görülmesi gerektiğini savunmaktadır (24).
ABD’de, gelecek 10 yılda, 65 yaş üstündeki yaşlı bireylerin artış oranının % 2.3 olacağı, informal bakım oranında ise yalnızca %0.8 artış olacağı öngörülmektedir (25). Çalışma İstatistikleri Kurumu’na göre; 2000-2010 yılları arasında SBE gereksiniminin %39 artacağı ifade edilmektedir. Ancak bu talebin yalnızca yarısının karşılanabileceği endişeleri ortaya konulmaktadır (26).
Birçok Avrupa ülkesinin, bakım hizmetleri alanında, yarı uzmanlık gerektiren SBE’ye artacak olan gereksinime yanıt bulacak çeşitli çözümler üretmeye çalıştığı görülmektedir. Bunlardan en önemlileri; hem aile bireyi bakıcısı için hem de SBE için emeklilik hakkı verilmesi ya da aylık veya diğer sosyal haklar tanınması yönündedir. Böylelikle, azalan informal bakımı teşvik etmek, SBE sayısını artırmak aynı zamanda da artan sağlık harcamalarını kontrol altında tutmaya çalışmaktadırlar. Bu yöntemlerle, devlet daha pahalı olan kurumsal bakımın harcamalarını azaltırken, diğer yandan, aile bireyine bakım işini üstlenmelerinden dolayı “ücret ve/veya emeklilik” ile sosyal devlet olma sorumluluğunu yerine getirmektedir. Genel inanç odur ki, bakım işi, uzun süreli bakımın temel direğidir, ancak desteklenmesi gereklidir.
ABD’de, uzun süreli bakım hizmetleri içindeki payı, yarı uzmanlık gerektiren sosyal bakım elemanlarının, uzman bakım elemanlarına (hekim, hemşire, fizyoterapist, psikolog vb.) oranı %72’dir. Başka bir anlatımla, her 100 bakım personelinin (uzman ve yarı uzman bakım personeli) dörtte üçünün SBE olması, bu alandaki gereksinimin büyüklüğünü ortaya koymaktadır. Bunlar, kişisel bakım (banyo yaptırma, kişisel hijyenin sağlanması, giydirme yemek yeme, yemek hazırlama, ev temizliği ve ilaç yönetimine destek sağlamak) gibi hizmetleri yerine getirmekte ve uzun süreli bakım hizmetlerinin çeşitli alanlarında (huzurevi, bakım evi, yaşam destek birimleri, erişkin gündüz bakım evi, özel bakım merkezleri gibi) çalışmaktadırlar (26).
Tablo 1. Uzun Süreli Bakım Hizmetlerinde Çalışanların Sektör İçindeki Artış Oranı 2000-2010 Tahmini (Binler)
| 2000 | 2010 | Artış Oranı |
Uzun süreli bakım hizmet sektörü | 1.854 | 2.683 | % 45 |
Sağlık hizmetleri sektörü | 11.065 | 13.882 | % 25 |
Tüm diğer sektörler | 133.741 | 155.772 | %16 |
Kaynak: Breau of Labor Statistics, National Employment Matrix, 2000-2010
Tablo 1’de görüldüğü gibi, öngörüler, tüm sektörlerin büyüme hızının % 16 olmasına karşın, uzun süreli bakım hizmeti veren bakım sektörünün büyüme hızının % 45 artacağı yönündedir.
Tablo 2. Uzun Süreli Bakım Hizmetlerinde Çalışan Eleman İstihdamı, 2000-2010 Tahmini (Binler)
| 2000 | 2010 | Sayısal değişim |
Hemşirelik hizmeti | 347 | 444 | 97 |
Kurumda ve evde bakım hizmeti sunan profesyonel bakım hizmeti verenler | 181 | 303 | 122 |
Kurumda ve evde bakım hizmeti veren sosyal bakım elemanı | 635 | 1.074 | 439 |
Kaynak: Bureau of Labor Statistics, National Employment Matrix, 2000-2010
ABD’de Çalışma İstatistikleri Kurumu tarafından yayınlanan, 2006-2016 yılları için “Tahmini İstihdam Raporları”na göre de, 2016 yılında hizmet sektörünün hızla artacağı ve istihdamın dörtte üçünün hizmet sektöründe olacağı yönündedir. Aynı raporda, 2006-2016 yıllarında yıldızı parlayacak ve en fazla talep olacak 30 meslek grubu içinde 2. ve 3. sırayı, evde SBE ve evde sağlık bakım elemanı olduğu ve bunların sırasıyla %51 ve % 49 oranında artacağı öngörülmektedir (27). İngiltere’de de, her 8 kişiden biri informal bakım hizmeti vermektedir. Başka bir ifadeyle çalışan nüfusun %14’ü informal olarak evinde bakıma muhtaç bireye bakmaktadır (28).
