III.ÖZÜRLÜLER ŞURASI BAKIM HİZMETLERİ


KOMİSYON RAPORLARI VE GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ

GENEL KURUL GÖRÜŞMELERİ

22.11.2007 TARİHLİ GÖRÜŞMELER

SABAH

Sunucu

Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen “Bakım Hizmetleri” konulu III. Özürlü Şûrası’nın dördüncü gününe hoş geldiniz. Üç günlük yorucu komisyon çalışmalarının ardından bugün itibari ile Genel Kurul görüşmelerine geçmiş bulunmaktayız. Değerli misafirlerimiz, Şûra Yönetmeliği gereği Genel Kurul Başkanı Sayın Abdullah GÜVEN’i şimdi divana davet ediyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Sayın Genel Müdürüm, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Sayın Başkanı, Federasyonlarımızın Başkanları, üniversitelerimizin çok değerli hocaları, şûra üyelerimiz, hanımefendiler, beyefendiler, üç günlük yorucu komisyon çalışmalarından sonra bugün Genel Kurulun yapılacağı zamana gelmiş bulunmaktayız. Birebir konuştuğumuz komisyonlardan ve şahıslardan aldığımız bilgiler çerçevesinde verimli ama yorucu bir süreç yaşadık. Hepinize bu çalışmadan dolayı teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyorum.

Değerli üyeler Şûra Yönetmeliğimizde, Genel Kurulu, Bakan, Bakanın olmadığı durumlarda da başkanın yürütmesi, hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla sunucu arkadaşımız Yönetmelik hükmü gereği beni buraya almış bulunmakta ve şimdi Yönetmelik gereği divanın oluşturulmasına yönelik iki başkan yardımcısı ile dört kâtip üyenin seçilmesi gerekiyor. Seçim süreci tamamen üyelerin demokratik iradesi ile oluşacak bir süreçtir. Ben, Özürlüler İdaresi Başkanı sıfatı ile değil şahsım adına komisyon çalışmalarını ve Genel Kurulunun oluşum sürecini de değerlendirerek bir teklifte bulunmak istiyorum. Biz, şûra üyelerinin tespitinde de Yürütme Kurulunda görevli arkadaşlarımız ve Yürütme Kurulundaki diğer üyelerle bu süreci birlikte değerlendirdiğimizde hep şunu söylemişizdir. Toplumsal nitelikte olan özürlülük alanındaki sorunlar, toplumsal katılımla çözümlerin oluşturulması ve yine bu çözümlerin toplumsal katılımla uygulanabileceği bizim ön kabulümüz, politikamızın gereği ve bu tutum sosyal yaklaşımımızdır.

Şûranın üyeleri oluşturulurken özen gösterdiğimiz, politika halinde yaşadı-ğımız ve her uygulamamızda bu sürece dikkat ettiğimiz, her kesimden katılımı, burada da teklif etmek istiyorum. Divanın oluşumunda sivil toplum örgütleri, üniversitelerimizin çok değerli hocaları, kurumların temsilcileri ve diğer kesimlerden adayların yer alması bizce uygun olacaktır. Eğer siz de uygun görürseniz bu yönde bir teklifte bulunmanız daha doğru olur, diye düşünüyorum. Ben bu anlamda, sadece kişisel bir düşüncedir, bir değerlendirmedir, fikrimi sizinle paylaşmış oldum. Elimize ulaşan herhangi bir teklif yok, bu çerçevede lütfen, eğer teklif varsa birkaç dakika içerisinde elimize yazılı olarak ulaştırılabilirse iyi olur. Divanın teşekkülünü bu süreçte tamamlamış olalım. Biz birkaç dakika bekliyoruz, gelmezse sözlü teklif alacağız. Evet değerli arkadaşlar, sayın üyeler teşekkür ederiz. Bana ulaşan isimleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli Genel Kurul üyeleri, elime ulaşan yazılı tekliflerin hemen hepsi başkan yardımcılığı konusunda, geliş sırasına göre okuyorum. Birinci önergede divan üyeliği için Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Remzi OTO Hocamız öneriliyor. Divan Başkan Yardımcılığına Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Zülfikar AKAR Bey öneriliyor. Başkan Yardımcılığına Prof. Dr Şafak KARAMEHME-TOĞLU Hocam öneriliyor. Başka önerge, başkan yardımcılığına Hacettepe Üniversitesinden Prof. Dr Filiz CAN Hocam öneriliyor. Raportör olarak araştırma görevlisi Aydın MERİÇ Bey öneriliyor. Başkan yardımcılığı için başkan yardımcılığına iki kişiyi seçebileceğimiz için önergeler fazla. İzninizle, bunun birleştirilmesi yönünde bir irade yoksa bunu doğrudan oylamaya sunacağım. Birleştirme yönünde bir teklif var mı? Yok. Peki, sırasına göre ben oylarınıza sunuyorum. Teklifleri okudum size Remzi OTO Hocam üyelik diye yazılmış. O zaman bunu düzeltin. İmzası olan arkadaşlar bunu düzeltsinler. Ben ikinci sıradaki teklifi oylamaya sunayım; Başkan Yardımcılığına,Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Zülfikar AKAR Bey’i oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler?


Prof. Dr. Filiz CAN

Sayın Başkanım orada bir teklif daha olması lazım okuyabilir miyiz acaba?


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Geldi. Kabul etmeyenler?

Efendim peki ben, kabul edenlerin sayısını sizlere belirtmek üzere Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Zülfikar Akar Bey lütfen kendinizi işaret eder misiniz? Zülfikar Bey’i kabul edenler bir daha işaret buyursunlar, bir arkadaşımız-la birlikte Şükrü Bey siz de saymak konusunda yardımcı olun lütfen. Evet, teşekkür ederim. Prof. Dr Şafak Karamehmetoğlu Hocam Başkan Yardımcılığı için yine öneriliyor. Lütfen kabul edenler, tekrar kullanmasınlar. Evet, iki kişi için oy kullanabilir, aynı arkadaşlar. Evet, yardımcı arkadaşlar hemen saysınlar. Arkadaşlar delege olmayanlar burada yok. Kartı yanında olmayan var mı üye arkadaşlarım? Kartı yanında olmayan, gözlemci olmayan arkadaşlar lütfen, sizi arka tarafa alalım. Üye olmayan arkadaşlarımızı, gözlemci olan arkadaşlarımızı lütfen bir tarafa alalım. Üye olmayan arkadaşlarım ve kartı, çünkü usulde anlaşılan bu, teşekkür ediyorum.

Ahmet Bey hatırlattığınız için, lütfen arkaya alalım. Arka tarafta gözlemci olarak katılsınlar ama oylamaya katılmasınlar. Bu arada kâtip üyeliği için teklif bekliyoruz. Varsa onu da oluşturun lütfen. Evet 4 tane raportör seçmemiz gerekiyor, bir tane teklif var. Onu da oluşturun lütfen.

Görevli arkadaşlar, gözlemcileri arkaya aldık mı? Peki. Görevli arkadaşlar tamam mıyız? Lütfen üye olmayan arkadaşlar biraz hızlı davransın ve arkaya geçsinler, oy kullanma yetkisi olmayanlar. Fahrettin Bey tamam mıyız? Siz orada lütfen bekleyin. Bunu imzalı isteyebilir miyiz, imzalı Reyhan Hocam. Evet, görevli arkadaşlarımız Şükrü Bey, Şükrü Bey nerede? Fahrettin Bey, siz bu taraftan ve Şükrü Bey siz de bu taraftan sayın ve bana bildirin lütfen. Şimdi tekrarlıyoruz. Raportör olarak görev almak üzere seçilmesi gereken arkadaşlarımız henüz oluşmadı; ancak bu konuda uygun görürseniz komisyonda çalışma yapan komisyon başkanı arkadaşlarımız tarafından da öneriler olsun ki çalışmaları yürütmüş, birebir çalışmış arkadaşlarımız olsunlar. Bu konuda yazılı gelmezse sözlü teklif alacağız, buna dikkat edelim. Şimdi görevli arkadaşlarımız Fahrettin Bey, siz bu tarafı, Kadir Bey bu tarafı sayın. Tekrar Sayın Genel Başkan Zülfikar Bey’i oylarınıza sunuyorum. Başkan Yardımcılığı için Zülfikar Akar Bey’i kabul edenler lütfen işaret buyursunlar ve hızlıca sayalım.Tabi, iki kişiden fazla kullanılmayacak yalnız, ona da dikkat edelim. Bu taraf 29, bu taraf 30. Bir de ben 31, 60. Evet yine ikinci sırada Prof. Dr Şafak Karamehmetoğlu için yine oylarınıza sunuyorum. Hızlıca arkadaşlar, iki kişiye kullanabiliyoruz. Arkadaşlarımız, görevlilerimiz dikkat etsinler iki kişiden fazla için el kaldırmayalım. Peki, teşekkür ederim. Daha önce oy kullanmış arkadaşlarımız oy kullanamıyorlar bu konuda, onun için lütfen hassasiyetinizi ve dikkatinizi istirham ediyorum. Şimdi Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Remzi OTO Hocam için lütfen. Sayın Hocam bir saniye sizi alalım Hocam burada kendisini size takdim ediyor.Yine bir başka önerge vardı Başkan Yardımcılığı için. Divan Başkan Yardımcılığına teklif var, Prof. Dr. Filiz CAN Hocam, Hacettepe Üniversitesi, Dünya Yaşlılar Fizyoterapistler Dernek Başkanı aynı zamanda. Evet, Filiz Hocam için de yine. Evet, teşekkür ederim.Teşekkür ederim arkadaşlar.

Oy kullanmak istemeyenler el kaldırsın denilmediği için sayıldı mı sayılmadı mı bilmiyorum. Bu nedenle son aday için bir kez daha oylama yapılabilir mi ?

 Peki, bir kez daha yapalım arkadaşlar.

Lütfen bir kez daha işaret buyurun ama bu tabi farklı çıkarsa kabul, evet Filiz Hocamdı değil mi? Peki, teşekkür ediyorum. Başkan yardımcılığı için alınan oyları size arz ediyorum. Prof. Dr Şafak Karamehmetoğlu toplam 67 oy, Zülfikar Akar Bey 61 oy, Remzi Oto Hocam 60 oy, Filiz Hocam 64 oy. Şimdi bu durumda Şafak Karamehmetoğlu ile Filiz Hocam başkan yardımcılığına alıyorum. Raportör olarak elime iki tane teklif geldi, iki tane eksik var o konuda. Arkadaşlar kendi aranızda konuşmazsanız, Garip Bey.



Yaşar KOCAOĞLU

Aynur Dik Hanımefendiyi bakım hizmet konuları için aday gösteriyoruz. Raportör için.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Bir üye daha. Raportör üye Divan için raportör olarak teklif etmeyen Aydın Meriç Hocam var Hacettepe’den teklif edilen, Ayfer Yıldırım ERİŞKİN Hocam var, yine Aynur Dilek Hanımefendi var. Diğer komisyonlardan da teklif gelirse onları da hemen oylarınıza sunmak istiyoruz. Evet, bu konuda fazla bir teklif yok. Ben kâtip üyeliğe Aydın Meriç,Ayfer Yıldırım Erişkin,Aynur Dilek ve Ayhan Bahçeli’yi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Teşekkür ediyorum, kabul edilmiştir. Kâtip üyelerini divana alalım.Teşekkür ederim, sayın Genel Kurul üyeleri. Şimdi Divanımız teşekkül etmiş durumdadır. Henüz yorulmadık sanırım. Uygun görürseniz yazılı programda ara görülüyor ama ara vermeden komisyon kararlarının okunmasına ve tartışılmasına geçmek istiyoruz. Bu konuda herhalde hemfikiriz. Evet, ara vermeden devam etmek konusunda oylarınızı istirham ediyorum. Devam etmek isteyenler? Teşekkür ediyorum, devam ediyoruz.

Bakım Şûrası alt temaları komisyonundan Bakım Hizmet Türleri Komisyonunun sunumunu yapmak üzere sayın Komisyon Başkanı ya da görevlendirilen görevli kimse, Şafak Hocam sunacaklar. Lütfen kürsüye buyurun Şafak Hocam, teşekkür ediyorum.


Prof. Dr. Şafak KARAMEHMETOĞLU

(Bakım Hizmet Türleri Komisyon Başkanı)

Sayın Başkan, Divan Başkan Yardımcısı, sayın üyeler ve katılımcılar. Bakım hizmet komisyonu doğrudan Sayın Başkanım, kararlarla mı başlayacağız yoksa raporun diğer kısmını okuyacak mıyız? Raporun diğer giriş mevcut durumlarını da okuyacak mıyız?  Sadece kararlarla mı başlayacağız?

Sayın Komisyon Başkanımız, biz raporların özet olarak sonuç kısmının okunmasının doğru olacağını değerlendiriyoruz. Ama takdir size ait, özetlemek üzere kısaca ana fikri bize verecek kararlarınızla ana fikri oluşturacak bir sunuş yapacaksınız. Özet olmasında fayda var, eğer anlaşıldığına inanıyorsanız sonuç kısmını da okuyabilirsiniz. Genel olarak bir özet de çıkarabilirsiniz.

Benim diğer raporlarda gördüğüm kadarı ile en uzun rapor bize ait. O nedenle 24 sayfalık bir raporun hepsini okumanın can sıkıcı olabileceğini düşünüyorum. Ama hiç olmazsa bazı tarifler ve açıklayıcı kısımları kısaca geçmek istiyorum.

Bakım hizmetlerinin bir çok tarifi var. Bunlardan biri, bakıma muhtaç kişiye evde veya kurumda sunulan profesyonel destek hizmetleri şeklinde. Daha geniş kapsamlı bir tarif 23.10.2007 tarih ve 26679 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelikteki bakıma muhtaç özürlü tarifidir.

Burada özürlülük sınıflandırmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeni ile hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak sureti ile kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarının bir aylık net asgari ücret tutarının 2\3’ünden daha az olduğu bakım raporu ile tespit edilenler diye ifade edilmektedir.Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı’nın Türkiye Özürlüler Araştırması 2002 sonuçlarına göre ülkemizdeki nüfusun %12.29’unu özürlüler oluşturmaktadır.Yine bu çalışmada ortaya çıkan bir durum: zihinsel özürlülerin sadece %58.3’ünün sosyal güvenlik kurumlarından birine kayıtlı olduğu, %84’ünün bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanamadığı, %49’unun sağlık hizmetlerinin yararlanamadığı, %87.62’sının sosyo kültürel hizmetlerden ve % 87.7’sinin aile rehberliği ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanamadığı anlaşılmaktadır.

Ülkemizde özürlü hizmetlerinin yasal dayanakları anayasa ve yönetmeliklerde mevcuttur ve bunların üzerinde tek tek durmak istemiyorum. Zaten hepinizin elinde de yazılı olarak da var, ancak ileriye yönelik projeksiyonlarda nüfusumuzun önümüzdeki yıllarda 90–95 milyona çıkıp daha sonra bu seviyede statik kalacağı veya azalmaya başlayacağı ve özürlü grubun ve yaşlı grubun da bu nüfus içinde önemli bir yer tutacağı; bir yetişkinin, bir çocuk veya bir yaşlıya bakmak zorunda kalacağı öngörülmektedir.Yurtdışında çeşitli uygulama modelleri var. Bunların üzerinde yine çok fazla durmayacağım.Tabii Avrupa Birliği bize model olarak sunuluyor. Asıl bizim bakım hizmet türleri konusuna geldiğimizde kategorik olarak şöyle sınıfladık. Erken dönemdeki bakım, hastane veya klinikte olabilir rehabilitasyon merkezlerinde olabilir. Geç dönem bakımı kurumsal bakım sürekli veya süreli olabilir. Hastaneler, klinikler, hastalığa özel herhangi bir hastalığı kabul eden merkezler, rehabilitasyon merkezleri, bakımevleri, huzurevleri, mesleki rehabilitasyon yapılan yerler.Toplumsal temelli bakım, sürekli veya süreli olabilir. Evde bakım, iş yerinde bakım, okulda bakım, kamusal ve sosyal alanda bakım bunun içine giriyor. Bu konuda bilinçlendirme, mimari ve çevresel düzenlemelerin yapılması, sosyal kaynaştırma, rekreasyon evleri, sosyal kulüpler ve spor aktiviteleri yer alıyor. Bunların tek tek açıklamaları var, onlara çok fazla girmeden toplum temelli bakımda en önemli yeri işgal eden evde bakımdan bir miktar bahsetmek istiyorum.

Evde bakım, özürlü yaşlı veya süreğen hastalığı olan veya nekahet dönemindeki olan kişilerin bulundukları ortamda desteklenerek sosyal yaşama ayak uydurabilmelerini sağlamak, yaşamlarını mutlu ve huzurlu bir biçimde sürdürerek toplumsal entegrasyonlarını gerçekleştirmektir. Bakıma gereksinim duyan bireyin, aile üyeleri ve özellikle de ailedeki kadın üzerindeki yükünü hafifletmek için, birey ve aileye sunulan psikososyal, fizyolojik ve tıbbi destek hizmetleriyle sosyal hizmetleri içeren bir bakım modelidir. Evde bakım kapsamında verilen çok çeşitli hizmetler var. Bunun bazı üyelerimiz tarafından dar kapsamda anlaşılabildiğini gördüğümüzden o konunun üzerinde durmak istiyorum. Evde bakım, evde yardım şeklinde olabilir. Evde yardım hizmetlerinin yerine getirilmesi sürecinde görev alan yardımcılar genellikle referans yolu ile belirlenirler. Evde takip hizmeti alabilirler, Evde tıbbi bakım, tabii bizim için çok yeni bir kavram. Bir özürlünün ya da yaşlının evde tetkiklerinin yapılabilmesi, filminin çekilebilmesi gerekirse ilaçlarının evine götürülmesi şeklindeki hizmetler çok daha çağdaş, ama bizim biraz uzak olduğumuz hizmetler.Yine evde bakım hizmetleri süreli olabilir, sürekli olabilir. Evlere yemek servisi günde üç öğün yemek verilmesi tabii ki bize biraz çok fazla hayalci gibi geliyor ama bunun ileri batı ülkelerinde uygulandığını biliyoruz. Hatta evlere bakım ve onarım hizmeti verilebiliyor.Telefonla yardım hizmeti gerçekten önemli, özellikle tek başına yaşayan özürlü ya da yaşlının herhangi bir acil durumda yardım isteyebilmesi için kurulmuş bir sistemdir. Bu sistemde kişinin bir cihaza bağlı olarak verdiği sinyalle operatöre ulaşılmakta operatör gerektiği zaman doktoruna, sağlık merkezine haber vermekte, ambulans gönderebilmekte veya polisi arayabilmektedir.Ve bu sistem haftanın yedi günü 24 saat çalışabilen bir sistemdir. Evde bakımda da hizmetin yapısından da anlaşılacağı gibi multidisipliner yaklaşım çok önemlidir. Bu multidisipliner ekibin içinde doktor, hemşire, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist, iş uğraş terapisti, ev ekonomisti ve diğer sosyal hizmet elemanlarının aktif olarak yer alması gerekmektedir. Her birinin meslek tanımı üzerinde çok ayrıntılı olarak üzerinde durmuyorum. Evde bakım tabii ki çok önemli ve geniş bir yer tutuyor ama biz komisyonumuzda tartışırken bir arkadaşımız; ben evde bakım değil sokakta da bakım istiyorum demişti. Bu bizim ufkumuzu açtı tabiî ki sadece evde değil iş yerinde bakım, okulda bakım, kamusal alanda ve sosyal alanda bakım bunun türleri de vardır ve bunlar geliştirilmelidir.

