ÖZET
Yaşlılık, beraberinde getirdiği çeşitli fiziksel yetersizlikler dolayısıyla, insan etkinliklerini kısıtlayan bir süreçtir. Ülkemizde yaşlı nüfusun hızla artması ve yaşam süresinin uzaması, yaşlı insanların kendi yaşam mekanlarındaki şartlarının incelenerek iyileştirilmesi beklentisini de arttırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yaşlıların mahremiyet dolayısıyla bağımsız olmak istedikleri banyo mekanlarının kullanım zorluğunu, erişilebilirlik özelliklerini ve yaşlı insanların bağımlılık düzeyini yaşa ve fiziksel yetersizliğe bağlı olarak belirlemektir. Bu amaçla, yaşları 50 ile 80 üstü arasında değişen 63 kişiye bir anket çalışması uygulanmıştır. 60 yaş öncesi katılımcılarda zorluk düzeyinin düşük olmasına karşın, özellikle 60-70 yaş arası katılımcılarda banyo kullanımıyla ilgili aktivitelerdeki algılanan zorluk düzeyinin daha geniş bir dağılım göstermeye başladığı ve 80 yaş sonrası zorluk düzeyinin önemli ölçüde arttığı gözlenmiştir (Örneğin duş başlığını takmak, p= 0.002). Fiziksel yetersizlik düzeyine bağlı bulgular ise, yetersizliğin çeşitlenmesine bağlı olarak zorluk düzeyinin arttığını göstermektedir (Örneğin küvete girip çıkmak, p=0.002). Görme yeteneğindeki yetersizliğin bütün yaşlara yaygın olduğu, ancak bazı aktivitelerdeki zorluk düzeyini diğer tip yetersizlikler kadar etkilemediği belirlenmiştir. Banyo mekanındaki mahremiyet hissi dolayısıyla her yaş ve fiziksel yetersizlik düzeyinde banyo yapmak için deneklerin büyük çoğunluğunun yardım almaktan kaçındığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, erişim problemi olan banyo mekanlarının önemli sağlık problemlerine neden olabileceği gibi, yaşlı insanların bağımsızlık ve kişisel iyilik hissini etkilediği de görülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Yaşlı kullanıcı, yaşlanma, banyo tasarımı, ev.
ABSTRACT
Aging is a process that restricts the human activities through appearing physical disabilities in time. Because of the increasing number of elderly people and life expectancy, there is an interest to search and rehabilate the conditions in their own living environments of the elderly people. The aim of this study is to find the difficulty, accessibility of bathrooms and dependency of elderly people in relation to age and disability type. For this purpose, a questionnaire was distributed to 63 elderly people aged between 50 to 80. Though the perception of difficulty-dependence (PDD) in bathroom tasks is generally low in the participants aged between 50-60, the distribution in PDD is getting wider in the participants aged between 70-80 (e.g. p=0.002 for fixing shower head). A sharp increase was found in PDD in the ages above 80 (e.g. p=0.002 for entering bath-tube). It was also found that PD is getting higher depending on the number and variety of the disabilities. Visual disability is found to be prevalent to all ages but not to be influential as much as the others on PDD in bathroom tasks. Because of the privacy expectation in the bathroom, all ages and disability types refrain receiving help when having the bath. As a result, the bathroom with accessibility problems can cause serious health problems and threatens subjective well-being of elderly people.
Key words: Elderly user, aging, bathroom design, home.
YAŞLILARIN BANYO KULLANIMINDAKİ ERİŞİM PROBLEMLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Yaşlılık, beraberinde getirdiği olası fiziksel yetersizlikler dolayısıyla insanların hayat düzenini etkileyen bir süreçtir. Yaşlılığın çeşitli tanımları olmasına karşın, bu gruba dahil olan insanların yaş, cinsiyet, ırk, deneyim, kültür ve yaşa bağlı yapabilirliklerinin çeşitlilik gösterdiği bilinmektedir (Deming and Cutler, 1983; Aiken, 1995). Yaşlanma sürecinin kaçınılmaz sonucu olarak insan hayatının çeşitli aktiviteleri kısıtlanmaktadır. Bu kısıtlanmalar, yaşlanma sürecinin doğal sonucu olarak kaybedilen veya yavaşlayan vücut fonksiyonları nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ergonomik yaklaşımlar ve geronteknoloji alanında yapılan çalışmalar, yaşlı insanlar ve fiziksel çevre arasındaki uyumlu ilişkiyi geliştirmeye yardımcı olmaktadır (Pinto ve ark., 2000).
Yaşa bağlı olarak çıkabilecek bütün fonksiyonel ve biçimsel kısıtlanmaların sonuçlarına karşın, yaşlı nüfus bir toplumun toplumsal deneyim ve bilincinin belkemiğini oluşturmaktadır. Bu nedenle toplumsal hayattaki etkin rollerinin olabildiğinde canlı tutulması toplumsal bir sorumluluktur. Bu durumun, ancak yaşlı insanların kısıtlanmalarının sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde yapılanmış çevrenin duyarlı tasarlanmasıyla sağlanabilir.
Günümüzün gelişen teknolojisi, sağlık ve tıp alanındaki gelişmeler ortalama insan ömrünün uzamasına ve yaşlanan nüfusun toplam nüfusa oranının artmasına neden olmuştur. Önümüzdeki elli yıl için yapılan tahminler, dünya yaşlı nüfusunun toplam nüfusa oranının hızla artacağını göstermektedir (Şekil 1).

Şekil 1. Dünya Yaşlı Nüfusunun Toplam Nüfusa Göre Artış Oranı (Veri Kaynağı: U. S. Bureau of the Census)
Buna bağlı olarak, yapabilirlikleri yaşlanma süreciyle gün geçtikçe kısıtlanan ve sayısı gittikçe artan bir insan topluluğu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli konularından biridir. Ülkemizde atmış yaş üstü insanların toplam nüfusa oranı 2002 yılı için % 5-9 arasında iken, bu oranın 2025 yılında % 10 ve üstüne çıkacağı tahmin edilmektedir (US Census Bureau International Database, 2002). Artarak büyümekte olan yaşlı nüfusun ilerleyen yıllarla özürlülük oranında da önemli bir artış görülmektedir (Şekil 2).

Şekil 2. Türkiye’de Yaş Grubuna Göre Özürlülük Oranı (Veri Kaynağı: DİE, 2002)
Bütün bu veriler ışığında, yaşadığımız mekanların tasarımlarına yönelik tutumların yaşlı insanların yaşam kalitesini etkilemesi dolayısıyla, mimarlar ve tasarımcılar tarafından dikkatle ele alınmasını gerektirmektedir. Ev, fiziki bir barınak olmaktan öte, insanların zamanlarının büyük bir kısmını geçirdiği, kendini ve yaşam biçimini ifade ettiği ve bunun aracılığıyla toplumla bağ kurduğu, kişisel güvenlik ve mahremiyet hissini sağlayan özel bir yaşama mekanıdır. Yaşlı insanlar, zamanlarının büyük çoğunluğunu evlerinde geçirmeyi tercih etmektedirler (Pinto ve ark., 2000). Bu nedenle, gerekli yaşam şartlarının sağlanamadığı bir ev ortamı, yaşlı insanların fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz yönde etkilemekte ve onları bakıma muhtaç bir konuma getirmektedir (Iwarsson & Isacsson, 1997).
Yaşlanmayla birlikte insanın hayatının bir bölümünde geçici veya kalıcı olarak bir yetersizliğe sahip olması olasıdır. Bu yetersizlikler hareketlilik (mobility), eklem ve motor (dexterity), duyusal (sensory) ve zihinsel (cognitive) yetersizlikler olmak üzere dört gruba ayrılır (Wilkoff & Abed, 1994). Hareketlilik yetersizliği bireylerin yatay ve düşey düzlemde hareket etme (yürüme, merdiven inip çıkma) yeteneklerindeki kısıtlanma ve kayıplara karşılık gelmektedir. Yetersizliğin düzeyine bağlı olarak tekerlekli sandalye, baston veya yürüteç kullanımı gerektirmektedir.
