Aile Eğitim Seti - Ruhsal ve Duygusal Özürlüler

OTİZM

Otizm Nedir?

Otizm iletişim ve sosyal gelişim alanlarındaki kısıtlılıkla seyreden ve çocuğun gelişimini önemli derecede olumsuz etkileyen bir bozukluktur. Doğuştan gelen bir bozukluk olmasına rağmen, belirtiler bebeklik ve erken çocukluk döneminde belirmeye başlar. Konuşmanın gecikmesi veya gelişmemesi, ilgi alanlarında sınırlılık, insanlar ile ilişki kurma yerine cansız nesnelerle ilgilenme, oyuna ilgi duymama, yaşıtlarıyla oyun oynamama ve tekrar edici basmakalıp davranışlarda bulunma gibi özellikler ile kendini gösterir.

Otistik çocuklarda normalden sapan davranışlar 4 grupta toplanır.

Sosyal etkileşimde yetersizlik:
Gözlerinize bakmazlar,
Kayıtsızdırlar,
İsmi ile çağrıldığında çoğu kez aldırmazlar,
Duymuyormuş gibi davranırlar,
Yaşıtları ile oyun oynamazlar
Tek başlarına kalırlar,
Başkalarının duygularını ve düşüncelerini anlamakta güçlük çekerler ya da uygun
tepkilerle karşılık veremezler.

İletişimde ve oyunda yetersizlik:
Konuşma gecikir, dil gelişimi geride kalır,
Konuşmayı bir iletişim amacı ya da aracı olarak kullanmazlar
Beden dilini kullanmada ya da anlamada zorlanırlar
Oyuna ve oyuncağa ilgisiz kalırlar
Rol yapmazlar, hayali oyunları yoktur.

Takıntılar:
Nesne takıntıları vardır, herhangi bir nesneyi özellikle sert nesneleri ellerinde tutarlar, taşırlar. Çevirerek, döndürerek izlerler ya da koklarlar
El çırpma, sallama, sallanma, koşma, dönme gibi yineleyen davranışları vardır,
Sadece bir ya da birkaç kısıtlı konu ile ilgilenirler,

Günlük yaşamda belli işleri, belli şekillerde yapma konusunda aşırı ısrar ederler . Düzen değişikliklerine ya da aksamalara karşı aşırı tepkide bulunurlar. Genellikle değişime direnç gösterirler . Aynılıkta ısrarları vardır

Diğer belirtiler:
Görme, işitme, tat, koku ya da dokunma duyularının bazılarında ya da tümünde aşırı duyarlık gösterirler,
Acıya karşı duyarsızdırlar. Düştüklerinde, yaralandıklarında canının yandığına ilişkin tepki göstermezler,
Aşırı hareketlilik ya da hareketsizlik gösterirler,
Tehlikeler karşısında duyarsızdırlar.

Bu belirtilerin birkaçı ya da çoğu bir arada gözlenebilir.

Olası nedenler

Otizmin nedenleri kalıtımsal etkiler üzerinde önemle durulmaktadır. Otizmi olan çocukların kardeşlerinin de otizm tanısı alma yüzdelerinin %3-6 arasında oranlara ulaştığı belirtilmektedir. Otizmin nedenlerini aydınlatmaya yönelik yapılan son dönem araştırmalarda genetik, beyin işlevleri, bağışıklık sistemi etkenleri de incelenmektedir. Organik, nörolojik ya da biyolojik faktörlerin otizmin nedenleri arasında önemi göz ardı edilememektedir. Otizme yol açan önemli etkenlerden biri de pek çok çalışmada vurgulanan, gebelikte görülen beklenmedik sorunlar ve doğum travmaları olabilir. Ayrıca Otistik çocukların beklenmedik yaşam değişiklikleri, ayrılıklar, uyaransız kalma ve benzeri stres yaratan durumlara duyarlı olduklarını gösteren çalışmalar da bulunmaktadır.

