İçindekiler
1- Gözün Yapısı
2- Çocuğun Görme Seviyesi
3- Çocuk ve Görme
4- Çocukta Görme Özrünün Algılanması
A- Çocuklarda Görme Duyusunun Gelişim Aşamaları
B- Görme Özrünün Ölçüsü
C- Görme Özrünün Sebepleri
5- Anne Babaların Yaşadıkları Evreler
6- Demokratik Aile Tutumları
7- Eğitim
A- Görme Özürlü Öğrenciler İçin Özel Eğitim Okullarına Başvuru ve Kayıt Koşulları
B- İstenilen Belgeler
8- Normalleştirme, Bütünleştirme, Kaynaştırma Ve En Az Kısıtlayıcı Eğitim Ortamı
A- Normalleştirme
B- Bütünleştirme
C- Birlikte Eğitim
D- Kaynaştırma Eğitimi
9- Normal Gelişim Gösteren Çocuklar ile Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Gözlenen Gelişim Farkları Ve Anne Babalara Öneriler
A- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Zihinsel Gelişim
B- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Dil Gelişimi
C- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Fiziksel Gelişim
D- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Sosyal Gelişim
E- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Özbakım
F- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Zihinsel Gelişim
G- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Dil Gelişimi
H- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Fiziksel Gelişim
I- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Sosyal Gelişim
J- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Özbakım
K- 7-11 Yaş Grubu Çocuklarda Zihinsel Gelişim
L- 7-11 Yaş Grubu Çocuklarda Dil Gelişimi
M- 7-11 Yaş Grubu Çocuklarda Fiziksel Gelişim
N- 7-11 Yaş Grubu Çocuklarda Sosyal Gelişim
O- 12-18 Yaş Grubu Çocuklarda Zihinsel Gelişim
P- 12-18 Yaş Grubu Çocuklarda Fiziksel Gelişim
R- 12-18 Yaş Grubu Çocuklarda Cinsel Gelişim1
S- 12-18 Yaş Grubu Çocuklarda Sosyal Gelişim4
T- 12-18 Yaş Grubu Çocuklarda Duygusal Gelişim
10- Algı-Hareket Bütünlüğü
11- Evde Emniyet Kuralları
12- Mesleki Rehabilitasyon
13-Türkiye’de Görme Özürlülere Hizmet Veren Sivil Toplum Örgütleri
14- Yasal Düzenlemeler
15- İlköğretim Okulları
16-Sivil Toplum Örgütleri
17-Kaynaklar
Çocuğun görmesinde zorluk olduğunu fark etmek aileyi üzen bir durumdur. Bütün anne ve babalar için endişe, üzüntü, suçluluk duygusu, acı ve reddetme sık rastlanan duygulardır. Görme özrünü kabul ederek, üretici düşünmeye geçmek, uzun zaman alabilir. Eşinizle sorunlar, diğer çocuklarınız, işiniz, eviniz ve sorumluluklarınız daima yanınızda olacaktır. Yükünüzü azaltmak ve işlerinizi kolaylaştırmak amacıyla; göz ve görme işlevleri, ailenin görme özürlü bireye karşı tutum ve davranışları, karşılaştıkları sorunlarla baş etme yolları, özürlü bireyin eğitimi, hakları ve ulaşabilecekleri kaynakları içeren bu kitap hazırlandı.
Bilgi, sırtınızdaki sorumluluk ve yükü paylaşacak doğru kaynaklara ulaşmanızı sağlar.
I- GÖZÜN YAPISI
Göz organı küçük olmasına rağmen çok iyi gelişmiş bir ışık alıcısı-dır. Gözün önemli bölümlerini ve görevlerini bilmek, çocuğunuzu anlamanızı ve ona faydalı olmanızı sağlar.
Gözün kesiti:

3- ÇOCUK VE GÖRME
Göz, optik- görme siniri veya beyin hasarı sebebiyle görme bozukluğu olabilir. Görme, insan bilgi ve öğrenmesinin %80’nini sağlar. Göz organı gelişmesini doğumdan sonra üç yaşında tamamlar. Bebek hareketli, parlak sarı renkli ve çizgili cisimleri gözleri ile takip eder. İnsan yüzü çok dikkat çeker. Yüz mimik ve hareketlerini taklit ederek öğrenme başlar. Çocuk bakarak ve görerek görmeyi öğrenir. Temel göz kullanımı öğrenilen bir gelişmedir. Altı yaşın sonunda en olgun görme kazanılmıştır.
Görme yeteneğinin gelişme basamakları şöyle özetlenir:
Farkında olma: Yakın çevremizde oluşan hareket, ses ve dokunmadan farkında oluruz.
Dikkat: Görsel, sesli ve diğer duyusal uyarılara dikkatimiz çekilir. Onların farkına vararak onlara yönelir ve daha çok öğrenmeye çalışırız.
Yerini Bulma: Belli bir ses, koku ve görüntünün varlığını saptayınca onu çevredeki diğer varlıklardan ayırmaya çalışırız.
Hatırlatma: Önceden tanıştığımız bir nesneye sesini, kokusunu, sertliğini veya rengini hatırlayarak hoşlanıp, hoşlanmadığımızı düşüncemizde oluştururuz.
Anlama: Anlamayı geliştirmek için bütün topladığımız bilgileri bir araya getiririz. Böylece hafıza ve problem çözme özelliklerimizi kullanırız. Bu nesne ile ne yapacağımızı kararlaştırırız.
Görme kullanıldıkça gelişir. Eğer çocuğunuzun kullanılabilir bir görmesi varsa kullanmaya teşvik edilmelidir. Beyin görme ile gelen bilgiyi diğer duyulardan gelen bilgiler ile birleştirir(dokunma, işitme, tatma, koku alma) ve uzaydaki yerimizin farkında olmadır.
Beyin dokumuzun % 40’ını görme bilgilerinin birleştirilmesi için kullanılması görmenin çok temel bir duyu olduğunu ispatlar. Çocuklar gözlerini çevre tecrübesi elde edinirken kullanırlar. Böylece ‘o anda öğrenme’ gerçekleşir.
Görüntü diğer duyu algılarını düzenleyerek bağlantılar kurar. Çocuğun zihin gelişiminde bu ‘algılama düzenlemesi’ dünyayı tanımasını sağlar.
4- ÇOCUKTA GÖRME ÖZRÜNÜN ALGILANMASI
Araştırmalara göre, çocuğun görmesinin gelişmesi doğum sonrası devam etmektedir. Kullanılabilir düzeye gelebilmesi için sürekli ve kaliteli uyarılmasına ihtiyaç vardır. ‘Görme’ için algılama yetenekleri de gelişmeli ve görüntülerin beyinde anlamlandırılması yapılmalıdır. Bu sebeple çocuğun ne kadar ve nasıl gördüğünü anlamak için aylar, yıllar geçer.
Çocukta görme özründen şüphelenilmesi için şu belirtilerin olması gerekir;
Tam körlük çok enderdir. Çoğu çocuk biraz görür. Ancak her görüntünün önemi vardır ve kullanılabilir.Yalnızca ışık görebilen bir çocuk pencerenin yerini bulunca odanın düzenini kurabilir.
A- Görme Duyusunun Gelişim Aşamaları
Normal Çocuklarda;
0-1 ayda; Başını ve gözünü ışık kaynağına döndürme, Yatay ve dikey düzlemde obje takibi, 6-8 haftada gözün içine bakış, "sosyal gülüşme".