Bir hareketi yaparken varolan eklem çabukluğuna ait kayıplar (dexterity impairments), sinir kontrolü kayıpları, biomekanik sistem ve motor yeteneklerindeki yetersizliklerle tanımlanır. Romatizma, çeşitli derecedeki felçlerden kaynaklanan güç ve eklem hareketi kayıpları bu tür yetersizliklere neden olur (Wilkoff & Abed, 1994; Grist ve ark., 1996). Kaldırma, çekme, itme hareketlerinde, kapı kollarını, tutunma borularını ve diğer nesneleri kavramada, çeşitli kontrol düğmelerine (elektrikli aygıt düğmeleri gibi) ve raflara erişimde sorunlar yaşanır (Era, Lyyra, Viitasalo ve Heikkinen, 1992; Raschko, 1991; Valins, 1988). Bu kısıtlılık, omurganın çökmesine bağlı olarak 3.5-4 cm. ye kadar varan boy kaybından da kaynaklanmaktadır (Valins, 1988). Bu yetersizliklerin neden olduğu en önemli sorunlardan biri, artan düşme eğilimidir. Düşmeler, fiziksel mekanın özelliklerinden kaynaklanabildiği gibi yaşlı insanların herhangi bir rahatsızlıkları nedeniyle dengelerini kaybetmeleri sonucunda da gerçekleşebilmektedir. Basamaklar, yön değişikleri, aydınlatma ve renk-doku zıtlıklarındaki yetersizliklerden kaynaklanan düşmeler, bu konudaki duyarlı tasarım önlemleri ile en aza indirilebilmektedir (Valins, 1988).
Duyusal yetersizlikler (sensory impairments), görsel, işitsel ve dokunsal his kayıplarına karşılık gelir. Görsel ve işitsel his kaybında kısmi veya bütünüyle yetenek kaybı söz konusu olabilir. Dokunsal his kaybında ise sıcak soğuk ve doku hissi kaybı oluşabilir (Wilkoff & Abed, 1994; Grist ve ark., 1996). Bu konudaki yetersizlikleri karşılamak için, fiziksel mekan tasarımında aydınlık düzeyi, görsel ve dokusal zıtlık kalitesi ve akustik özellikleriyle ilgili duyarlı tasarım seçenekleri öngörülmektedir (Valins, 1988).
Zihinsel yetersizliklere (Cognitive impairments) sahip bireylerde algılamada ve anlamada yavaşlık gözlenmesine karşın, mimari kısıtlamalardan en az etkilenen gruptur. Özellikle sosyal mekanlarda yön bulma konusunda sorunlar yaşandığı için, yönlendirme sistemlerinde bilginin büyük harfli, kolay okunur, resimli ve sık tekrar edilir olması gerekmektedir (Wilkoff & Abed, 1994; Grist ve ark., 1996).
Yaşlı insanlar için günlük yaşam mekanlarının tasarımına ait en önemli kısıtlayıcı unsur, ölçüsel uygunsuzluklardır (Hoglund, 1985; Panero and Zelnik, 1979). Genç insanlar, mekan ve mobilyayla ilgili ölçüsel uygunsuzluklara bir dereceye kadar katlanabilmekte, yaşlı insanlar ise fizyolojik kısıtlılıkları nedeniyle bu esnekliği gösterememektedirler. Bu nedenle, mekan ve mobilya tasarımında yaşlı insanlarla ilgili verilerin esas alınması daha doğru bir yaklaşımdır. Yaşlı insanların yaşam gereklerine göre belirlenen tasarım kararları, diğer yaş grubundaki insanların ihtiyaçlarına da fazlasıyla cevap verebilecektir.
İnsanların yaşlanırken kendi kendilerine yetebilirliklerinin, onların sağlık ve kişisel iyilik hissi ile doğrudan bağlantılı olduğu bilinmektedir (Schuurmans ve ark., 2005). Banyo mekanı, mahremiyet hissinin kuvvetli olduğu mekanlardan biri olması dolayısıyla, yaşlı insanların bağımsızlık hissini en çok etkileyen mekanlardan biridir. Bu anlamda banyo tasarımında erişilebilirlik özelliği, yaşlı insanlar için özel bir önem taşımaktadır. Hareket kısıtlılığı ve eklem problemleri olan insanlar için standart yükseklikteki banyo klozetleri, oturmada ve kalkmada problem yaratmakta, bu problemi gidermek için yükseltilmiş klozetlerin kullanılması gerekmektedir. Yürümesinde ve eklemlerinde hareket kısıtlılığı olan insanlar için klozet çevresinde kavrama borularının bulunması erişime yardımcı olmaktadır. Ayrıca tuvalet rulosunun klozetin yan tarafında ve biraz öne doğru bir yerde bulunması, oturur durumdayken kol mesafesinde erişilebilir olması, havlu askılarının lavabo ve banyo küvetine kol boyu mesafede ve uygun yükseklikte tasarlanması gerekmektedir. Özellikle hareketliliğe yardımcı alet kullanan insanlar için (tekerlekli sandalye, baston, yürüteç), yanaşmada sorun yaşamamak amacıyla lavabonun altında bir miktar boşluk bırakılması, tercihen eşiği olmayan bir duş kabini kullanılması, banyo küveti mevcutsa erişimi kolaylaştırmak için bunun gömme olması, duşta/küvette oturma bölümünün bulunması gözönünde tutulması gereken diğer tasarım özellikleridir. Tutunma ihtiyacı nedeniyle, sıcak ve soğuk musluk kontrollerinin ayrı ayrı değil, tek noktadan kontrol edilebildiği armatürlerin tercih edilmesi gerekmektedir. Mekanın ıslak zemin olması nedeniyle banyo zemininin ve özellikle küvet yüzeyinin kaymaz yüzey özellikli olması, olası düşmeleri engelleyecektir. Duşta/banyoda yıkanmak için duş başlığının elde tutulan ve yumuşak kordonlu tipte olması, yetersizliği olan insanlara kolaylık sağlamakta, ancak başlığın yerine takılmasının çeşitli yetersizlikler nedeniyle sorun olabileceği de bilinmektedir (Mace, 1991; TMMOB Mimarlar Odası, 1990). Yaşlı insanların yetersizlikleri ile banyo erişim ve tasarım kriterleri, bu araştırma çalışmasının konusunu oluşturmaktadır. Bütün bu tasarım özelliklerinin varlığına veya olmamasına karşın, yaşlı insanların karşılaştıkları zorluklar ve yardım alma konusundaki tutumları da araştırma konusudur.
Ülkemizde yaşlı nüfusun yaşam şartları ve beklentileri, bu konudaki tasarım politikalarının ve sosyal hizmetlerin belirlenmesi için önemle ele alınması gereken bir araştırma alanıdır. Bağımlı ve bağımsız yaşayan yaşlı insanların deneyimleri, yaşam şartları ve alışkanlıkları referans alınması gereken kaynaklardır. Bu çalışma, yaşlı insanların yaş grubu ve engellilik düzeyiyle banyo kullanımındaki kolaylık-zorluk ve bağımlılık dereceleri arasındaki bağlantıyı belirlemek ve bu alandaki kullanım eğilimlerini tanımlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, 50 yaş sonrası farklı yaş gruplarındaki ve farklı yapabilirlik düzeyindeki insanların banyo kullanımındaki zorlanma ve bağımlılık düzeylerini belirlemekte ve erişilebilirlikle ilgili banyo detaylarının varlığını sorgulamaktadır.