Otistik çocukların ve ailelerin sorunlarla baş edebilme yolları

Otistik çocuğu olan aileler için en önemli soru, kendilerini nelerin beklediği ve çocuklarını ileride nasıl olacağıdır. Özellikle çok erken yaşlardaki duruma bakıp çocuğun ileride hangi noktaya geleceğini ve nasıl bir gelişim göstereceğini kestirmek zordur. Aileler çocuklarının öncelikli olarak konuşup konuşamayacağını sonra, okula gidip gidemeyeceğini giderse ne tür güçlüklerle karşılaşacaklarını bilmek isterler. Çocuğun içinde bulunduğu durumun erken fark edilmesi ve eğitim aldığı sürece çocuğun izlenmesi, güçlü ve zayıf taraflarının ortaya çıkarılması aileye ve eğitimciye yol gösterir. Otizmde ilerisi için umudu artıran etkenlerden birincisi erken tanıdır. Olabildiğince erken fark edilerek çocuğun çocuk ruh sağlığı kliniğine götürülmesi ve tanının konması ya da en azından belirtilere yönelik tedavi edici girişimlerin başlatılması çocuğun ilişki kurma güçlüğü ile baş edilmesini kolaylaştırır.

Erken tanı ve müdahale: çocuğun kendine ve çevresine farkındalığını, ilgilerini, öğrenmesini ve becerilerini geliştirmesini hızlandırır. Ailenin ve çocuğa tanı koyan uzmanların çocuğu gelişimsel düzeyine uygun bir müdahale programına hızla başlatmasında yarar vardır. Okul öncesi dönemde konuşması gecikmiş ya da durmuş ve ilgi alanı kısıtlı yaşına uygun becerileri göstermeyen bir çocuğun klinikte ayaktan bireysel tedavisinin yanı sıra uygun bir kreş ya da anaokuluna gönderilmesi ve özel eğitim programına alınması gerekir. Bu müdahalede bireysel tedavi erken yaşlarda çocuğun ana babasının da katılımıyla farklı yöntemlerle uygulanabilir.

Otistik çocuğun otistik belirtilerinin derecesi de gelişimini olumsuz etkileyebilecek bir diğer faktördür. Belirtiler çok ağır ve çocuğun yaşı büyükse tedavisi klinikte aralıklı izlenerek ve bir özel eğitim kurumuna gitmesi sağlanarak yürütülür. Çeşitli sosyal ve sportif etkinliklerden de yararlanması mümkündür.

Otistik çocuğun gelişimini etkileyen bir diğer faktör de çocuğun için de bulunduğu çevredir. Otistik çocukların da tüm çocuklar gibi bol uyarana gereksinimleri vardır. Çocuğun uyaranları kabul derecesine göre çevresi düzenlenmelidir. Çocuğa;

Oyun alanı, oyuncaklar, yaşıtlarıyla birlikte olma, sosyal yaşamın bir parçası olma çocuğun gelişimini hızlandırır.

Otistik çocuklarla ilgilenirken birinci adım çocukla ilişki kurmaktır. Çocukla ilişki kurarken, eğer çocuğun tercih ettiği bir ilişki ya da oyun varsa, öncelikle onun seçilmesi ve sürdürülmesi gerekir. Çocuğun ilişki biçimi ya da oyunu tek düze olsa bile, bu oyun ya da ilişki şekli, yetişkin tarafından zaman içinde zenginleştirilebilir. Ancak otistik çocukların çoğu ilişki aramaz, kendi başına yineleyici davranışlar yaparlar. Bu durum da anne babayı ümitsizliğe düşürür ve çabuk pes etmelerine neden olabilir. Bu durumda ilişki kurmanın çeşitli yolları denenmeli ve pes etmeden uygun olan yol bulunmalıdır. Genellikle her çocuk gıdıklanma, hoplatma, kucakta yüz yüze oturarak sallanma ve şarkı söyleme gibi oyuncaksız oynanabilen oyunlardan keyif alır. Çocukla ilişki kurmaya çalışırken ve oyunlar oynanırken;

- çocukla yüz yüze ve göz göze gelmeye çalışılmalıdır

- çocukla oynayan kişinin oyunlara keyifle ve içtenlikle katılması önemlidir. Mekanik ve ödev gibi yapılan oyunlara çocuklar da içtenlikle katılmazlar. Çabuk geri çekilirler.