2-3 ayda; Yoğun göz teması, Dikey ve dairesel hareket takibi, Hareketli oyuncak takibi, Dudak okumaya başlama,
3-6 ayda; Kendi ellerini seyretme, İleri uzanma, sallanan nesneyi yakalamak, Düşen ve uzaklaşan oyuncağı gözleme, Karşıya bakıştan yana bakışa dönme, Görsel dikkat alanının genişlemesi,
7-10 ayda; Küçük parçacıkları fark etme, Önce dokunma ve parmak ucu ile tutma, Resimlerle ilgilenme, Yarısını gördüğü nesneye ilgi ve tanıma,
11-12 ayda; Evde görsel yer bulma, İnsanları tanıma, Resimleri tanıma, Saklambaç oynama,
1-2 yaşda; Haberleşmede görmenin önemi, Yüz ifadeleri ve vücut dili, Öncül uyarılar ve gözlem, Olayların akışına bağlantı kurma, Sesli uyaranlara bağlanma,
Görme Özürlü Çocuklarda;
0-3 ayda; Gözbebeğinin titreşmesi (Nistagmus), Görüntüyü normal dışı odaklama (Eksentrik fiksasyon), Göz teması yok, bağlanma gelişmez, Orta hat (düz çizgi yol gibi) kavramı oluşmaz, Görsel takip gelişmez,
3-6 ayda; Şaşılık oluşur, Göz tembelliği (Ambliyopi), Motor gelişim geriliği:başını tutamaz, emekleyemez, Kötü alışkanlıklar, göze parmak sokma, sallanma,
7-12 ayda; Uzay duygusu gelişmez, Göz uyumu yoktur, görsel takip yapamaz, Merak duyusunda gelişme geriliği, arama yapamaz,
1-2 yaşda; Görsel haberleşme eksikliği: oyun alanında dışlanma, Anlık-doğal öğrenme geriliği, Çevre ile iletişim kurmada zorluk; hareket kısıtlılığı ve uyum bozukluğu.
Görmenin özellikleri ölçülebilir;
Düşük görmesi olan çocukların görmeleri ölçülüp gözlük ile görmenin artması da ortaya konmalıdır. Bütün çocukların gözlük takması gerekmez. Ancak gözde bulanık görüntü ‘ambliyopi’ denilen ‘tembel göz’ durumunu oluşturur, görme azalır. Çocukların görmeleri ölçülürken onlara eşleştirecekleri resimler, yön gösterecekleri şekiller, okuma biliyorlarsa harşer gösterilir. Cevap veremeyen çocuklarda elektrik akımları ile ölçme cihazları hastane ortamında kullanılır.
Diğer bir ölçme ‘tercihli bakış’, boş sayfa yerine çizgili resme bakmayı gören çocuğun tercih etmesidir. Göremeyen çocuk boş sayfaya bakmaya devam eder. Görme keskinliği kesir olarak belirtilir. Üst sayı, şeklin gözden tutulduğu uzaklık mesafesini gösterir(genellikle 6 metre), alt sayı ise normal gözün (standart) bu şekli görebildiği mesafedir. 6/6 standart, normal görmedir. Harf tablosu ile görme ölçülürken en üstteki büyük harf normal göz ile altmış metreden görülebilir. Kişi yalnızca bu en büyük harfi görebiliyorsa görmesi 6/60 dır. Görme keskinliğinin bu şekilde ölçülmesi ‘görme fonksiyonlarını’ tam açıklayamaz: hareket, renk, açıklık/koyuluk, görme alanı, vs. Az bir görmeyi iyi kullanabilen çocuklar çok rahat hareket edip çevrelerini öğrenebilirler. Çocuğu gözleyerek onun görebildiklerini öğrenmek bize çok bilgi verir. Çocuğun konuşmasında gecikme varsa çocukla haberleşme daha çok gecikir ve zorlaşır.
Çocuğunuzu kimse sizin kadar iyi anlayamaz. Bu sebeple gözlemlerinizi uzmanlara anlatınız.
B- Görme Özrünün Ölçüsü
Görme seviyesi göz uzmanı doktor tarafından ölçülür. Görme özrü tanımlanır: Hiç ışık görmeyen, tam kör en düşük seviyedir. Işık gören, el hareketlerini algılayan ağır görme özürlüdür. Altı metreden açılmış insan parmaklarını sayabilen az gören sınıfından ağır az görendir. Kitap, gazete okumada zorluk çeken ve okuyamayan ise az gören olarak tanımlanır. Bu görme seviyeleri göz doktoru tarafından ölçülür ve kaydedilir.
C- Görme Özrünün Sebepleri
Çocuğun görme özrünün birçok sebebi olabilir. Genetik-kalıtım, akraba evliliği ülkemizde çocukluk göz hastalıklarının temel sebebidir. Bunun yanında mikrop kapma veya kaza geçirme olabilir. Göz hastalıklarının erken teşhis edilip, tedavisine ve erken rehabilitasyonuna başlanması gerekir. Çoğu durumda bir özel neden bulunamayabilir.
5- ANNE BABALARIN YAŞADIKLARI EVRELER
Görme yetersizliği olan bir çocuğun doğumu, ailenin dengesini altüst ederek ailelerde değişik duygu ve düşüncelerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu duygular her ailede farklı evrelerden geçer.
Çocuğu olduğu gibi kabul etme sürecini kısaltabilen ailelerde, daha güvenli mutlu bir aile ortamı yaratılabilir.
Özürlü çocuğa sahip anne babaların geçirdiği evreler ve gösterdikleri davranışlar şöyle sıralanır:
Şok:
Reddetme:
Depresyon:
Karmaşa:
Suçluluk:
Kızgınlık:
Pazarlık:
Kabul ve uyum:
Bu davranış özellikleri özürlü çocuğa sahip tüm ailelerde yaşanabil-mektedir. Çocuğu olduğu gibi kabul etme sürecini kısaltabilir, yukarıda saydığımız evrelerin daha olumlu ve güvenilir geçmesini sağlayabilirsiniz. Demokratik aile tutumları geliştirebilen aileler bu dönemi daha az duygusal hasarla geçirir ve çocuğa iyi bir eğitim vermiş olur.
6- DEMOKRATİK AİLE TUTUMLARI
Bu tutum ve davranışı gösteren ailelerin çocukları toplumda bağımsız, kendine yetebilen bir birey olarak yetişir.
Onaylanan aile, anne-baba tutumları çocuğun olumlu davranış değişiklikleri göstermesinde ne kadar etkiliyse, onaylamadığımız anne-baba tutumları; "çok seven, kollayan, gevşek disiplinli aile tutumu", "baskıcı, itici, sevgisiz aile tutumu", "sevgisi yetersiz, disiplini gevşek aile tutumu", "geleneksel, ataerkil aile tutumu", "sıkı disiplinli, sevecen aile", "parçalanmış aile tutumları" da çocuklarımızın sağlıklı, uyumlu, kendine güvenli bir insan olmasını engelleyecektir.
Demokratik aile tutumları içinde yetişen çocukda da, gelişme sürecinde olumsuz davranışlar gözlenebilir. Ancak anne-babaya karşı tepkileri ve çelişkili duyguları büyük boyutlara ulaşmaz. Çoğu çatışmalar ev içinde kalır, okul başarısını engellemez, sapmalar olmaz, başkaldırı fırtınaya değil kısa süren bir esintiye benzer.
7- EĞİTİM
A- Görme Özürlü Öğrenciler İçin Özel Eğitim Okullarına Başvuru ve Kayıt Koşulları
Ülkemizde 15 görme engelli ilköğretim okulu bulunmakta olup, hepsi de yatılı ve gündüzlüdür.
Özel Eğitim Almak İçin Başvurulacak Kurumlar
Kayıt için İzlenecek Yol ve İstenilen Belgeler
B- İstenen Belgeler
a- Tasdikli nüfus cüzdanı örneği (öğrenci için),
b- Veli ya da vasinin ikametgah ilmühaberi,
c- Tam teşekküllü bir hastaneden alınacak sağlık kurulu raporu. (Bu raporda çocuğun özrü, özür derecesi ve başka bir hastalığı olup olmadığı yer alacaktır.)
d- Rehberlik ve Araştırma Merkezince doldurulacak çocuk tanıma fişi,
e- Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinden alınacak inceleme raporu,
f- İki adet yeni çekilmiş vesikalık fotoğraf,
g- İki adet veli adresi yazılı posta pulu yapıştırılmış zarf,
h- Ekonomik durumu gösterir belge (Öğrenci Devlet Parasız Yatılı okuyacaksa). Bu belge örneğine uygun şekilde Milli Eğitim Mü-dürlüğü’nde doldurulabilir.
i- Veli ya da vasinin çocuğun yarı yıl ve yaz tatillerinde yanına alacağını gösterir taahhütname (bu belge daha sonra çocuğun okuyacağı okul müdürlüğünce hazırlanıp veliye imzalatılır).
j- İl Milli Eğitim Kurulu Kararı (Milli Eğitim Müdürlüğü’nce hazırlanıp verilir).