Sosyal bakım bir diğer önemli konumuz. Bunlar iç içe ama anlaşılabilmesi için ve terslik olmaması açısında bu şekilde ayırıyoruz. Özellikle sosyal hizmetler ve sağlık alanında bakıma gereksinim duyan bireylerin yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla bakım hizmetlerine yönelik yöntemler öneren bir bilim dalıdır sosyal hizmet bakımı. Burada tabii ki toplumun, özürlü bireyin, yaşlının bilinçlendirilmesi, mimari ve çevresel düzenlemelerin yapılması, sosyal kaynaştırma, rekreasyon evleri, sosyal kulüpler, sportif aktiviteler önemli yer tutmaktadır.

Ayrıca bütün bu bakım türleri için verilebilecek gündüzlü hizmetler de kişinin yaşam kalitesini yükselten yöntemlerdir. Gündüzlü yöntemler genellikle gelişmiş ülkelerde kullanılan yaygın bir hizmet şeklidir. Kendi evlerinde tek başına ya da çocukları ile yaşayan ve gündüz kendisine bakacak kimsesi olmayanlara gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik gündüz saatleri içerisinde bakım ve destek hizmetleri sunulmaktadır. Bu merkezlerde yaşlıların kişisel temizlikleri, tıbbi takipleri yapılmakta, öğlen yemekleri verilmekte, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri ile sosyal aktivite,  gezi imkanları sunulmakta psikososyal destek verilmektedir.

Ülkemizdeki durum evde bakım ve gündüz hizmetleri açısından 65 yaş üzerinde yalnız veya eşi ile birlikte yaşayan, bakıma gereksinim duyan ve dar gelirli yaşlılar için uygulanmaktadır. Bununla birlikte orta ve üst gelir gruplarına bağlı yaşlılarda evde bakım hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Özellikle evde sağlık hizmetleri hangi gruptaki insanlara verilebiliyor? Bakım ihtiyacı olan yaşlılar ve özürlüler, ameliyat sonrası bakım ihtiyacı olanlar, ortopedi ve travmatoloji hastaları, kalp damar ve hipertansiyon hastaları, felçli hastalar, kanser hastaları, akciğer ve solunum yolları ile ilgili hastalıklar ve hastalar, diyabet hastaları, nörolojik hastalıkları olanlar, oksijen tedavisine gereksinimi olanlar, yeni doğum yapan anneler ve bebekleri, yara bakımı, enjeksiyon, infüzyon ve diğer kısa süreli hizmetlere gereksinim duyanlar, grip, hepatit B, zatürre gibi hastalıklardan korunmak için aşılanmak isteyenler, laboratuar teknik ve test hizmetlerine gereksinimi olanlar, evde her türlü medikal ekipman ihtiyacı olanlardır. Bu hizmetlerin özelliği; sağlık hizmetini kişinin ayağına getirmesi, kişiye özel bir bakım sağlaması, aileyi bir arada tutması, iyileşmeyi hızlandırması, maliyetleri düşürmesi, tanıdan iyileşmeye kadar geçen süreçte kesintisiz kaliteli ve standart bir hizmet sağlaması, hasta ve yakınlarının bakım konusunda eğitilmesi, zamandan tasarruf sağlaması, en üst düzeyde bağımsızlık sağlaması ve yaşam kalitesini yükseltmesidir. Böyle perspektifte bak-tığımızda bakım hizmetlerinde sorunlar neler? Mevzuat bakım hizmetleri başlığı altında değerlendirildiğinde özel kurumların bakım hizmetlerini yüklenmesini sağlayacak maddi olanakları karşılamaktan çok uzaktır.

Özel bakım işletmelerinde bakım hizmeti veren bir çalışanın bir şirkete mali-yeti en azından asgari ücret, sigorta, yol ücretleri ile birlikte 850 YTL’dir. Mevzuata göre, bir çalışan günde en fazla üç bakıma muhtaç kişiye hizmet verebildiğine göre 3 x 497 aşağı yukarı 1500 YTL. Şirket buradan gelir elde eder. Gelir vergisi %20 düşüldüğünde 1200 YTL gelir kalır. Gelir gider dengesini hesapladığımızda 1200–250, 300 YTL burada kâr oranı gibi gözükmektedir. Ancak bunun içinde binanın maliyeti, işletmeye sermayesi gibi ve diğer riskler bulunmadığından bu özel sektör için cazip bir halde değildir. Ülkemizde çocukların gelişim sorunlarının erken dönemde saptanarak aile desteği, eğitim ve rehabilitasyon ile iyileştirilmesi önemli bir adımdır.

Ancak tüm dünyada hedeflenen gelişimsel sorunlar ve engeller oluşmadan, bunlar için risk taşıyan durumların belirlenmesi ve riskli çocukların bakımının da aile merkezli erken destek olarak adlandırılan programlardan yararlandırılmasıdır. Bu şekilde henüz gelişimi olumsuz yönde etkilenmemiş çocuklara verilebilen hizmetlerin yarar maliyet oranları 17–1 gibi çok yüksek değerlere ulaşmaktadır. Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Hakkındaki Yönetmelik genellikle erişkinlerin yetenekleri gözetilerek hazırlanmış olup çocuklar için önemli bilimsel yanlışlıklar ve eksiklikler taşımaktadır. İlgili yönetmelik kaynak olarak Dünya Sağlık Örgütü’nün İşlevsellik Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırılması İngilizce adı ile ICF şimdiye kadar gördüğünüz gibi İngilizce kullanmadım ama burada özellikle bunu vurgulamak istiyorum. Bu ilerde önümüze çok çıkacak ICF kavramı giderek yerleşmeye başladı. Şu an biz kullanıyoruz sistemlerde ama ICF giderek onun yerini alacak. Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilmiş olan çocuk ve ergenler için İşlevsellik Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırılmasından yararlanılmamıştır. Çocukların işlevselliğinin ve yetiyitiminin yapısı ve doğası erişkinlerden farklıdır. Bu nedenle erişkinlerden farklı ölçütler kullanılarak değerlendirilmeli ve belgelendirilmelidir.

Bilişsel yitimin tanılama ölçütleri çocuklar için işlevsel iletileri de içermelidir. Örneğin yönetmelikte belirtildiği gibi bilişsel sorunlarını olan bir çocuğun erken eğitim desteği ya da özel eğitim alma ölçütünün zekâ bölümü IQ olması önemli bilimsel ve etik sakıncalar taşımaktadır. IQ toplumdan topluma farklı değerler içeren özellikle çocukluk döneminde değişkenlik taşıyan bu dönemde yanılma payı yüksek olan çocuğun bilinçsel yetilerini yeteri kadar belirlemeyen bir ölçümdür. Ayrıca IQ puanlaması kullanıldığında çocukların normal-düşük-yüksek IQ’lu olarak damgalandıkları, bu damgalanmalarının onların gelecekteki sosyal yaşamlarını olumsuz olarak etkilediği bundan dolayı sosyal yaşam içinde de yer alamadıkları saptanmıştır.

Konuşma alanında ortaya çıkan gecikmeler çocuğun sosyal yaşama katılmasını güçleştirmektedir.Yönetmelik, bebeklik ve erken çocukluk döneminde iletişim kurma alanında, alıcı ve ifade edici dil gelişiminde sorun saptandığında gerekli özel eğitim desteğini sağlamada yetersiz kalmaktadır. Hareket alanındaki ileti yitiminin ölçütleri, benzer şekilde çocuklar için işlevsel işleri içermelidir.Yönetmelik, bebeklik ve erken çocukluk döneminin gelişimsel yetilerini içermemektedir. Örneğin, yönetmeliğin Kas İskelet Sistemi başlığı altındaki dördüncü bölümünde santral yani merkezi ve periferik yani çevresel sinir sistemi hastalıklarına bağlı bozukluklar sınıflanmasında yer alan Tablo-1’de tanımlanmış hareket alanındaki engeller, ancak yürümenin beklendiği yaşın üzerindeki bireylerin yararlanacağı şekilde düzenlenmiştir. Bu da yürüme olmadan önceki gerekli girişimlerin, desteğin yapılmasını engellemektedir. Çocukların okul ve toplum yaşamına katılımını sağlayacak her türlü yetiyitimi dikkate alınmalıdır. Çocukların toplum yaşantısına katılımında önem taşıyan ve rehabilitasyonu mümkün olan bazı temel yetiler yönetmelikte yer almamaktadır. Örneğin; ellerin kalem tutma gibi ince hareketlerde kullanımı ile ilgili yetilerden hiçbiri yönetmelikte yoktur.

Bilişsel hareket, dil, ilişki, iletişim kurma ve sosyal duygusal alanlarda gelişim çocukluk döneminde sürmektedir. Bu alanlarda gecikmesi olduğu saptanan çocukların gereksinim duydukları hizmetleri alabilmeleri için özürlü sağlık kurulu raporu adını taşıyan bir belgenin düzenlenmesi, çocuk ve aileleri yaşam boyu damgala-maktadır. Bu durum ailelerin bu raporun çıkarılmasına rahatsızlık duymalarına ve dolayısıyla bu hizmetleri almaktan kaçınmalarına neden olabilmektedir. Çocukla ilgili bölümün üzerinde biraz geniş durduk, çünkü bunu biraz önemli olarak kabul ediyorduk. Bundan sonra daha kısa bölümlerden bahsedip değerlendirme ve önerilerimize geçeceğiz. Kurumsal bakımda fiziki ortamda mesleki personel yetersizdir. Personel sıkıntı nedeni ile yeterli hizmet verilememektedir. Mesleki personel yetersizliği, evde bakım hizmetlerinin değerlendirilmesine de olumsuz olarak yansımaktadır. Ruh sağlığı bozuk veya zihinsel özürlü kişilerin tedavisi, bakımı ve rehabilitasyonu ile ilgili kurum ve kuruluşlar nicel ve nitel olarak yetersizdir.

Ülkemizde sağlık ve sağlığın bozulması ile ilgili kurum Sağlık Bakanlığı, özel rehabilitasyon merkezleri ile ilgili kurum Milli Eğitim Bakanlığı; bakım ile ilgili kurum SHÇEK’tir. Bu durum uygulamada çok çeşitli zorluklara yol açmaktadır.Tüm bu alanları koordine edecek icracı bir bakanlık olmadığından yeterli koordinasyon sağlanamamaktadır. Evde bakım hizmeti bugünkü hali ile tıbbi bakım, rehabilitasyon ve eğitimi tam olarak içermemektedir. Evde bakım hizmetleri destelemek amacıyla seyyar hizmet verilememekte, ailenin stresini ortadan kaldırmak için gerekli destek yeterince oluşturulamamaktadır. Bakım hizmetleri ve aile eğitiminde gerekli olan ekip çalışması gerek nicel, gerekse nitelik açısından yetersiz kalmak-tadır. Hala ülkemizde 8 adet özel bakım merkezi bulunmakta, bunlar da sorunun çözümlenmesinde yetersiz kalmaktadırlar. Mevcut mevzuata göre evde bakım hizmetlerinden yararlandırılacak özürlülerin tespitinde sosyal hizmet uzmanı ta-rafından yazılması gereken sosyal inceleme raporuna gerek duyulmaktadır. Bu durum gelecekte önemli sorunlara yol açabilir. Sayın Başkanım müsaade ederseniz epey vakit geçti, değerlendirmeye geçip doğrudan önerilere sunmak istiyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Lütfen ben de aynı kanaatteyim.


Prof. Dr. Şafak KARAMEHMETOĞLU

(Bakım Hizmet Türleri Komisyon Başkanı)     

İçinizden geçeni okumuş oldum, böylece. Tüm sorunlar ışığında Bakım Hizmetleri Komisyonunun aldığı kararları sizlere arz ediyorum. Süreli bakım hizmetlerinin desteklenmesi sağlanmalıdır. Bu konuda Sağlık Bakanlığı, SHÇEK, Özürlüler İdaresi Başkanlığı görevli olmalıdır ve bu sürekli olmalıdır. İki özürlülere yönelik tedavi, rehabilitasyon, eğitim ve bakım…. Bunları tek tek oylayacak mıyız Başkanım?


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Siz hepsini tek tek genel kurula takdim ediyorsunuz, ondan sonra bir de-ğerlendirme alıyoruz. Lehte ve aleyhte konuşmalar alacağız, görüşünü bildirmek isteyenler bize bildirecekler ya da daha önceden tespit edeceğiz. Biz o konuda öncelikle sizin takdiminizi bekleyeceğiz. Ondan sonra görüşleri alacağız. Lehte aleyhte görüşleri alacağız ve oylayacağız.


Prof. Dr. Şafak KARAMEHMETOĞLU

(Bakım Hizmet Türleri Komisyon Başkanı)  

Özürlülere yönelik tedavi, rehabilitasyon, eğitim ve bakım hizmetleri birbirinden ayrılması mümkün olmayacak bütünlük içinde Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından çok yakın ve etkin olarak sağlanacak bir işbirliği ile birlikte sunulmalıdır. Bu çerçevede üç kurumun mevzuatları arasında uyum sağlamak ve hizmetlerin yönetilmesine ilişkin işbirliği protokollerinin yapılması yönünde çalışmalar başlatıl-malıdır. İlgili kurumlar, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, SHÇEK / Sürekli.

Ruh sağlığı bozulan veya zihinsel özürlü olma riski taşıyan veya özürlü olarak kabul edilen bireylerin tıbbi tedavi sonrasında rehabilite edilmelerine yönelik hizmet sunacak yatılı veya gündüzlü rehabilitasyon merkezleri Sağlık Bakanlığı ve SHÇEK Genel Müdürlüğü’nce müştereken açılacak hastanelerde olacak, herhalde burada bir cümle düşüklüğü olmuş. Müştereken açılacak rehabilitasyon merkezlerinde verilebilmelidir. Söz konusu rehabilitasyon merkezlerinde sunulacak hizmetler hastanelerde olduğu gibi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından finanse edilmesi sağlanmalıdır. Sağlık Bakanlığı, SHÇEK / Sürekli.

Bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinin mali boyutu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yeniden düzenlenerek tedavi hizmetlerinin devamı olarak rehabilitasyon ve bakım hizmetlerinin sosyal güvenlik sistemi içerisinde sağlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı / Sürekli.

Ruh sağlığı bozuk veya zihinsel özürlü kişilerin tedavisi rehabilitasyonu ve bakımı konusunda Sağlık Bakanlığının, Sosyal Hizmet ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nün müştereken hazırlayacakları, yürüteceklere müstakil mevzuat düzenlemesi yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığı, SHÇEK / İki yıl.

Ülkemizde bakım sigortası sisteminin kurulması birim ödeme gücü olanlardan katkı payı alınması primini ödeyemeyecek kişilerin giderlerinin, oluşturulacak bir kaynaktan karşılanması için çalışma başlatılmalıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu / Sürekli.Bakım ve rehabilitasyon hizmetleri birbirinde ayrılan hizmetler değildir. Bu nedenle 5378 sayılı Kanunda bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini birleştiren düzenlemeler yapılmalıdır. SHÇEK, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Bakanlığı / Sürekli.

Evde bakım hizmetlerinden yararlandırılacak olan özürlülerin tespitinde sosyal hizmet uzmanları tarafından sosyal inceleme yapılmalıdır. SHÇEK, sürekli. Sosyal yardım ve sosyal hizmetlere ilişkin yürütülen finansman, uygulama, denetim, rehberlik ve değerlendirme hizmetlerinden tamamından sorumlu olan icracı bir bakanlığın kurulması sağlanmalıdır. Başbakanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi / Sürekli.

Evde bakım kavramının içeriği uluslararası evde bakım doğrultusunda medikal bakımı rehabilitasyonu ve eğitimi de kapsamalıdır. SHÇEK, Sağlık Bakanlığı / Sürekli.

Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmelik, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığının koordinatörlüğünde hazırlanmış 16 Temmuz 2006 tarihli 26230 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Çocuklar ve erişkinler bu tek Yönetmelikle değerlendirildikten sonra özel bakım ve eğitim, rehabilitasyon hizmetlerinden yararlandırılmaktadırlar. Bilimsel açıdan içerik ve sorunları bulunan bu Yönetmeliğin çocuklar ve erişkinler ayrı ayrı gözetilerek yeniden düzenlenmesi, standart uygulanması için çalışmaların Sağlık Bakanlığı tarafından kurulacak bilimsel bir komisyon tarafından yapılması gereklidir. Sağlık Bakanlığı / Sürekli.

Bütçe uygulama talimatında sevk almaksızın özel sağlık kuruluşlarından bu hizmeti alabilmelerine imkân tanınmıştır. Ancak kişiler doğrudan finansla muhatap olmak istememektedirler. Sağlık Bakanlığı ve diş hekimleri arasında oluşturulacak bir protokol ile bu sorun ortadan kalkacaktır. Aynı zamanda bu gruptakiler ve yakınları için ağız diş sağlığı eğitimleri diş fırçası ve diş macunlarının reçete edilebilmesi koruyucu sağlık uygulamaları açısından önemlidir. Bu organizasyonlarda Türk Diş Hekimleri Birliği görev almaya isteklidir. Diş Hekimleri Birliği / Sürekli. Bakıma muhtaç kişilerin değerlendirilmesi konusunda uluslar arası kabul gören tanı ve ölçüt sistemleri ölçme değerlendirme araçları ile yapılabilmesi için gerekli inceleme, araştırma standardizasyon çalışmalarının yapılması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı, SHÇEK, Özürlüler İdaresi Başkanlığı / Sürekli.

Sivil toplum örgütleri bakım hizmeti değerlendirme heyetinde ve özürlülere yönelik hizmet denetiminde yer almalıdır. STK  / Sürekli.

Evde bakım hizmetini veren aile fertlerini rahatlatmak için seyyar mobil hizmetler verilmeli. Aileye tatil, hastalık gibi istisnai durumlarda süreli kurum bakımları için yardımcı olunmalıdır. SHÇEK / Sürekli.