ABD, Japonya ve diğer gelişmiş Avrupa ülkelerinde bakım hizmeti kalitesine ilişkin sorunlar da mevcuttur. Bakım yükünün yarattığı stres, SBE veya aile bireyi bakım elemanının zamanının yetersizliği, desteğinin olmaması, bakım konusundaki yetersiz bilgi-beceri düzeyi, bakıma muhtaç yaşlı ve özürlü ile bakım hizmeti veren arasındaki çatışmalar; ihmal, şiddet, yanlış tedavi ve suistimali artıran faktörler arasında yer almaktadır. Japonya’da yapılan bir araştırma, bakım hizmetinin yarattığı aşırı stresin; yanlış tedavi ve ihmal gibi sonuçlara neden olduğunu ortaya koymaktadır (30). Alzheimerli hastalar, diğer yaşlılardan çok daha fazla suistimalle karşılaşmaktadır. Yapılan bir başka araştırmada da; aile bireyi olan bakıcıların % 33’ünün doğrudan suistimal ve ihmale neden oldukları belirtilmiştir (31). Öte yandan, evde aile bireyleri tarafından bakılan bakıma muhtaç özürlüler ihmale-suistimale en çok uğrayan kesimi oluşturmaktadır (32).
2. Türkiye’de Bakım Eğitimi İle İlgili Genel Durum ve Sorunlar
Bakıma muhtaç bireyin çok yönlü bakım talebinin artışına paralel olarak kurumsal bakım (bakımevi ve huzurevi) yanında evde bakım veren kuruluşların sayısı da artmaktadır. Türkiye’de, gelişmiş ülkelerdeki gibi yaşlı ve özürlünün bakım ihtiyacı artarken, aile yapısı değişmekte; formal ve informal bakım hizmetlerinde SBE gereksinimini artırmaktadır. Özellikle bakıma muhtaç bireylere yönelik bakım hizmeti verilmesi ile ilgili olarak eğitimli ve deneyimli SBE ve kalitesinde sıkıntı yaşanmaktadır. Konusunda temel eğitim almamış SBE istenilen düzeyde bakım hizmeti veremeyeceği gibi, yanlış uygulama, iletişim eksikliği ve etik açıdan ülke ekonomisine zarar vereceği de kaçınılmazdır (33).
Uzun süreli bakım hizmetlerinde SBE, bakımın temel direğidir ve bu hizmetlerin tam anlamıyla yerine getirilmesi de ancak etkin, ihtiyaca uygun bir eğitim modeli ile gerçekleşecektir. Son yıllarda profesyonel düzeyde yaşlı ve özürlünün bakımını yerine getiren kurumlar ile evde bakım kuruluşlarının sayılarının artmasına karşın, SBE’ye yönelik eğitimin hem sayısal anlamda hem de kalite anlamında istenilen düzeyde olduğunu söylemek oldukça zordur. Ülkemizde bakım sorununa çözüm olması açısından son yıllarda SBE yetiştirilmesinde çeşitli kurum ve kuruluşların rol aldığı görülmektedir Örneğin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları (İSMEK) içinde “yaşlı ve hasta bakımı” (34), Milli Eğitim Sağlık Eğitim Vakfı (MESEV), SHÇEK ve Sosyal Yardım ve Sosyal Dayanışma Vakıfları (Sincan örneği) gibi kamu kuruluşlarının yanı sıra bazı özel eğitim kurumları da yaşlı bakım uzmanlığı konusunda kurs ve sertifika programları düzenlemektedir. Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde Halk Eğitim Merkezleri tarafından “Evde Yaşlı ve Hasta Bakımı Elemanı Yetiştirme Programı” (35), MEGEP programı çerçevesinde “Yaşlı ve Hasta Bakım Programı”, lise düzeyinde 4 yıllık olarak eğitim verilmektedir (36). MEB Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Mesleki Açık Öğretim Lisesi (MAOL) “Hasta ve Yaşlı Hizmetleri Alanı” (yaşlı bakımı, hasta bakımı, engelli bakımı dalları) (37), Birçok STK ve Üniversite de bakım elemanı ve evde bakım hemşireliği yönünde kurslar düzenlenmektedir.