2.1. Örneklem: Araştırma sonuçları, İstanbul’da orta ve orta üstü gelir seviyesinin yaygın olarak yaşadığı semtlerde bağımsız veya aile olarak ev ortamında yaşayan 50 yaş üstü rastgele seçilmiş 63 kişiden alınan bilgiye dayanmaktadır. Yetişkinliğin son dönemi ve yaşlılık dönemi arasındaki karşılaştırmanın da yapılabilmesi amacıyla, yaşa bağlı değişen banyo kullanımı verilerinin 50 yaş sonrasına ait dağılımda incelenmesine karar verilmiştir. Araştırmanın yapıldığı bireylerin yaş verileri 10 yıllık aralarla belirlenerek 50-60 yaş, 60-70 yaş, 70-80 yaş ve 80 yaş yukarısı olarak gruplandırılmıştır.
2.2. Veri toplama araçları: Banyo kullanımıyla ilgili verilere erişebilmek içinbir anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasına katılan bireylere yaş ve fiziksel yetersizlik bilgileri sorulmuştur. Fiziksel yetersizlikle ilgili sorular belirlenirken, hareketlilik (mobility), eklem ve motor (dexterity) ve duyusal (sensory) yetersizlik alanlarına bağlı olarak hazırlanmıştır (Wilkoff & Abed, 1994). Zihinsel yetersizliği olan bireyler ise, araştırma yönteminin farklı olması gerekliliği nedeniyle bu çalışmanın dışında tutulmuştur. Fiziksel yetersizlikler, görme yetersizliği (Miyopi, hipermetropi, astigmat, katarakt vb.), kavrama zorluğu veya güç kaybı (Romatizma, artrit vb. kaynaklı), duyma zorluğu, yürüme zorluğu, dokunma hissi kaybı (Sıcak, soğuk ve doku hissi eksikliği) olarak belirlenmiştir (Wilkoff and Abed, 1994; Grist, R. R. ve ark., 1996). Bu yetersizliklere bağlı herhangi bir alet kullanılıp kullanılmadığı da sorulmuştur. Anketin diğer bölümü banyo donanımının özellikleri ve donanımın erişilebilirliğiyle ilgilidir. Banyoda duş kabini ve küvet seçeneklerinden hangisinin varolduğu, duş veya küvette kavrama borularının, oturma yerinin ve elle tutulan duş başlığının bulunup bulunmadığı, duşta/küvette kaymayı önleyen bir tedbirin alınıp alınmadığı soruları sorulmuştur. Banyoda bağımsızlık hissini destekleyen kişisel ihtiyaçların giderilmesine yönelik aktivitelerden küvete girip çıkmak, duşta/küvette tutunma ihtiyacı, musluklara erişim, duş başlığını yerine takmak, havlulara erişmek, banyo için yardım almak, lavaboyu kullanmak, tuvalete oturup kalkmak, tuvalet kağıdına uzanmak aktiviteleriyle ilgili zorluk düzeyini belirleyici sorular sorulmuştur. Çalışmada herhangi bir yetersizliği olmadığını bildiren bireyler de, banyo aktivitelerindeki karşılaşılan zorluk düzeyinin yaşa bağlı değişimini belirlemek amacıyla araştırmada veri olarak kullanılmıştır.
2.3. İşlem: Araştırmada, erişim ve kullanım özelliklerinin yanı sıra banyodaki çeşitli aktivitelerin ya da hareketlerin yapımındaki algılanan zorluk derecesi belirlenmeye çalışılmıştır. Buradaki zorluk kavramı, kişinin bir işini yardım almadan yaparken hissettiği kişisel algı düzeyine karşılık gelmektedir. Bu sorularda ‘çok zor, zor, kolay ve çok kolay’ olmak üzere dört farklı zorluk-kolaylık düzeyi belirlenmiştir. Banyo aktiviteleriyle ilgili ortalama 1 (çok kolay) ise bireyin aktiviteyi zorlanmadan yaptığı, 2 (kolay) ise minimal zorlukla yaptığı, 3 (zor) ise zorlukla yaptığı, 4 (çok zor) ise yapamadığı veya yardım alması gerektiği anlamına gelmektedir. Araştırmaya katılan bireylerin bağımlılık düzeylerini belirlemek amacıyla, bir aktiviteyi yapabilmek için gerekiyorsa bir başkasından veya bir araçtan yardım alıp almadıkları ve bu yardımın düzeyi belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için de ‘çok az, az, fazla ve çok fazla’ olmak üzere dört farklı yardım alma düzeyi belirlenmiştir. Genel yorumlamalarda ise, banyo aktiviteleriyle ilgili ortalamalar 2 değerine eşit veya az ise, bu durum katılımcıların o aktivitedeki zorluk düzeyinin “zor” düzeyinde olduğunu göstermektedir. Eğer 2 değerinden büyük ise “kolay” düzeyine karşılık gelmektedir. Aynı şekilde, bağımlılık düzeyiyle ilgili sorularda da ortalamalar 2’nin altında ise bağımlılık düzeyinin “az” olduğu, 2’nin üstünde ise bağımlılık düzeyinin “çok” olduğu anlamına gelmektedir. Bulguların istatistiksel anlamlılığını doğrulamak için ANOVA testi uygulanmış ve sonuçlar bu bulgulara göre yorumlanmıştır.
3. BULGULAR
Araştırmanın yapıldığı katılımcıların yarıdan fazlası (n=37) 60 yaşın üzerindedir. Bu grubun çoğunluğu (n=23), 60-70 yaş grubuna dahildir. 70-80 yaş grubunda 10, 80 ve sonrasında ise 5 katılımcı bulunmaktadır. 50-60 yaş grubunda bulunan 25 kişi, yaşlılık döneminin hemen öncesindeki verilerle diğer yaş gruplarının karşılaştırılmasına olanak sağlamıştır. Çalışmaya katılanların 13’ü erkek 50’si ise kadındır. Katılımcıların çoğunluğu (n=42) bu yetersizliklerden en az birine sahip olduğunu belirtmiştir. Dokunma hissi kaybının olduğunu bildiren birey çıkmamıştır. Dolayısıyla bu seçenek değerlendirme dışı bırakılmıştır. Güç kaybı ve yürüme zorluğu olan katılımcıların hemen hepsi (n=8) baston veya üçlü baston kullanmaktadırlar (Tablo 1).
Yaşa bağlı olarak banyo aktivitelerindeki zorluk düzeyinin ortalama ve standart sapma değerleri Tablo 2’de verilmiştir. Yaş aralıkları 50-60, 60-70, 70-80 ve 80 yaş sonrası olarak tanımlanmış ve bu yaş gruplarının küvete girip çıkmak, duşta/banyoda tutunmak, musluklara ulaşmak, duş başlığını takmak, havlulara erişmek, banyo için yardım almak, lavabo kullanmak, tuvalete oturup kalkmak ve tuvalet kağıdına erişmek aktivitelerindeki zorluk düzeyleri incelenmiştir. Banyo etkinliklerindeki zorluk düzeyleri ise, kolay (1) ve çok kolay (2) algılanan etkinlikler (ortalama £ 2) veya zor(3) ve çok zor (4) algılanan etkinliklerdir (ortalama >2). Bağımlılıkla ilgili sorularda (tutunma ihtiyacı, banyo için yardım alma) düzey çok az, az (ortalama £ 2), fazla ve çok fazla (ortalama > 2) olarak belirlenmiştir. Aktivitelerin yaşa bağlı ortalamalarına bakıldığı zaman, tutunma ihtiyacının, duş başlığı takmanın, banyo için yardım almanın ve tuvalet kağıdına erişimin yaş ilerledikçe artan bir ortalaması gösterdiği görülmüştür (Tablo 2).
Yaş ve zorluk düzeyi ilişkisini daha ileri düzeyde değerlendirmek için ANOVA testi uygulanmış; tutunma (p=0.00), duş başlığını takmak (p=0.002) ve tuvalet kağıdına erişmek (p= 0.002) etkinliklerinin p=0.01 kritik değerinden küçük olduğu ve yaşa bağlı algılanan zorluktaki farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür (Tablo 2).