8- NORMALLEŞTİRME, BÜTÜNLEŞTİRME, KAYNAŞTIRMA VE EN AZ KISITLAYICI EĞİTİM ORTAMI
Görme yetersizliğinden etkilenmiş bir çocuğun gören akranlarıyla aynı eğitim ortamında okuyabilmesi için kaynaştırmanın gereklerinin yerine getirilmesi gerekir. Bunun için öncelikle normalleştirme, kaynaştırma, bütünleştirme ve en az kısıtlayıcı eğitim ortamı kavramlarının doğru anlaşılması gerekmektedir.
A- Normalleştirme
Toplumdaki yaşam, biçim ve koşullarının tüm yetersizlikten etkilenmiş kişilere de sağlanması anlamına gelmektedir. Normalleştirme ilkesine göre görme yetersizliğinden etkilenmiş bir çocuk gören akranlarının yararlandığı tüm haklardan yararlanabilir. Görme yetersizliğinden etkilenmiş çocuk da, gören akranları gibi ailesine yakın gören akranlarının gittiği okula gidebilir. Ancak bu okullarda akranları kadar başarılı okuyabilmesi için gerekli olan özel eğitim öğretmeni, görme yetersizliğinden etkilenmiş öğrencilerin kullanacağı araç-gerecin ona sağlanması da onun en doğal hakkıdır. Normalleştirme, kişiyi normal yapma anlamına gelmemektedir. Aksine yetersizlikten etkilenmiş bireylerin yetersizlikleriyle kabul edilip, toplumda diğer kişilere sağlanan hizmet, hak, sorumluklar ve fırsatların onlara da sağlanması anlamına gelmektedir.
Normalleştirme ilkesinin savunduğu görüşlerin bir sonucu olarak;
Kaynaştırma,
Bütünleştirme ve
Birlikte eğitim
kavramları ortaya çıkmıştır.
B- Bütünleştirme
Bütünleştirme ilkesine göre, görme yetersizliğinden etkilenmiş bireyler de bu toplumun bir parçasıdır. Sosyal hayata entegre olabilmeleri toplumsallaşmanın gereğidir.
C- Birlikte Eğitim
Yetersizlikten etkilenmiş öğrencilerin, normal akranlarıyla birlikte normal sınışarda eğitim almasıdır.
D- Kaynaştırma Eğitimi
Özel yetişmiş personelin, özel destekleriyle, yetersizlikten etkilenmiş bireyin normal sınışarda öğrenimini değişik zamanlı olarak sürdürmesi anlamına gelmektedir.
Kaynaştırma da esas olan, görme yetersizliğinden etkilenmiş öğrencinin, günün en azından bir bölümünde, normal sınıfta akranlarıyla birlikte eğitim görmesidir. Ancak bunun için gereksinimleri doğrultusunda özel yetişmiş personel tarafından öğrenciye, aileye, sınıfa, sınıf öğretmenine ve okul personeline gerekli destek özel eğitim hizmetinin verilmesi gereklidir. Aynı zamanda, öğrencinin öğreniminin en azından bir bölümünü normal sınıfta geçirebilmesi için gerekli araç-gereç ve ortam düzenlemesinin (yada uyarlamaların) yapılması gerekmektedir. Görme yetersizliğinden etkilenmiş çocukların, normal sınıfta akranlarıyla birlikte öğrenim görmeleri birlikte eğitim anlamına gelmekle birlikte, kaynaştırmadan söz edilebilmesi için, özel personel, destek hizmet ve özel düzenlemelerin yer alması gerekmektedir.
Normalleştirme kavramı en az kısıtlayıcı ortam kavramının oluşmasına ve yetersizlikten etkilenen öğrencilerin akranları gibi, akranlarıyla birlikte gerekli destek hizmet sağlanarak kaynaştırma düzenlemelerinin oluşması hareketini başlatmıştır.
9- NORMAL GELİŞİM GÖSTEREN ÇOCUKLAR İLE GÖRME YETERSİZLİĞİ OLAN ÇOCUKLARDA GÖZLENEN GELİŞİM FARKLARI VE ANNE BABALARA ÖNERİLER
A- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
Zihinsel gelişim; düşünme, anımsama, farklılıkları ayırt etme veya işitme, fikirler ve durumlar arasındaki ilişkileri belirleme ve problem çözme becerilerini içermektedir.
0-3 yaş grubu çocuklardan beklenen en temel zihinsel gelişim basamakları aşağıda sıralanmıştır:
0-3 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Zihinsel gelişim açısından görme yetersizliği olan çocukların uygun kavram gelişimi sağlayabilme ihtiyacı, onlara sunulan uyaranlarla aldıkları ipuçlarının doğruluğuna dayanır. Görme yetersizliği olan çocuk, çevresi hakkındaki bilgileri birinci derecede işitsel ve dokunsal süreçte öğrenir. Görme yetersizliği olan çocuğun zihinsel gelişimi daha yavaş ya da farklı şekilde gelişir.
İşitme duyusu, bireye gerekli girdileri/bilgileri verir; ama işitme duyusu, görmeden daha ağır gelişir. Bunun sonucu olarak görme yetersizliği olan çocukların gelişim evreleri yavaş olur. Zihinsel gelişim açısından dokunma ve işitme ile sağlanan bilgiler görme duyusuna kıyasla daha fazla zaman aldığı için, daha yavaş bilgi sağlanır.
Görebilen ve görme yetersizliği olan tüm bebekler için dokunma birincil bilgi kaynağıdır. İşitsel girdilerin/bilgilerin birincil kanal haline gelebilmesi için zaman gerekir. Bu nedenle ilk aylarda bebekle iletişimde mümkün olduğunca ona dokunmak ve yanında olmak ön plana çıkmaktadır. Görebilen bir çocukta kavramları oluşturmada görsel bilgi kullanımı oldukça önemli ve ilk sırada yer almaktadır. Görmeye kıyasla duyma daha kısıtlı bir değer taşımakta, dokunma ise uzaktaki çok büyük, çok küçük, kırılgan ya da tehlikeli objeler hakkında uygun deneyimler sunamamaktadır. Bu nedenle görme yetersizliği olan çocuklar daha fazla dokunsal ve işitsel deneyimlere ihtiyaç duymaktadırlar.
Öneriler
Kumaş, karton, düğme, pamuk, zımpara vb. nesneleri farklı sayfalara yapıştırıp bu sayfaları birleştirerek kitap oluşturun.
B- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Dil Gelişimi
Normal Gelişim Gösteren
0-3 yaş grubu çocuklardan dil gelişiminde beklenen en temel basamaklar aşağıda sıralanmıştır:
0-3 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Dil Gelişimi
Bebekler, yeni doğan döneminden itibaren sese tepki göstermeye başlarlar. Bu tepkiler duydukları seslerin anlamlarını bildiklerinden değil, şartlandıkları ve bu sesleri çok duydukları içindir. Bu gelişme, görme yetersizliği olan çocuklarda ilk somut kelimelere tepki göstermek şeklinde olmayabilir. Görebilen bir çocukta görsellik, görme yetersizliği olan bir çocukta ise ses önemlidir. Görme yetersizliği olan çocukların kendilerini yalnız hissetmelerini engellemek için düzenli olarak çeşitli sesler dinletilmelidir. Önemli olan nokta, radyonun sesinin sürekli açık tutulmamasıdır. Bu durum, çocuğun çevresiyle ilgilenmesine engel olabilmektedir.
Görme yetersizliği olan çocuklarla konuşmak, eşyaların isimlerini söyleyerek, tanıtarak dokunmasını sağlamak, onunla oynamak, dil gelişiminde normal gelişmeyi sağlar. Çocuğun konuşmasına fırsat verilmeli ve kullandığı sözcüklerin anlamları zenginleştirilmelidir. Görme yetersizliği olan çocuklar, yüz ifadelerini ve hareketleri göremediklerinden dokunma duyusu, duyguların ifadesini anlamada büyük önem taşımaktadır.