Diğer taraftan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) müfredat programları içinde şimdilik yalnızca Sakarya Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesinin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda “Yaşlı Hizmetleri Bakım Programı” ile 2005-2006 eğitim yılından itibaren bakım hizmetleri alanında ara eleman yetiştirilmektedir (38).
Değişik kurum ve kuruluşların bakım ihtiyacı duyabilecek sosyal kesimlere yönelik farklı isimler altında bakım ile ilgili eğitim hizmetleri sunmak istemeleri ve bu çerçevede uygulamaya dönük oluşturdukları eğitim programları, olumlu bir gelişmenin habercisi olduğu kadar bu hizmetlere duyulan ihtiyacın büyüklüğünü göstermesi açısında da dikkat çekicidir. Yukarıda da görüldüğü gibi, bir taraftan bakıma muhtaç bireyin bakım alma talebi varken diğer yandan da sosyal bakım eğitiminde standart bir eğitim uygulamasının olmaması; uygulamada güçlük ve sıkıntının doğmasına neden olmaktadır. Bu sorunların en önemlileri ise, verilen bakımın niteliği, verimliliği ve sürekliliği konularında yaşanmaktadır.
2005 yılında yürürlüğe giren, Özürlüler Yasası’nın ilgili maddelerine dayanarak çıkarılmış yönetmelik esaslarına uygun olarak, Milli Eğitim Bakanlığı, Talim Terbiye Kurulu tarafından kabul edilerek yayınlanmış 05.04.2007 tarihli ve 31 sayılı “Bakıma Muhtaç Özürlü Bireylere Hizmet Verecek Bakım Elemanı Yetiştirme Kurs Programı” yürürlüğe konulmuştur. Türkiye’de böylelikle ilk kez bakıma muhtaç özürlülerin bakımını üstlenecek bireylerin bakımına yönelik standart bir eğitim programı hazırlanmıştır. Diğer yandan, söz konusu bakıma muhtaç bireylerin bakım hizmetlerinin sağlanmasında SBE’nin sertifikalı olma zorunluluğu getirilmesi ile SBE yetiştirilmesinde kalitenin da sağlanması gerekliliği ortaya konulmuştur(39,40).
MEB tarafından hazırlanan yönetmeliğe göre, eğiticiler 150 teorik, 90 uygulama olmak üzere 240 saatlik eğitim alma ve sosyal hizmet, hemşirelik, psikoloji, çocuk gelişimi, fizyoterapi ve özel eğitim öğretmenliği bölümlerinden birinden mezun olma zorunluluğu getirilmiştir. Söz konusu Yönetmelige göre, sosyal bakım elamanı olabilmek için de, 240 teorik 150 saat uygulama olmak üzere 390 saatlik eğitimi başarıyla tamamlamak gerekmektedir. SBE eğitiminde iletişim ve problem çözme becerisi önemli bir konudur ancak, mevcut kurs programının müfredat içeriği, bu becerilerin geliştirilmesini destekleme yönünde yetersiz kalmaktadır. Oysa, SBE’nin, bakım gereksinimine uygun bilgi ve beceriler ile iletişim ve sorun çözme becerileri konusunda eğitim alması temel koşul olması gerekmektedir (41).
3.Sosyal Bakım Eğitimi
SBE eğitimi ile ilgili gereksinimler, ülkenin geleneksel, ekonomik ve sosyal yapısıyla doğrudan ilişkilidir. Eğitiminin temel amacı, çalışmalarla ilgili stresle başa çıkmada, problem çözme becerilerinin kazanılmasında daha verimli olabilecek bilgi ve becerilerin kazanılmasına yardımcı olacak bir eğitim müfredatının hazırlanması ve uygulanmasıdır. Bu eğitimler; temel bakım ilkeleri yanında, SBE’nin özyönetim (kendi işinin sorumluluğunu alabilme, başında sonuna kadar olan tüm süreçlere hakim olabilme), ortama uyum sağlama, iletişim, sorun çözme, işbirliği, güvenli ilişkiler oluşturma, çatışmanın yönetilmesi ve ekip üyesi olabilme gibi sosyal beceriler kazanma ile ilgili olmalıdır. ABD Ulusal Aile Bireyi Bakıcıları Derneği’nin yapmış olduğu araştırmaya göre, aile bireyi bakıcılarının %90’ı, bakım hizmeti konusundaki becerilerini geliştirebilecekleri ve eğitim alabilecekleri konulara ve eğitim alma konusunda çaba gösterdiklerini ortaya koymuştur (42).