Çalışmanın diğer bir bakış açısı ise yetersizlik çeşidine bağlı olarak banyo aktivitelerinde karşılaşılan zorluklar üzerine kurgulanmıştır. Bununla ilgili üç türlü ilişki hakkında araştırma yapılmıştır. İlk araştırma, yetersizliği olan ve olmadığını bildiren katılımcıların banyo etkinlikleri zorluk düzeyi ile ilgili bağıntıdır. Bununla igili ortalama ve standart sapma değerleri Tablo 3’de verilmiştir. Bütün banyo etkinliklerinde yetersizliği olan katılımcıların ortalamalarının (X > 2) olmayanlara göre daha yüksek olduğu ve bu nedenle daha çok zorluk çektikleri bulunmuştur. ANOVA testi sonuçlarına göre ise küvete girip çıkma ve tutunma ihtiyacıyla, yetersizliğin olması veya olmaması ilişkisindeki farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p £ 0.01).
Katılımcıların yetersizlik özellikleri ve banyo etkinlikleri zorluk düzeyi incelemesinde, yetersizlik çeşitlerinin banyo etkinlikleriyle olan bağıntısını bulabilmek için ikinci bir test uygulanmıştır. Görme, kavrama, duyma, dokunma ve yürüme yetersizliği olanların banyo etkinliklerindeki algıladıkları zorluk düzeyinin farklı olup olmadığı araştırılmıştır. Sonuçlar Tablo 4’te gösterilmiştir. ANOVA sonuçlarına göre yetersizlik çeşidinin banyo etkinliklerindeki zorluk düzeyi ortalamalarının birbirinden önemli bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Sadece yürüme yetersizliği olanlar banyo yardımında diğer gruplara göre daha fazla yardım almakta, bu grubu kavrama yetersizliği ve güç kaybı olanlar izlemektedir.
Yetersizlik ve banyo etkinlikleri ilişkisindeki üçüncü araştırma ise yetersizlik sayısına bağlı olarak banyo etkinliklerindeki zorluk düzeyinin nasıl değiştiğinin incelenmesidir. Bir, iki, ve üç yetersizliği olan katılımcılar belirlenmiş ve artan yetersizlik sayısıyla banyo etkinliklerindeki zorluğun arttığı hipotezi araştırılmıştır. Dört farklı yetersizliği olduğunu belirten birey ise çıkmamıştır. Bu çalışmayla ilgili ortalama ve standart sapma değerleri Tablo 5’te gösterilmiştir. Bütün banyo etkinliklerinde yetersizlik çeşidinin artmasına bağlı olarak ortalama değerlerin yükseldiği, yani zorluk düzeyinin arttığı bulunmuştur. ANOVA testinin sonuçları da musluklara ulaşma, duş başlığını takma ve lavabo kullanma etkinlikleri dışındaki tüm etkinliklerdeki bulguların istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermektedir.
4. TARTIŞMA
Bu araştırmanın sonuçları, yaşlılık döneminin bir parçası kabul edilen yaş ve yetersizlik verilerinin banyo etkinliklerine olan etkisini ortaya koymuştur. Yaşın ilerlemesinin ve buna bağlı ortaya çıkan yetersizliklerin oluşturduğu sürecin yaşlanmayı tanımlaması dolayısıyla, bu iki etkenin bağımsız günlük aktivitelerden olan banyo ortamında karşılaşılan zorluklar üzerinde etkili oldukları varsayımı araştırmanın konusunu oluşturmuştur.
Yaşa bağlı zorluk-bağımlılık algısında, 80 yaş sonrasında bazı aktivitelerde (küvete girip çıkmak, tutunma ihtiyacı, duş başlığını takmak ve tuvalet kağıdına erişmek) ani artışlar olmasına karşın, birbirini izleyen diğer yaş gruplarındaki artışların daha az olduğu görülmektedir (Tablo 2). Bu durum, inanların yaşlarının ilerlemesine karşın, öznel yapabilirlik kabiliyetlerini kaybetmedikleri veya bu kabiliyeti ancak fiziksel yetersizlikler ortaya çıktıkça kaybettikleri düşüncesini akla getirmektedir. Bu yargının ikinci kısmını, araştırmanın diğer varsayımı oluşturmuştur. İlk bulgu, ilerleyen yaşın günlük yaşam aktivitelerinden olan banyo yapma aktivitesine tek başına etkisi olmadığı sonucunu doğrulamaktadır. Bu konuda daha önce yapılmış bir araştırma olarak, kendi kendini idare edebilirlik yeteneğinin yaşlı insanlarda görünen sağlık ve kişisel iyilik hali arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırma sonucu, insanların kendilerine yeterlilik hislerinin, zihinsel ve davranışsal yeteneklerini etkilediği ve bunun sonucu olarak ilerleyen yaşlardaki iyilik hissine katkıda bulunduğunu göstermektedir. Yaşlanan insanlarda fiziksel ve biçimsel yetersizlikler artmaya başladıkça görünen sağlık ve öznel iyilik hislerinde azalmalar meydana gelmektedir (Schuurmans ve ark., 2005).
Yetersizliği olan ve olmayanların banyoda karşılaştığı zorluklar karşılaştırıldığında, yetersizliği olanların zorluk düzeyi ortalamaları diğer gruba göre çok daha yüksektir (Tablo 3). Bu da yetersizliklerin beklendiği gibi algılanan zorluk düzeyini önemli ölçüde arttırdığını göstermektedir. Küvete girip çıkma ve tutunma ihtiyacında belirlenen istatistiksel anlamlı sonuç, yetersizliğe bağlı olarak düşme korkusunun da arttığını göstermektedir. Bu bulgu ile daha önce yapılmış bazı araştırma sonuçları arasında paralellik görülmektedir. Yaşlı insanların düşme korkularının arkasındaki nedenleri incelemek için yapılan bir araştırmada vücuttaki denge sorunlarının düşme korkusunu beslediği ortaya konulmuştur (Lach, 2005; Hatch, Gill-Body, & Portney, 2003). Ayrıca düşük sağlık düzeyinin insanların sağlık servislerini daha sık kullanmalarıyla ve düşme vakalarındaki artışla bağlantılı olduğu (Fessel & Nevitt, 1997), sağlık düzeyindeki düşüklüğün fiziksel ve fonksiyonel zayıflıklara yol açarak düşme korkusunu arttırdığı da bulgular arasındadır (Friedman ve ark., 2002; Lawrence ve ark., 1998).
Yaşlı insanlarda ev ortamında düşme vakaları en çok yatak odası, merdiven ve banyoda gerçekleşmektedir (Campbell ve ark., 1995). Yapılan araştırmada 60 yaş üstü katılımcıların %92’sinin (n=35) banyosunda kavrama borularının bulunmadığı, %65’inin (n=24) ise banyoda kaymayı önleyen bir tedbirinin olmadığı belirlenmiştir. Yine aynı grubun %58’inin (n=21) duşta veya banyoda bir oturma yeri bulunmamaktadır. Banyoda yapılacak kavrama boruları ve kaymaz yüzeyler gibi değişiklikler, yaşlı insanların bağımsız banyo yapma yetilerini arttırmaktadır (Kutty, 2000).
Yetersizlik çeşidine bağlı olarak araştırılan banyo etkinlikleri zorluk düzeyinde ise herhangi bir bağıntı bulunamamıştır (Tablo 4). Yani yetersizlik çeşitleri, banyo etkinliklerindeki zorluk düzeyini birbirinden farklı olarak etkilememektedir. Yalnız banyo için yardım alma konusunda, yürüme yetersizliği olanların diğer gruplara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazla yardım aldığı bulunmuştur. Bu sonuç, banyo yapma sırasındaki bazı etkinliklerin yer değiştirme gerekliliği dolayısıyla kayma ve düşmelere neden olabileceği varsayımına ve dolayısıyla daha fazla yardım ihtiyacına bağlanabilir. Görme yetersizliğinin diğer yetersizliklerle kıyaslandığında bütün yaş gruplarında oldukça yaygın olduğu (%65), ancak banyo etkinliklerinde algılanan zorluk düzeyine baskın bir olumsuz etkisi olmadığı belirlenmiştir. Ancak literatürde, görme yeteneğindeki yetersizliklerin yaşam kalitesinde, hareketlilikte, günlük görsel ağırlıklı işlerde, sosyal etkinliklerde ve psikolojik iyilik halinde önemli etkileri olduğu bilinmektedir (Fylan, 2005). Hollanda’da görme yetersizliği bulunan yaşlı insanlara yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre ise bireylerin hareketliliklerinin (bir yerden bir yere erişimlerinin) görme yetersizlikleri dolayısıyla kısıtlandığı, bu bireylerin sosyal aktivitelerle daha az ilgilendikleri ve yardım almaya daha eğilimli oldukları bulunmuştur (Brouwer ve ark., 2005). Bu çalışmada, banyo mekanının kişisel bir ortam olması dolayısıyla görme yeteneğindeki sorunların diğer yetersizliklere baskın bir zorluk düzeyi göstermediğini düşünebiliriz.