Toplum merkezleri bakım hizmetleri konusunda bakıcı aile fertlerine yönelik rehberlik, danışmanlık ve eğitim hizmeti vermelidir. SHÇEK, Milli Eğitim Bakanlığı / Sürekli.

Gerek özürlü ve ailesinin gerek ruh sağlığı bozulmuş birey ailesini üçüncül yaklaşım ile tedavi bakım ve rehabilitasyonu alanında ekip anlayışı içerisinde fiziksel tıp ve alanında uzman doktor, ruh sağlığı ve alanında uzman doktor, çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında uzman doktor, diğer konsültan hekimler fizyoterapist, ruh sağlığı ve hastalıkları hemşiresi gibi alanlarında uzmanlaşmış hemşireler, psikolog sosyal hizmet uzmanı, sağlık eğitim uzmanı, özel eğitim öğretmeni, çocuk gelişimi uzmanı, diyetisyen, iş uğraşı terapisti gibi bir ekip hizmet vermelidir. SHÇEK, Sağlık Bakanlığı / Sürekli.

Toplu bakımda koğuş sistemi kademeli olarak terk edilmeli. Özürlüler 15 metrekarelik odalarda bütün sosyal imkânların sağlandığı ev tipi konutlarda kal-malıdır. SHÇEK / Sürekli.

Aynı sınıfta kaynaştırma eğitimine ek olarak eğitilebilir özürlüler için kreş, yuva ilköğretimde özel eğitim sınıfları açılması özendirici önlemler alınmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı / Sürekli.

Tüm dünyada hedeflenen özrün önlenmesi ve engellerin oluşmaması için özür yaratabilecek risk durumlarının belirlenmesi ve riskli bireylere rehabilitasyon sağlık ve hizmetlerin verilmesidir. Bu yaklaşımların sağlanması için ilgi yasa mevzuat ve uygulamalarda gerekli değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı / Sürekli.

Doğal yaşamı ve günlük yaşam aktivitelerini sürdürmesi için bir başkasının bakımına gereksinim duyan özürlülerin bakımlarının ve rehabilitasyonunun yapıldığı özel bakım merkezi sayılarının arttırılması gerekmektedir.Acilen var olan özel bakım merkezlerinin kalitelerinin yükseltilmesi zorunludur. Fiziksel destek olarak var olan ilgili yönetmeliklerin yetersizliği nedeni ile özel bakım merkezleri açılmamaktadır. İlgili Yönetmelik SHÇEK tarafından değiştirilmeli ve iyileştirilmelidir. SHÇEK / Sürekli

Adalet Bakanlığı cezaevlerinde yardım hizmetlerinde kamu yararına bir takım çalışmalar olduğunu bilmekteyiz. Bu konseptin içinde bakım hizmetlerinin de yer alması sağlanmalıdır. Adalet Bakanlığı / Sürekli.

Türk Silahlı Kuvvetleri kanunda yapılacak düzenleme ile yedek subay adaylarının bakım hizmetlerinde çalışmasının önü açılmalıdır. Milli Savunma Bakanlığı / Sürekli.

Milli Eğitim Bakanlığı meslek liselerinde okuyan öğrencilerden zorunlu stajlarını bakım ve destek hizmetlerinde yapmalarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı / Sürekli.

Yüksek öğretim kurumlarında yasal düzenleme ile özellikle Hemşirelik Yüksekokulu,Turizm Otelcilik Meslek Yüksek Okulu ve diğer yüksek öğrenim kurumlarındaki öğrencilerin bakım destek hizmetlerinde çalışabilmeleri sağlanmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı / Sürekli.

Sağlık Bakanlığı gibi kamu kurumlarınca temizlik hizmeti veya hastane otelciliği hizmeti alımında özel şirketlerden bakım hizmetlerinin çalışmalarında da bulunmuş olması şartını kapsayacak iş deneyim belgesi istenmelidir. Sağlık Bakanlığı / Sürekli.

Yaşlılarda risk ve özre yol açan düşme ve kırıklar osteoporoz, Parkinson, kalp yetmezliği, inkontinans ve eğilme gibi hastalıkları önlemeye ve halkı bu konuda bilinçlendirmeye yönelik programların hazırlanması ve koruyucu rehabilitasyonun hizmetlerinin verilmesi gerekmektedir. Sağlık Bakanlığı, SHÇEK / Sürekli.

Böylece komisyonumuzun almış olduğu 27 kararı sizlere sundum. Herhalde bu konuda görüş sunacaklar vardır.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Sayın Başkan teşekkür ederiz. Komisyon raporunu ve kararlarını siz sundunuz. Şûra üyeleri de sabırla ve dikkatle izlediler. Ben aradan önce bu komisyon kararlarının bir ahenk içerisinde bir uyum içerisinde, koparılmadan tartışılmasına zemin hazırlamak üzere uygun görürseniz, 5 kişiye 3 dakikayı geçmemek üzere ve yine lehte ve aleyhte söz vermek istiyorum. Bu konuda söz almak isteyen arkadaşlarımız lütfen bildirsinler. Sayın İsmail Barış, Sayın Ali Seyyar, Sayın Fatih Kaplan, birde buradan alalım.Ahmet Bey ve Bilal Bey.Yazılı hale getirirseniz bizim için kolaylık olur. Eğer yazılı mümkün değilse sözlü de alabiliriz. Kısaca öncelikle alalım eklemeleri, raportör arkadaşlarımız lütfen notlarını alsınlar. Buyurun isim, soy isim ve madde olarak. Lütfen mikrofona, kayıtlar açısından.


Yrd. Doç. Dr. Z. Hande SART

Hande Sart Boğaziçi Üniversitesinden, öncelikle aslında burada grup halinde belki birkaç kişinin de sözcüsü olarak söylüyorum. Gerekli yerlere Özürlüler İdare-sinin de eklenmesi 19’uncu maddede aynı sınıfta kaynaştırma maddesine ek olarak. Çıkartabilir misiniz? Kaynaştırma eğitimine ek olarak eğitilebilir özürlüler için kreş, yuva, ilköğretimde özel eğitim sınıflarının açılması, burada tabi özel eğitim sınıfları açılınca özel eğitim öğretmeninin olması gerekiyor. Yani onu normal sınıf öğretmeni yapamaz. O yüzden oraya öyle bir maddenin eklenmesi, yirmi beşinci madde ile ilgili bir eklememiz var. Milli Eğitim Bakanlığı denmiş, ama üniversite olduğu için YÖK’ün eklenmesi gerekiyor. Çünkü sonuçta programları YÖK belirliyor, üniversitelerde o yüzden yirmi beşinci maddeye YÖK’ü de eklememiz gerekiyor. Ama sonuçta YÖK’ten gidiyor, biz bir şey yaptığımız zaman YÖK’e yazı yazmamız gerekiyor.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Lütfen tartışmayalım. İşbirliği açısından doğru.


Yrd. Doç. Dr. Z.Hande SART

Sadece YÖK’ün de orada olmasını gerektiğini düşündüğümüz için, bir de ben 27’nci madde de Parkinson ekleniyor, ama yani Parkinson önceden koruyucusu ile ilgili olabilir ama belki diğer yaşlılıkta görülen ya da süreğen hastalıklardan da oraya şeyi de ekleyebiliriz. Alzheimer ve bunun gibi olabilir benim ekleyeceklerim bu kadar.

Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı) Arkadaşlar düzeltme ise lütfen yazılı bildirin. Çünkü biz sözlü aldığımızda konuşmalara değerlendirmelere fırsat bulamıyoruz. Onu lütfen yazılı not ederseniz, çünkü yazılı tekliflerde var elimde. O zaman uzayacak. Biz bunları ayrıca Baş-kanlık olarak bizim yaptığımız çalışmadan yaptığımız gözlemlediğimiz kadarı ile tespitlerimiz var. Sayın Filiz Hocam değerlendirme yapmıştık o konuda.Teklifimizi öncelikle oradan başlayarak sonra diğer yazılı tekliflerle birlikte değerlendirmelere geçelim. Filiz Hocam, bizim Başkanlık tarafından yapılan tescilleri de sizlere sunsunlar. Burada biz bazı mükerrer kararlar gördük. Bunlardan bir tanesi, aynı raporda bir ve on beşinci maddeler. Aslında birbirini destekleyen maddeler bunlar ya da kararlar. Onu şu şekilde düzelttik. Evde bakım hizmeti veren aile fertlerini rahatlatmak için seyyar mobil hizmetler verilmeli. Aileye tatil, hastalık gibi istisnai durumlarda sürekli kurum bakımı gibi hizmetlerin sürekli desteklenmesi sağlan-malıdır. Şimdi düzeltmeleri biz sizinle paylaşalım. Daha sonra bunlar üzerinde de değerlendirme yapabilirsiniz. Diğer değerlendirmeler de var. Çünkü düzeltmeye yönelik değerlendirmeler var, onları da sizlere arz edelim bir bütün olarak.

6’ncı karar, güvence sistemleri ve finansman konusundaki bazı kararlarla örtüşüyor. O yüzden 6’ncı kararı o komisyona devredebiliriz diye düşünüyoruz. Sayın Başkanımıza da söyleyelim. 6’ncı kararı bildireyim mi başkanım yoksa? Onu bakım ve güvence sistemleri finansman komisyonunun ikinci ve üçüncü kararlarıyla örtüşüyor ya da eşleşiyor. Özellikle sigorta sistemleri ile ilgili onu da şu şekilde düzelttik. 2005 tarihli Özürlüler Kanunu’nda bakıma muhtaç özürlülere tanınan sosyal hakların korunması şartı ile geniş anlamda Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde, dar anlamda,Türk Sosyal Sigorta Sisteminde müstakil bir bakım sigortası düzenlenmeli, yoksulluk ölçütünden bağımsız muhtaçlık kriterlerine bağlı prim ödeme gücü olanlardan katkı payı alınan ve ödeyemeyenler için prim kaynağı sağlanan sistemler kurulmalıdır. Zaten biz bunları sistem ve bakıma gönderiyoruz Hocam. 6’ncı kararımızı tamamen çıkarıp sizin kararlarınıza ilave ettik. Biz 6’ncı kararımızı çıkarıyoruz.

Ali Hocam biraz sabır ederseniz, oraya geleceğiz. Siz söz aldığınızda söyleyin bunları çünkü biz tespit ettiklerimizi önce sizinle paylaşalım, edemediklerimiz de olabilir. Ama biz zaten tespit ettik, biz bu kararı buradan çıkarmayı uygun görüyoruz. Onun için genel kurulun görüşüne sunuyoruz. Bakım güvence sistemlerinde değerlendirilmesi gereken bir karar bu, daha uygun yeri orası diye düşünüyoruz. Ben elimdekileri de yazılı paylaşmış olayım yazılı kayıtlara geçmesi açısından. Daha sonra düzeltme yetkisi alarak bunları düzelteceğiz. Divan başkanlığına, bakım hizmet kararlarından 21 no’lu kararın son iki cümlesini aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ederim. Son iki cümlesine teklif edilen şeklini okuyorum.Tırnak içinde “Bunun için özel bakım merkezlerine ödenen ücretin arttırılması için yapı-sal düzenleme yapılmalıdır.” şeklinde düzeltilmesini talep ediyor.

Sosyal Hizmetlerden gelen üye arkadaşlarımız, Daire Başkanımız Avni Özkaya Bey yine Mehmet Pirgon Bey ve Gülten Hanım bunlar. Sosyal hizmetlerden gelen görevli arkadaşlarım ve işin takipçisi uygulayıcısı durumundaki üye arkadaşlarımız. Gerekçesini de şöyle izah ediyorlar, diyorlar ki bu maddenin amacı özel bakım merkezlerine ödenen ücretin yetersizliğinden dolayı yaşanan sorunların giderilmesidir. Bu nedenle karar değiştirilmesi ya da düzeltilmesini teklif ediyorlar.

Kayıtlara geçmesi açısından yine diğer bir teklifi okuyorum. “Divan Başkan-lığına, bakım hizmet türleri rapor kararlarından 18 no’lu kararın metinden çıkarılmasını arz ederim”, diyor. Gerekçesi SHÇEK zaten koğuş sistemi anlayışını terk ederek özürlülerin engelsiz yaşam merkezlerinde bakılmasını sürecini başlatmış durumdadır. Dolayısıyla bu süreç başladığı için teklif olarak yer almasını çok da anlamlı olmadığı ya da anlamını yitirdiğini düşünüyorlar.

Yine aynı Sosyal Hizmetlerden gelen Daire Başkanı arkadaşlarımız teklif ediyorlar. Bir başka teklif var; Üçüncü Özürlüler Şûrası Divan Başkanlığına, Bakım Hizmet Türleri Komisyonu kararlarından 8’inci sıradaki kararın günümüz şartlarında uygulanabilirliği oldukça zordur. 8 no’lu kararı okuyorum, evde bakım hizmetlerinden yararlanacak olan özürlülerin tespitinde sosyal hizmet uzmanları tarafından sosyal inceleme yapılmalıdır, hükmü yer almaktadır.Yoğun başvurular neticesinde çok yığılmış müracaatlar söz konusudur. Özürlülerin ve ailelerinin mağdur edilmemeleri için söz konusu yasal inceleme, sosyal inceleme raporu zo-runluluğu kaldırılmalı ve başvurular azalıp normal sürece geçildiğinde ciddi, tutarlı ve daha akılcı bir uygulama teklif ediliyor. Sayın Genel Müdürümüz söz hakkınız var. Çünkü sizleri ilgilendiren konular bunlar. Notlarınızı alırsanız yine teklif eden Çisem Akman,Yunus Karacalı ve Ali YENİYURT

Bir başka yazılı teklif var.Teklif sahibi lütfen belirtirse. Bakım Hizmet Türleri Komisyon raporunda kararları sürekli uygulaması zor olan merkezi idareler yönlendirilmiş olup evde bakım hizmetlerinde kişisel bakım ve sosyal bakımda yerel yönetimlerin tespit uygulama ve denetimde yer alması sağlanmalıdır, diyor. Hakan Farımaz teklif ediyor. Bunları da kayda geçirmek adına yazılı olarak aldım. Evet, bütün bu tekliflerle birlikte söz alan üyelerden başlayarak değerlendirme yapacağız.Yeni ulaştı, onları da hemen okuyorum.

Yirmi dördüncü madde Milli Eğitim Bakanlığı’nın meslek liselerinde ilgili bölümlerde okuyan öğrencilerin zorunlu stajları bakım ve destek hizmetlerinde yapılmasını sağlamak yasal düzenlemeler yapılmalı şeklinde olmalıdır diyor. Yirmi dördüncü madde için böyle bir teklif var.Yirmi dördüncü maddeyi hemen sizlere sunuyoruz. Dr. Remziye Hanım sunuyor.Yine başka bir teklif.

Avni Özkaya, Gülten Hanım ve Mehmet Bey; Divan Başkanlığına, bakım hizmet türleri kararlarının on dördüncü maddesinin çıkarılmasını arz ediyor. Gerekçesi de şu; ülke düzeyinde bakım hizmetlerinin sunumunda yüzlerce, binlerce bakım değerlendirme heyetleri oluşturulmuş. Bu hizmetin sunulmasında sivil toplum örgütleri uzman personeli mesai saatlerinde bakım hizmetleri değerlendirme heyeti ile birlikte aile denetimine gönderilemeyeceğinden işlevsel olmayacaktır. Hizmette aksamalara neden olacaktır. Mevcut yasal düzenlemede böyle bir hüküm bulunmamasını teklif ediyorlar. Gerekçeyi de sizlere birlikte sunmuş olduk.Yine başka bir teklif Türkiye’de sosyal hizmetler uzman sayısı yetersizdir. Onların yetersiz olduğu yerlerde tıpkı aile merkezlerinde ve sosyal dayanışma ve yardım vakıflarında sosyal inceleme ve değerlendirme raporunu sosyologlar hazırlamaktadır, diyor. Bu nedenle Sosyal Hizmet Uzmanı Yasası’nda sosyologlar da yer almalıdır, eklenmelidir, diye teklif ediyorlar. Arkadaşlar Sergender Sezer teklif ediyor. Mükererliğe lütfen dikkat ederseniz, ben bunları kayda geçmek üzere okumak durumundayım ama mükerrer olmamasına dikkat edelim, çünkü bazı hükümler aynen diğer kararlarda olduğu gibi teklif ediliyor. Ona lütfen üye arkadaşlarımız dikkat etsinler. Ekleme yine.

Evde bakım sayfa 12. Evde bakım hizmetleri doktor tanımına tercihen tıp ve fiziksel rehabilitasyon uzmanı eklenmelidir, şeklinde bir ekleme talep ediyor. Özürlüler ve yaşlılar dikkate alındığında bunun gerekli olduğunu düşünüyor, gerekçesi bu. Kararlar sırasında yer alan 12. maddede yer alan üçüncü satır muhatap olmamak istememektedir diye düzeltilmelidir diyor, onu lütfen bir getirir misiniz? Muhatap olmak istememektedir. 12. maddenin üçüncü satırında muhatap istememektedir. Bunu hemen Sayın Başkan düzeltebiliriz herhalde. Bunu hemen düzeltmiş olalım.Teşekkür ederim.

Divan Başkanlığına; Bakım Hizmet Türleri Komisyon raporunun 8’inci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini teklif ediyorum, diyor. Evde bakım hizmetlerinden yararlanacak olan özürlülerin tespitinde sosyal hizmet uzmanı, fizyoterapist, psikolog ve öğretmenler tarafından sosyal inceleme yapılmalıdır. Mustafa Bey değerlendirme teklif ediliyor. Sayın Genel Müdürüm bitiyor zaten. Söz hakkı size geliyor. Önüme geldiği için hemen okuyorum.Arkadaşlar bunu daha önce oku-muştuk, mükerrer olmasın diye ben ricada bulundum ama daha önce gelmişti. On beşinci maddede sürekli bakım hizmetlerinin zihinsel özürlü çocuklarda annelik depresyonuna yol açacağından bu ifadenin çıkarılmasını talep ediyor.Yine Şevket Kalkan teklif ediyor. Mükerrerliği biz zaten teklif ettik arkadaşlar raporları ve değerlendirmeleri dikkate alırsanız mükerrer olmasın diye.

Son olarak bir teklif var, lütfen bu teklifleri imzalayarak gönderin. Bundan sonra kayıtlara geçebilmesi için yazılı olması gerekiyor ve imzalı da olması gerekiyor. Bu konuda da yine ben sizin dikkatlerinizi istirham ediyorum. 8’inci evde bakım hizmetlerinden yararlanılacak özürlülerin tespiti, evet maddeyi ekrana getiriyorum yalnızca sosyal hizmet uzmanının sosyal incelemesi ile gerçekleştirilemez.