SBE eğitiminde izlenecek yöntemler şöyle sıralanabilir;
Temel eğitim ve hizmet içi eğitimleri günün koşullarına ve artan bakım gereksinimlerine göre düzenlenmelidir.
Belirli kronik hastalıkların neler olduğu, seyirlerinin nasıl olduğu (prognoz), hangi durumlarda neler yapılması gerektiği gibi genel konularda özelleştirilmiş bakım eğitimi yapılmalıdır.
Yüksek kalitede temel bakım becerilerinin öğrenebileceği standart programlar oluşturulmalıdır. Bakım standartları; kalitenin sürekli geliştirilmesi ve görev ve sorumlulukların etkili bir şekilde yerine getirileceği bilgi ve becerilerin olmazsa olmaz temel ilkelerini içermelidir (43).
Bu programlar; erişkin eğitim sistemine ve yaşam boyu öğrenme tekniklerine uygun olarak verilmeli, güncel gereksinimlere göre yeniden gözden geçirilmelidir. Uygulama; eğitim, video, DVD gösterimi, seminer, grup tartışması, rol play, okuma, yazma gibi erişkin öğrenme teorileri temeline dayalı olmalıdır.
Söz konusu eğitim içeriğinde; hasta hakları, bakım hizmeti verenlerin sorumlulukları, kişisel bakım görevleri, vücut sistemleri, bulaşıcı hastalıklar, problem çözme, iletişim becerileri, beslenme-yemek hazırlama ve öz bakım yer almalıdır. İçerik, “olmazsa olmaz temel bilgiler” olarak bilinen bir süreç olarak ve gerçek deneyimlerden de yararlanarak birbirini tamamlayacak şekilde, basitten karmaşığa doğru yapılandırılmalıdır (44).
Manevi duyguları ve merhamet duygusunu geliştirecek farkındalık teknikleri uygulanmalıdır.
Müfredat içeriği, bireyin öğrenme yöntem ve stillerine göre tasarlanmalı, çoklu öğrenme tekniklerinden yararlanılmalıdır.
Eğitimin sağlanmasında, SBE’nin bilgi donanımının ne olduğu, nasıl ve ne tür bilgiyi öğrenmesi gerektiği, hizmeti esnasında öğrenmesi gerekli bilgi ve becerisi hakkında karşılıklı görüşmeye dayalı olması yanısıra bireysel gereksinimler de göz ardı edilmemelidir.
Destek, rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sağlanmalıdır. Temel eğitimin gereken tüm adımları tamamlandıktan sonra, SBE’nin ilk 3 ve 6 ayında onları destekleyen program ve hizmet içi eğitim sağlanmasına yönelik rehberlik programı uygulamaya konulmalıdır. Rehberlik sistemi, karşılaşılan sorunlara çözüm üretilmesi, iş devri oranının azaltılması ve çalışanlara çalışmaları ile ilgili avantaj ve fırsatlar sağlamaktadır.
4. Eğitim - İstihdam İlişkisi ve Fırsatlar
Çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından eğitilmiş sosyal bakım elemanlarının istihdamında sorunlar yaşanmaktadır. SBE’nin; çalışma şartları, ücretlendirmeleri ve diğer sosyal güvenlik hakları ile ilgili konular, sosyal bakım güvencesi içinde henüz tartışılmadığı için bakım sektörü içinde SBE’nin formal olarak yer almasını da güçleştirmektedir. Sistematik bir planlama ve istihdam politikasının yetersizliği nedeniyle bir taraftan bakım ihtiyacı olanlar diğer yandan eğitilmiş bakım elamanları arzu edilen noktada yer almamaktadırlar.