Görebilen çocuklar anne babalarıyla göz kontağı kurabilir, onların yüzüne bakar ve gülümserler. Bu anne babanın etkileşimini pekiştirir. Anne-baba çocuğun ilgisini çeken nesneleri arayıp bulur. Onlar hakkında konuşur. Görme yetersizliği olan bebeklerin anne babalarıyla göz kontağı kuramaması nedeniyle iletişimde ve dolayısı ile jest ve mimiklerde azalma olur. Görme yetersizliği olan bebekler, dikkat çekmek için sözlü iletişim yerine ağlama, mızmızlanma davranışları gösterebilirler. Bu durumda anne-babaların ses tonlarını çok iyi kullanmaları ve dokunsal uyaranlarla bunu desteklemeleri gerekmektedir.
Öneriler
C- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
Çocuklar, çevrelerindeki nesneleri ve kendi vücutlarını keşfetmek için hareket ederler. Bu hareket kapsamında nesnelerle yapılan kavrama, tutma gibi etkinlikler çocukların nesneyi tanımasını ve vücut kısımlarını nasıl kullanacakları bilgisini kazanmalarını sağlar.
0-3 yaş grubunda çocuklardan beklenen en temel fiziksel gelişim basamakları aşağıda sıralanmıştır:
|
0-3 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Fiziksel gelişim, yukarıda da belirttiğimiz gibi; emekleme, tutunarak ayağa kalkma, tutunarak yürüme, yalnız başına yürüme vb. bir sıra izler. Görme yetersizliği olan bir bebek ancak kulak-el birlikte çalışmasını kurduktan sonra emeklemeye başlayacaktır. Bebeklerin emeklemeleri, çevrelerindeki işitsel ve dokunsal uyaranlara ulaşma çabasından kaynaklanır. Çevresinde duyduğu bir sesin kaynağına ulaşma becerisi ise birinci yılın sonuna doğru gelişebilecektir.
Görme yetersizliğinden etkilenen çocuklarda duruş ve yürüyüş sorunları gözlenebilir. Bunların nedeni, yeterince hareket etmemekten dolayı kasların güçlenmeyişi ve anne-babaların düşüp zarar göreceğinden korkarak çocuklarına yürüme fırsatı vermemeleridir. Görme yetersizliği olan çocukların bedensel duruşlarında karşılaşılan problemler dengenin yetersiz olmasından ve kasların daha az güçlü olmasından kaynaklanmaktadır.
Az görmeyle doğan çocuklar, hareket gelişimlerini, özürle birlikte çevrelerini araştırma yoluyla geliştirmektedirler. Dolayısıyla az gören ve kör çocuklarda normal gelişim düzeyleri gecikebilir. Bu çocuklar yüzükoyun pozisyonunda uyumada zorlanabilirler. Sürünme ve emekleme aşamaları da gecikip, sıklıkla 2 yaşından sonra yürümeyi öğrenirler.
Bebekler 4 aylık olduğunda uzandığı nesnenin görüntüsünü kavramaya başlar. Görme engelli çocuklar ise 11. aya kadar ses çıkaran oyuncaklara uzanmayabilirler. İşittiği sese doğru yönelerek oyuncağı almak, görerek almaya göre daha karmaşıktır. Onların dünyaları kollarının uzanabildiği alan kadardır. Dolayısıyla görme engelli çocuklar eş-ya kavramlarını dolambaçlı yollardan öğrenmek zorunda kalırlar. Bu bebekler ilk önce uzandıkları mevcut objelerin varlığını ve sesini anlamaya çalışırlar. Çünkü dokunarak ve işiterek eşya kavramını geliştirmede daha fazla zamana ihtiyaç duyarlar, dolayısıyla da gören çocuklara göre farkında olma fonksiyonlarını başarmada daha fazla zaman alabilir.
Öneriler
Fiziksel gelişim alanına yönelik öneriler, ince hareket gelişimi ve kaba hareket gelişimi olarak iki alt başlıkta ele alınmıştır. Kaba hareket gelişimi, çocuğunuzun baş, gövde, kol ve bacaklarını kullanma fırsatlarını; boynunu dik tutma, sürünme, emekleme, oturma, yürüme, sıçrama ve tırmanma gibi becerileri içermektedir. Bu alanda çocuğunuzu desteklemek için;
İnce hareket gelişimi alanında, çocuğun ellerini kullanmayı öğrenmesi ve parmak hareketlerini geliştirmesi amacıyla rehberlik yapılır. Bu alanda çocuğunuzu desteklemek için;
D- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Sosyal Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
Sosyalleşme becerileri, diğer insanlarla birlikte yaşamayı ve onlarla etkileşimde bulunmayı içeren davranışlardır. Sosyalleşme becerilerinin gelişimi, çocuğun kendi çevresinde uygun şekilde kabul görmesi, sorumluluk paylaşımı ve böylece özgüven duygusunun ve diğer alanlarındaki becerilerin gelişiminde ona katkıda bulunur.
0-3 yaş grubu çocuklardan sosyal gelişim alanında beklenen en temel basamaklar aşağıda sıralanmıştır:
0-3 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Sosyal Gelişim
Görebilen çocukların çoğu tarafından kendiliğinden öğrenilen günlük yaşam becerilerinin, görme yetersizliği olan çocuklara sistematik olarak öğretilmesi gerekmektedir. Küçük bir çocuğun sosyal ortamlarda kendini yeterli hissetmesi ve olumlu benlik geliştirmesi, uygun etkileşim kurma yollarına sahip olması ile sağlanabilir.
Öneriler
E- 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Öz Bakım
Normal Gelişim Gösteren
Öz bakım davranışlarının gelişimi, çocuğun kabulünü arttırarak ailenin ve toplumun mutlu ve bağımsız bir bireyi olma çabasında çocuğa yardımcı olur.
0-3 yaş grubunda çocuklardan beklenen en temel öz bakım gelişim basamakları aşağıda sıralanmıştır:
0-3 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Öz Bakım
Banyo yapma, giyinme, yemek yeme ve tuvalet eğitimi, çocuğun günlük yaşamındaki temel etkinliklerdir. Her çocuğun, bu becerileri öğrenmek için hazır olduğu yaş değişiklik göstermektedir. Burada önemli olan; çocuğun yapamayacağını düşünerek onun yerine bunları yapmak değil, onun kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir hale gelmesi için ona fırsat vermek ve yardımcı olmaktır. Başlangıçta eğitimci ya da an-ne-baba model olmalı ve etkinliği anlatmalı, daha sonra elini çocuğun elinin üzerine koyarak beceriyi yapmasında fiziksel olarak ona destek olmalı ve çocuk beceri kazandıkça bu desteği azaltmalıdır.
Öneriler
F- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
3-6 yaş döneminde soyut düşünme ve diğer karmaşık kavramların gelişimi gözlenir (Örneğin mekan, derinlik, uzay kavramları). Kavramlar, soyutlamalar ve sınışamalar geliştirme, her çocuk için önemli zihinsel becerilerdir. Bu yaş grubundaki çocuklardan beklenen zihinsel gelişim basamakları aşağıda sıralanmıştır:
3-6 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Zihinsel Gelişim
3-6 yaş döneminde, soyut düşünme ve diğer karmaşık kavramların gelişimi hızlanmaktadır. Ancak görme yetersizliği olan çocuklar bu noktada yavaşlık göstermektedir. Çünkü görme yetersizliği olan çocuklar, bu bilgileri diğer kişilerin kendileri için yapmış oldukları tanımlamalardan elde etmek zorundadırlar. Gelişim basamaklarında ve soyut kavramların kazanılmasında öncelikle bir genel kavram oluşmaktadır. Gelişim aşamasında görme yetersizliği olan çocukların görme duyusu dışında sağlayacakları ipuçları çok önemli olduğundan, bunlar sağlanmadığı takdirde gelişimsel gerilikler gözlenebilir.
