III.ÖZÜRLÜLER ŞURASI BAKIM HİZMETLERİ


KOMİSYON RAPORLARI VE GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ

I. GİRİŞ

   Bakım hizmetleri “Bakıma muhtaç kişiye evde veya kurumda sunulan profesyonel destek hizmetleridir” şeklinde tanımlanmaktadır.

   Nitekim söz konusu tanım içinde yer alan “Bakıma Muhtaçlık” kavramı, 23.10.2007 tarihli ve 26679 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin” 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer almaktadır.

   Bakıma Muhtaç Özürlü: Bu Yönetmeliğin uygulanmasında, özürlülük sınıflandırılmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden; günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının, bir aylık net asgari ücret tutarının 2/3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenleri ifade etmektedir.

   Türkiye’de kronik hastalığı, zihinsel ve/veya bedensel özrü olanların sayısı giderek artmaktadır.Türkiye Özürlüler Araştırması 2002 verilerine göre,Türkiye’deki nüfusun % 12.29’unu özürlüler oluşturmaktadır.

   Söz konusu araştırmaya göre; zihinsel özürlülerin yalnızca %58,3’ü sosyal güvenlik kurumlarından birine kayıtlıdır. Zihinsel özürlülerin %84’ü bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden, %49.2’si sağlık hizmetlerinden, %87.6’sı sosyokültürel hizmetlerden ve %87.7’si aile rehberliği ve danışmanlık hizmetlerinden yararlan-mamaktadır.

   Sağlık hizmetleri ile bakım hizmetlerini birbirinden ayırmak imkânsızdır. Bakım hizmetleri genel başlık olarak ele alındığında; öz bakım, tıbbi bakım, rehabilitasyon, sosyal bakım, psikolojik bakım, spritüel bakım, mesleki bakım gibi ana alt başlıklara ayrılabilir. Tıbbi destek olmadan özellikle bazı hastalık gruplarında bakım hizmeti verilmesi oldukça güçtür. Bu yüzden bakım hizmetleri, özellikle bireyin özür grubu ile ilgilenen dalın uzman hekiminin gözetimi altında geniş birekip tarafından yürütülmelidir.

   Rehabilitasyon hizmetlerinin amacı, özürlü bireyleri var olan kapasiteleri içinde maksimum düzeyde bağımsız hale getirmektir. Bakım hizmetleri ise, özürlü bireyin bağımsız olarak yapamadığı yaşam aktivitelerinde bir başkasının yardımını almasını ifade etmektedir. Bu nedenle bakım ve günlük yaşam aktiviteleri hizmetleri planlanırken, kişinin tek başına yapabildiği aktivitelerin bu kapsam dışında tutulmaması, özürlü bireyin yapabildiği aktivitelerde başkasına bağımlı hale getirilmemesi önemlidir. Bakım hizmeti alacak olanların bakım planının yapılmasında, rehabilitasyon hizmeti veren kişilerin önerilerinin önemi büyüktür.

   Özürlü bireylerin sosyal yaşama tam katılımı, özürlü ailelerinin özürlü çocuğuyla ilgili olarak gelecek endişesi taşımamasının temeli kurumsal bakımın çağdaş normlarda gerçekleştirilmesi ve evde bakım hizmetlerinin geliştirilmesi ile mümkün olacaktır.

 


© 2008 - T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi - Özürlülük Araştırmaları ve İstatistik Dairesi Başkanlığı