İlişki kurma yollarından bir diğeri de, hayali oyunların geliştirilmesidir. Otizmi olan çocukların temel belirtilerinden bir tanesi de kendiliğinden hayali oyuna başlamamaları ya da katılmamalarıdır. Bu tür oyunlar için, evcilik oyuncakları gibi hayali oyunlar oynayabileceği oyuncaklar gerekir. Günlük yaşamını anlayabileceği ve anlamlandırabileceği yeme yedirme, uyku, alışveriş ve pikniğe gitme gibi oyunların oynanması yararlıdır. Oynanan oyunlar çocuğun ilgisini çekmiyormuş gibi görünse bile oyun sürdürülmelidir. Oyuna ilgi çekebilmek için önce oyuncağın işlevi gösterilir sonra çocuğun yaşantısıyla ilgili önemli olaylar oyunlaştırılır. Bütün çocuklar için yemek yemek, yedirmek, uyumak ve uyutmak, banyo yapmak berbere gitmek, doktora gitme önemli olaylardır. Hayali oyunlar çocuğun belleğinin gelişmesini, hayal kurmasını, olayları akılda tutmasını sağlar. Yaşam olayları, günlük yapılan faaliyetler kısa hayali oyun senaryoları haline getirilip, 2-3 cümlelik oyunlar şeklinde oynanabilir. Eğer oyun çocuğun ilgisini çekmediyse 4-5 dakika sürdürülür ve belirli sonuç bölümüyle sonlandırılır. Bu oyunlar esnasında öncelikle çocuğun ilgilendiği oyun üzerinden ve onu izleyerek oynamaya dikkat edilmelidir.

Etkinlikler çocuğun gelişimsel düzeyine, dikkatini toplama süresine, bellek kapasitesine ve el becerisine uygun olmalıdır. Çocuğun gelişim düzeyinin üstündeki etkinlikler onu başarısız hissettireceğinden hevesini azaltacaktır.

İlişki kurma aşamasında zorluk çekilen davranışlar arasında; göz göze gelme adıyla çağrıldığında bakma, selamlaşma, anlama, taklit, istekleri yerine getirme, farkındalık davranışları sayılabilir. Göz göze gelme ve adı söylendiğinde bakma sağlandıktan sonra, ilişki kurma boyutunda çok önemli bir mesafe kaydedilmiş olur.

 

Otizmde Tedavi Yaklaşımları

Bugün otizm tedavisinde en önemli yaklaşım özel eğitim ve davranış tedavileridir, nadiren ilaç tedavisi kullanılır. Tedavi planı kişiden kişiye değişmektedir, çünkü yaygın gelişimsel bozuklukların belirtileri geniş bir yelpazede yer alır ve çocuğun yaş düzeyine geriliğinin ağırlık derecesine göre değişir.

Otistik çocukların kendine özgü öğrenme gereksinimleri ve özellikleri vardır. Eğitim uygulamaları açısından bu özelliklerin dikkate alınması gerekmektedir. Söz konusu özellikler bütün otistik çocuklarda bulunmamasına karşın çoğunda, sıklıkla gözlenmektedir. Otistik çocukların öğrenme özellikleri aşağıdaki gibi açıklanmıştır;

 

Otizm tedavisinde erken tanı ve tedavi, hastalığın seyrini değiştirmek ve çocuğun daha yüksek bir iyilik düzeyine ulaşmasını sağlamak bakımından önemlidir. Ayrıca özel eğitimin bir an önce başlatılması için önemlidir. Erken tanı konan otistik çocuklarla yapılan çalışmalarda özellikle sosyal, duygusal ve dil alanında büyük gelişmeler sağlanmıştır. 5-6 yaşına kadar hiçbir tedavi uygulanmayan çocuklarda ise zamanla gösterdikleri pek çok davranışın bile kaybolduğu bilinmektedir.

 

Otizm Yaygın Gelişimsel Bozukluklar kapsamı içinde yer alan bir çocuk ruh sağlığı sorunudur. Yaygın gelişimsel bozukluklar kapsamı içinde:

Rett Sendromu; başlangıçta baş çevresi dahil, normal gelişme gözlenir, ancak 5 aylık ile 4 yaş arasındabaş çevresi yeterince büyümez, takiben el becerilerinin kaybı ve stereotipik el burma hareketleri gözlenir. Sosyal beceriler ve ifade edici alıcı dil gelişimi 2 veya 3 yaşlarında bozulur.