Diğer yandan, uzun süreli bakım gerektiren hizmetlerde çalışanlar, bakıma ilişkin hiçbir eğitimi olmaksızın, düşük ücretle ve yetersiz destek sistemleriyle çalıştırılmakta, çoğu kez de kaçak göçmenlerden yararlanılmaktadır. Nitelikli eğitim yetersizliği yanı sıra düşük ücretle çalışma, yetersiz haklar, stresli çalışma ortamı çalışma olanaklarını zorlamaktadır. Bakım görevi, fiziksel ve duygusal açıdan oldukça meşakkatli bir meslek ya da iştir. Bakım hizmeti veren kişilerin çoğu zaman psikolojik ve fiziksel sağlıkları bozulmakta, tükenme sendromuna çok çabuk yakalanmaktadırlar. İş alanı olarak talebin yüksek olmasına karşın yukarıda sayılan nedenlerden dolayı cazip bir iş olarak görülmemekte, bu nedenle de işgücü devir oranı yüksek olmaktadır. Örneğin, ABD’de SBE’nin işgücü devir oranı, %40-60 arasında değişmektedir. İşe devam veya aynı işte uzun süre kalma sorunu, bakım merkezleri ve huzurevlerinde de %70 dolayında seyretmektedir(45). Ülkemizde bu yönde yapılmış bir çalışma olmamakla birlikte, benzer sonuçların bizde de olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Doğal olarak, olumsuz döngü, bakım hizmeti alanların bakımının sürekliliği ve kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bakım işinin gelecekteki talepleri karşılayacak gereklilikleri sağlayacak sosyal güvenlik sistemi içinde yer alacak destek sistemler ve uygun eğitim fırsatları yaratılmadığı sürece de bakım hizmeti kalitesine ilişkin sorunlar yaşanmaya devam edecektir.
Türkiye’de, istihdam ve işsizlik önemli bir sorun alanı olarak gündemdedir. İstihdam açısından bakıldığında, hem toplam olarak hem de kadınlarda istihdam/nüfus ve işgücüne katılım oranlarında OECD ülkelerin çok gerisinde kaldığı görülmektedir (46-47). Ülke politikası yönünden, istihdam alanlarının yaratılması özellikle istihdam ve işgücüne katılım oranı çok düşük olan kadınlar için daha da önem kazanmaktadır. Sıklıkla kadınların tercih ettiği sosyal bakım hizmetlerinde, eğitim ve çalışma koşullarının çekici hale getirilmesi, sosyal güvenlik sistemi içinde tanınmaya başlamalarıyla istihdam açısından bir fark yaratacağı öne sürülebilir. Başka bir deyişle, sorun alanının, fırsat alanına dönüşebileceği büyük bir kapasite söz konusudur. SBE yetiştirilmesinde uluslararası standart ve kaliteye uygun eğitim yöntem ve uygulamalarının hayata geçirilmesiyle, mevcut açığın kapatılması yanında Avrupa’nın diğer ülkelerine de hizmet götürülmesi hiç de uzak bir hayal olarak gözükmemektedir. Başka bir anlatımla, bakım sektörüne yönelik eğitimin sağlanmasıyla istihdam yapısının hizmet sektörü alanı içinde bakım sektörü lehine değiştirilmesi, ekonominin ihtiyaç duyduğu işgücünün yetiştirilmesi, bilgi çağının gerekleri doğrultusunda niteliğinin yükseltilmesi ve işgücü piyasasında etkinliğin arttırılması gibi amaçların Türkiye’de istihdam politikasının temel ilkeleri arasında en kısa zamanda yer alması gerektiğini söylemek mümkündür.
Nitekim, Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) VIII.Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın istihdam başlığı altındaki hedeflerinde de “Özellikle gençlere, kadınlara ve özürlülere yönelik olmak üzere işsizliği önleyici tedbirler alınacaktır. İşsizlik riskiyle karşılaşabilecek beceri düzeyi ve ücret seviyeleri oldukça düşük kişilerin işsiz kalmalarını önleyici ve niteliklerini artırmayı hedefleyen aktif ve pasif istihdam politikaları uygulanacaktır”(48), ifadesine yer verilmesi, talebi artan bakım sektörü için SBE yetiştirilmesi büyük bir fırsat alanı olduğunu göstermektedir.
Sonuç
Demografik değişimler yaşlı ve özürlülerin sosyal bakım hizmetleri taleplerini artırmıştır. Sosyal bakım hizmetleri ile bakıma muhtaç bireyin yaşam kalitesinin korunması ve yükseltilmesi hedeflenmektedir. Etkin ve verimli bir bakım hizmeti ile bireyin başka birine olan bağımlılığı en aza indirmek, kendine yeterli olmasını sağlamak, psiko-sosyal yalnızlığı azaltmak, toplumdan kopmadan yaşamını sürdürebilmesi ve özgüveninin artması temel hedefler içinde yer almaktadır. Sosyal bakım hizmetlerinde kalitenin ve etkinliğin sağlanması ancak bu konuda eğitim almış kişiler tarafından gerçekleştirilecektir (49).