Bu yine mükerrer bir teklif. 10’uncu maddede Ülkemizde evde bakım hizmetlerinin sisteminin kurulmasında Sağlık Bakanlığı evde bakım dernekleri destek vermeye gönüllüdür. Evde bakım hizmetleri yine tırnak içerisinde hocamız sunuyor. Diyor ki: evde bakım hizmetleri koruyucu, tedavi edici, rehabilite edici, sağlık hizmetleri ve sosyal destek hizmetlerini içerir şekilde düzeltilmelidir, diyor. Yine kayıtlara geçiyor bu teklifiniz. On beşinci madde evde bakım hizmetlerinin sunum şekli geçici, az süreli, uzun süreli olabilir.

Hizmet süreleri ve içeriği evde bakım ekibince belirlenmelidir, şeklinde bir teklif var. Prof. Dr Güler Hocam teklif ediyorlar.Teşekkür ederim. Böylelikle kayda geçmiş oldu.Ama bu çok uzar ve tekliflerle biz bir kez daha bu kararları tartışma-ya çalışırız, bu böyle bitmez. Bize yazılı bildirin biz bunları heyet olarak değerlendirelim, daha sonra düzeltmeler yapılmış şekli ile mükerrerlikleri de önlemek üzere bir kayıttan, süzgeçten geçelim ondan sonra ben bunları başkan yardımcısı Filiz Hanıma sunuyorum. Daha sonra gelenleri şu an okuduklarım bir hayli fazla evet bundan sonra gelenleri divan olarak inceleyeceğiz. Mükerrer olmayanlarla ilgili yine kayıtlara geçmek üzere biz okuyacağız. Peki değerli üyeler sizlerin önünüzde raporlar var onların üzerinde tekliflerinizi değerlendirmek üzere yazılı olarak ver-diniz.Teşekkür ederiz.

Okumadığım 2–3 tane teklif son anda geldiği için ve süre yeteri kadar uzadığı için sabrınızı zorlamamak üzere ben değerlendirmelere bu komisyon raporları ve kararları üzerinde değerlendirmeler yapmak üzere SHÇEK Genel Müdürü İs-mail BARIŞ Beyi davet ediyorum. Buyurun.


İsmail BARIŞ

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar. Önce 4. gününde olduğumuz bu şûranın fevkalade uygun, fevkalade güzel, fevkalade uygulanabilir güzel kararlar aldığını görmekten, okumaktan büyük mutluluk duyduğumu ifade ediyor, emeği geçen bütün arkadaşlarıma şükranlarımı, teşekkürlerimi arz ediyorum. Sözüm tamamen meclisten dışarı sizinle alakası olmaması açısından söylüyorum. Söyleyeceğim ve iyi anlayacaksınız, biz çocukken ormandan yakacak odunu kendimizi taşırdık atlarla ve öküzlerle, özür dilerim, eşeklerle, tabi o zaman yollar böyle asfalt falan değil, stabilize de değil, atın üzerinde yük olduğu için ve bir çamurlu yoldan geçerken at çöker ve olduğu gibi yatar.

Eşek orayı geçer, eşek orayı geçtikten sonra yükün sahibi, odunun sahibi mutlaka atı oradan kaldırmak ve yükünü taşımak zorunda. Fakat çok özür diliyorum eşek bu arada anırmaya başlar. Niye anırıyorsun, dedikleri zaman, atın yükü benim üzerime gelecek, bu yüzden bağırıyorum, der. Hakikaten öyle olur, onun üzerine yüklenir.Teşbihte hata yok, zaten bize gelmedi merak etmeyin. Bu kararların uygulayıcısı Sağlık Bakanlığı, SHÇEK özür dilerim ve diğer şeyler. Dolayısıyla bir takım eklemelere ihtiyaç hissettim. Onları birkaç cümle ile söyleyeceğim. Bunlardan bir tanesi şu, bakım hizmetleri türünden 8’inci madde çok üzerinde duruldu, çok önergeler de verildi.

Arkadaşlar kanunda ve hedefte bakıma muhtaç özürlüler ile ilgili iki temel unsur var. İki maddi unsur var, en temel unsur. Bunlardan bir tanesi ağır özürlü ölçütü. Onu Sağlık Bakanlığı raporunda belirliyor, bir diğeri de ailenin ekonomik durumu, yani sosyal güvencesi olsa bile fert başına düşen geliri 2\3 den az ise yararlanıyor. Dolayısıyla belirleme ölçütü kriteri çok net birincisi bu. Bunun için çok ciddi manada bir sosyal inceleme gerekmektedir. İkincisi zaten bizim oluşturduğumuz heyetlerde sosyal çalışmacı mutlaka var. Dolayısıyla bu 8’inci maddenin üzerinde mutlaka bir tartışma ihtiyacı vardır. Zaten bir bu var, sosyal inceleme mantalitesi içinde bakılamaz hatta başka maddelerde başka komitelerin çalışmalarında bunu nakleden hükümler de var. İleride mutlaka karşınıza çıkacaktır. Dolayısıyla bu konu ilerde olsa bile sosyal çalışmacının tek başına bu işi yapmasının doğru olmadığı kanaatindeyiz biz. Bu sadece bu sahada değil her sahada böyle ama sosyal çalışmacı olmadan da olmayacağının bilincindeyiz kurum olarak.

Bir başka madde, ben belki süreyi aşıyorum ama, başka konuşmayacağım bütün şeyin sonunda.Arkadaşlarımız önerge verdiler ama bunun da tartışılmasını istiyorum burada şunun altını çizmek istiyorum ki biz kurum olarak yaptığımız hizmetleri, aldığımız kararları, uygulamalarımızı kamuoyu ile paylaşamamışız. Bu eksikliğimizi de şu anda anlıyorum.

Toplu bakımda 18. madde toplu bakımda koğuş sistemi kademeli olarak terk edilmeli, terk edildi arkadaşlar. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu, kurumlarda bakımı dahi üçüncü derecede değerlendiriyor artık bırakın toplu bakı-mı koğuş sistemini. SHÇEK kimliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti önce öz ailenin yanında bakımı teşvik ediyor. Bunun için de kaynak oluşturmuş durumda. Öz ailenin yanında çocuklarla ilgili iki örnek vermek istiyorum çarpıcı olsun diye. Koruma kararı altına alınmadan şu anda 13.000 çocuğumuz kendi öz ailesinin yanında destekleniyor.

Bırakınız koğuş sistemini kurum bakımı bile yok ve son 4 yıldan beri Sosyal Hizmetler Kurumunun koruma kararlı çocuklarımızdan 5100 civarındaki çocuğumuz kendi öz ailesinin yanında şimdi, bırakınız kurum bakımını, koğuş bakımını, kendi öz ailesinin yanına döndürülüyor.

Bugünlerde dünden beri eskiden beri gelen Türk toplumunun henüz uyum sağlayamadığı koruyucu aileyle de yine kurum bakımından kurtarıp koruyucu ailenin yanına vermek için bir yönetmelik çıkarttık.Tabii maddi unsur yetmiyor burada bir de gönüllük esası var ama çok ciddi manada da koruyucu aileye çocuğun bakımı ile ilgili ekonomik destek sağladık. Sistemde çok ciddi manada değişiklikler var bu konuda. Bu şûrayı SHÇEK Genel Müdürlüğü olarak bilgilendiremediğimiz aydınlatamadığımız için bu maddelerin buraya geçtiğinden dolayı sizlerden özür diliyorum. Bunu biz yapamamışız ama yani böyle bir şûra kararında özürlüler 15 metrekarelik odalarda bütün sosyal imkânlar ev tipi konutlarda olmalıdır, teklifi uygulanmaktadır özürlülerde, şimdi yaşlılarla ilgili bu uygulamaya başlamak üzereyiz. Ha bir anda olabilir mi bir anda olmaz tabiî ki ama şimdi 20.000 çocuk sayımız yurt ve yuvalarımızda. Şu anda 12.500. Kurum bakımında çok ilginç şeyler var. 6 özürlüye bir bakım elemanı bakıyor artık Türkiye’de dolayısıyla 6 özürlü hale getirmiş vaziyetteyiz. 6 özürlü en fazla yoğun yaşanan yerler, 6 özürlünün yan yana kalmış olduğu yerlerdir. Bir başka bir şey daha yaptık arkadaşlar oda çok ilginç Türkiye Cumhuriyeti çağdaş yüzünü çağdaşlığını ancak, her zaman söylediğim gibi burada da ifade edeyim, özürlülerine, dezavantajlılarına göstermiş olduğu ilgili ile alaka ile ortaya koyabilir. Benim önerim arkadaşlarımda önerdiler bu konuda, 18 maddenin tamamen metinden çıkartılması belki şûra olarak mademki böyle bir karar verilmiştir. Mademki bunun ehemmiyeti şûra üyeleri tarafından görülmüştür o halde bunu uygulayan kuruma teşekkür etmek gerekir. Şûranın teşekkür etme yetkisi de vardır diye zannediyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peşinen teşekkür ediyoruz Sayın Genel Müdürüm.


İsmail BARIŞ

21’inci madde kayıtlara geçsin diye söyledim Sayın Başkan. 21’inci madde arkadaşlar, özel teşebbüsün bu sahada hizmet etmesini ciddi manada arzuluyoruz, istiyoruz ve teşvik ediyoruz. Bu sadece kurumsal bir şey değil bu uluslar arası boyutta ve Türk siyasetinin şu anda ortaya koymuş olduğu tavırdır. Doğru bir tavırdır, isabetli bir tavırdır. Ancak bir şey var, denetimin elden bırakılmaması gerekiyor. Dolayısıyla özel rehabilitasyon merkezlerinin şartlarını iyileştireceğiz diyerek oradan hizmet alacak özürlülerimizin şartlarını kötüleştirmek gibi bir mantıkla hareket etme şansına sahip değiliz.Yalnız şunu söylemeye çalışıyorum çok fazla meslek elemanı ile yüksek ücretler ödemek durumunda kalan özel rehabilitasyon merkezi sahiplerinin yaptığımız yeni 10–15 gün oldu yönetmeliği yeniden değiştirdik yayınladık. Orada yani ölçütlerini çok iyi koymuş vaziyetteyiz. Ancak şunu yapma şansına sahip değiliz, burada bir sosyal çalışmacı olmasın, burada bir fizyoterapist olmasın. Üç yerde çalışsın bir sosyal çalışmacı böyle şey olmaz. Böyle şeye asla müsaade edemeyiz oradaki özürlülerin şartlarının olumsuz noktaya taşıyamayız. Orası sadece kâr amaçlı bir kurum olamaz. Biz orada kömür çıkarmıyoruz, kömür ocağı işletmiyoruz. Dolayısıyla bunun da mutlaka düzeltmeye ihtiyacı var. Sayın Başkanım 21. maddede ne demek istediğinizi biz anlamadık. Ben yine katılımcı arkadaşların hoşgörüsüne sığınarak bu konuşmaları yaptım. Çok teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu bilinç, bu şuur, bu bilinç oluşmadan devletin bunu tek başına başarabilme şansı yoktur. Bilinç oluşturacaksanız, ensemizde boza pişireceksiniz. Bunu yapmak durumundasınız, bundan dolayı biz sadece onur duyarız, gurur duyarız, heyecanımız artar, gayretimiz artar, diyoruz. Bundan sonraki çalışmalar için başarılar diliyorum, saygı ve sevgiler sunuyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ediyorum Sayın Genel Müdürüm. Sayın Genel Müdürüm teklifleriniz kayıtlara geçti, üzerinde değerlendirme yapacağız, Daha sonra da ifade ettiğiniz şeylerin büyük bir oranda doğru olduğunu belirtmek isterim. Sizlerin de ifade ettiği gibi sevgi evlerinde özürlülerin de bakılmaya başlanmasını son derece olumlu bir gelişme olarak karşıladık. Kültürümüze,Türkiye’nin coğrafyasına yakışan bir model olduğunun ve özürlülerin de daha kaliteli bakıldığının farkındayız, tekrar teşekkür ederiz. Şimdi ikinci sırada söz isteyen Ali Seyyar Hocam. Buyurun Hocam


Prof.Dr. Ali SEYYAR

(Bakım Güvence Sistemleri ve Finansmanı Komisyon Başkanı)

Sayın divan başkanım değerli kurul üyeleri üçüncü Özürlü Şûrasının diğer şûralardan farkı ilk kez sadece bir konu üzerinde odaklanmış olmamızdır.Yani ihtisas gerektiren bir alan bakım konusu her bir komisyonda aslında ihtisasın üzerinde olan özel bir ihtisas komisyonudur. Bakım türleri komisyonunda bu bağlamda Türkiye odaklı olarak dünyada uygulanmakta olan bakım türlerinin Türkiye açısından uygulanabilirliği yönünde somut önerilerin geliştirilmesini beklerdim. Ben hiç öneri üzerinde durmayacağım çünkü her bir öneri ya konu kapsamın dışındadır kilit atma ihtiyaçları duyulmuş ya da her bir öneride kendi içinde tezatlar ve muğlâklar olan ifadeler yer almaktadır. İsmim seyyar olduğu için seyyar mobil bakımını da ilk kez duyduğumdan dolayı ayrıca bilinçlenmiş oldum. Değerli arkadaşlar üzüntülerimi ve teessüflerimi burada beyan etmek istiyorum. Şûramızın konusu aylar önce belirlendi, buraya katılmak isteyen insanların en azında bakımla ilgili bir makale birkaç araştırma yapıp öyle gelmelerini beklerdim.

Ben bu alanda 10 yıldan beri çalışmalar yapıyorum Türkiye’de 97 yılında ilk kez bakıma muhtaçlığın sosyal doktora tezi yazan birisi olarak bunu söylüyorum. İkinci doktora tezi Sayın Dr. Sema Oğlak tarafından yazılmıştır, jüride bulunmuşumdur. Dolayısıyla bu alanda iki tane doktora tezinin varlığından haberdar mısınız? Kaç tane bakımla ilgili kitap okudunuz? Makale okudunuz? Okumadığınızın delillerini sıralayacağım arkadaşlar, şimdi bu raporda bakıma muhtaç özürlünün tanımı yapılmış.Yeniden okuyalım arkadaşlar, bakıma muhtaç özürlü kimdir? Günlük temel aktiviteleri yerine getiremeyen aciz insandır.Yani işgücü niteliği taşıması bir yana temel ihtiyaçlarını karşılama yönünden bile acizdir. O halde işyerinde bakım ne demek? Arkadaşlar konumuz rehabilitasyon değildir. Konumuz rehabilitasyon sürecinden geçmiş tıbbi tedavi ve tıbbi rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmış amma velakin bunların neticesini elde edemediğimizden dolayı başkalarının sürekli olarak fiziki desteğine ihtiyaç duyanlardan bahsediyoruz. Spor aktivitesi ve bakım konusunda çok bilgilendirildik. Mesleki bakım vay vay vay… Litüratüre yeni yeni kavramlar kazandırmışız.

Arkadaşlar sosyal bakım kitabını sizlere ben kendi kaynaklarımdan tasarruf etmek sureti ile her birinize hediye ettim. Bir teşekkür almadım, buna da ihtiyacım yok. Ancak bakım türleri deyince, Sema Hanım doktora tezini yazmış, bu alanda standart bakım modelleri diye bir bakım modeli geçmesi gerekmez miydi? Bireysel bakım modelleri geçmesi gerekmez miydi? Bu raporda yani değişik bakıma muhtaçlık riski ile karşı karşıya gelmiş insanlara özel spesifik bakım hizmet türleri vardır.Ve bunlar bireysel bakım modelleri içinde yer almıştır. Bunları açmak ve Türk aile yapısına uygun bir açılım kazandırmak gerekmez miydi? Kurumsal bakım hizmetlerinin özellikleri kısmi kurumsal bakım, gündüz bakımı, gece bakımı, tam

145 gün bakım hizmetlerinin özellikleri nasıl olması gerekirdi? Sizdeki mimari yönden değil, bakım hizmeti sergileme açısından, anlayış, felsefe açısından, yok efendim ben bir şey bulamadım. Dolayısıyla şu kanaate vardım. Bizim demek ki beklentilerimiz yüksekti, ben şahsen bu komisyon raporundan beklediklerimi bulamadım, göremedim. Onun için teessüflerimi beyan ediyorum, üzüntülerimi beyan ediyorum. Şu anda bende kendimi zaten fizyolojik olarak iyi hissetmiyorum. Çünkü böyle bir sonuç çıkabileceğini aslında ben tahmin ediyordum. Hatta ben sayın divan başkanına dedim ki Sayın Başkanım, bu şûra diğerlerinden farklı bakın sadece bakım işliyoruz. Bakımın içinde komisyonlar oluşturuyoruz. Lütfen katılacak arkadaşlarımızdan bu alanla ilgili düşüncelerini ve yapmış oldukları çalışmalarla ilgili yazılı beyanlarını alalım. Şöyle bir gözden geçirelim, liyakatlı olan insanları davet edelim.Arkadaşlar bu şûralar devletin bütçesinden, vatandaşlarımızın vergilerinden finanse ediliyor. Beş yıldızlı otellerde ağırlanıyoruz, lüks sayılacak derecelerin üzerinde bize hizmet veriliyor.Ama bunun da hakkını vermemiz gerekir diye düşünüyorum. Belki bazılarımızın kalbini kırmış olabilirim, belki bazılarının benim bu bakıma vermiş olduğum önemi idrak etmiş olduklarını zannetmiyorum. Çünkü tebessümlerinizden anlıyorum. Dolayısıyla biz bu alana gönül vermiş akademik yönü ile bu alanda çalışmalar yapmak isteyen hakikaten bakıma muhtaç insanla-rımıza hizmet etmek isiteyen insanlarla beraber haraket edeceğiz. Biz yolumuza devam edeceğiz bize destek verenlere her birinize teşekkür ediyorum. Eğer sizin keyfini bu açıklamalarla kaçırmış olduysam çok özür dilerim. Hakkınız helal edin, bundan sonraki şûraların daha etkili ve verimli olmasını ben diliyorum, saygılarımı sunuyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Evet, üçüncü sırada yer alan Ahmet Kaplan Bey ben yazılı teklif verdim deyip, söz hakkını kullanmadılar. Dördüncü sırada söz isteyen Ahmet Cantürk Bey var. Sayın Cantürk buyurun.