Çocukluk Dezintegratif Bozukluğu ; çocuklar 2-4 yaşlarında normal gelişim gösterirler, sonrasında sosyal, iletişim, konuşma ve uyum becerilerinde aşırı gerileme (regresyon) oluşur.

Asperger Bozukluğu ; normal bir zeka ve normale yakın gelişimi olan ancak, karşılıklı sosyal etkileşim ve ilişkilerde niteliksel bozukluklar, bazı tuhaf davranışlarla kendini gösteren bir bozukluktur. Asperger bozukluğu olan çoğu çocuk normal dil gelişimine sahip olmasına rağmen, yüz ifadeleri ve sosyal jestleri sıklıkla sosyal etkileşim gibi eksiktir. Diğer insanlara nasıl yaklaşılacağı konusunda “sezgisel bilgileri” eksiktir.

Otistik çocuğu olan aileler çocuğun tedavisinin sağlanması ve izlenmesi konusunda çocuk ruh sağlığı klinikleri, özel eğitim okulları, MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü, MEB Rehberlik ve Araştırma Merkezleri gibi kurum ve kuruluşlardan yardım alabilirler. Çocukların yaşıtları ile birarada olmaları konusunda da kreşler ve anaokulları ile ilköğretim okullarından yararlanmalıdırlar.

 ÖZÜRLÜ HAKLARI- HAKKIN YASAL DAYANAĞI- BAŞVURU KAYNAKLARI

ÖZÜRLÜ HAKLARI

HAKKIN YASAL DAYANAĞI

BAŞVURU KAYNAKLARI

EĞİTİM

EĞİTİM

EĞİTİM

Özel eğitime ve korunmaya ihtiyaç duyan çocukları yetiştirmek için özel tedbirler alınır.

Zorunlu ilköğrenim çağında bulundukları halde, zihnen, bedenen, ruhen ve sosyal bakımdan özürlü olan çocukların özel eğitim ve öğretim görmeleri sağlanır.

Özel eğitim gerektiren bireylerin Türk Milli Eğitiminin genel amaçları ve temel ilkeleri doğrultusunda genel ve mesleki eğitim görme haklarını kullanabilmeleri sağlanır.

Milli Eğitim Temel Kanunu

İlköğretim ve Eğitim Kanunu

 

 

 

573 Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

Milli Eğitim Bakanlığı

http://www.meb.gov.tr

Okullarda kaynaştırma eğitimine ağırlık verilmektedir

Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

İl Milli Eğitim Müdürlükleri

Milli Eğitim Bakanlığı, özel eğitime muhtaç kişilere iş hayatında geçerliliği olan görevlere hazırlayıcı özel meslek kursları düzenler. Kursların düzenlenmesinde ve uygulanmasında bu kişilerin ilgi, ihtiyaç ve yetenekleri dikkate alınır.

Kurslara katılanlar kursa devam ettikleri sürece Kanunun çırak ve öğrencilere verdiği haklardan yararlanırlar.

3308-Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu

Milli Eğitim Bakanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri

http://www.meb.gov.tr

Özel eğitim gerektiren bireylerin eğitse tanılaması tüm illerde rehberlik ve araştırma merkezleri bulunmaktadır. Özürlü çocuğu olan aileler buralara başvurarak çocukları hakkında danışmanlık hizmeti alabilirler.

Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname

 

Rehberlik ve Araştırma Merkezleri

Bilgi için: http://www.meb.gov.tr

http://www.ozida.gov.tr

Türkiye’de özürlülere eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerini Milli Eğitim Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu vermektedir. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda ise Özürlülerin ve Felçlilerin Rehabilitasyonu Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülmektedir.

1739 Milli Eğitim Temel Kanunu

2828 Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu

http://www.meb.gov.tr

http://www.shcek.gov.tr

Uzun süre hastanede yatan çocuklar için bazı hastaneler bünyesinde “hastane ilköğretim okulları” bulunmaktadır.