Bakıma muhtaç bireylerin bakımını yalnızca ailenin sorumluluğu olarak görmek, çağdaş sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Bu anlamda, ailenin sorumluluğu yanında topluma ve devlete de önemli sorumluluklar düşmektedir. Devlet, bakım hizmetleri sorumluluğu açısından iki temel strateji geliştirmelidir: Bunlardan birincisi, bakım yükünü azaltmak; ikincisi ise, bakım hizmetinin verilmesini sağlayacak destek ve eğitim hizmetlerinin verilmesini teşvik etmektir. Özellikle SBE için en önemli strateji, bakım hizmeti ile ilgili eğitim ve desteğin artırılması ve bu sektörde kalmalarını sağlayacak etkin destek sistemleri ve sosyal politika uygulamalarını hayata geçirmek olmalıdır. Özürlüler Yasası ile devletin bakıma muhtaç özürlülere evinde bakan aile bireylerini maddi olarak destekleyen sosyal politika uygulamaları ile informal bakım kısmi de olsa desteklenmiş olması ülkemiz açısından oldukça önemli bir adım olmuştur. Ancak, informal bakım hizmeti verenlere eğitim alma zorunluluğunun getirilmemesi, bu hizmetlerde öngörülmeyen başka sorunların doğması endişesini ortaya çıkarmaktadır.
Nüfus yapısındaki değişimlerle birlikte yaşlılığın ve özürlülüğün artması, doğurganlığın azalması, uzun süren bakımda formal bakım desteğe olan gereksinimi artıracaktır. Bu yüzden ailenin yanısıra formal bakım hizmetlerini destekleyecek kamusal sosyal politikaların ortaya konulması gerekmektedir. Destekleme düzenlemelerinin ana eksenini, uygun eğitim politikaları oluşturmalıdır. Bu nedenle ülkemiz gerçeğine uygun ve gereksinim duyulan SBE eğitimi ve istihdamı konusunda SHÇEK, Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı, İŞKUR, YÖK ve STK’lar işbirliği içinde çalışmalıdır. Çünkü, SBE mesleğinde etkin ve ihtiyaca dönük eğitimler verilmedikçe ve istihdamının sağlanmasındaki engeller kaldırılmadıkça ve bakım hizmeti cazip bir yeni meslek olarak görülmedikçe bu durum, ülkemizde ciddi bir “bakım sorununu” ortaya çıkaracaktır. Aksi takdirde, genişleyen iş alanı ve talep karşısında; nitelikli olmayanların düşük ücretlerle bu alanda çalıştırılması kaçınılmaz olacaktır. Eğitimsiz elemanın sayısal artışı yanında, bakım kalitesinin sistemli denetimlerinin yapılmaması; çoğu kez bakım hizmetlerinin yanlış ve/veya yetersiz verilmesi sonucunu doğurarak, daha karmaşık sağlık ve sosyal sorunlarıyla, yataklı tedavi kurumlarına talebi artırarak tahmin edilemeyen bir sağlık harcamaları tablosunun ortaya çıkmasına neden olabilecektir.
Gelecek on yılda dünyada ve ülkemizde hizmet sektörü içinde en cazip meslek olacak istihdam sorunlarına çözüm olabilecek SBE eğitimi, “gayriresmi bir iş” olmanın ötesinde, profesyonel eğitim gerektiren meslek olarak yerini bugünden almaya başlamalıdır. Gençlerin ileride büyük önem kazanacak olan yaşlı ve özürlü bakıcılığı konusunda eğitim almaları konusunda teşvik edilmesi, iş bulma sorunlarını ortadan kaldıracağı gibi, yaşlanan Avrupa ülkelerinin de SBE gereksinimini karşılayabileceği önemli bir fırsat penceresi olabilecektir.
* Bakıma muhtaçlık durumu: Günlük hayatın alışılmış tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmaksızın sürdüremeyecek şekilde düşkün olma durumu.
** Uzun süreli bakım: Bakım ihtiyacının altı aydan daha fazla sürmesi durumudur. Tıbbi ve sosyal bakım hizmetlerini kapsamakla birlikte, daha çok sosyal bakım ağırlıklıdır.