Ahmet CANTÜRK

Başkan, Şûra Genel Kurulunun değerli üyeleri, aslında şu söyleyeceklerimin hazırlanmış olan komisyon raporunu değerlendirecek yetkili kurumların tutanakta görebilmeleri maksadı ile söylendiğini altını çizerek konuşmama başlamak istiyorum. Zira gerek izlemekte olduğumuz yöntem, gerekse raporun niteliği bizim eleştirilerimiz doğrultusunda bu raporun düzeltilmesine yetecek durumda değil. Zira 27’inci madde karar önerisi olarak sunulmuş durumda, benim sayabildiğim kadarı ile de 17-18 civarında da değişiklik önerisi var. Bunların bir defa her şeyden önce madde madde eşleştirilerek neyin karşıladığını görerek tartışmamız gerekirdi. Bunu dahi yapamıyoruz, bu koşullar altında aslında. Kabul edenler, etmeyenler? Kabul edilmiştir, biçiminde bir sürü karar almaktan öte üç gün boyunca yaptığımız çalışmaların çok da fazla verimli hale getirilebileceği bir genel kurulu yaşama şansımız yok. O nedenle genele dair söyleyeceklerimi söyleyeceğim ve bunu değerlendirecek kurum


Adullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Sayın Cantürk siz o konuda bize destek verin, bundan sonraki arkadaşlarımızda. Ben katılıyorum size. Hangi madde neden niye düzeltilmesi gerekiyor, neden eksik, nere ile çelişiyor? Somut, net.


Ahmet CANTÜRK

Sayın Başkan benim burada sizinle karşılıklı tartışma gücüm elbette yok, ama bu biraz süre ve çalışma düzeni ile ilgilidir. Örneğin raporları yarım güne alma imkânımız olsaydı ve bu raporlar üzerinde değişiklik önerisi veren arkadaşların kendi görüşlerini diğer delegasyona ulaştırabilecekleri bir takım yöntemler bulunmuş olsaydı daha rasyonel bir çalışma olabilirdi. Ama şimdi el yordamı ile acaba ne neyi tamamlıyor, virgülüne noktasına kadar metni inceleyerek kısa bir zaman içersinde de müdahil olarak size cevap vermek zorunda olduğumuz bu süreçte de genel kurulda yaşananları da takip etmek durumundayız. Bu biçimi ile meşru anlamda yararlı kararları kabul edilmiş önerilerin dışına çıkarak elde etme şansımız yok. Olsa olsa en makul ve mantıklı çalışma burada yapılmış olan önerinin yeterliliği ya da yetersizliğini tartışma noktasında olabilir. Bu da tabi divanın takdirindedir. Ama ben komisyonun raporuna ilişkin söyleyeceklerimi söyleyerek bu konuşmamı tamamlamak istiyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

çalışma oldu, gece üçlerde bu raporlar tamamlandı. Onun için sizler de bu süreci biliyorsunuz biz de arzu ederdik ama sabahtan itibaren sizlere dağıtıldı. Teşekkür ederim uyarınızdan dolayı bu süreci diğer arkadaşlarımız da değerlendirsin diye tekrar ediyorum. Buyurun Ahmet Bey.

Ahmet CANTÜRK

Sevgili Başkanım zaten hatayı birilerine mal etmek adına söylemiyorum. Sonuç itibariyle bu mekanizmayı hepimizin daha iyi yararlanacağı hale getirme konusunda ortak aklı bulmaya çalışmalıyız ve burada bir ihtiyaca cevap vermeyen tablo varsa bunu gidermek lazım diye bunları söyledim.Tabii bu alana ilişkin fazla konuştuğum için alanla ilgili konuşmamı da tamamlamak istiyorum. Bu raporla ilgili ben beklentileri ve sonuçları bakımından üç hususun altını çizmek istiyorum. Birincisi bana göre 5378 sayılı Özürlüler Yasası’nda bakıma muhtaçlık ve bakım hizmetini alabilecekler, yapılmış olan tanım biraz yetersiz kalmış ihtiyaca cevap vermeyen genel düzenleme niteliğindeydi. Ben açıkçası bu çalışmalarda özellikle bakım hizmet türleri ile ilgili çalışan komisyonun yasadaki o tanımı genişleten anlaşılır hale getiren, ayrıntılaştıran bir çalışma yapmasını bekliyordum. Bu bakımdan Özürlüler Yasası’nda var olan tanımın ötesinde çok önemli bir kazanım elde edemediğimizi düşünüyorum. İkincisi burada kamunun temsilcileri ile bir çeşit özel sektörden gelenlerin şûra komisyonunda adeta kendi dediklerini kabul ettirme konusunda bir yarışa girdiklerini düşünüyorum. Bunu haksız bir eleştiri olarak algılayabilirsiniz ama raporun metninden böyle bir anlam çıkıyor. Allah aşkına ben şunu merak ediyorum ve soruyorum bir bakım hizmeti merkezinin hangi özellikleri taşıması gerektiğini tartışma hakkımız elbette var da bunun kamu tarafından mı, özel sektör tarafından yerine getirilmesi gerektiği konusunda bizi görüş söylemeye mecbur eden faktör nedi? Bunun cevabı nedir. Olsa olsa ki böyle bir tartışma her şeye rağmen yapılmalıdır dense bunu yapacak olan komisyonun da finansman komisyonu olması gerekir. Bakım hizmet türleri ile ilgili çalışma yapan komisyon olmamalıdır.Anlaşılmaktadır ki aslında kamu tarafından verilmekte olan hizmetlerin bir an önce özelleştirmesine yönelik bir çabanın şûraya etkin kılınma-ya çalışıldığı görülüyor.

Daha ilginç bir başka noktanın altını çizerek sözümü tamamlamak istiyorum. Bunu da devletten daha pahalı yapma karşılığında yani devlet bu işi ne kadar, hangi fiyata mal ettiği konusunda raporlar yayınlıyor. Buraya getirilmiş olan önerilerin tamamı da aşağı yukarı bunun devletin mal ettiği fiyattan daha yükseğe özele yaptırılması öneriliyor. Bunun anlaşılır bir tarafı en azından matematiksel işlemle görülmüyor. Bu bakımdan yapmak durumunda olduğumuz işin, bence bu tür işin kimin tarafından yapılacağı ve ne zaman yapılacağı meselelerinden çok, işin sahip olması gerektiği özelliklerin neler olması gerektiğine işaret etmemiz gerekir. Bu anlamda düzenlemeleri önemsememiz gerekir.Ve bu anlamda kaliteyi arttırıcı unsurları buraya yerleştirme konusunda çaba sarf etmemiz gerekir. Halkın ihtiyacı olan ve halkın içinden gelen muhtaç insanların bakılması için öngörülmüş olan bir düzenlemenin denetimine dair önerinin de sivil toplum örgütlerinin dışın-da yöntemi ile karar önerilerinin arasında çıkartılmasında anlamak zor.Yani hizmeti bize vereceksiniz, hizmetten yararlanmayı biz talep edeceğiz, siz bize vermiş olduğunuz hizmetin kalitesini tayin edeceksiniz ve biz, bize yapılan muameleden rahatsızız diyemeyeceğiz. Böyle şey olur mu? Mümkün değil, elbette bunu kabul etme şansımız yok.

Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Toparlarsanız memnum olurum.

Ahmet CANTÜRK

Toparlıyorum ve toparladım teşekkür ediyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederiz. Sonunda bir espri ile bitirdiniz bu güzel atmosferi. Biz istiyoruz ki herkes hürce, demokratça fikrini söylesin. Şûralar böyle zeminlerdir. Onun için herkesin söylediğini arkadaşlarımız can kulağı ile dinleyecek görüşlerini katacaklar. Biz, en doğruyu bulmaya çalışacağız. Elbette bu çalışmaları yapan arkadaşlarımızın içersinde her kesimden insanlar var, orada görüşlerini ifade et-tiler. Üç günden beri rapor haline geldi ve bu raporlar üzerinde şu anda mevcut önümüzde olanlar üzerinde varsa yanlış, onları düzeltmeye çalışalım. Mükerrerler varsa onları çıkaralım ve böylelikle bu rapor sürecinde alınan kararlar açısından daha sağlıklı hale getirmeye yönelik eleştiriler yapalım diye düşünüyorum. Bu açı-dan katkınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Her söz alan arkadaşım için söylüyorum. Söz hakkını kullanmak isteyen? Bir başka yine beşinci sıradaki arkadaşımız Bilal Bey, buyurun efendim.


Bilal KIZARTICI

Divan, Sayın Genel Müdürüm ve katılan bürokratlar ve üniversiteden hocalarımız ve aynı zamanda sivil toplum örgütlerinin değerli katılımcıları bundan önce iki tane şûra yapıldı ve bu şûralar önümüzü açtı. Bu şûraların faydasını hepimiz kabul ediyoruz. Yalnız bu şûraları yaparken emeği geçen sivil toplum kuruluşlarının değerinin, kıymetinin bilinmediğini gördüm.Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Baş-kanımızın divana katılamamasını üzüntü ile karşıladım. Dolayısıyla böyle bir şey-den sonra burada bize bu imkânları sunan çok yeni olduğundan dolayı ve bence her an desteklenmesi gereken Özürlüler İdaresi Başkanlığı’na ve 1922-21’lerden beri Çocuk Esirgeme Kurumu olarak bizlere hizmet eden bugünkü SHÇEK’in yıkıcı eleştirilerinden dolayı bize hizmet verdiğinden dolayı bir manada desteklenmesini de onların da bir şevkle çalışmalarını sağlayacak olan bazı öğütücü şeylerin de bizim tarafından söylenmesini; ben şahsen, kabul edilmesini isterim. Çünkü yıkıcı eleştiriler, çoğu zaman çalışanların azmini, şevkini kırmaktadır.

Şimdi bizim literatürümüze bakım güvence sistemi olarak yeni bir kavram girmektedir. Dolayısıyla bakım güvencesinin özürlü, yaşlı demeden herkese yayıla-cağı ve bu şemsiye altına herkesin alınacağını görmekten, böyle bir mesai sonunda böyle belgelerin hazırlanmasını görmekten mutluyuz. Dolayısıyla yaşlanan nüfusumuz ve özürlüsü olanlar gelecek kaygısından bir manada kurtulmuş olacaklar. Ben yaşlandıktan sonra ne olacağım, ben öldükten sonra benim özürlüm ne olacak kaygısı bir manada izole edilmiş olacak ve bu manada bu şûramızın çok başarılı olacağını veya ses getireceğini ve belki de sonuç alınacağını düşünerek bu mesailerimizin istenen hedefe ulaşacağını umut ediyorum. Dolayısıyla bizlerin sivil toplum kurumları olsun, saydığımız ilgili kurumlar olsun, el birliği ile çalışarak dezavantajlı grupların önündeki engelleri kaldırması lazım.Tabi ki birbirimizi tenkit edeceğiz; ama tenkitlerimiz de esas hizmeti bekleyen kişilere zarar verecek olan şeyleri eleştirilerden kaçınmanın ben uygun olduğunu düşünüyorum.Yine sözümün bakımla ilgilisi olmamasına rağmen, 12’nci maddede geçen özürlülerin diş sağlığı koruma kararını çok yerinde buldum ve bizim başımızdan geçen olaylardan birisi de budur. Özellikle zihinsel özürlü çocuklar ve yetişkinler de buna dahildir.

Çekimlerde ve tedavilerde ağızlarını açmamaktadırlar. Bu tedaviye imkân vermemektedirler. Dolayısıyla bu tedavi ve çekimler anestezi altında yapılmaktadır. Anestezi altında yapıldığı için hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde bu hastalar için yoğun bakım yatağı bulundurulması mecburiyeti vardır. Bundan dolayı da İstanbul’da ancak iki tane, yani iki tane diş hekimliği fakültesi yine Çapa ve Marmara Üniversitesi olmak kaydıyla onlar bu hizmeti verebilmektedirler. Fakat Marmara bölgesinin ve diğer bölgelerdeki hastaların bu iki üniversiteye akımlarından dolayı hastalar maalesef 1 sene 1,5 sene gibi uzun bir süreli tedavi müddeti ile karşılaşmaktadırlar.

Özel hastanelerde bu hizmet sunumu çok pahalıdır. Örneğin sadece anestezi ücreti 600 ila 750 YTL. arasındadır. Orada yapılan hizmetin de güvencesini biz bilememekteyiz. Dolayısıyla diş hekimleri fakültelerinin Türk Tabipler Birliği’nin, Maliye Bakanlığı’nın ve Sağlık Bakanlığı’nın ve taraf olanların görüşü alınarak acil olarak bu diş tedavi çekimlerinin, zihinsel özürlülerin diş tedavi ve çekimlerinin acilen karşılanmasını talep ediyorum. Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederim Bilal Bey. Evet şimdi görüşlerini ifade eden arkadaşlarımız tamamlanmış durumda. Divan Başkanlığında bir arkadaşımız da bir açıklama yapmak istiyor. Önce o açıklamayı dinleyelim. Ondan sonra da lehte ve aleyhte alalım ve kararlarla ilgili talepleri dile getirelim. Ondan sonra da oylamaya geçelim. Buyurun…..


Reyhan GAZEL

19. madde ile ilgili dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan katılıyorum. Zannedersem bir bilgi ihtiyacı var Sayın Genel Müdürümüzün de belirttiği gibi demek ki mevzuat yeterince bildirilmiyor. Bu da kamunun eksikliği diye düşünüyorum. 19’uncu maddedeki açıklama kaynaştırma ile ilgili elinize verilen mavi kitaplar var ya, onun Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ne baktığınızda, sayfa kaçtı, Sayın Başkanımız iyi bilir aslında ama sayfa 245’te kaynaştırma ile ilgili bölümde herhangi bir çocuk ister ağır düzeyde özürlü olsun, ister hafif düzeyde özürlü olsun özel eğitim sınıflarından yararlanabilir. Ben bu yazıyı görünce ah dedim buna yaygınlaştırma kısmında öneride bulunabiliriz. Bir de bakımla ilgili kısmını şöyle ekleyebilir miyiz? Benim önerim bu. Çünkü bu mevzuatta zaten var ve şu anda uygulanıyor. Benim önerim şu. Bu çocuklar hani okulla ilgili bir açık-lama yapmışsınız o bölümde 17’inci Milli Eğitim Şûrasında da geçti, bu destek personel adı altında geçti. Sınıflarda ablalar veya üniversitelerin öğrencilerinden gönüllü öğrencilerden yararlanılarak bu çocuklara eşlik edecek, sınıfta veya koridorlarda, okullarda, servisine gideceği yere kadar hizmet edebilecek personel görevlendirilmesi konusunda bir öneride bulunulabilir, diye düşünüyorum.Yoksa şu anda 19’uncu maddede önerilen şey, maddedeki önerilen konu şu anda gerçekleştirilmektedir.Teşekkür ederim.


 Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Biz teşekkür ederiz. Devamı niteliğindeyse anlaşılmadı o zaman


Nurten ERASLAN

Özel eğitim sınıfları ile ilgili yani ben de bir şey belirtmek istiyorum. Psikoloğum, adım Nurten Eraslan. Özel eğitim sınıfları var, evet, fakat çok yeterli değil. Yani bu madde bence çok önemli. Çok az okulda var.Ve çok doğru uygulanmıyor. Bir psikolog olarak zaman zaman ben gidiyorum, bakıyorum fakat orada olan çocukların düzeyleri birbirlerine hiç uygun olmuyor.Artı onlarla ilgilenen uzman ya da psikolog olmuyor. Genelde sınıf öğretmenliğinden sonra bir kurs alıp, özel eğitim öğretim eğitmeni olan arkadaşlar ilgileniyor ve bence son derece yetersiz bu. O yüzden bence kesinlikle bu konu üzerinde çalışılmalıdır.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, arkadaşlar söz hakkı verdik. Şimdi usul var. O usule de uymak zorundayız. Eğer böyle devam ederse siz kendi kendinize yapmış olursunuz süreç bitmez, devam eder açıkçası devam etmek zorunda kalırız. Çünkü komisyonu bitirip, ara verip, yemek saatine geçmemiz lazım. Ben sağlıklı bir tartışma zemini olsun istiyorum, herkes görüşünü iletsin istiyorum.Ama zamanı da doğru kullanmamız gerekiyor. Dolayısıyla şu ana kadar yapılan konuşmalar üzerinde ben lehte ve aleyhte iki kişiye söz vermek istiyorum. Ondan sonra da kararlar üzerindeki teklifleri tartışıp oylamaya geçmek gerekiyor. Lehte söz almak isteyen arkadaşımız lütfen işarette bulunsun. Evet, Sayın Hocamız, bir de aleyhte söz tespit edelim.Aleyhte söz almak isteyen bu komisyon kararları ile ilgili. Önce aleyhte olan arkadaşımızı alalım,Turan Bey buyurun.


Turan İÇLİ

Sayın Divan, sayın delegeler ben bu raporun aleyhinde konuşmak üzere söz aldım. Nedenlerimi sıralamak istiyorum. Rapor komisyonun kendi konusunu derinleştirmeden başka kendi konusu ile ilgili olmayan başka alanlarda eklek bir yapı oluşturur bir karakter taşıyor. Şimdi deminden beri dinliyoruz özel eğitim kurumları ile bakımın ne ilgisi var? Özel eğitim sınıfları ile bakımın ne alakası? Bunların yasası ayrı, tartışma zemini ayrı, gündem olarak ayrı bir gündem. Eğer biz burada özel eğitime karma eğitime girmeye kalkışırsak, o kadar çok konuyu ele almamız gerekiyor ki! Biz gerek konfederasyon, gerek özellikle Türkiye Körler Konfederasyonu olarak bugünkü kaynaştırılmış eğitimin tamamen karşısındayız. Bugünkü biçimi ile buralara hiç girmemek ve eğitim amaçlı bir şûrada bunları tartışmak lazım. Ali Seyyar Hocanın da bahsettiği gibi bakım türlerine yeni ilaveler yapılmış. Geçici bakım türleri, ben zaten kabul ediyorum ama mesleki bakım gibi yeni icatlarla yeni kavramlarla karşı karşıya bulunuyoruz. Ve asıl yapılması gereken işin bakım süreçlerini tam olarak tanımlama görevini getirmemiştir diye düşünüyorum. Bir de hem raporun içeriğinde bir miktar var, özellikle son değişiklik önerileri ile pekiştirilmek isteniyor. Bakım hizmetlerinin ben anayasal bir yükümlülüğü olduğunu düşünüyorum devletin. Ha devlet belirli bir aşamada bu anayasal yükümlülüğünü gelen hükümetler özel sektöre devir etmeye karar vermişler, böyle bir politik çevrede bulunmuşlar. Bu tamamı ile o hükümetlerle ilgili bir konu, ama biz bir şûrayız nesnel değerlendirmeler yapmak ve konunun esasına ilişkin bir kararlar almak zorunda olan bir kuruluz. Dolayısı ile özel sektör yönünde devletin yükümlülüklerini ortadan kaldırıp özel sektör yönünde konunun güçlendirilmesi, hele hele özel sektörün hangi koşullarda çalışacağına ilişkin ücretlendirme dahil düzenlemelere girişmemiz bizim işimiz değil.