Bu dönemde oyun, kavram gelişimini sağlamak açısından önemlidir. Zihinsel gelişim, merakı keşfetme, neden-sonuç ilişkisi oyun ortamında daha kolay, daha kalıcı ve eğlenceli bir şekilde çocuğa kazandırılabilir. Çocuklar, keşfedici oyunlarla problem çözme becerisini de kazanmaktadırlar İpe farklı renklerde çamaşır asma gibi).
Taklit, becerilerin öğrenilmesinin önemli bir yoludur. Görme yetersizliği olan bebekler, taklit becerilerini diğer kişilerin beden hareketlerini kendilerinin üzerinde bırakmış oldukları duygular çerçevesinde ortaya koyabilirler. Bu nedenle dokunsal deneyimlerin artırılması çocuğun taklit becerisini, dolayısı ile de zihinsel gelişimi destekler.
Görme yetersizliği olan bir çocuk kavramları oluşturma sürecinde, daha çok işitme ve dokunmaya bağlı kalacağından tüm kavramların dokunsal ya da işitsel yaşantıyla öğretilmesi gerekmektedir. Bu alanda çocuğunuzu desteklemek için;
Öneriler
G- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Dil Gelişimi
Normal Gelişim Gösteren
3-4 yaşlarındaki çocuklar, kelime dağarcıklarını hızla geliştirirler. Hem yeni sözcükler öğrenir, hem de daha önce öğrendikleri sözcükleri daha esnek kullanmaya başlarlar. Duygularını, düşüncelerini, ilişkilerini anlatabilirler. Kız çocukları, erkek çocuklara göre dili daha erken dönemde ve daha becerikli bir şekilde kullanırlar. 5-6 yaşlarındaki çocukların dil kullanımı, bir yetişkininkine benzer, sosyal etkinliklerde konuşma artmaktadır.
3-6 yaş grubundaki çocuklardan beklenen dil gelişimi basamakları aşağıda sıralanmıştır:
3-6 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Dil Gelişimi
Konuşmaya yeni başlayan görme yetersizliği olan çocuklar konuş-malarında bir takım cümleleri anlamsız şekilde tekrar ederler. Bunun nedeni, çocuğun saatlerce televizyon karşısında oturması gibi, iletişim anlamı taşımayan dil yaşantılarına maruz kalmasıdır. Burada işitsel uyarım vardır, ancak çocuk için anlamlı işitsel girdiler/bilgiler yoktur. Bunun yerine az sayıda da olsa çocukla iletişim içindeyken ona dile ilişkin girdiler/bilgiler vermek, dil gelişimi açısından yararlıdır. Görme yetersizliği olan çocuklarda dil gelişimini desteklemek için çocuğun istek ve ihtiyaçlarını tahmin etmek yerine onun ifade etmesini beklemek, dokunduğu nesnelerin isimlerini söylemek, bunlarla ilgili konuşmak, çocuğun yaptığı hareketleri betimlemek ve kavramları anlatmak yerine doğrudan yaşantılar sağlamak gerekmektedir.
Öneriler
H- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
3-6 yaş dönemi fiziksel gelişim açısından çocukların "temel hareketler döneminde" bulundukları yaşlardır. Temel hareketler döneminde kazanılan beceriler; koşma, atlama, sıçrama, sekme, yakalama, fırlatma, topa ayakla vurma gibi becerilerdir. Bunlar, tüm çocuklarda gözlenebilen ortak özellikler ve yaşam için gerekli becerilerdir.Temel hareketlerin gerçekleşmesi ve gelişmesi için olgunlaşma kadar çevresel ve bireysel etkenler de önemlidir. 3-6 yaş grubundaki çocuklardan fiziksel gelişim alanında beklenen basamaklar aşağıda genel olarak sıralanmıştır:
3-6 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Görme yetersizliği olan çocuklarda çevrenin etkisiyle olgunlaşma düzeyi değişken olabilir, bu da hareketlerin kazanılma sırasını, hızını ve düzeyini yavaşlatabilir. Bu alanda yapacağımız yoğun çalışmalar ve egzersizler ile çocuğun yaşının gerektirdiği gelişim düzeyine ulaşması sağlanabilir.
Doğuştan görme engelli çocukların hareket gelişimleri gecikmektedir. Bunun nedeni; oyun ve aktiviteler sırasında eşyalara uzanma ve bulmada problem yaşaması, her iki elini vücudunun önünde bir araya getirmede zorluk, hareket sırasında görsel uyaranların olmaması ve çocukların çevreden aldıkları uyaranların eksik olmasıdır.
Görme engelli çocuklar genelde gören yaşıtları gibi aynı zamanlarda emekleyemez ve yürüyemezler. Kas zayışıkları nedeniyle fizik tedaviye ihtiyaç duyarlar. Bazı görme özürlü bebeklerde beyin özürlerinin de bulunması fizik tedavi almalarını gerektirir.
Öneriler:
I- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Sosyal Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
Üç yaşından itibaren oyun çağına giren çocuk, hareket becerilerinin de gelişmesiyle çevre üzerinde egemenlik kurmaya ve bunu giderek genişletmeye başlar. Artık çevresinde kendisinden bağımsız bir dünyanın varlığını ve kendisinin o dünya içinde bir birey olduğunu kabul etmiştir. Bu evrede çocuk, kendine özel ayrı bir benlik ve cinsiyet duygusu geliştirmeye başlar. Kuralları ve beklemeyi öğrenir, arkadaş seçimlerini kendi yapmaya başlar. Beş yaşına geldiğinde ise, artık yaşadığı kültür çevresine uyum göstermeyi başarır. Altı yaşında çocuk bazı sorumlulukları almaya ve grup oyunlarından hoşlanmaya başlar.
3-6 yaş grubundaki çocuklardan beklenen sosyal gelişim basamakları aşağıda genel olarak sıralanmıştır:
3-6 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Sosyal Gelişim
Görme yetersizliği olan küçük çocuklara, konuşurken diğer kişiye bakma ve dikkat etme, başkalarını oyuna katılmaları için davet etme, birisi ile karşılaştıklarında önce o kişi ile el sıkışmalarını öğretme, onların akranları tarafından daha fazla sosyal kabul görmelerine yardımcı olur. Çocuğa sosyal etkileşimlerinde gösterebileceği davranışları öğretme ve bunları yerleştirme, uygun olmayan davranışlarını ortadan kaldırma, çocuğun kendini güvenli ve yeterli hissetmesini sağlayarak sosyal gelişimini olumlu yönde etkileyen yaklaşımlardır.
Öneriler
J- 3-6 Yaş Grubu Çocuklarda Öz Bakım
Normal Gelişim Gösteren
3-6 yaş grubunda sosyal gelişimdeki hızlı ilerleme ile beraber çocuğun akranları tarafından kabulü büyük önem kazanmaktadır. Çocuğun kendi ihtiyaçlarını kendisinin karşılaması, temiz ve yaşına uygun giyinmesi, yemek yeme etkinliği sırasında yaşından beklenen davranışları göstermesi bu kabulün düzeyini arttırmaktadır. Bu yaş grubundaki çocuklardan kendine bakım aktivitelerinin gelişimi alanında beklenen basamaklar aşağıda genel olarak sıralanmıştır:
3-6 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Öz Bakım
Görebilen çocuklar özbakım alanındaki becerilerin çoğunu, çevrelerindeki günlük yaşam etkinliklerini gözleyerek kendiliklerinden öğrenmektedirler. Görme yetersizliği olan çocuklar ise; bu becerileri kendi başlarına kazanamazlar. Bu nedenle çocuklara bu becerilerini geliş-tirebilmeleri için gerekli destek verilmeli, ancak özellikle bu yaş döneminde çocuğun tüm bunları tek başına yapma isteği ve sosyal kabulü için bunun gerekliliği dikkate alınarak ihtiyaç duyduğu düzeyde yardımda bulunulmalıdır. Ayrıca, çocuklara uygun malzemeler verilmeli, yeterli zaman tanınmalı, onlara karşı sabırlı olunmalı ve çabaları mutlaka ödüllendirilmelidir.