*** Sosyal bakım, son 30 yıl öncesine kadar tıp bilimleri içinde değerlendirilen ancak, günümüzde, kendine özgü modelleriyle bağımsız bir bilim olarak özellikle dünyada yaşlı nüfusun artmasıyla tıbbi bakım hizmetlerini psiko sosyal boyutlarıyla destekleyerek, sosyal hizmetler alanında önemli bir meslek haline dönüşmüştür. Sosyal bakım, farklı sosyal gruplara özel bakım hizmetlerinin uygulanmasına yönelik teorik ve pratik bilgiler sunarken, diğer bilim dallarının bilgi birikimlerinden yararlanmasıyla da multidisipliner bir bilim dalıdır ve gelişmiş ülkelerde sosyal bakım, sosyal güvenlik sistemi içinde yer almaktadır.
KAYNAKLAR
SEYYAR, Ali; (2007) Teorik ve Pratik Boyutlarıyla Sosyal Bakım, Şefkatli Eller Yayınları, 2. Basım, Ankara.
Department of Health U.K (1999); Caring About Carers a National Strategy For Carers, pp.97
MACKENBACH Johan, AVENDARİO Mauricio, LOOMAN Caspar, RANBERG Andersen Karen; (2005), Health problems among the elderly in Europe: first results of the SHARE Project, Erasmus MC University, Brussels, 21 February
PİJL Marja; (1994) “When Private Care Goes Public”, Payment For Care, A Compartive Overview, (Edit; Evers A; Pijl M; Ungerson C), European Centre Vienna, Avebury, p.4-7
PİCARD Linda, COMAS-HERRERA Adelina, FONT Costa Joan et al; (2003) “Modelling an Entitlement to Long-Term Care in Europe: Projections for Long-Term Care Expenditure to 2050” 6th. European Sociological Association Conference, Murcia,Spain, September 23-27, Research Network on Ageing in Europe, s.1-52
UNGERSON, Clare; (2004) “Whose Empowerment and Independence? Across-national Perspective on “cash for care” Shemes”, Ageing & Society, Volume 4, p.189-212;
GRUNFELD, Eva; GLOPSSOP Robert; MCDDOWELL Danbrook, Catherine;(1997) “Caring for Elderly People at Home: The Consequences to Caregivers”, Canadian Medical Association Journal, 157:1101-1105
KEEFE Janice, LEGARE Jacques; (2004)Projecting the Availability of Informal support and its Impact on chronic Home Care Services: Policy Implications and Alternatives.pp.1-2
National Alliance for Caregiving and AARP, (2004) Caregiving in the U.S.,
HİLMAN,Lorna; (2002) “Maximum Impact-Looking to the Future”, Canadian Home Care Association 12. Annual Conference, November 22-23, Vancouver-B.C, s.18; Home-Based Long-Term, Erişim; 01.05.2003, http://www.who.int/ncd/long_term_care/index.htm
JACOBZONE Stephane; OXLEY Howard; (2002) “Ageing and Health Care Costs”, International Politics and Society, s.1-11; Lamura, a.g.e, s.7
GLASER Janice-Kiecolt, GLASER Ronald; (2003) “Chronic stress and age-related increases in the proinflammatory cytokine IL-6.” Proceedings of the National Academy of Sciences, June 30.
ARNO, Peter S. (2006) “Economic Value of Informal Caregiving,” presented at the Care Coordination and the Caregiving Forum, Dept. of Veterans Affairs, NIH, Bethesda, MD, January 25-27.
Health and Human Services, Informal Caregiving: Compassion in Action. Washington, DC: (2004) Department of Health and Human Services. Based on data from the National Survey of Families and Households (NSFH), 1998 and the National Family Caregivers Association, Random Sample Survey of Family Caregivers, Summer 2000, Unpublished and National Alliance for Caregiving and AARP, Caregiving in the U.S.,
SCOTT,Ann Julie;(2006) Informal Caregiving, Blaine House Conference on Aging, September, University of Maine Center on Aging
National Alliance for Caregiving and AARP, (2004).Caregiving in the U.S.