 

Milli Eğitim Bakanlığı

http://www.meb.gov.tr

http://www.ozida.gov.tr

Milli Eğitim Bakanlığı ve SHCEK Genel Müdürlüğü kendi çıkardığı mevzuatlara dayanarak özel statüdeki kuruluşlar için açılış izni veren denetimini yapan kurumlardır. Bu kurumlar özel, tüzel ve kamu tüzel kişilerince açılıp işletilmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı 625 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu

2828 Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu

 

www.meb.gov.tr

www.shcek.gov.tr

 

Özürlü çocuğun resmi veya özel eğitim merkezlerinde aldıkları gelişim ve eğitime ilişkin giderlerin bir kısmı çalışılan kurum, emekli sandığı ve sosyal sigortalar kurumu tarafından karşılanmaktadır. Emekli sandığına ve sosyal sigortalar kurumuna bağlı kişilerin çocuklarının özel eğitimleri için 2005 yılı itibarı ile en fazla 305 milyon TL eğitim yardımı yapılmaktadır.

Bütçe uygulama talimatları çerçevesinde

http://www.bumko.gov.tr/girissayfalar/uygutalimat. htm

İşitme engelli öğrenciler meslek liselerine sınavsız yerleşebilmektedirler

 

Milli Eğitim Bakanlığı

http://www.meb.gov.tr

İşitme engellilere okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde gündüzlü ve yatılı olarak eğitim hizmeti verilmektedir

İlköğretim ve Eğitim Kanunu

Milli Eğitim Temel Kanunu

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği

Milli Eğitim Bakanlığı

http://www.ozida.gov.tr

Ortaöğrenimlerini tamamlayan işitme özürlü öğrenciler yüksek öğrenimlerini Eskişehir Anadolu Üniversitesine bağlı Entegre Yüksek Okulunda sürdürebilir.

 

Anadolu Üniversitesi

http://www.anadolu.edu.tr

SAĞLIK

SAĞLIK

SAĞLIK

Özürlü bireylerin tıbbi tanılaması hastanelerde yapılmaktadır. Sağlık Kurulu Raporu alabilmek için bu konuda yetkili hastanelere başvurmalıdır.

 

Yetkili hastaneler için:

http://www.ozida.gov.tr/

Ülkemizde hamilelik döneminde bebeğin fiziksel ve zihinsel özürlü olup olmadığının saptanması amacıyla genetik danışma merkezlerinde genetik danışma hizmeti sunulmaktadır.

Genetik Hastalıklar Tanı Merkezleri Yönetmeliği

 

http://www.ozida.gov.tr/

Özürlü çocuk doğumlarının önlenmesi için, gebelik öncesi ve gebelik döneminde tıbbi ve eğitsel çalışmalar yapılır. Yeni doğan bebeklerin metabolizma hastalıkları için gerekli olan testlerden geçirilerek risk taşıyanların belirlenmesine ilişkin tedbirler alınır.

 

Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu (Ek bent: 30. 05. 1997-KHK/572, m. 24)

 

Ülkemizde tıbbi rehabilitasyon hizmetleri Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerde verilmektedir.

 

Sağlık Bakanlığı, üniversiteler

http://www.ozida.gov.tr

MESLEKİ REHABİLİTASYON VE

İ STİHDAM

İŞ YAŞAMINDA KORUMA-SOSYAL GÜVENLİK

Ülkemizde özürlü vatandaşlarımız için Türkiye İş Kurumu, Devlet Personel Başkanlığı, halk eğitim merkezleri, mesleki eğitim merkezleri, özel dershaneler, belediyeler ve özürlülerle ilgili dernek ve vakıflar tarafından meslek edindirme kursları açılmaktadır.

 

Türkiye İş Kurumu,
Halk Eğitim Merkezleri,
Mesleki Eğitim Merkezleri,
Özel Dersaneler,
Belediyeler ve Özürlülerle İlgili Dernek ve Vakıflar

Bilgi için: http://www. iskur. gov. tr/
http://www. cygm. meb. gov. tr/
http://www. cygm. meb. gov. tr/

Gerek kamu gerekse özel sektörde özürlü işçi olarak iş bulmayı sağlayacak kurum Türkiye İş Kurumudur.