Öneriler
Kendine ait eşyaları, giysileri, oyuncakları düzenli bir şekilde kullanması için onu yönlendirin. Örneğin; dolabı için birlikte bir düzenleme yapın ve giysilerini ya da oyuncaklarını özelliklerine göre bu sınışandırmaya uygun olarak yerleştirmesine yardımcı olun.
K- 7-11 Yaş Grubu Çocuklarda Zihinsel Gelişim Normal Gelişim Gösteren
Okul yılları olarak adlandırılan geç çocukluk dönemidir.
7-11 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Görme yetersizliği olan çocuklar ilkokula geldiğinde mantıklı bir düşünce sisteminden yoksun olurlar. Çevre koşulları ve uyarıcıların yetersiz oluşu nedeniyle henüz sezgisel düşünce basamağında bulunup eş-yaları ve nesneleri tek boyut üzerinde düşünürler. Eşyaların ve nesnelerin ağırlık ve hacim değişmezliğini, korunum ilkesine bağlı bir biçimde düşünme yeteneğinden yoksundurlar. Çocuğun gelişimine uygun eğitim ortamları planlanıp desteklendiğinde, işitme ve dokunma duyularını kullanarak nesnelerin fiziksel yapısında miktar, hacim, sayı vb. özelliklerinde değişme meydana gelmeyeceğini anlarlar.
Çocukların zihinsel yapıları, problemleri zihinsel olarak çözebilecek olgunluğa gelse bile bu dönemde bir problemin çözülmesi somut nesnelerle bağlantılıdır. Anne-babalar ve eğitimciler uygun model olup nesneleri somut olarak tanıtabilirlerse karmaşık problemleri çözmede iyi bir rehber olabilirler.
Öneriler
L- 7-11 Yaş Grubu Çocuklarda Dil Gelişimi Normal Gelişim Gösteren
Dil insanların duygu, düşünce, tutum ve kültürel değerlerini öğrenmede önemli bir iletişim aracıdır. Bu dönemde çocuğun konuşmasında belirgin gelişmeler görülür.
7-11 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Dil Gelişimi
Görme yetersizliği olan çocukların görsel uyarıcılardan yeterince yararlanamaması taklit ve ifade gücünü azaltır. Oluşan bu farkı diğer duyularını yoğun bir şekilde kullanarak telafi eder. Yine görsel girdilerin yetersizliğinden dolayı çevresinde olan olayların ipuçlarını yakalaması konusunda zorlanacağından, olayların nedenleri ve sonuçları hakkında bilgi sahibi olması zorlaşır. Bu nedenle görme engelli çocuklara çevresinde olan olayların nedenleri, oluş şekilleri ve sonuçları hakkında betimleme yapılarak bilgi verilmeli, olayları detaylarıyla anlatması için ortam yaratılmalıdır.
Öneriler
M- 7-11 Yaş Grubu Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
Bebeklik ve okul öncesi dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de çeşitli değişiklikler, gelişmeler meydana gelir. Geç çocukluk döneminde çocuk, bireyselleşmenin adımlarını atarak bir birey olarak toplumda yer almaya başlar.
İlkokulun ilk üç sınıfında çocukların büyümesinde gittikçe yavaşlama görülmektedir. Doğuştan gelen ve ilk çocukluk yıllarında da devam eden erkek çocukların, kız çocuklarına kıyasla biraz daha iri görünmeleri bu sınışarda da devam eder. Bu dönemde ağırlık artışı da boy uzaması gibi yavaştır. İlkokulun son yıllarına doğru kız çocuklarının ergenliğe girmesi nedeniyle ağırlıkları ve gelişimleri erkek çocuklarına göre daha hızlıdır. Hareket becerilerinde her iki cinste de gelişmeler gözlenir.
Büyük ve küçük kasları sportif etkinliklere ve oyunlara katılabilecek olgunluğa erişmiştir. Erkek çocukların ince motor koordinasyonunda sorunları vardır.
7-11 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Görme yetersizliği olan çocuklarda kız ve erkek cinsiyetine uygun olarak boy ve ağırlık artış hızı 7-11 yaş çocuklarının fiziksel gelişim özellikleri ile ölçülür. Ancak görme yetersizliğinden fazlaca etkilenen ve gerekli uyarıcıların yetersiz veya zamanında verilememesi durumunda farklılıklar gözlenebilir.
Bu dönemde çocuk sürekli canlı ve hareketlidir. Sokakta oynanan oyunlara karşı isteklidir. Çocuğun sokakta oynanan hareketli oyunlara katılması ve başarılı olabilmesi için; gereken bedensel olgunluğa eriş-mesi, kendine fırsat tanınması, deneyim kazanması ve kendine güvenmesi fiziksel gelişiminde istenilen davranışları göstermesi için önemlidir.
Görme yetersizliği olan çocukların kaba motor ve ince motor gelişimlerinde sinir sistemine bağlı gerilikler gözlenebilir. Uygun görülen fizik hareketlerinin tekrarı ve planlı bir eğitimle ince ve kaba motor becerilerinin daha aktif duruma ulaşması sağlanabilir (Örneğin,hamurla oynama, tırmanma merdivenini kullanma gibi).
Öneriler
N- 7-11 Yaş Grubu Çocuklarda Sosyal Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
Çocuğun okula gitmesiyle birlikte sosyal davranışlarında büyük bir gelişme olmuştur. Arkadaşlar ve öğretmenin çocuk üzerindeki etkisi artarken anne-babanın etkisi giderek azalmaya başlamıştır. Yaptığı iş-ler için beğeni toplamak, arkadaşları ve yetişkinler tarafından takdir edilmek bu dönemdeki çocukların gereksinimleri arasındadır. Aksi halde yaptıklarının değersiz olduğuna inanmakta ve aşağılık duygusuna kapılmaktadır. Yetersizlik ve aşağılık duygusu bu dönemdeki en büyük problemdir. Takdir görmeyen, güven duygusu geliştirilmeyen çocuklarda aşağılık duygusu gelişir, çevre ile sağlıksız ilişkiler kurmalarına, uyum güçlüğü çekmelerine ve gelecekteki öğrenmelerini olumsuz etkilemesine neden olur.
Çocuklara verilecek sorumluluklarla başarılı olabilecekleri alanlarda kendisini denemesine fırsat verilir. "Ben başarılıyım" inancı ile kişilik gelişimi olumlu etkilenen çocuk, bir sonraki gelişim dönemine güvenle girer.
7-11 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Sosyal Gelişim
Görme yetersizliği olan çocukların sağlıklı bir kişilik geliştirmesi, çevresiyle uyum içerisinde olması, topluma kaynaşması için temel ve fiziksel ihtiyaçlarının zamanında karşılanması gerekir. İhtiyaçları zamanında karşılanan çocuk güvenli, huzurlu, çevresiyle uyumlu bir kişilik geliştirir.
Anne-babalar ve öğretmenler çocuğun içinde bulunduğu gelişim özelliklerini dikkate alıp onunla doğru iletişim ve etkileşim kurarak çocuğun kişilik ve sosyal gelişiminde belirleyici olabilirler. Düzenlenecek planlı öğrenme-öğretme ortamıyla çocuk bir sonraki gelişim evresine olumlu yaşantılar ve güvenle hazırlanır.
0-6 yaş döneminde görme yetersizliği olan çocuğun ailesinin yaşantısı, sosyo-ekonomik ve kültürel yapısı onun, kişilik ve sosyal gelişimi üzerinde etkili olmaktadır (çocuğun yetersizliğinin aile tarafından kabul görmesi, ailenin bilinçlendirilmesi ve yapılacakları araştırarak harekete geçmesi vb).
Öneriler
O- 12-18 Yaş Grubu Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
Ergenlik, zihinsel gelişim soyut işlemler döneminin başladığı süreç olarak kabul edilir. Yani uzay, ölüm gibi kavramların geliştiği dönemdir. Soyut düşüncenin ön koşulu beyin ve beden koordinasyonun ol-gunlaşmasıdır. Bunu izleyen süreçte ergenin yaşantısının zenginliği, sosyalleşme süreci, zihinsel gelişimin temelini oluşturur.