Şimdi dün öğrendik SHÇEK yetkililerinden bir bakım maliyeti 1600YTL. 2007 itibari ile yani SHÇEK maliyeti bir kişinin bu yılda 1800’müş. Arkasında öneriler geliyor, işte 4 katına çıksın, başka öneriler geliyor, vergi muafiyeti yapılsın bilmem ne olsun. Peki ne oldu devlet 1800 yaparken siz özel sektöre devretmenin şartı olarak özel sektörün daha ucuz ve daha kaliteli yapacağını iddia ederken şimdi manzara ne? Özel sektöre devredeceksiniz, daha pahalı olacak, ama kaliteden de emin olamayacaksınız. Dolayısı ile bu bir politik ve ideolojik tartışmadır, şûranın buna ilişkin kararlar almasını kesinlikle yanlış buluyorum. Biz tamamen bunların dışında kalarak bakım hizmetlerini nitelikleri üzerinde sosyal güvence sistemleri, türleri vesaire üzerinde genel ve alanın özelliklerine uygun kararlar almak durumundayız diye düşünüyorum. Bu ücret arttırılması vesaire gibi eğer istiyorsa SHÇEK böyle bir ihtiyaç duyuyorsa, zaten hükümete teklif eder, hükümetin de böyle bir anlayışı var o da kabul eder, yasada değişiklik yapar.Ama şûramızı buna aracı hale getirmemelidir. Biz de bunun aracısı olmamalıyız. Bir tek üzüntümü ifade edeyim burada. Doğal olarak bunu yadırgamayarak söylüyorum, bir özel sektör lobisi var şûramızda. Aslında her şûrada olabilir, değişik çevreler temsil edilecektir. Bunu anlayışla karşılıyorum. O özel sektör lobisi sürekli ücretlerin arttırılması ve özel sektörün desteklenmesi yönünde bakım hizmetleri bağlamında zorlama yapıyor, bunu anlayışla da karşılıyorum.Ama SHÇEK‘in bizatihi kendi yetkililerinin bu doğrultuda kararlar önermelerini yadırgıyorum. Kesinlikle yadırgıyorum, şûramız bunlara alet olmamalıdır, bu rapor reddedilmelidir.Teşekkür ederim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ediyoruz Sayın Turan İÇLİ’ye, evet şimdi lehte söz almak üzere Sayın Şafak Hocamı takdim ediyorum. Buyurun.


Prof Dr. Şafak S. KARAMEHMETOĞLU

(Bakım Hizmet Türleri Komisyon Başkanı)

Başlangıcında da söylemiştim, bizim raporumuz en uzun rapor 24 sayfalık bir rapor. Bütün hepsini okuma imkânım olmadı. Eğer hepsini okusaydım belki herkes uyumuş olacaktı ama gördük ki bu da bir eksiklikmiş. Dolayısı ile rapor iyi anlaşılamamış, ben şimdi lütfen herkesten şimdi olmasa bile sonra raporu daha detaylı okumalarını istirham edeceğim.Yapılan eleştirilerin kâle alınmasını tabiî ki onaylıyorum.Ama hakarete varan ifadeleri de buradan tümüyle reddedip kötü ke-lamı kişilerin kendilerine iade ediyorum. 19’uncu maddenin komisyonda oy birliği ile kabul edildiğini zannetmeyin. Zaten bu 27 önerinin hiç biri oy birliği ile kabul edilmedi. Her biri için uzun uzun tartışmalar oldu ve 19’uncu madde ile ilgili olarak biz biliyorduk ki, özürlülerin böyle bir özel eğitim sınıflarında alınmasında hiçbir engel yok.Ama gerek kamuda gerek özel sektörde buna karşı bir direnç var. Veliler özürlü çocuklarla kendi çocuklarının birlikte olmasını istemiyor. Öğretmenler bu zorluklara girmek istemiyorlar o nedenle biz burada özendirici önlemler alınmalıdır, diye özellikle bir ifade kullandık. Gerekçesi budur takdirinize sunarım.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Sayın Başkanım eğer bittiyse tek tek bu önerileri değerlendirerek maddeler üzerindeki çıkarılması gereken maddeler var, düzeltilmesi gereken maddeler var, oralara divan olarak biz geçeceğiz. Görüşlerden sonra topluca oylamaya geçeceğiz. Tabi önce maddeler? Bu teklif üzerinde düzeltmeler dile getirilecek ondan sonra. Çünkü çıkarılması gereken maddeler var. Çıkarılması önerilen, daha doğru-su, düzeltilmesi önerilen maddeler var. Biz bütün bu teklifleri değerlendireceğiz, bu madde çıkarılması oylamaya geçeceğiz, düzeltilmiş şekli ile. Herkesi mutlu edecek bir şey söylemek istiyorum.Şimdi izin verirseniz Şafak Hocam bitirsin. Ondan sonra sizin ilave edeceğinizi lehte kabul ederek, eğer açıklayıcı bir bilgi ise şu anda sunabilirsiniz.


Reyhan GAZEL

Kusura bakmayın, usul dışı aslında böyle bir şeyi yapmak istemezdim. Ben Reyhan Gazel, İlk Öğretim Genel Müdürlüğü’nde şube müdürü olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda Çocuklar Derneği’nin kurucularındanım. Epeydir konuşuluyor, ben müdahale etmek istemedim. Özel eğitim sınıfları ile ilgili Sayın Genel Müdürüm İbrahim Er, özellikle benim burada bulunmamı istedi. Çünkü tamamen yeni bir yapılanmaya gidiyoruz, şûra kararları gereğince de Milli Eğitim Şûrası özellikle de böyle bir çocuk annesi olmam ve sivil toplum örgüt yöneticisi hesabı ile bu görevi de bana verdiler. Önümüzdeki haftadan itibaren çok önemli bir çalışma başlatıyoruz.Tüm ilköğretim okullarında artık özel eğitim öğrencilerinin de içinde bulunacağı bir stratejik planlama yapılmaya başlandı. Bunun ilk adımlarını da yine Ayfer Hanım’ın da içinde olduğu bir sistem 500 binlik öğretim okulunda görev yapan ilköğretim öğretmenlerine özel eğitim semineri vermeye başladık. Sanıyorum önümüzdeki yıldan itibaren bunların meyveleri alınacak, çok geç kalınmış çok önemli bir şey hayata geçirilecek.Teşekkür ediyorum.Yani kaygınız olmasın bu konu ile ilgili.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederiz bizi mutlu ettiniz. Bir müjde verdiniz. Şafak Hocam konuşmanızı bitirmeniz için birkaç dakika daha süre verelim. Buyurun Şafak Hocam


Prof Dr. Şafak S. KARAMEHMETOĞLU

(Bakım Hizmet Türleri Komisyon Başkanı)

Bakımla ilgili bazı eleştiriler oldu, bakımın çeşitleri, iş yerinde bakım olmaz diye. Eğer rapor yine bütüncüllük içinde okunursa bizim sağlık ve rehabilitasyon bakım hizmetlerini et ve tırnak gibi bir bütün içinde kabul ettiğimizi ve bunların anlaşılması açısından haddelenebileceğini, ama birbirinden ayrılamayacağını ifade etmiştik. Dolayısı ile burada bizce ufuk açıcı toplum temelli bakım hizmetleri getirilmiştir. Buna ilaveten bir de önleyici bakım hizmetleri. Bunun özellikle çocuklarda 17–1 gibi önemli bir avantaj sağladığını da vurgulamıştık.Tabii bizim kabul ettiğimiz kararlar içinde özellikle finans bölümlerini ilgilendiren bölümler var. Onların teklif edilip edilmemesi konusunda komisyonda da çok tartışma olmuştu fakat ona rağmen oy çokluğu ile sunuldu kabul edildi. Onlar genel kurulun teklifi doğrultusunda bizim kararlarımız olmaktan çıkarılabilir. Burada özel sektörün lobisini yaptığımız konusunda da bazı ithamlar geldi. Özel sektörden tabi ki komisyonda olan arkadaşlarımız var ama zannederim Avni Bey söyledi. Bir madde de para ile bir konu geçecekti öneriyi yapan arkadaşımız utandığından bunu söyleyemedi. O nedenle biz, orada yuvarlak bir ifade ile geçiştirmek zorunda kaldık. Eğer özel sektör lobiciliği bölme oluyorsa, özel sektör düşmanlığı yapmamın da bir anlamı olduğunu zannetmiyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Lütfen sunucuyu dikkatle dinleyelim, daha sonra fikirleriniz varsa arkadaşlar. Hocamız büyük bir özveri ile bu çalışmalara baştan sona katıldı ve sizlere açıklamalar yapıyor. Hocam buyurun.


Prof Dr. Şafak S. KARAMEHMETOĞLU

(Bakım Hizmet Türleri Komisyon Başkanı)

Daha önce konuşan arkadaşlardan bazıları, gerçekten tansiyonumuzu yükseltti. Sağ olsun Başkan Bey bize antihipertansif bir uygulama yaptı. Fakat o arkadaşlara da bir bakım hizmeti gerektiğini düşünüyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Hocam, var mı ilave edeceğiniz bir husus? Peki teşekkür ediyoruz sizi buraya alıyoruz Hocam. Çünkü ikinci göreviniz var, onu da beraber yürütmemiz gerekiyor. Şu ana kadar zamanımız açısından değerlendirdiğimizde, görüşlerini ifade eden arkadaşlarımız oldu ve lehte ve aleyhte söz alan arkadaşlarımız oldu, süreç açısından bu sabrınızdan dolayı teşekkür ederiz. Bize gelen yazılı, sözlü ve konuşmalarda aldığımız notlar var. Uygun görürseniz detayları konusunda düzeltmeler yapmak üzere komisyona yetki almak istiyoruz. Bu her komisyon için böyle olmalıdır diye düşünüyorum. Çünkü kelimenin, noktanın, virgülün düzeltilmesi anlamın kaybolmaması ve bütünlük arz etmesi açısından biraz titiz ve uzunca bir zamana ihtiyacımız var. Dolayısı ile bu yetkiyi komisyona vermek üzere bir teklifimiz var. Şu an özellikle çıkarılması gereken, mükerrerlik arz eden hususlarla ilgili Başkan Yardımcısı Filiz Hocam sizlere bir bilgilendirme yapacaklar. Biz mükerrerlik arz eden ve çıkarılması konusunda mütabık olunan hususların hemen oylanmasını, düzeltilmesi gereken konularda da yetki almayı uygun görüyoruz. Bunu da sizin oylarınıza sunacağız. Evet, buyurun, Filiz Hocam sizi bilgilendirsin, daha sonra da bu konularla ilgili madde madde öncelikle mükerrerlik arz eden hususlarla ilgili çıkarılması talep edilen maddeleri okuyoruz. Buyurun Hocam.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Madde ile örtüştüğü daha önce söylendiği için bizim onu tek bir maddeye topladığımızı söylemiştim. Bir daha okumama gerek var mı bilmiyorum ama isterseniz bir daha hatırlatayım. Aile fertlerini rahatlatmak için seyyar mobil hizmetler verilmeli, aileye tatil, hastalık gibi istisnai durumlarda sürekli kurum bakımı için hizmetlerin sürekli desteklenmesi sağlanmalıdır. 6’ncı madde diğer komisyonun, finans komisyonunun iki ve üçüncü maddesi ile benzerliği olduğu için onu finans kurulu komisyonuna ya da finans kurulu raporuna ilave edeceğiz.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Filiz Hocam, izin verirseniz karışıklığa meydan vermemek üzere o maddeyi hemen oylayalım, ondan sonra geçelim. 1’inci maddede ve 15’inci maddede mükerrerlik var, birleştirilerek aynı anlamı ifade edecek bir hüküm haline getirildi. Oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler, etmeyenler? Kabul edilmiştir. Biz aynı an-lamı yükleyerek madde haline getiriyoruz. Hocam bunda bir sakınca yok, sizin kastınız bu hizmetlerin verilmesini sağlamak, biz de onu sağlayacağız. Bu madde de birleştiriliyor. Evet aynı anlam çıkabileceği için birleştirilerek bir anlama gelecek. Aynı amaca hizmet edecek bir madde haline getiriliyor. Biz arkadaşlarımız teklif edenler de biliyorlar, divan olarak biliyorlar, komisyon çalışmasını yapar. Şafak Beyle birlikte değerlendirdik. Amacınız gerçekleşiyor, madde mükerrer gibi göründüğü için birleştiriliyor.Yine Filiz Hocam ikinci çıkarılması gereken bir başka komisyon çalışmasının gündemi olduğu ve orada yer alması gerektiği için bu komisyonun kararları içinde uygun görülmediği gerekçesi ile ilgili bir maddemiz var. 6’ncı maddeyi okutuyorum.Ve oylarınıza sunuyorum. Çıkarılması teklif ediliyor.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

6’ncı madde ülkemizde de bakım sigortası kullanılanlardan katkı payı alınması ve primini ödeyemeyen kişilerin, oluşturulacak bir kaynaktan karşılanması için başlatılmalıdır, maddesi, finans komisyonun raporundaki ikinci ve üçüncü maddelerin içersine yerleştirildi.Tabii ki o kurul kararına karışmak ne derece doğru olur bilmiyorum ama tabi ki o kurul komisyonun divanına da sunarız. Şöyle bir birleştirme yaptık, kendileri de müsaade ederlerse ve üzerinde fikir birliğine varırlarsa 2005 tarihinde Özürlüler Kanunu’nda bakıma muhtaç özürlülere tanınan sosyal hakların korunması ile geniş anlamda Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde, dar anlamda Türk Sosyal Sigorta Sistemi’nde müstakil bir bakım sigortası düzenlenmeli, yoksulluk ölçütünden bağımsız, muhtaçlık kriterlerine bağlı, prim ödeme gücü olanlardan katkı payı alınan ve ödeyemeyenler için prim kaynağı sağlanan sistemler kurulmalıdır. Öneriye sunuyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Şimdi kısacası bizim oylarınıza sunduğumuz husus şu. Bu komisyonun gündemi olmaması gerektiği için bu komisyonun kararları arasında değil ilgili komisyon olan bakım güvence sistemleri ve finansmanı komisyonunda yer alması gerektiği için buradan çıkarılmasını oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler, etmeyenler? Oy birliği ile kabul edilmiştir.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Yine başka bir madde 8’inci madde evde bakım hizmetlerinden yararlanacak olan özürlülerin tespitinde sosyal hizmet uzmanları tarafından sosyal incelemenin yapılması maddesi var. Burada Sayın Genel Müdür ve Sosyal Hizmetlerden gelen üye arkadaşlarımın da şu andaki süreç itibari ile bizim biriken müracaatlara cevap verebilmemiz için komisyon oluşturuldu. Bu komisyonda sosyal hizmetler uzmanı yer alıyor.Yer alması olmazsa olmaz elemanlar arasında yer alıyor. Dolayısı ile mükerrerlik arz edecek, zaman kaybına yol açacak. Biz de birikenlere cevap veremiyoruz. Dolayısı ile şimdilik bu hüküm uygulanmasın ama sosyal hizmet uzmanları zaten komisyonda yer alacağı için o komisyon raporlarında görüşlerini ifade etsinler, gibi bir açıklama ile gerekçe ile çıkarılmasını istiyorlar.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Bu maddeyi de oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler, etmeyenler? Oy çokluğu ile kabul edilmiştir.

Maddede bir değişiklik değil de sadece bu maddeyi kapsayacak derneklere bir ilave yapıldı. SHÇEK, Sağlık Bakanlığı’nın bu madde ile hizmeti verilebileceği önerisi, yani evde bakım içeriği uluslararası evde bakım doğrultusunda medikal bakımı, rehabilitasyonu ve eğitimini de kapsamalıdır. Burada biz SHÇEK ve Sağlık Bakanlığı’nı verdik ilgili kuruluş olarak. Evde Bakım Hizmeti Derneği de bu işi üstlenmek istediğini bildiren bir yazı verdiler bize.

Evet, burada bir teklif var, bu teklifi tabi sivil toplum örgütleri açısından katılım sağlanacaksa, kimler katılacak, neden katılacak onun uzun süreli tartışılması gerekiyor. Böyle bir teklif var. Bu teklifin kabul görmesi açısından onayınıza sunmak istiyorum. Siz uygun görüyorsanız uygun, kabul görmüyorsa düzeltmemiz gerekiyor. Kabul edenler, etmeyenler? Edilmedi. Peki, anlaşıldı çoğunlukla kabul edilmedi. Edenler çok az, birkaç kişi dolayısı ile bu teklif kabul edilmedi.Yine 14’üncü madde çıkarılsın diye bir teklif var. Sivil toplum örgütlerinin bakım hizmetleri değerlendirme heyetinde ve özürlülere yönelik hizmet denetiminde yer almaları, maddesi. Bununla ilgili de gerekçelerde, mesai saatlerinde sivil toplum örgütünün yetkililerinin bu komisyon çalışmalarının yeteri kadar yer alamayacağı, katılamayacağı yönünde bir gerekçe ile çıkarılması teklif ediliyordu. Filiz Hocam, varsa başka ilave edilecek husus siz de buyurun ondan sonra oylara sunalım.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Ancak ben bu komisyonda yer alan, komisyon divanında yer alan kişi olarak, bu maddeye bir açıklamada bulunmak istiyorum. Aslında bu madde, sivil toplum örgütleri Bakım Hizmetleri Değerlendirme Heyeti ve özürlülere yönelik hizmet denetiminde yer almalıdır, diyorum. Ama bu hizmet denetimi birebir o hizmeti veren ve her değerlendirmede bulunan kişiler olarak ya da bulunmayı gerektiren bir madde olarak yer almamalı.Yani o görüşte, o doğrultudaydı. Daha doğrusu bu denetimi bir şekilde organize etmenin dışında, bu denetime yardımcı olabilecek fikirler sunmak. Belki de denetimin dışında hizmet veren kişileri yönlendirecek bir fikir üretecek kişiler olarak söylenmesi istenilmesi gerekiyordu burada. Belki açık-lama çok yeterli olmamış. Bunu açabiliriz ya da tamamen çıkarabiliriz.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, ben sivil toplum örgütlerinin denetim sürecinde de olmasının özürlülük alanında gerekli olduğuna inanlardan birisiyim. Özürlüler İdaresi Başkanı olarak söylüyorum, ancak burada izin verirseniz bu uygulanabilir şekilde düzenlenebilir, daha doğru olur. Onun için teklifim şu (arkadaşlar lütfen ben konuşurken bir dinleme sabrını gösterirseniz sizlere söz verme durumunda söz veririm) yani her halde aynı şeyi söylüyoruz, onun için birbirimizi dinleyelim, diyorum. Görüyorum ki Reyhan Hanım da, Turan Bey de aynı şeyi düşünüyorlar. Onun için ben izninizle sizin düşüncenize tercüman olayım. Burada elbette bütün süreçlerde her zaman katılacaktır, dersek böyle kesin bir ifade kullanırsak, arkadaşlarımız açısından da zorluk oluşturmuş oluruz. Dolayısı ile gözlemci olarak katılmasına özen gösterilmelidir ya da sağlanmalıdır, gibi bir hüküm şeklinde getirilmelidir. Ben bu şekli ile düzeltilmesi için oylarınıza sunmak istiyorum. Kabul edenler, etmeyenler? Kabul edilmiştir. Peki, bir başka madde arkadaşlar. Bir başka madde. Bu maddeyi böyle düzeltiyoruz sekreterya. Evet, 15’inci madde 1’inci madde ile birleştirilmiştir. Onu hemen geçiyorum. 16’ncı madde ile ilgili Filiz Hocam buyurun, bir açıklama.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