U.S. Department of Health and Human Services, (2001), The Characteristics of Long-term Care Users. Rockville: Agency for Healthcare Research and Quality,
DAY,Thomas;About Caregiving, Erişim: http://www.longtermcarelink.net/ncpc/caregiving.htm, Erişim:01.01.2008
ARNO, Peter S., (2006) “Economic Value of Informal Caregiving,” Presented at the Care Coordination and the Caregiving Forum, Dept. of Veterans Affairs, NIH, Bethesda, MD, January 25-27,
DAY,Thomas; About Caregiving, http://www.longtermcarelink.net/ncpc/caregiving.htm, Erişim:01.01.2008
World Health Organization. (2002). Current and Future Long-Term Care Needs, www.who.int./ncd/Long-term-care, erişim; 12.05.2005
HURST, Jeremy;(2003) Trends in Long-Term Care in OECD Countries: Evidence from Recent OECD Studies and Preliminary Findings from a Study of 19 Countries, AARP International Long-Term Care, October 22, Washington DC
World Health Organization. (2002). Current and Future Long-Term Care Needs, pp.13-14 www.who.int./ncd/Long-term-care, erişim; 12.05.2005
DAY, Thomas; About Caregiving, http://www.longtermcarelink.net/ncpc/caregiving.htm, Erişim:01.01.2008
U.S Department of Labor (2008) Bureau of Labor Statistics, Economic and Employment Projections:2006-2016
U.S Department of Labor (2008) Bureau of Labor Statistics, Economic and Employment Projections:2006-2016, www.bls.gov
Department of Health United Kingdom, (1999) Caring About Carers a National Strategy For Carers, pp.97
TAZUKO,Shibusawa, KODAKA,Manami; IWANO,Shinji; KAZİO Kiyoko; (2005)Interventions for Elder Abuse and Neglect With Frail Elders in Japan, Brief Treatment and Crisis Intervention 5:203–211
KATHERİNE,Mack; LEE,Thompson;FRİEDLAND,Robert; (2001), Data Profiles, Family Caregivers of Older Persons: Adult Children. The Center on an Aging Society, Georgetown University, page 2, May
Paraprofessional Healthcare Institute, Citizens for Long-Term Care (2003), Long-Term Care Financing and The Long-Term Care Workforce Crisis:Causes and Solutions, p.2
Report to Congress, (2003) The Future Supply of Long-Term Care Workers in relation to the Aging Baby Boom Generation, May, 14.
OĞLAK, Sema;(2007) Uzun Süreli Evde Bakım Hizmetleri ve Bakım Sigortası, Turkish Journal of Geriatrics, 10 (2): 100-108
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSMEK, www.ibb.gov.tr
Milli Eğitim Bakanlığı, www.meb.gov.tr
Mesleki Eğitim Geliştirme Programı (MEGEP), www.megep.meb.gov.tr
Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki Açık Öğretim Lisesi, http://www.maol.meb.gov.tr/ders_programlari/hasta_yasli_dc.html
OĞLAK,Sema;(2008), Evde Bakım Hizmetleri ve Bakım Sigortası (Ülke Örnekleri ve Türkiye), İskenderun Belediyesi Kültür Yayınları No:6, Color Ofset Matbaası, İskenderun, Hatay, 2. Basım.
Özürlüler Kanunu (Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun), Kanun No: 5378, Kabul Tarihi: 01.07.2005, www.ozida.gov.tr
T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı (2007), III.Özürlüler Şurası Bakım Hizmetleri, Komisyon Raporları ve Genel Kurul Görüşmeleri, 19-23 Kasım, İstanbul
Milli Eğitim Bakanlığı, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı “Bakıma Muhtaç Özürlü Bireylere Hizmet Verecek Bakım Elemanı Yetiştirme Kurs Programı 05.04.2007 tarihli ve 31 sayılı www.meb.gov.tr
National Family Caregivers Association, (2001) Survey of Self-Identified Family Caregivers
Australian Government, Department of Health and Ageing, (2003), The Standarts for Extended Aged Care at Home; April, pp.1-5,
http://www.healthconnect.gov.au/internet/wcms/publishing.nsf, Erişim: 16.08.2007
The SEIU 775 Long-Term Care Training, Support, Career Development Network, (2007), Paraprofessional Healthcare Institute 1199 SEIU Training and Education Fund, A Blue Print for the Future, February.
Le Goff Philippe; (2002) Home Care Sector in Canada:Economic Problems, Economics Division http://dsp-psd.pwgsc.gc.ca/Collection-R/LoPBdP/BP/prb0229-e.htm#DTraining
YASEMİN E.UYAR Bozdağlıoğlu; (2006) 1990’dan Günümüze Türkiye’de İşgücü Piyasası ve İstihdamın Yapısının Analizi, Akademik Bakış, Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi, Sayı: 11, ISSN:1694-528x
www.tekam.ogu.edu.tr
Devlet Planlama Teşkilatı, www.dpt.gov.tr
SEYYAR,Ali; Teorik ve Pratik Boyutlarıyla Sosyal Bakım, Şefkatli Eller Yayınları, 2. Basım, Ankara 2007