Bu özellik onun geleceğe yönelik olarak düşünme yeterliliğini arttırır, geliştirir. Hayal gücü ergenlik döneminin diğer zihinsel özellikleri arasında yer alır. Yaratıcı düşünme ve hayal gücünün birleşmesiyle ergen, yeni tasarımlar, kurgular oluşturarak çok değişkenli ve olasılıklı düşünme alışkanlığı geliştirir. Ergenliğin son dönemi olarak kabul edilen 17-18 yaş bu dönemin olgunlaşma sürecidir.
12-18 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Zihinsel Gelişim
Ergenlik döneminde kişide soyut düşünebilme yeterlilikleri gelişir. 7-12 yaşlarında çocuğun gösterdiği performans, verilen uyarıcılar, planlanmış eğitim ortamları; çocuğun ergenlik dönemindeki zihinsel gelişiminde etkili olacaktır. Özellikle görme duyusu gelişmemiş çocuklarda somut düşünceden soyut düşüncelere geçişte temel bilgiler güçlü değilse soyut düşünceleri, davranışları, kavramları anlaması zorlaşacaktır, dolayısıyla gelişimi yaşıtlarından geride kalacaktır.
Anne babaların görme yetersizliği olan gence verebilecekleri en büyük destek; yorulmadan, inançlarını kaybetmeden, mümkün olduğu kadar işitme ve dokunma duyularını ön plana çıkararak çocuklarının yanlarında olup onları eğitim öğretimde desteklemeleridir.
Öneriler
P- 12-18 Yaş Grubu Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Normal Gelişim Gösteren
İnsanın hayatındaki ikinci hızlı büyüme devri bu çağda başlar. Kızlar ile erkekler arasındaki büyüme farkı en çok kendini bu çağda gösterir. Kemikler henüz yumuşaktır. Ağır işlere karşı dayanıksızdır. Organlar arasında düzenli bir koordinasyon kurulamadığı için ergen bu yaşlarda oldukça beceriksizdir. Bu çağın en büyük özelliği hızlı bir gelişme oranı ile birlikte kızların ve erkeklerin buluğa ermeleridir.
12-18 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Fiziksel Gelişim
Görme engellilerin fiziksel gelişimi de aynı süreci izler. Görme du-yusundaki herhangi bir problem çocuğun fiziksel gelişimini direk etkilemediği için gelişiminde fark görülmez. Ancak yetersizliğe dayalı olarak bazı çocuklarda sinir sisteminin etkilenmesi kas ve sinirlerde gelişim bozuklukları oluşturur, hareket becerilerinde geriliğe neden olabilir. Bunu önlemek amaçlı fizik tedavi programları düzenlenebilir, ayrıca destek eğitim programlarıyla gelişimdeki gerilik önlenebilir.
Öneriler
R-12-18 Yaş Grubu Normal Gelişim Gösteren Çocuklarda Cinsel Gelişim
Erkeklerde: Erkeklerde üreme organları 14-16 yaşlarında hızlı büyüme olup daha sonra büyüme hızı azalır. 20-21 yaşlarında yetişkinlik büyüklüğüne ulaşır. Erkeklerde üreme organları gerekli olgunluğa geliştikten sonra gece boşalmaları başlar. Bu boşalmalar cinsel rüyalar sıkı giysiler, çok örtünmek, kabızlık, idrar torbasındaki fazla doluluk nedeniyle artabilir. Bir çok genç yatak ve çamaşırlarda birtakım lekeler görene kadar kendileri de ne olup bittiğini anlamaz.
Testisler ve penis büyüme başladıktan bir yıl sonra cinsiyet organları çevresinde koltuk altı ve yüzde kıllanma ortaya çıkar. 16-17 yaşlarında sakallar çıkar, yağ ve ter bezleri büyür bunun etkisi yüzde yağlanma ve sivilcelenmeye neden olur. Kaslar gövde ve bacaklardan fazla gelişir. Bir süre kollar ince kalır, boy ağırlık atılım yaptığında diğer gelişmelerde bunu eşlik eder.
Ses değişikliği erkekler 13 yaşta başlayıp 16 yaşına kadar sürer. 12-14 yaşları arasında göğüs başlarında kabarma ve sertlikler ortaya çıkar. Bunun nedeni meme bezlerinin büyümesidir, geçicidir. Sertlik daha sonra kaybolur.
Kızlarda: Cinsiyet organlarının bütün kısımlarının gelişim hızları birbirlerinden farklıdır. 16-17 yaşlarında büyüme hızı artar. İlk ay hali bir ergenin çocuk yapma özelliğine ulaştığını haber verir. İlk ay halinden sonra bir yıl hatta daha uzun süre ay halleri düzensiz olur. İlk ay hallerinde bazı gençlerde baş ağrısı, sırt ağrısı, kusma, kramp, deri döküntüleri, bilekte şişme görülür. Ay halleri düzene girdikten sonra bu düzensizlik kaybolur.
Kalça ve göğüsler önce gelişir. Kalçalar büyür ve yuvarlaklaşır. Ay hali başladıktan sonra göğüsler genişler, meme bezleri gelişir. Kalça ve göğüsler geliştikten sonra cinsel bölge kıllanması başlar. İlk ay halinden hemen önce ya da sonra ses değişikliği gerçekleşir. Çocuksu derin melodili bir ses haline gelir. 12-15 yaşlarında ise gelişir.
12-18 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Cinsel Gelişim
Cinsel gelişimde görülen bu özellikler görme engelli çocuklarda da bireysel ayrılıklar gözetilerek farklı zaman dilimlerinde ortaya çıkarak belirginleşir. Görme engelli çocuklarda cinsel duyuların uyarılmasında "işitme, dokunma, koklama" duyuları önemli rol oynar. Görme gücünden yoksun olan kişi karşı cinsten ancak bu kanallar yoluyla uyarıcı etkiler algılayabilmektedir. Bu yüzden dokunma, koklama ve işitme ile ilgili uyaranların cinsel duyguların ayaklanmasında ve doyurulmasında görenlerden fazla rol oynadığı düşünülebilir.
Öneriler
S- 12-18 Yaş Grubu Normal Gelişim Gösteren Çocuklarda Sosyal Gelişim
Gençlik çağı bağımsızlık çağıdır. Genç, evden kopar, çevreye yönelir. Spora ilgi artar. Gelişen kaslarını çalıştırmak, enerjisini boşaltmak için en uygun araç spordur. Sporun herhangi bir dalında kazanacağı başarı, güven duygusunu arttırır. Daha da önemlisi toplu sporlar gence yaşıtlarıyla kaynaşma fırsatı verir. Onların bağımsızlık çabasında oluşları, sorunlarının benzerliği, kümeleşmeye yol açar. Ana-babasın-dan kopma eğilimi onu yalnız bırakmıştır. Bu boşluğu yeni yakınlıklar ve ilişkiler kurarak doldurmak ister. Yaşıtlarının davranışlarını giyim kuşam ve beğenilerini benimser. Onlar gibi argo konuşur ve kendine dert ortağı seçer. Arkadaş kümesi içinde bağlılığa ve dayanışmaya önem verir. Genç, grupta kalmak için kendini arkadaşlarının etkisine bırakır. Evde arkadaşlarının eleştirilmesini tepki ile karşılar. Anne-baba ise gencin kötü arkadaşlara uyup baştan çıkacağından korkar.
Kuşkusuz gençlik çağında ortaya çıkan değişikliklerin tümü olumsuz değildir. Ruhsal alanda yaşanan çalkantı yanında pek çok olumlu gelişme gözlenir. Gencin düşünme yeteneğinde önemli bir sıçrama olur. Soyut kavramları daha iyi anlar ve kullanır. İlgi alanı genişler ve çeşitlilik kazanır. İleride seçeceği meslek ile ilgili konulara eğilir. Bir şeyler yapmak, başarılı olmak, kendini kanıtlama eğilimi güçlenmiştir. Toplumsal olaylara ilgi artar. Toplumsal konularda görüşler ileri sürer. Bu dönemde birey hayatı anlar. Davranışlarını buna göre şekillendirir.