16’ncı maddeye müdahil olacak gruplara verilen bir öneri var. SHÇEK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanı sıra Sağlık Bakanlığı ve belediyelerin de bu gruba katılması gerektiği söyleniyor. Sağlık Bakanlığı ve belediyeler, SHÇEK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanı sıra bu hizmeti vermelidir, deniyor. 16’ncı maddeyi tekrar okumama gerek var mı? Toplum merkezleri bakım hizmetleri konusunda bakıcı aile fertlerine yönelik rehberlik, danışmanlık ve eğitim hizmeti vermelidir. SHÇEK, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve belediye de bu hizmete katılmalıdır teklifi var.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Arkadaşlar ben bir kez daha anlaşılsın diye söylüyorum. Teklif şu yönde bu hizmetlerin SHÇEK tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ve yerel yönetimler tarafından verilmesi şeklinde bir ilave Sağlık Bakanlığı, yalnız burada Sağlık Bakanlığı derken sağlık medikal boyutudur. Sağlık Bakanlığı medikal bakımı yapıyor zaten arkadaşlar bunu lütfen bir kez daha düşünürsek yani Sağlık Bakanlığı’ndan çok yerel yönetimler, sosyal hizmetlerin verdiği hizmetlerin aynısını verebilir. Elemanları var, uygundur, mümkündür. Ancak Sağlık Bakanlığı’nı biliyorsunuz bakım hizmetlerine yönelik bir yönetmeliği var. Onlar da aynı zamanda evde bakım hizmetlerini sürdürüyorlar. Eğer biz Sağlık Bakanlığı dersek bu iki konu birbirine karışır, diye düşünüyorum. Böyle bir endişem var. Uygun görürseniz yerel yönetimleri ilave ederiz, Sağlık Bakanlığı’nın zaten hizmetleri var.Ve başka bir yönetmelik kapsamında bu hizmetler veriliyor ve tamamen medikaldır. Sosyal ve psikolojik yönü yoktur orada çok daha göz ardı edilmiş, azdır. Dolayısı ile yerel yönetimlerin ilave edilmesi konusunda bir mutabakat var. Sağlık konusunda da bir çekince var, oylarınıza sunuyorum.

Yerel yönetimlerin ilave edilmesi konusunda kabul edenler (bakım hizmetleri ile ilgili söylüyorum) evet eski 16’yı tekrar edelim daha iyi anlaşılsın.Toplum hizmetleri bakıcı aile fertlerine yönelik rehberlik, danışmanlık ve eğitim hizmetleri vermelidir. Burada bu toplum hizmetlerinde yer alan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı şeklinde eğitici ve eğitim komisyonun konusudur, deniyor. Evet, ben bu yönde yazılı bir teklif yok ama sözlü bir teklifin doğru olduğu konusunda divanda bir mutabakat içerisinde bu şekli ile oylarınıza sunuyorum.Yani bu maddenin buradan çıkarılıp ilgili komisyon olan eğitici ve bakım personeli eğitimi komisyonu kararları içerisinde değerlendirmesini oylarınızı sunuyorum. (Sayın Başkanım) Kabul edenler? Etmeyenler? Kabul edilmiştir.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Sayın Başkanım teyit açısında söylüyorum benzer bir maddeyi eğitim komisyonu olarak zaten aldık, göreceksiniz.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederim, teyit ettiniz.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Bunlardan önce, ben meslek profesörlerine psikolojik danışmanların da girmesini düşünüyorum. Bir de İlahiyat Fakültesi mezunlarının, ilahiyatçıların.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Evet, bu konuda böyle bir teklif var. Gerekçesini?

Şimdi maddeyi isterseniz bir daha okuyayım. Gerçi görüyorsunuz ama gerek özürlüler ve ailesinin,

gerek ruh sağlığı bozulmuş birey ve ailesinin bütüncül yaklaşım ile tedavi, bakım ve rehabilitasyonu alanında ekip anlayışı içerisinde fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanında uzman doktor, ruh sağlığı ve hastalıkları alanında uzman doktor, çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında uzman doktor, diğer konsültan hekimler, fizyoterapist, ruh sağlığı ve hastalıkları hemşiresi gibi alanında uzmanlaşmış hemşireler, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, sağlık eğitim uzmanı, özel eğitim uzmanı, çocuk gelişimi uzmanı, diyetisyen, iş uğraşı terapisti hizmet vermelidir. Buna ilave olarak psikolojik danışmanlar ve sanıyorum ilahiyat fakültesi din adamlarının da bu ekibe katılması gerekir. Bu konuda böyle bir teklif var ilave edilmesi konusunda oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? (efendim müsaade eder misiniz divan tamamen bu konuyu size arz etti) Ben size teklif nedir, bunun ilave edilmesi yönünde öyle mi arkadaşlar? Divanı lütfen dinleyelim, anlaşılsın ki herkes hür iradesini neye destek verdiğini anlasın ve ona göre oyunu kullansın. Filiz Hocam buyurun açıklama yapın.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Bu iki ayrı teklif olduğu için başkanlar da müsaade ederlerse ben bu iki ayrı teklifin ayrı ayrı onaylanması gerektiği düşüncesindeyim. Önce psikolojik danışmanlar yer almalı mı onu onaylayalım isterseniz.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

İki teklif birisi psikolojik danışmanlar, diğeri ise ilahiyat kökenli uzmanların yer alması konusunda. Arkadaşlar, eğer böyle divana sürekli siz öneri getirirseniz yöntem konusunda bize haksızlık yapmış olurusunuz. Müsaade edin o yöntemi biz belirleyelim. Arkadaşlar ayrı ayrı oylarınıza sunuyorum. Psikolojik danışmanlığın ilave edilmesi yönünde hususun eklenmesini oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Kabul edilmiştir. Yine psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra ilahiyat uzmanları tarafından da bu hizmetlere destek verilmesi konusunda, ilahiyat uzmanların hizmet vermesi hususunu oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Saymamız gerekiyor. Lütfen fark edemiyorum ben. Görevli arkadaşlar hemen saysınlar. Şu anda etmeyenler elini kaldırıyor, etmeyenler. Peki, kabul edenler kaça kaç? Kabul edilmemiştir, teşekkür ederim.

220 üyemiz var şu anda. Kaç üyemiz var, hangisi çok alırsa o kabul edilir diye bir şey yok ki! Burada olmaz. İkisini de oyluyoruz, İkisini de oyluyoruz, ben ikisine de oy verdim. Örneğin. Burada 200 tane olmasın 100 üye var ikisine de oy veriyoruz.

Sermet Bey lütfen oylamada bir eksik olduğuna inanıyorsanız tekrar edebiliriz. Ama öbür türlü mevcut olan hazirun oylamayı yapar. Hazirundaki çoğunluk nerede ise o taraf kabul görür. Evet, itiraz eden varsa tekrar edebilirim? Her konuda demokratik davranmak zorundayız.Ama biz anlamadık, kim evet, kim hayır dedi diyorsanız onu oylarım.Ama onun dışında hazirundan çoğunluk kimden yana ise o karar kabul görür. Lütfen tekrarlanmasını istiyorlar peki bir saniye arkadaşlar lütfen yardımcı olun bize lütfen ellerinizi indirir misiniz? Yardımcı olun bizlere, biz şu anda psikolojik destek konusunda destek verilmesi, maddesini kabul ettik. İkinci teklif olan ilahiyat uzmanları tarafından bu hizmete katkıda bulunulması maddesi var. Onu da oylarınıza sunuyoruz.Tekrar edilmesi yönünde bir talep var, tekrar ediyorum.

Kabul edenler lütfen işaret bulunsun. Lütfen işaret etsinler ve arkadaşlarımız tekrar sayacaklar. Sabrınızı zorluyoruz ama din hizmetlerinin, diyanet hizmetlerinin destek olarak verilmesini kabul edenler? Diyanet uzmanları tarafından bu desteğin verilmesini kabul edenler, şu anda ellerini kaldırıyorlar. Evet, işaret buyurun sayıyor arkadaşlarımız efendim. Etmeyenler işaret buyursunlar. Kartlarınızı kaldırın, arkadaşlar lütfen, kartlarınızı kaldırın. Kabul edilmemiştir, teşekkür ederim. Bir başka madde bir başka


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Eski 18’inci madde, pardon eski 18’inci maddenin Sayın İsmail Barış’ında verdiği bilgiler doğrultusunda çıkarılması öneriliyor.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Değerli arkadaşlar sabrınızı istirham ediyorum. Son maddelere doğru geliyoruz. Şu anda eski 18’nci madde olarak önünüzde duran raporlarda yer alan 18’nci madde ile ilgili Sosyal Hizmet Çocuk Esirgeme Kurumu Sayın Genel Müdürünün ve çalışanlarının bir teklifi var. Diyorlar ki hüküm ev tipi konutlarda bu bakım hizmetlerinin verilmesi, ev tipi konutlarda kalmalıdır bu hizmeti alanlar, yönünde bir teklif var. Ancak biz bu hizmetleri zaten başlatmış durumdayız. Dolayısıyla bu konutlarda kalmaları konusu geçmiş yani uygulanmış hükmüne bu konuda komisyon tarafından da bir değerlendirme var. O değerlendirmede şöyle deniyor ki; ev tipi konutlar biz bu bilgilendirmeden dolayı memnun olduk. Başlanmış olması son derece önemli bir kazanımdır, bir ileri görüşlülüğün ürünüdür.Ancak bunun çıkarılması yerine yaygınlaştırılması yönüne dönüştürülmesini uygun görüyoruz.

Bu iki hususla ilgili yine sizin iki kez oylarınızı işaret etmenizi istirham edeceğim. Çıkarılması yönünde başlatılan ve dolayısı ile bir hükmü kalmadı, diye teklif sunan Sosyal Hizmetlerin Sayın Genel Müdür ve çalışan arkadaşlar ve üye arkadaşlarımız var. Bir de komisyonun, hazırlayan komisyonun, bu çalışmaların başlatılmasını takdir ediyoruz ancak yaygınlaştırılması şekline uygundur, teklif var. Bu iki teklifi yine oylarınıza sunacağım. Sosyal Hizmetlerden gelen teklifi yani çıkaralım anlamı kalmadı. Bu hüküm yerine getiriliyor teklifini oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Öbür şekli ile yaygınlaştırılması konusunda düzeltilerek yer verilmesini isteyen teklif var. O hususu yani o şekilde düzeltilmiş şekli ile yaygınlaştırılması hususunu kabul edenler? Evet, yaygınlaştırılması şeklinde düzeltilmesi konusunda kabul edilmiştir.Teşekkür ederiz.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Bir başka madde; 19’uncu madde ile ilgili farklı teklifler var. Bir tanesi bu maddenin burada uygun olmadığı yolunda.Yani aynı sınıfta ek olarak kaynaştırma, eğitilebilir kreş, yuva ve ilköğretimde özel eğitim sınıfları açılması için özendirilme ve önlemler alınmalıdır. Bu komisyon için uygun olmadığı yolunda. Bir diğeri özel öğretmenler eşliğinde özel eğitim sınıflarının çıkartılması yolunda bir de düzenleme var. Arkadaşımız, Reyhan arkadaşımız onunla ilgili bir bilgi verdi zaten.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederim Filiz Hocam. Bu konu ile ilgili üç ayrı teklif var. Birincisi maddeyi aynen tekrar ediyorum anlaşılması için. Aynı sınıfta kaynaştırma sınıfına ek olarak eğitilebilir özürlüler için kreş, yuva ve ilköğretimde özel eğitim sınıfları açılması için özendirici önlemler alınmalıdır maddesi, eğitim konusudur. Dolayısıyla hizmet türleri, bakım hizmeti türleri komisyonun konusu değildir. Bakım hizmetleri türlerinden çok eğitim, eğitici ve bakım elemanlarının eğitimi ile ilgili yani eğitim ile ilgili bir konudur. O komisyon çalışmaları kapsamında yine bu madde değerlen-dirilmek üzere çıkarılsın teklifi var. İkinci ve yaygın olarak birbirine benzer olduğu için birleştirerek söyleyeyim bu maddenin burada kalması, ama Sayın Reyhan GAZEL Milli Eğitim Bakanlığı’nın temsilcisi olarak bu konunun yetkilisi ve sivil toplum örgütünde başında olan bir gönül vermiş arkadaşımız olarak bir açıklama yaptılar.

Diyorlar ki; bu madde sınıfların açılmasını ifade ediyor ancak bu sınıflar zaten var. Var olduğu içinde yaygınlaştırılması şeklinde bir ifadeye yer verilebilir. Dolayısıyla da burada yer alsın ama açılmasının yerine yaygınlaştırılması şeklinde düzeltilmesini teklif ediliyor. Bu iki hususu yine sizin oylarınıza sunmam gerekiyor. Bir eğitim konusudur bakım hizmet türleri konusu değildir, çıkarılması gerekir şeklin-de oylarınızı belirtmeniz gerekiyor. Buradan dolayısıyla çıkarılması gerekir yönünde bir teklif var. Bu hususu oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Teşekkür ediyorum.

Öbür türlü burada yer alsın ama yaygınlaştırılması yönünde düzeltilmesi konusunda düzeltme müdahalesi yapalım düzeltelim şeklinde yer verilsin konusunu oylarınıza sunuyorum. Bu şekli ile kabul edenler? Evet, çıkarılması yönündeki görüşler daha çoğunlukta. Oy çokluğu ile eğitim konusu olduğu için sonunda böyle bir tespitin yapılmış olması son derece doğrudur, güzeldir, iyi bir çalışmadır. Ama eğiticilerin eğitimi konusunda eğitici ve bakım elemanlarının eğitimi. Öneri başka yok Coşgun Bey varsa gelsin. Peki, onu da bulalım ve okuyalım. Coşgun Beyin imza-sının olduğu öneriyi alalım. Evet, aynen okuyorum Coşgun Gürboğa, Hande, Nalan Babür şu şekilde düzeltilmesi ve burada yer alması konusunda bir teklif var.

Yani 19’uncu maddenin mevcut halinin çıkarılarak ya da şu şekilde düzeltilmesi, çıkarılıp bu şekilde yer verilmesi; öz bakım becerilerinde normal akranlarına göre yetersizliği olan özel eğitime ihtiyaç duyan öğrenciler için kreş, yuva ve ilköğretimde gerekli düzenlemeler yapılarak kaynaştırma ve özel eğitim sınıflarına yerleştirme yapılmalıdır, şeklinde düzeltilmiş olarak yer alması teklifi var. Bir de bu teklifi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Teşekkür ediyorum. Bu maddenin 4’üncü teklif benden olsun eğitim komisyonu tarafından bu şekilde yer alması, yani eğitim komisyonun da Coşkun Beylerin yer verdiği şekilde teklif ettiği şekilde yer almasını oylarınıza sunuyorum. Bu da benim önerim olsun kabul edenler, çoğunluk burada değilmi Hocam teşekkür ederim. Evet, eğitim konusu olduğu için o komisyona aktardık ve Coşgun Beylerin imzası ile gelen şekilde düzeltilmesi şeklinde yer verilmesi, bakım komisyonun da yer alması. Bu tabi bakım komisyonun da ayrıca değerlendirilecek orada da madde olarak ilave edilecek bir husus.Teşekkür ederim. Bir başka husus,

21’inci maddenin İsmail Bey anlamının çok açık olmadığını bildirdiler. İçeriğin ve özellikle özel merkezlerin denetiminin de vurgulanması gerektiği yolunda görüşleri var. 21’inci maddeyi okumamı ister misiniz?


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

21’inci madde; doğal yaşamı ve günlük yaşama aktivitelerini sürdürmesi için bir başkasının bakımına gereksinim duyan özürlülerin, bakımlarının ve rehabilitasyonlarının yapıldığı özel bakım merkezleri sayılarının arttırılması gerekmektedir. Acilen var olan özel bakım merkezlerinin kalitelerinin yükseltilmesi zorunludur. Fiziksel destek olarak var olan ilgili yönetmeliklerin yetersizliği nedeni ile özel bakım merkezleri açılamamaktadır. İlgili yönetmelik SHÇEK tarafından değiştirilmeli ve iyileştirilmelidir. Bu arada Sayın İsmail Barış bu merkezlerde çalışacak profesyonellerin ya da zorunlulukların da belirtilmesi gerektiğini söyledi.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ediyoruz Filiz Hocam. Ben bu konuda Sosyal Hizmetlerden bir açıklama ihtiyacı duyuyorum. Net teklifiniz varsa çünkü Sayın Genel Müdür, biz kaliteyi düşüremeyiz, notlarımda öyle yer alıyor. Biz kaliteyi düşüremeyiz dolayısıyla bu düzenlemenin bu yönde yapılması gerektiği konusunda bir teklif vardı. Ben Avni Bey yazılı teklifiniz. Aynen bunu mu teklif ediyorsunuz? O zaman bunu okuyorum. Divan başkanlığına, bakım hizmet türleri raporunun kararlarında 21 nolu kararının son iki cümlesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ederim.Avni Bey, Mehmet Bey ve Gülten Hanım. Bunun için özel bakım merkezlerine ödenen ücretlerin arttırılması için yasal düzenlemeler yapılmalıdır şeklinde. Bir bunun içini nerden başlatıyorsunuz. Onu bir görelim arkadaşlar yansıtsınlar zorunludur, fizikselin yerine mi alıyorsunuz. Avni Bey buradan kastınız bu mu? Fiziksel olarak var olan ilgili lütfen oynatmayın arkadaşlarımız görsün.