Yetersizlik sayısının artmasına bağlı olarak banyo etkinliklerinde algının zorlaşması da beklenen bir sonuçtur (Tablo 5). Yaşlı insanların yapabilirlikleri ne kadar azalırsa bağımsızlıkları da o derece kısıtlanmaktadır. Erişim problemleri olan ve bağımsız etkinlik olanağı vermeyen ev ortamları, yaşlı insanların kişisel sağlık ve iyilik hislerini olumsuz yönde etkilemektedir (Iwarsson ve Isacsson, 1997). Bu durum Lawton (1983, 1991) tarafından önerilen The Good Life Modeli’nin ana bölümleri arasındaki ilişkiye de işaret etmektedir. Yaşlı insanların iyi hayat düzeyini etkileyen dört alan, davranışsal yeterlilik (Behavioral competence), psikolojik iyilik hali (Psychological well-being), nesnel çevre (Objective environment) ve algılanan hayat kalitesi (Perceived quality of life) olarak önerilmektedir. Bu alanlardan herhangi birindeki olumlu değerlendirme, diğer alanların da olumlu etkilenmesi sonucunu getirecektir. Buna göre, nesnel çevrenin (banyo ve onu oluşturan fiziksel özellikler gibi) erişilebilir olması ve bunun sonucu varolan davranışsal yeterlilik, psikolojik iyilik halini ve algılanan hayat kalitesini de olumlu yönde etkileyebilecektir. Buna bağlı olarak, yapılan çalışma yaşlı insanların yetersizliklerine bağlı olarak davranışsal yeterliliklerini kaybettiklerine bir örnektir. Bu ilişkiler arasındaki bağlantılarla ilgili pek çok konu, araştırmaya açık bir konumdadır. Bulguların sonuçlarına bağlı olarak, mekan ve ürün tasarımcılarına da sorumluluklar düşmektedir. Banyo tasarımında kavrama borularının ve kaymazlık önlemlerinin mekanın vazgeçilmez özellikleri olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bu anlamda yapılan değişiklikler, yaşlılardaki düşme oranını %30 düzeyinde azaltmaktadır (Tinetti ve ark., 1994).
5. SONUÇ VE ÖNERİLER
Bu çalışma çevresel psikoloji ve diğer ilişkili bilim dalları ile fiziksel çevreye ait uygulama kararları arasında bir boşluk olduğunu göstermektedir. Ülkemizdeki yaşlı insan nüfusunun hızlı artışı, onların yaşam kalitesini arttırma konusundaki eğilimlere hız verilmesini gerektirmektedir.
Bu çalışmanın metodolojisi dolayısıyla doğasından kaynaklanan bir sınırlılığı mevcuttur. Bu da, banyo kullanımında karşılaşılan zorluk düzeyinin, bireylerin kendi kişisel yargıları olarak tespit edilmiş olmasıdır. Ancak daha önce yapılmış bağımsızlık/erişilebilirlik ve kişisel sağlık/ iyilik hissi arasındaki bağıntıları inceleyen araştırma sonuçlarıyla paralellik göstermesi ve banyo mekanının bu anlamda ele alınmış olmasıyla değer taşımaktadır. Araştırmadaki algılanan zorluk düzeyinin banyo donatısıyla ilgili tasarım ve ölçüsel verilerinin incelenmesi ve bu iki veri arasındaki bağlantının araştırılması, daha kapsamlı sonuçların elde edilmesini sağlayabilir.
Bu araştırmadaki birey sayısının arttırılmasıyla pek çok farklı değişkene bağlı olarak veri toplanması mümkün olacaktır. Bu çalışmada yaşlı insanların yetersizliklerine yönelik bazı özel banyo ekipmanlarının (kavrama boruları gibi) varlığı sorgulanmış olmasına karşın, bu ekipmanların çok az mevcut olması dolayısıyla bu veriye istatistiksel çalışma yapılamamıştır. Ancak bu tür yardımcı ekipman kullanılan ve kullanılmayan banyolardaki zorluk düzeyi karşılaştırması, bir araştırma konusu olarak ele alınabilir.
Çalışmanın sadece belli bir kentsel alandan seçilen bireylerle yapılmış olması, sonuçların genel yargılar için kullanılmasında dikkatli olunmasını gerektirmektedir. Farklı gelir düzeyi ve sosyo-kültürel gruplar arasında yapılacak karşılaştırma, çalışmanın verileriyle ilgili daha kapsamlı sonuçlar sağlayacaktır.
Sonuç olarak bu çalışma, yaşlı insanların farklı yetersizlik düzeylerine bağlı olarak bazı banyo aktivitelerinde zorluklarla karşılaştıklarını, bu durumun onların bağımsızlık ve yapabilirlik hislerini olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Banyo mekanlarındaki tasarım/erişim hataları da bu durumun nedenlerindendir. Özetle, yaş ve banyo aktivitelerindeki zorluk düzeyi arasında özellikle 80 yaş ve sonrasında bağlantılar olmasına karşın (Tablo 2), bu iki değişken arasındaki bağlantının ana kaynağı yaşa bağlı olarak artış gösteren yetersizliklerdir. Çeşidine göre varolan yetersizliklerle zorluk düzeyi arasında bir bağıntı bulunamazken (Tablo 4), yetersizliği olan ve olmayanlar arasındaki algılanan zorluk düzeyi arasında önemli farklılıklar bulunmuştur (Tablo 3). Yetersizlik sayısının artmasıyla zorluk düzeyinde de artış gözlenmektedir (Tablo 5). Bu çalışmanın sonuçları, yetersizlik düzeyine bağlı olarak banyo tasarımlarının özelleşebileceğini, ancak erişilebilir bir banyonun her yaş düzeyinin kaçınılmaz ihtiyacı olduğunu ortaya koymaktadır.
KAYNAKLAR
AIKEN, L. R. An Introduction to Gerontology. Sage Publications, London, (1995). Pp: 53.
BROUWER, D. M., Sadlo, G., Winding, K. & Hanneman, M.I.G. Limitation in Mobility: Experiences of Visually Impaired Older People. A Phenomenological Study, International Congress Series, 1282, 474-476, (2005).
CAMPBELL, A.J., Busby, W. J., Robertson, M.C., Lum, C.L., Langlois, J.A. & Morgan, F.C. Disease, Impairment, Disability and Social Handicap: A Community Vased Study of People Aged 70 years and Over, Disability and Rehabilitation, 16, 72-79, (1994).
DEMING, M. B. & Cutler, N. E. “Demography of the Aged”. In D. S. Woodruff and J. E. Birren (Eds.). Aging: Scientific Perspectives and Social Issues (2nd ed.). Brooks-Cole, Monterey, CA, (1983). Pp: 18-51.
DİE. “Özürlülük oranı”. Devlet İstatistik Enstitüsü Veritabanı.
http://www.die.gov.tr/yillik/05-saglik.pdf, 2004.
ERA, P., Lyyra, A. L., Viitasalo, J.T. & Heikkinen, E. Determinants of Isometric Muscle Strength in Men of Different Ages. Eur. Journal of Applied Physiology, 64,1, 84-91, (1992).