12-18 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Sosyal Gelişim
Görme yetersizliği olan çocukların sosyal gelişiminde gecikme olduğu ve yaşıtlarıyla daha az vakit geçirdikleri gözlenmektedir. Bunun nedenlerinden biri, görme yetersizliği olan çocukların çevreden gelen uyarıcıları almada zorlandıkları, bir diğeri ise çevreyle iletişim ve etkileşim kurmada yaşanan zorluklardır. Görme yetersizliği olan çocukların yakın çevresi ve arkadaş grubunda kabul görmeleri, toplumla bütünleşmeleri bakımından önem taşır. Anne babalar gencin görme yetisinin olmamasından veya az olmasından dolayı çevreden gelebilecek zararlardan korkarlar, çocuklarının tehlikelerden korunamayacaklarını düşünerek kendilerine bağımlı olmalarını isterler. Sosyal gelişimin temeli olan bağımsızlık ilkesi, anne baba tarafından engellendiği için gencin sosyalleşme süreci uzamaktadır. Bu durumun önlenmesi için anne baba korumacı tutum yerine gencin de katılımının sağlandığı demokratik tutum ve davranış benimsemelidir.
Öneriler
T- 12-18 Yaş Grubu Normal Gelişim Gösteren Çocuklarda Duygusal Gelişim
Bu dönemdeki ergenler duygu ve düşüncelerini inançla savunur. Haksızlıklara karşı acımasız bir tutum takınır. Yaşama ve gerçeklere pek aldırmadan, toplum düzeni birden değişsin, eşitsizlikler ortadan kalksın ister. Hakça bir düzenden doğruluktan eşitlikten yanadır. Baş-langıçtaki hiçbir şeyi beğenmeyen tutumu giderek yerinde eleştirilere ve yorumlara dönüşür. Kısacası ilk gençlik çağı fırtınalı bir dönemdir. Genç kendisi ve çevresiyle sürekli bir savaş içerisinde görülür. Bu çelişkili duruş ve davranışlar bu dönem için olağan sayılır. Ancak kimi gençte bu dönem gürültülü geçer. Kimisi de daha az çalkantılı atlatır. Genç ergen duygusal açıdan dengesizdir. Bu yaşta dengesizlik son haddine ulaşmıştır. Gözyaşları aniden yerini kahkahaya bırakır. Kendine güven güvensizliğe, bencillik vericiliğe, umut umutsuzluğa dönüş-müştür. Bu dalgalanmalar kişiler arası ilişkilerde kendini gösterir, özellikle karşı cinsle olan arkadaşlıklarda sık rastlanır.
12-18 Yaş Grubu Görme Yetersizliği Olan Çocuklarda Duygusal Gelişim
Görme yetersizliğinden etkilenmiş olan genç duygusal ifadelerini dışa vurmakta ve dış uyaranları anlamakta farklı yöntemler kullanır. Örneğin, görme engelli genç için dokunmak; tanımak ve hissetmektir. Çocuğa bilinçsiz konulan engeller onun içe dönük ya da abartılı davranışlar geliştirmesine neden olur. Duygu iniş çıkışları daha yoğun yaşanır, çok değişkendir, ilgi ve sevgiye ihtiyacı vardır. Sevgi gören genç güven duygusunu geliştirerek istenilen davranış değişikliklerini göstermede daha başarılıdır.
Yapılacak kaynaştırma eğitim programları ve etkinlikleri, ergenin çevre ile kuracağı iletişim ve etkileşimlere hazır olmasını sağlar. Duygu bozukluğunu en aza indirir.
Öneriler
10- ALGI-HAREKET BÜTÜNLÜĞÜ
İnsanlarda amaca yönelik hareketler algı-motor bütünlük içinde gerçekleşmektedir. Doğumdan itibaren çevreden gelen uyarılar duyu organları ile algılanarak erken bebeklik dönemlerinde reşeksler, daha sonra da amaca ve ihtiyaca yönelik hareketlerin yapılması ile sonuçlanır. Algılama fonksiyonunun gerçekleşmesinde görme çok önemli bir role sahiptir. Görme fonksiyonundaki kayıp derecesine bağlı olarak algılama ve harekete yönelik fonksiyonlar da etkilenecektir. Örneğin; koşma, atlama, zıplama ve bir nesneye vururken vücut pozisyonu ko-runamayacaktır. Top fırlatma ve yakalama sırasında görsel takip gerçekleştirilemeyecektir. Önemli bir psiko-motor beceri olan cevap hızı uzayacaktır. Vücut kısımlarını tanımada, vücudunun üstünü, altını, sağını ve solunu bilmede bozukluk, yeni girdiği ortamlara uyum güçlüğü ve duruş bozuklukları ortaya çıkabilecektir. Okuma-yazma gibi çok iyi kontrol gerektiren becerilerde görsel algı yetersiz kalacaktır. Diğer arkadaşlarıyla birlikte oyunlara katılamama sonucu sosyal sorunlar görülebilecektir. Mesleki beceriler olumsuz etkilenecektir.
Görme kaybının çocukluk çağından sonra ortaya çıktığı durumlarda, motor yeteneklerin büyük bir kısmı geliştiği için hareketlerinin planlanıp gerçekleştirilmesi ve farklı durumlara uyum sağlatılması mümkün olabilmektedir. Bu dönemlerde psikolojik problemler belirgin hal alabilir.
Değişik görme bozuklukları nedeniyle çocuklar ya gözlerini kapatarak ya da başlarını çevirerek duruma uyum göstermeye çalışırlar. Ayrıca ışığa bakma, nesneleri alırken yan görmenin kullanılması, renkli objeleri tercih etme gibi davranış cevapları vardır. Bu çocuklar yürüdükleri halde etrafa çarpmaktan çekindikleri için tedirgin ve güvensiz yürürler .
Görme özürlülerin fizyoterapi programlarında amaç;
Anneler, babalar;
11- EVDE EMNİYET KURALLARI
12- MESLEKİ REHABİLİTASYON
Öncelikle görme özürlü kişilerin mesleki eğitime hazırlayıcı ve el hareketlerini geliştirici çeşitli iş kollarında eğitim ve istihdamı planlanmalıdır. Eğitim sürecinde kişilerin çalışma kapasiteleri belirlenerek bu konuda uzmanlaşmış kişilerden mesleki rehabilitasyon konusunda eğitim almalıdırlar. Kişilerin çalışmayı istedikleri alanlarda göz önüne alınarak eğitim programı belirlenmelidir.
Kişiler eğitimden bir süre sonra işe yerleştirilmelilerdir. Kişilerin iş ortamlarında görme düzeylerine göre ortamın düzenlenmesi ve kişilere uyumlandırılması gereklidir. Psiko-sosyal rehabilitasyonla da kişilerin iş yerine alışmaları sağlanmalıdır.
Bu konuda MEB Özel Eğitim Rehberlik ve Danışmanlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nden daha detaylı bilgi alınabilir.
UNUTMAYIN Kİ;
ÇOCUĞUNUZ GÖRME YETENEĞİNİ KULLANIYORSA, GÖREBİLİR!..
13- GÖRME ÖZÜRLÜLERE HİZMET VEREN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ
Özürlülere yönelik hizmetlerin saptanması, sunulması ve sorunların farkına varılması amacıyla karar alma süreçlerine katılma ve birlikte hareket etmek için derneklerle işbirliği yapmak onlardan yararlanmak yaşamınızı kolaylaştıracaktır.
Derneklerle işbirliği yapmanız örgütlü davranabilmek, sorunlara sahip çıkmak ve çözüm yolları üretme sürecinde doğru hedeşere yönelmenizi sağlayacaktır.
Aşağıda verdiğimiz iletişim adreslerinden ilinizde bulunan görme engelliler derneklerine ulaşabilirsiniz.
14- YASAL DÜZENLEMELER












© 2009 - T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı
Necatibey Caddesi. No:49 Kızılay/Ankara
Tel:0 (312) 229 55 11 / Fax: 0 (312) 229 83 11