Türkiye İş Kurumu Kanunu

Türkiye İş Kurumu

Bilgi için: http://www. iskur. gov. tr/

Yasal kotasının üstünde özürlü çalıştıran işverenlerin sigorta primlerinin yarısı devlet tarafından karşılanmaktadır

İş Kanunu

Türkiye İş Kurumu

 

Toplu iş görüşmelerinde özürlü işçiler aleyhine hükümler konulamaz

 

 

Sosyal güvenlik kuruluşlarınca karşılanan araç ve gereçlerin standartlara uygun olarak sağlanması gerekmektedir.

572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 20-22-23

Emekli Sandığı-SSK-Bağkur

http://www.ozida.gov.tr/

Sosyal güvenlik kurumlarında Bağ-Kur hariç olmaz üzere (SSK, Emekli Sandığı) iyileştirme hükümleri sayesinde engelsiz sigortalılara nazaran daha erken emekli olma imkanı sağlanmıştır.

 

 

Özürlüler için sınavlar, özürlü grupları dikkate alınarak sınav sorusu hazırlamak ve değerlendirmek üzere özel sınav kurulu teşkil edilerek ayrı yapılır.

Sınavlarda özrün özelliğine göre kurumların refakatçi bulundurması gereklidir.

Devlet Memurları Kanunu Md. 50/Değişik fıkra: 30. 05. 1997-KHK/572, m. 14

Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelik

Devlet Personel Başkanlığı

Özürlü vatandaşlarımızın çalıştığı kamu kurum ve kuruluşu özelleştirme kapsamındaysa, kapatma ve tasfiye halleri dışında özürlü vatandaşlarımız işten çıkartılamaz.

4046 Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Türkiye İş Kurumu

50 ve daha fazla işçi çalıştıran kamu % 4, özel sektör işletmeleri % 3 özürlü çalıştırmak zorundadır. Yükümlülüğüne uymayan işletmelere kesilecek ceza paraları özürlü vatandaşlarımızın istihdamı, mesleki eğitim ve mesleki rehabilitasyonu için kullanılmaktadır

İş Kanunu

Türkiye İş Kurumu

 

Meslek edindirme kurslarından yararlanan özürlü vatandaşlarımıza işe yerleştirmede öncelik tanınır.

 

Türkiye İş Kurumu
Halk Eğitim Merkezleri
Mesleki Eğitim Merkezleri
Belediyeler
Özürlülerle İlgili Dernek ve Vakıflar

Özelleştirme sonucunda özürlü vatandaşlarımızın çalıştığı kurum veya kuruluşun tasfiye edilmesi veya kapatması halinde işine son verirse bulunulan ildeki Türkiye iş kurumuna başvurulmalıdır. Bu durumda iş kaybı tazminatı, kanunun diğer çalışanlara tanıdığı hakların iki katı oranında ödenmektedir.

4046 Özelleştirme Uygulamalarının Düzenlenmesine ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Türkiye İş Kurumu

Kamu kurumlarınca özürlü vatandaşlarımıza ayrılan boş devlet memuru kadroları için her yılın nisan-mayıs, temmuz-ağustos veya ekim-kasım dönemlerinde sınav açılmaktadır.

Sınav duyuruları devlet personel başkanlığı tarafından resmi gazetede, tirajı yüksek ulusal gazetelerde ve TRT televizyon ve radyo kanalları aracılığıyla yapılmaktadır. Kurumlar sınav duyurularında işin özelliği gerektirmediği sürece özür grupları arasında bir ayrım yapamayacağı gibi özür oranında da üst sınır getiremeyeceklerdir

Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma şartları ile Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik

DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI

Kurum ve kuruluşlar çalışma yerlerini özürlü vatandaşlarımızın çalışmasını kolaylaştıracak şekilde düzenlemek gerekli tedbirleri almak ve özürlü vatandaşlarımızın çalışmaları ile ilgili özel araç ve gereçleri temin etmek zorundadır

Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma şartları ile Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik

http://www.ozida.gov.tr

Kurum ve kuruluşlar Devlet Memurları Kanununa göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. % 3`ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.

Devlet Memurları Kanunu md. 53/Ek fıkra: 30. 05. 1997-KHK/572, m. 15

Kamu kurumlarının sakat memur çalıştırma yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin takip ve denetiminden başbakanlık devlet personel başkanlığı sorumlu ve yetkilidir

Bilgi için: http://www. basbakanlik-dpb. gov. tr/

İşverenlerin belirli bir mesleği olan özürlüleri öncelikle meslekleri ile ilgili işlerde çalıştırmaları gerekmektedir

 

 

SOSYAL YARDIMLAR

İNDİRİMLER

İSTİSNALAR

Herhangi bir sosyal güvencesi olmayan özürlü vatandaşlarımızın almış oldukları sağlık kurulu raporlarından bağış ve evrak parası adı altında para talep edilmeyecektir.