FESSEL, K. D. & Nevitt, M. C. Correlates of Fear of Falling and Activity Limitations Among Persons with Rheumatoid Arthritis. Arthritis Care and Research, 10(4), 222-228, (1997).
FRIEDMAN, S. M., Munoz, B., West, S. K., Rubin, G. S. & Fried, L. P. Falls and Fear of Falling: Which Comes First? A Longitudinal Prediction Model Suggests Strategies for Primary and Secondary Prevention. Journal of the American Geriatrics Society, 50(8), 1329-1335, (2002).
FYLAN, F. Focus-Qol: Measuring Quality of Life in Low Vision. International Congress Series, 1282, 549-553, (2005).
GRIST, R. R., White, T. R., Hasell, M.J., Williams, S. R., Hill, R. & West J. L. Accessible Design Review Guide. An ADAAG Guide for Designing and Specifying Spaces, Buildings and Sites. McGraw Hill, New York, (1996). Pp: 12-60.
HATCH, J., Gill-Body, K. M. & Portney, L.G. Determinants of Balance Confidence in Community-Dwelling Elderly People, Physical Theraphy, 83(12), 1072-1079, (2003).
HOGLUND, J.D. Housing for the Elderly: Privacy and Independence in Environments for the Aging. Van Nostrand Reinhold, New York, (1985). Pp: 78.
IWARSSON, S. & Isacsson, Å. Quality of Life in the Elderly Population: An Example Exploring Interrelationships Among Subjective Well-being, ADL Dependence, and Housing Accessibility, Archives of Gerontology and Geriatrics, 26, 71-83, (1997).
KUTTY, N. The Production of Functionality by the Elderly: A Household Production Function Approach, Applied Economics, 32, 1269-1280, (2000).
LACH, H. W. Incidence and Risk Factors for Developing Fear of Falling in Older Adults, Public Health Nursing, 22(1), 45-52, (2005).
LAWTON, M.P. Environment and Other Determinants of Well-being in Older People, Gerontologist, 23, 349-357, (1983).
LAWRENCE, R. H., Tennstedt, S. L., Kasten, L. E., Howland, J. & Jette, A. M. Intensity and Correlates of Fear of Falling and Hurting Oneself in the Next Year: Baseline Findings from a Roybal Center Fear of Falling Intervention, Journal of Aging and Health, 10(3), 267-286, (1998).
LAWTON, M.P. A Multidimentional View of Quality of Life in the Frail Elders, The Concept and Measurement of Quality of Life in the Frail Elderly, eds:Birren, J.E., Lubben, J.E., Rowe, J.C., Academic Press Inc., San Diego, US, (1991). Pp: 3-27.
MACE, R.L. The Accessible Housing Design File. Van Nostrand Reinhold, New York, (1991). Pp:171-187.
PANERO, J. & Zelnik, M. Human Dimensions and Interior Space. New York: Watson-Guptill Publications, London: The Architectural Press., (1979). Pp: 47-55.
PINTO, M.R., De Medici, S., Van Sant, C., Bianchi, A., Zlotnicki, A. & Napoli, C. Ergonomics, Gerontechnology, and Design for the Home-environments, Applied Ergonomics, 31, 317-322, (2000).
RASCHKO, B.B. Housing Interiors for the Disabled and Elderly. Van Nostrand Reinhold, New York, (1991). Pp: 48.
SCHUURMANS, H., Steverink, N., Frieswijk, N., Buunk, B., Slaets, J. & Lindenberg, S. How to Measure Self-Management Abilities in Older People by Self-report. The Development of SMAS-30, Quality of Life Research, 14(10), 2215-2228, (2005).
TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Ulaşılabilirlik Kılavuzu, İstanbul, (1990). Pp: 6.
U. S. Bureau of the Census. “The elderly around the globe” U.S. Bureau of the Census International Database.
http://www.census.gov/ipc/prod/wp02/wp-02004.pdf, 2004.
VALINS, M. Housing for Elderly People: A Guide for Architects, Interior Designers. Architectural Press, London , (1988). Pp: 13-14.
WILKOFF, Wm. L. & Abed, L.W. Practicing Universal Design. Van Nostrand Reinhold , New York , (1994). Pp: 23.
TINETTI , M.E. , Baker, D.I., McAvay, G., Claus, E.B., Garrett, P., Gottschalk, M.L. & Koch, K. A Multifunctional Intervention to Reduce the Risk of Falling Among Elderly People Living in the Community, The New England Journal of Medicine, 331, 821-827, (1994).
TABLO 1. Araştırmaya Katılan Bireylerin Yaşa Bağlı Yetersizlikleri
|
Görme Yetersizliği |
Kavrama zorluğu +Güç Kaybı |
Duyma Zorluğu |
Yürüme Zorluğu |
Engelsiz |
50-60 yaş |
12 |
1 |
2 |
1 |
10 |
60-70 yaş |
10 |
3 |
2 |
2 |
10 |
70-80 yaş |
7 |
2 |
3 |
4 |
1 |
80+ yaş |
5 |
2 |
0 |
2 |
0 |
∑n=63
TABLO 2. Banyo Etkinliklerindeki Yaşa Bağlı Algılanan Zorluk Düzeyi
|
50-60 yaş |
60-70 yaş |
70-80 yaş |
80 ve sonrası |
|
|
|
n=25 |
n=23 |
n=10 |
n=5 |
|
|
|
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
F |
P |
|
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
|
|
Küvete girip çıkmak |
2.381-0.9207 |
2.5294-0.7998 |
2.5556-1.0138 |
3.25-0.9574 |
1,05 |
0,381 |
Tutunma ihtiyacı * |
1.64-0.9074 |
1.8261-0.9841 |
2.5-1.0801 |
3.8-0.4472 |
8,50 |
0,00 |
Musluklara ulaşılırlık |
1.88-0.781 |
1.8095-0.8136 |
2-0.4714 |
1.6-0.5477 |
0,36 |
0,78 |
Duş başlığını takmak * |
1.92-0.8622 |
2.3043-0.9261 |
2.4-0.6992 |
3.6-0.5477 |
5,63 |
0,002 |
Havlulara erişmek |
1.96-0.6758 |
2.087-0.9 |
2.2-0.7888 |
2.-0.7071 |
0,25 |
0,858 |
Banyo için yardım almak |
0.24-0.8307 |
0.3636-0.658 |
0.5556-1.333 |
1.2-1.6432 |
1,53 |
0,217 |
Lavabo kullanmak |
1.56-0.7681 |
1.8636-0.9409 |
2.2-1.1353 |
2.2-0.4472 |
1,67 |
0,184 |
Tuvalete oturup kalkmak |
1.48-0.7141 |
1.8261-0.777 |
2.3-1.1595 |
2.2-0.4472 |
3,00 |
0,037 |
Tuvalet kağıdına erişmek * |
1.56-0.6506 |
1.6087-0.6564 |
1.8-1.0328 |
3.0-1.0 |
5,43 |
0,002 |
Zorluk veya bağımlılık düzeyleri |
1=Çok kolay 2=Kolay 3=Zor 4=Çok zor |
1=Çok az 2=Az 3=Fazla 4=Çok fazla |
* p £ 0.01 |
TABLO 3. Banyo Etkinliklerinde Yetersizliği Olup Olmamaya Bağlı Algılanan Zorluk Düzeyi
|
Yetersizliği olmayan |
Yetersizliği olan |
|
|
|
n=21 |
n=42 |
|
|
|
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
F |
P |
|
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
|
|
Küvete girip çıkmak * |
2.00-0.6794 |
2.7297-0.9021 |
7,51 |
0.009 |
Tutunma ihtiyacı * |
1.381-0.590 |
2.333-1.162 |
12,44 |
0,01 |
Musluklara ulaşılırlık |
1.65-0.5871 |
1.9512-0.7730 |
2,36 |
0,13 |
Duş başlığını takmak |
2.0476-1.0235 |
2.3810-0.8821 |
1,80 |
0,19 |
Havlulara erişmek |
1.8571-0.7270 |
2.1429-0.7831 |
1,95 |
0,167 |
Banyo için yardım almak |
0.2-0.5231 |
0.5122-1.0982 |
1,45 |
0,234 |
Lavabo kullanmak |
1.6-0.9403 |
1.9286-0.8665 |
1,84 |
0,18 |
Tuvalete oturup kalkmak |
1.5714-0.7464 |
1.9048-0.8782 |
2,22 |
0,141 |
Tuvalet kağıdına erişmek |
1.5238-0.6016 |
1.8333-0.9084 |
1,99 |
0,163 |
Zorluk veya bağımlılık düzeyleri |
1=Çok kolay 2=Kolay 3=Zor 4=Çok zor |
1=Çok az 2=Az 3=Fazla 4=Çok fazla |
* p £ 0.01 |
TABLO 4. Banyo Etkinliklerinde Yetersizlik Çeşidine Bağlı Algılanan Zorluk Düzeyi
|
Görme Yetersizliği |
Kavrama |
Duyma |
Yürüme |
|
|
|
n=35 |
n=8 |
n=7 |
n=9 |
|
|
|
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
F |
P |
|
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
|
|
Küvete girip çıkmak |
2.5667-0.8976 |
3.3333-0.5774 |
3.3333-0.5774 |
4.00-0.00 |
2,05 |
0,126 |
Tutunma ihtiyacı |
2.171-1.098 |
3.667-0.577 |
2.333-1.528 |
4.00-0.00 |
2,47 |
0,077 |
Musluklara ulaşılırlık |
1.9118-0.6212 |
1.6667-0.5774 |
2.00-1.7321 |
4.00-0.00 |
2,86 |
0,050 |
Duş başlığını takmak |
2.3714-0.8432 |
2.66671.5275 |
2.00-1.00 |
3.00-0.00 |
0,44 |
0,727 |
Havlulara erişmek |
2.2-0.7971 |
1.6667-0.5774 |
2.00-1.00 |
2.00-0.00 |
0,46 |
0,714 |
Banyo için yardım almak * |
0.2941-0.76 |
1.3333-2.3094 |
1.00-1.00 |
4.00-0.00 |
6,42 |
0,001 |
Lavabo kullanmak |
1.8857-0.7960 |
2.3333-1.1547 |
2.00—1.7321 |
2.00-0.00 |
0,24 |
0,867 |
Tuvalete oturup kalkmak |
1.8571-0.7724 |
2.3333-1.5275 |
2.00-1.7321 |
2.00-0.00 |
0,27 |
0,845 |
Tuvalet kağıdına erişmek |
1.8857-0.9322 |
1.3333-0.5774 |
1.6667-1.1547 |
2.00-0.00 |
0,37 |
0,776 |
Zorluk veya bağımlılık düzeyleri |
1=Çok kolay 2=Kolay 3=Zor 4=Çok zor |
1=Çok az 2=Az 3=Fazla 4=Çok fazla |
* p £ 0.01 |
TABLO 5. Banyo Etkinliklerinde Yetersizlik Sayısına Bağlı Algılanan Zorluk Düzeyi
|
Yetersizliği olmayan |
1 Yetersizlik |
2 Yetersizlik |
3 Yetersizlik |
|
|
|
n=21 |
n=32 |
n=7 |
n=3 |
|
|
|
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
Ortalama (X)- |
F |
P |
|
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
Standart sapma (S) |
|
|
Küvete girip çıkmak * |
2.00-0.6794 |
2.6538-0.7971 |
2.6667-1.0328 |
3.75-0.50 |
5,68 |
0,002 |
Tutunma ihtiyacı * |
1.3810-0.5896 |
2.0968-1.1649 |
2.6667-1.0328 |
3.5-0.5774 |
7,16 |
0,000 |
Musluklara ulaşılırlık |
1.65-0.5871 |
1.9032-0.8309 |
2.2-0.4472 |
2.25-0.5 |
1,38 |
0,26 |
Duş başlığını takmak |
2.0476-1.0235 |
2.3226-0.9087 |
2.5-0.5477 |
3.0-0.8165 |
1,39 |
0,254 |
Havlulara erişmek * |
1.8571-0.7270 |
1.9355-0.6290 |
2.5-0.8367 |
3.25-0.9574 |
5,50 |
0,002 |
Banyo için yardım almak * |
0.2-0.5231 |
0.3-0.8367 |
0.8333-1.6021 |
1.75-1.5 |
3,93 |
0,01 |
Lavabo kullanmak |
1.6-0.9403 |
1.8065-0.8334 |
2.3333-1.0328 |
2.5-0.5774 |
1,90 |
0,14 |
Tuvalete oturup kalkmak * |
1.5238-0.6016 |
1.6452-0.7549 |
1.8333-1.169 |
2.3-1.1595 |
4,62 |
0,006 |
Tuvalet kağıdına erişmek * |
1.56-0.6506 |
1.6087-0.6564 |
1.8-1.0328 |
3.0-0.8165 |
4,43 |
0,007 |
Zorluk veya bağımlılık düzeyleri |
|
1=Çok kolay 2=Kolay 3=Zor 4=Çok zor |
|
1=Çok az 2=Az 3=Fazla 4=Çok fazla |
|
YAZAR NOTLARI
Prof. Dr. Erhan Balkan’a bu çalışmanın bir an önce tamamlanması için verdiği destekten dolayı teşekkür ederim.
ACCESS PROBLEMS OF ELDERLY PEOPLE IN BATHROOM USE
Aging is a process that influence the order of late period of life with the appearance of impairments. As being aged, health and mobility problems are accepted the signs of aging. However, aging process represents variety with respect to age, sexuality, race, experience, culture and ability levels of people (Deming and Cutler, 1983; Aiken, 1995). As a result of aging process, some of the daily activities of elderly people, are restricted. Impairments that accompany the aging are resulted by the lost or decreased body functions. Studies in ergonomics and gerontechnology try to improve the relationship between the physical environment and the elderly people. Physiological decline that cause the problems between elderly people and physical environment can be stated as reach problems, increasing tendency of fall, decreasing in sensory abilities and mobility impairments.
In despite of functional and morphological restrictions resulted by aging, elderly people forms the main body of the social consciousness and experience of a society. Therefore, keeping their active roles in the daily life is a social responsibility. This goal can be achieved by compensating the disabilities with sensitive design attitudes in the physical environment.
Advances in techology, developments in health and medical sciences extended the human life expectancy. Hence aging population has been increased proportionally in total population in the developing countries. In the forthcoming fifty years, aging population in the world is expected to increase drastically in total world population. In our country, the proportion of the elderly people above 60 years to total population was %5-9 in year 2002 and it is expected to exceed %10 in year 2025 (US Census Bureau International Database, 2002). The disability level of this population is also increasing with aging.
Since design attitudes for the environment directly influence the life quality of elderly people, architects and designers are required to carry the responsibility of designing accessible environments. Beyond being a physical shelter for people, house is a private living environment that people spend majority of their time while finding personal security and privacy there. It is known that elderly people spend most of their time in house (Pinto, M.R. et.al., 2000). Therefore, a house environment where necessary life conditions are not provided, physical and psychological health of elderly people is negatively affected and they need to take help from outside.
One of the most important defect in the living environments is the misfit of measurements to the elderly people (Hoglund, J. D., 1985; Panero and Zelnik, 1979). While young people can tolerate misfit in the measurements, elderly people cannot do this because of their physiological impairments. If the design decisions are given according to the needs of elderly people, these decisions will also support the needs of other age groups.
In our country, conditions of life and expectations of elderly people is a research area that has to be taken into consideration to determine the design politiques and decisions of social support. Elderly people, who lives dependent or independent, should be the source of reference through their experiences, expectations and habits. The aim of this study is to determine the covarience between the age group, the impairment and the perception of difficulty and dependence in the bathroom activities. Results of the research are also looking for the attitudes and habits of elderly people in bathroom use.