03. 12. 2002 tarih ve 2002/58 No’lu Başbakanlık Genelgesinin 6 ncı maddesi

Sağlık Bakanlığının 10. 05. 2000 tarih ve 2000/48 No’lu Genelgesi

Sağlık Bakanlığı

Özürlülere yönelik bakım hizmeti veren kuruluşların amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden müstesnadır.

Katma Değer Vergisi Kanunu Madde 17/2

 

18 yaşını bitirmiş ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayan özürlüler kendilerine aylık bağlanmasını talep edebilirler.

2022 Sayılı Yasa

Emekli Sandığına veya bulunduğu yerdeki valilik veya kaymakamlık makamları

http://www.ozida.gov.tr/

Özürlülerin kullandığı araç ve gereçler ücretsiz karşılanabilmektedir.

572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 17

İl ve İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları

http://www.ozida.gov.tr/

2002/58 sayılı başbakanlık genelgesi, özürlülere yönelik birçok düzenlemenin uygulanmasını içermektedir.

2002/58 Sayılı Başbakanlık Genelgesi,

http://www.ozida.gov.tr/

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesine göre, 11 sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallardan, münhasıran aracı sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibatı bulunanların malul ve sakatlar tarafından beş yılda bir defaya mahsus olarak bizzat kullanılmak üzere ve %90 ve üstü oranda raporu bulunan tüm özürlüler yeni otomobil ve bir kısım ticari araçlarda Özel Tüketim Vergisinden muaftırlar.

4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu

Maliye Bakanlığı

http://www.gelirler.gov.tr/gelir2.nsf

Belediyeler toplu taşıma araçlarından özürlüleri ücretsiz veya indirimli olarak yararlandırmak zorundadır.

572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4

Belediyeler

http://www.ozida.gov.tr/

Belediyelere ait ve belediyeler tarafından işletilen veya kiraya verilen büfeler, otoparklar gibi işyerlerinin özürlüler tarafından işletilmesi konusunda kolaylık getirmiştir.

572 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Madde 3-4

Belediyeler

http://www.ozida.gov.tr/

Çalışma gücünün asgari % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgari % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgari % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda belirtilen sakatlık indiriminden faydalanırlar.

Sakatlık indirimi özel indirim tutarının;

Birinci derece sakatlar için sekiz katı,

İkinci derece sakatlar için dört katı,

Üçüncü derece sakatlar için iki katıdır.

Sakatlık derecelerine göre tespit edilecek indirimler, özel indirime eklenerek hizmet erbabının ücretinden indirilir.

Aile reisinin, eşinin ve çocuklarının her birinin gerçek usulde tespit edilen ücret gelirine bu maddede yer alan özel indirim ve sakatlık indirimi uygulanır

 

Gelir Vergisi Kanunu MADDE 31/2

Maliye Bakanlığı

Devlet Demir Yolları ana hat yolcu trenleri ile seyahat halinde özürlüler %20 indirimden yararlanabilir.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Özürlüler İçin Kimlik Kartı Yönetmeliği

Bakanlar Kurulu Kararları

DEVLET DEMİR YOLLARI BİLET SATIŞ BİRİMLERİ

Devlet tiyatroları, gösterilerini özürlülere ücretsiz sunmaktadır.

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Özürlüler İçin Kimlik Kartı Yönetmeliği

Bakanlar Kurulu Kararları

DEVLET TİYATROLARI

Bilgi için: http://www.devtiyatro.gov.tr/icgise.html

Harp Malulü ve Vazife Malulleri ve kendilerine refakat eden eşleriyle şehitlerin eşleri Devlet Demiryolları ve Denizcilik Bankasının iç hatları vasıtalarından birinci mevkide ve belediye vasıtalarında ücretsiz seyahat ederler. Bu Kanunun 1 inci maddesine göre kendilerine aylık bağla