METHODOLOGY
Sample: Research results were obtained from randomly selected 63 people who are either living independent or together with their relatives in house. They are above the age of 50 and from middle and upper middle income level. To be able to make a comparison between the late period of middle age and the older ages, research data was collected from the age beginning form fifties. Age data was divided into ten years of periods as between 50 to 60, 60 to 70, 70 to 80 and 80 above. Respondents were also questioned about their physical and sensory impairments.
Means of Data Collection: A questionnaire was distributed to the sample. The ones who declared not having any impairment were also included in the collected data in order to search the covarience between the perception of difficulty-dependence and age groups. Respondents were also asked the accessibility and other characteristics of their bathroom and use habits.
Process: In the research, the perception of difficulty-dependence (PPD) level were investigated in addition to accessibility and habits of use. Perception of difficulty-dependence (PPD) corresponds to the personal level of perception when doing an activity without taking any support or the amount of support to be needed. Four levels of difficulty are defined as “very difficult, difficult, easy and very easy”. In order to define the dependence of respondents, they were questioned whether they are taking support from a vehicle or a person. For these questions, four levels are defined as “very little, little, much and very much”. When the mean values were found to be equal and less than 2, it means that the respondents find the activity difficult to realise. If higher than 2, it refers to the activity to be found easy. Meanwhile, if the means of dependence questions are found to be equal and less than 2, it means the respondents feel little dependence and if higher than 2, then they feel much dependence. To examine the significance of te findings, test of ANOVA was further applied and the results were discussed according to the findings.
In this research, more than half of the respondents (n=37) are above 60 years old. Majority of this group (n=23) is in between 60-70 years old. There are 9 people in between 70-80 age group and 5 people above 80 years old. 25 people who are between the ages 50-60 are included in the research to compare their data that belong to the pre-elderly period with the other age groups. In the questionnaire, physical impairments are described as visual impairment, grasping difficulty and power loss, hearing impairment, walking impairment and loss of touching sense. A major amount of respondents (n=42) reported that they had at least one of these impairments. The respondents who have power loss and walking impairments (n=8) are all using either a cane or a tripod cane.
Means and standart deviations in perception of difficulty-dependence (PDD) are given in Table 1. Age periods are selected as 50-60, 60-70, 70-80 and 80 above. Levels of difficulty perception in bathroom activities are described as easy and very easy (mean £ 2) or difficult and very difficult (mean>2). In questions about dependence (Holding in shower/bath, receiving help to have bath), levels are defined as very little, little (mean £ 2) or much and very much (mean>2). Questions about bathroom activities include, going in and out of bath tube, holding in the shower/bath tube, reaching the faucet controls, fixing the shower head, reaching the towels, receiving help for bathing, using the lavatory, sitting and standing the toilet and reaching the toilet roll. Some of these activities represented higher mean values in relation to age (see Table 1). Test of ANOVA was applied to evaluate the results statistically. Finally holding need in shower/bath, fixing the shower head, reaching the toilet roll were found to be statistically significant in relation to age (p £ 0,01).
Another view point of the study is based on PPD in bathroom activities in relation to impairment types. Three types of relations were investigated under this topic. The first one is based on a comparison between the respondants having impairments and the ones who do not have. Means and standart deviations are given in Table 2. In all bathroom activities, the means of respondents with impairments, were found to be high (x £ 2) in comparison to the ones without impairments. Hence, first group feels higher difficulty and dependence in bathroom activities. Test of ANOVA proves statistical significance only in activities of going in and out of bath tube and holding need in shower/bath.
A second test is applied to find a relation between the impairment types and activties. In this study, PPD of people with visual impairment, grasping difficulty and power loss, hearing, sense of touch and walking impairments compared in various bathroom activities. Results are indicated in Table 3. According to results of ANOVA test, types of impairments do not represent a difference inbetweeen the means of PPD in bathroom activities. Only the ones who have walking impairments are found to take more help in bathing and the ones with grasping difficulty and power loss follow this group. The third research is based on the number of impairments in relation to PPD of bathroom activies. The respondents having one, two or three impairments were identified and increasing number of impairments were tested for PPD. The results are given in Table 4. It was found that in all bathroom activities, PPD is increasing with the increasing number of impairments. The results of ANOVA also indicates that, data about all activities are statistically significant except the activities of reaching the faucet controls, fixing the shower head and using the lavatory. It means that when the number of impairment increases, PPD is also increasing.
The results of this research represents the findings about aging and impairments, which are accepted as part of being elderly, in relation to bathroom activities. Since getting older and accompanying impairments are accepted as the determinants of the aging process, these two factors which were investigated for their influence on perception of difficulty-dependence in bathroom activities of elderly people formed the main hypotheses of the research.
Although there are drastic increases in the mean values of PDD in some of the activities (e.g. going in and out of bath tube, holding in shower/bath, fixing shower head, reaching toilet roll) for the age above 80 years old, increases are found to be lower in the other subsequent age groups. This finding leads to the idea that people do not loose the subjective feeling of independence when they are getting older if not an impairment accompanies. The last part of this theorem formed the second hypothesis of the study as the appearing impairments cause the loss of feeling of independency. First finding indicated that getting older by itself is not influential in increase of PDD in bathroom activities.
When PDD of the respondents with impairments are compared with the ones without impairments, the first group has higher mean values of PDD than the second group. This is an expected result that the impairments increase the mean values of PDD. A significant finding in the activity of going in and out of bath tube implies that fear of falling increases depending on the appearance of impairments. In elderly people, most of the falls happen in bedroom, stairs and bathroom in house environments (Campbell et.al., 1995). In the research, % 92 percent of the respondents (n=35) above 60 years old are not using grab bars in their bathroom, and % 65of them (n=24) do not use any preventative against slippery surfaces. Besides, % 58 of the same group (n=21) do not have a seat in bath tube or shower. Adaptations like garb bars and non-slippery surfaces in the bathrooms increase the independency of the elderly people (Kutty, 2000).
No relation was found between the types of impairments and PDD. This means that impairments do not influence the perception differently in various bathroom activities. The only statistically significant finding is about receiving help when having a bath, i.e. the ones with walking impairments are taking more help to have a bath. This result implies that some of the activities that require change of place in the bath tube can cause fear of slip and fall, hence results a demand in elderly people to receive more help from the other people. Visual impairments were found to be prevalent to all age groups (%65), but not negatively influential on bathroom activities.
It is also an expected result that mean values of PDD increases depending on increasing number of impairments. The more the abilities of elderly people decreases, the more their independence is lost. The house environments with accessibility problems influence the feeling of subjective health and well-being of elderly people negatively (Iwaarson ve Isacsson, 1997). This corresponds to the relations between the main parts of Lawton’s model of The Good Life (1983, 1991). The four fields that influence the order of life of elderly people are proposed as beavioral competence, pychological well-being, objective environment and perceived quality of life. A positive evaluation in any one of these fields can cause positive impressions also in the other fields. Accordingly, accessibility of objective environment (like bathroom and its physical qualities) and the existing behavioral independence in result brings the feeling of psychological well-being and positive perception of life quality as well. This research indicates that elderly people loose the behavioral independency depending on the appearance of impairments with aging. Many factors in relation to these issues are waiting to be investigated. Product and interior designers are charged with the responsibility to develop a sensitive design attitude depending on the results of findings in researches. Grab bars and non-slippery surfaces should be accepted as the essentials of bathroom design. It is known that adaptations decrease the cases of falls %30 (Tinetti et.al., 1994).
This research also indicates that there is a gap between the environmental psychology, related fields of study and the application of the decisions in reality. Rapid increase of the elderly population in our country requires to invoke attitudes to increase their life quality. As a result, the bathrooms with accessibility problems influence the perception of ability and independence of elderly people. The results of this study also point out that the design of bathrooms can be specified according to impairments of the elderly people, however, an accessible bathroom is an indispensable need of all age groups.