Ekran lütfen oynatmayın arkadaşlarımız görsün. Fiziksel destek olarak var olan ilgili yönetmeliklerin yetersizliği nedeni ile özel bakım merkezleri açılama-maktadır. İlgili yönetmelik SHÇEK tarafından değiştirilmelidir.Yönetmeliğin değiştirilmesi teklif edilmektedir, burada oysa SHÇEK diyor ki, hayır biz bunun yerine bakım merkezlerine ödenen ücretlerin arttırılması hükmüne yer verilmesini uygun görüyoruz.Yani yönetmeliğin revizyonunun şimdilik yapılmasına ihtiyaç yoktur. Biz yaptık yeni çıkarttık. Dolayısıyla bu hükümden anlaşılan desteğin yeterli olmadığıdır. Destek yeterli değilse desteğin arttırılmasına yönelik bir ifade yer alsın. Böyle bir teklifimiz, yani buna ana fikir olarak katılıyorlar, ama yapılacak çalışmaya bu şekli ile katılmıyoruz diyorlar. Dolayısıyla uygun olan bu son cümle çıkarılıp yerine bu cümle ilave edilmelidir diyorlar. Bu yönde Sayın Genel Müdürün de zannedersem açıklamaları var. Biz kaliteyi düşüremeyiz, kaliteyi düşürme anlamına gelecek bir yönetmelik değişikliği bizim tarafımızdan uygun görülmemektedir, deniliyordu. Bununla birleştirilerek tekliflerinize sunuyorum. Bu şekilde düzeltilmesi yani son kısmının çıkarılarak teklif edildiği şekli ile düzeltilmesi hususunu oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler lütfen işaret buyursunlar, kabul etmeyenler? Sayıyor mu arkadaşlar peki anlaşıldığına inanmıyorum. Ben bir kez daha açıklama yapayım.

Arkadaşlar lütfen sabırlı olun, ben burada bir açıklama yapıyorum. Ondan sora siz konuşun lütfen. Bir dinleme saadetinde bulunursanız, ben sizi destekleyecek görüşler arz edeceğim ama bir dinleme saadetinde bulunun lütfen.Arkadaşlar bakın kaliteyi düşürmemek hedefi midir? Burada bir ihtilaf var mı? Yok. Peki, kaliteyi düşürmemenin yolu yönetmeliği değiştirmek midir? Ne diyorsunuz? Maddede yer alan hüküm şu şekilde değiştirilsin ve bize destek arttırılsın diyor. Maddeyi bu şekilde mi anlıyorsunuz. Madde değiştirilsin ve bize destek arttırılsın, deniyor. Bir saniye söz vereceğim Hocam. Buyurun bir açıklama rica edeceğim sizden.


Ali YENİYURT

Fiziksel destek değil efendim o finansal destektir. O finansal destek olarak var olan ilgili yönetmeliklerin yetersizliği nedeni ile bu özel bakım merkezleri açılamamaktadır. Buradaki finansal destektir fiziksel değil, fiziksel destekle ne alakası var bu işin. Biraz garip bir cümle olmuş bu, maksadı ifade edemeyen komisyonumuzda kabul edilen hali ile finansaldır. Raportörümüz orada.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, Ali Hocam bitti mi?


Ali YENİYURT

Bitti efendim.Teşekkür ederim. Ben komisyonda görev alan raportör arkadaşıma soruyorum. Lütfen bu konuda bir açıklama.

T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Ali Beye katılıyorum açıklama süre tanımı öyleydi öyle de gitti. Sanıyorum yazılırken bir yazı hatası oldu.

Finansal şeklinde yer almıştı diyorsunuz. Aynen öyle. Bir de Gülten Hanım bir açıklama yapacaklar ona da izin verelim. Konunun diğer tarafı çünkü.


Gülten UZUNER

Sayın Başkanım bir konuda açıklama yapma gereği hissediyorum. 2005 yılında Özürlüler Kanunu çıktığı zaman bu kanunda bizim hizmet sunacağımız hedef kitlesi belliydi. Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olmayan bakıma muhtaç özürlülere hizmet sunmamız öngörülmüştür. Kanunda da bu anlamda açılacak özel ve resmi kurumlara verilecek ücret tavan iki aylık net asgari ücreti geçemez. Yatılı bakımda, 24 saatlik bakımda 2 aylık net asgari ücreti geçemezdi. 2005 yılında kanun çıktı, 2006 yılında yönetmeliği çıkardık, tabiî ki koşullarımız ağır da. Her 24 bakıma muhtaç özürlü için 2 tane mesleki personel istiyorduk, artı sağlık personeli ve her bir vardiya için 6 bakıma muhtaç özürlü için bir bakıcı personel öngörüyorduk. Mali anlamda tabi ki özürlü hakları anlamında özürlülerin belli bir hizmet kalitesine ulaşması anlamında standartlarımızı yüksek tutmuştuk. Bu çerçevede bir yıllık süreçte sadece Türkiye’de sadece bir tane özel bakım merkezi açıldı, o da Denizli’deydi. Bu merkezin, hayır ilk kanun ve yönetmelik sürecinden bahis ediyorum. Bir tane çıktı, bu Denizli’deki özel bakım merkezi de kar amacı gütmeden açıldı. Başta özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi vardı, ben buradan zarar edeceğim biliyorum ama bu alanda ilk olmak istiyorum. Dolayısıyla özel eğitimden kazanacağım kazancı da ben burada harcamaya hazırım demişti. Bu anlamda bu hizmete geçmişti.Tabi ki biz devlet olarak bakım hizmetini sunmakla yükümlü olan bir kurumuz.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Gülten Hanım biraz daha özet


Gülten UZUNER

Bu değişen zaman sürecinde gördük ki özel teşebbüs buna çok müdahil olmak istemiyordu. Bize de bu anlamda gerek STK’lardan gerek çeşitli vakıf ve derneklerden bu anlamdaki müteşebbislerden hep müracaatlar geliyordu ve en son çıkardığımız 23 Ekim tarihli yönetmeliğimizde bir anlamda geri adım attık. Tabi ki özürlü haklarının da ve onlara verilen hizmetin de kalitesinin düşürülmesini istemiyoruz. Bu anlamda daha fazla geri adım atmamızı kurum olarak bizden beklemeniz çok yanlış diye düşünüyorum.

Burada personel ve mesleki personelde her 48 bakıma muhtaç özürlü için 2 mesleki personeli öngördük yine fakat kanundan kaynaklanan bir sınırlılık var.Yine bizim yatılı 24 saatlik bakımda 2 aylık net asgari ücreti aşamayız. Bu bizim kurum olarak aşacağımız bir şey değil. Dolayısıyla bu anlamda bir mevzuat değişikliği gerekiyor. Kurumsal anlamda bizim bu anlamda yönetmelik değiştirmemiz mümkün değil. Zaten birkaç ay olmadı bu yönetmelik değişikliğini yapmamız. Özürlü hakları açısından da çok doğru olacağına inanmıyorum.Teşekkür ederim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, teşekkür ediyorum. Şimdi bu madde ile ilgili bir maddi hata olduğunu komisyon da kabul ediyor. Fiziksel yerine finansal düzeltilmesi gerektiği konusunda bir maddi hata olduğunu kabul ediyorlar. Bu onların konusu ama bu şekli ile yani SHÇEK’in teklif ettiği şekli ile biz finansal destek değil de işte bakım hizmetleri yerine ücretlerin arttırılması, düzeltilmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bu şekilde kabul edilmesini istiyoruz dediler. Ben, zahmet olacak ama, tekrar bunu oylarınıza sunayım ki net görebilelim. Birbirine yakındı biraz önceki oylama. Buyurun bu sosyal hizmetlerin teklifini kabul edenler işaret buyursunlar. Kabul edenler? Saymamız gerekiyor çünkü birbirine yakın rakam çıkıyor.Arkadaşlar lütfen yardımcı olun. Teşekkür ederim. Etmeyenler bir daha işarette bulunsun lütfen. 43 kabul 21 ret oyu var. Ne gibi yanlışlık var onu anlayamadım. Açıklama yapma ihtiyacı duyuldu onun için açıklama yapıyoruz. Ömer Bey bakın, komisyonun kabul ettiği bir hata var komisyon bu hatayı kabul ediyor. Aynı konu ama hatası ile beraber komisyon kabul ediyor diyor ki farklı bir bilgi var burada. Ömer Bey buyurun ama ben şimdi sizi kırmamak için buyurun diyorum yoksa usulen doğru değil biliyorsunuz.Açıklama ihtiyacını duyan ilgili taraf komisyon diyor ki ben maddi hata yapmışım diyor bunu bil ona göre oylayın diyor.


Ömer KOÇ

Lütfen müdahale etmeyin Sayın Divan, değerli delegeler 4–5 gündür her birimiz işimizi gücümüzü bırakarak Türkiye’nin dezavantajlı sosyal kesimi olan özürlülere önümüzdeki yıllarda çağdaş devlet, sosyal topluma yakışır bir hayat, bir bakım imkânı sunmak için çalışmalar yaptık, katkılarımızı koyduk. Özel eğitimdeki özel özel eğitimdeki durum özel bakım merkezlerinde de sergilenmek isteniyor. Ben bir zihinsel özürlüler çocuk babası Zihinsel Engelliler Federasyon Başkanıyım. Mutlaka devlet standardını koyacak, özel sektör de bu işin içinde olacak. Ne sermaye düşmanıyım, ne özel sektör düşmanıyım. Fakat bizim çocuklarımız da artık bu vergi mükelleflerinin buradaki çabalarına alet edilmesin. Özel eğitimde 12447 devlet okulunda okuyan zihinsel özürlü çocuk var Temmuz 2007 itibari ile. 160 bin zihinsel özürlü çocuk, sadece 40 dakikalık ders alınıyor. Eğer yarın özel özel bakım merkezlerini de özel özel eğitim kurumları haline çekecekseniz, bizim tek bir şansımız kalıyor, çocuklarımıza ötenazi hakkının yasalara girmesini isteyeceğiz.

Çünkü onlar canımızın kanımızın parçası. Sadece ticaretini düşünen kurumlara biz çocuklarımızı teslim etmeyiz. Burada hem kamusal alan, hem vicdani alan hem de cüzdan düşünülmeli, saygılar.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ediyorum. Ben izninizle divan başkanı olarak değil Özürlüler İdaresi Başkanı üye olarak size bir bilgilendirmeyi sunayım. Devletin bir kuruşunu yanlış yere aktarmadan çarçur ettirmeden özürlülerin en hak ettikleri yerde kullanılması bizim görevimiz. Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın esas görevlerinden bir tanesidir. Şu anda uygulayıcı genel müdürlükte devletin kurumu diyorsa ki biz bu süreçte özel bakım merkezlerinin açılması için yeteri kadar düzenleme yapamadık. İki yıldan beri yönetmeliğe rağmen açılmadılar ve bu hizmetler verilemiyor. Bunu gözetleyen, en iyi gözetleyenlerden birisi de benim. Benim binlerce onbinlerce yığılmış hizmet bekleyen bakım hizmeti bekleyen ve şu anda bakım hizmeti hak ediyorsunuz, diye raporlarını eline aldığı halde merkez bulamayan insanlar var, özürlümüz var. Bu insanlarımız bakım hizmeti bekliyor, bakım hizmeti beklediği halde kurum bulamıyorlar. Kurumlardan da bu maliyetlerle biz 24 saat ibade ve iaşede olmak üzere hizmetlerini verme imkânlarına sahip değiliz, diyorlar. Bunu da ilgili kurum takdir ediyor, bu kurum devletin kurumudur.

Hizmeti sunan kuruma güvenemeyeceksek hizmeti sunan kurumda diyorsa ki benim kapımda yığılmalar var, bu hizmeti verdiremiyorum. İzin verin bu konuda biz de sizlerden bu desteği almak istiyoruz. Sonunda özürlüye mi iş yapacağız, özürlüye mi faydalı olacağız yoksa devletin parasını herkesten fazla biz korumaya mecburken ve görevliyken ve bu konuda hepinizin bildiği gibi çok titiz çalışmalar ve toplantılar sürdürmekteyken, elbette bir kuruşunu zayi ettirmek istemeyiz.Ama bazı hususlarda bir takılmışlığın olduğunu söylüyor arkadaşlarımız. Burada Ömer Beye, beni bilirler ben hür düşünceleri ifade etme konusunda da yardımlaşma konusunda sonuna kadar açık olan bir arkadaşınızım, söz hakkı verdim. İyice anlaşılsın diye söylüyorum, hiç kimse ne Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nı bu yönetmeliği hazırlayanlar, ne de SHÇEK çalışanlarını devletin parasını korumadığı gibi bir irade var gibi gösteremez. Ben bu konuda Özürlüler İdaresi Başkanı olarak açıklama yapıyorum, şûra başkanı olarak değil. Biz bu yönetmelik çalışmasını yaparken bu anlayışla bu kısıtlamaları getirdik. Ama gördük SHÇEK uygulayıcı kurum diyor ki ben açamıyorum, açtıramıyorum kurumları, hizmeti veremiyorum arkadaşlar. Bu kurum devletin kurumu şimdi biz kimden yanayız? Özürlüden mi yanayız, yoksa özürlünün karşısında mıyız onu bir anlayalım. Önce iyice bir açıklansın. Burada en az Ömer Bey kadar İsmail Bey de Abdullah Bey de duyarlıdır devletini koruma noktasında. Lütfen bunu da, bizi sanki devletin parasını ona buna yedirecekmiş gibi algılanmasın. Bu konuda sizin hassasiyetinizi, anlayışınızı ve duyarlılığınızı istirham ediyorum. En azında Özürlüler İdaresi Başkanı olarak benim verdiğim mücadele özürlünün hak ettiği hizmetleri en duyarlı şekilde devletin sosyal devlet olma süreci içerisinde kendilerine ulaştırması, kaynaklarının çarçur edilmemesi ama bu hizmetlerin aktif geciktirilmeden sunulması. Dolayısıyla ben Özürlüler İdaresi Baş-kanı olarak bu süreci kendimce açıklama ihtiyacı duydum. Çünkü bu yönetmelik çalışmalarına Özürlüler İdaresi Başkanlığı olarak biz de katılıyoruz.

Aynı konuda iki kez oylama yapılamaz, birinci oylama geçerli, ikinci oylama geçersizdir. Bilmiyorum şûranın hukuku nedir? Ama bu konu yargı yoluna gidebilecek durumdaysa yargı yoluna da götürürüz. Usulen geçersizdir.


Turan İÇLİ

Şimdi maddi hatanın olduğuna sahip değildik biz. İlk oylamayı yaptığımızda sahip miydiniz?

Şimdi birinci oylama yapıldıktan sonra ret çıkmıştır. Maddi hata diyen arkadaşlar sadece fizikseli, finansal arkadaşlar veya komisyon şimdi ilk öneride ret edildi değişiklik önerisi SHÇEK’in sunduğu. O zaman eğer maddi hata varsa onu düzeltecektik finansal yapacaktık bitecekti. Eski hali ile kalır. Öneri o fiziksel sadece finansal olur. Sonradan SHÇEK’in getirdiği ücretlerin arttırılması yasa değişikliği geçmemiş oldu.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, teklifiniz nedir Turan Bey?


Turan İÇLİ

Teklifim yok.Teklifim şu. Bu ikinci oylama o maddi hatanın düzeltilmesi amaçlıdır. Yani şudur yönetmelikte değişiklik yapılsın deniyor ama orada fiziksel lafı kullanılıyor o fiziksel değil finansal olmalıymış, tamam olsun. Ama ücretlerin arttırılması ve yasa ile ilgili önerge reddedilmiştir.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, o konuda ben maddi hatanın hukukçu olduğunuz için soruyorum hukukçu olduğunuz için aynı zamanda ben sizin ret yönünde oy kullanıp kullanmadığınızı bilmiyorum ama hukukçu olduğunuz için soruyorum. Fiziksel kelimesini finansal yapmamız gerekiyor mu? Evet. Peki, eski halinde fiziksel, finansal olarak düzeltilecek. Peki, bu şekli ile kabul gördü ve birinci oylamayı kabul ediyoruz. Çünkü hukuksal olarak bizim itiraz görmemiz gerekiyor. Bu madde üzerinde de SHÇEK bize daha sonra bir öneri geliştirir. Eğer varsa bir sıkıntıları bir sonraki süreçte tartışırız.Teşekkür ederim.Turan Bey dediğiniz gibi aynen o şekilde kalıyor. Bir başka madde var mı Filiz Hocam.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

24’üncü madde ile ilgili bir üç farklı görüş var. Bir görüşe göre Milli Eğitim Bakanlığı meslek liselerinde ilave Milli Eğitim Bakanlığı meslek liselerinin ilgili bölümlerinde okuyan öğrencilerden zorunlu stajlarını bakım ve destek hizmetlerinde yapmalarını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalı. Bu maddeye meslek liselerinin ilgili bölümleri ibaresi ekleniyor, eklenmesi isteniyor. 3 farklı görüş var öncelikle isterseniz 3’ünüde söyleyeyim. Bir diğeri, bu maddenin eğitici ve bakıcı personelin eğitim komisyonuna önerilmesi gerektiği yolunda ve buradaki komisyondan komisyon kararından çıkartılması gerektiği yolunda. Üçüncüsü ise 24’üncü maddeye yerel yönetimler ve vakıfların verdiği burs karşılığı gönüllü bakım stajı uygulanmalı, diyor.Yani Milli Eğitim Bakanlığı meslek liselerinde yerel yönetim ve vakıfların verdiği burs karşılığında talep eden öğrencilerden staj düzenlemesi yapılmalı ve bakım hizmetinde kullanılmalı 3 farklı görüş var.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Arkadaşlar söz hakkı vermeden konuşuyorsunuz ama geciktiriyoruz olayı lütfen işaret edin. Ben yeteri kadar demokrat davranırım size fikirlerinizi söylemek üzere. Söz hakkı veririm ama uygun zamanda. Şu anda bizim toparlamamız gerekiyor bu kararları. 24’üncü madde ile ilgili 3 tane teklif var. Birincisi deniyor ki liseler ve ilgili bölümleri ifade edilmelidir. Bu hususu oylarınıza sunuyorum yani liseleri ama ilgili bölümleri densin, deniyor. Bu meslek liselerinin ilgili bölümleridir. Liseler var ilgili bölümleri ifadesi, net olsun istiyorlar arkadaşlarımız. Arkadaşlar teklif varsa değerlendirelim teklif varsa değerlendirebiliriz ama şu anda önümüzdekini söylüyorum. Arkadaşlar eğitim komisyonunda yoksa ve bu maddede yarar görülüyorsa var olup olmadığını bilmiyorum. Peki, bu maddenin bir bütün olarak birinci teklifi ben de katıldığım için söylüyorum. Eğitim konusu olduğu için eğitim komisyonu kararları arasında düzenlenmek üzere çıkarılmasını oylarınıza sunuyorum.Teşekkür ederim, kabul edilmiştir.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Aynı istek yani eğitim komisyonuna gitmesi yolunda 25’inci madde var.Yüksek öğrenim kuramlarında yasal düzenleme ile meslek yüksek okulu ve diğer öğrenim kurumlarındaki öğrencilerin bakım destek hizmetlerinde çalışabilmeleri sağlanmalıdır. Bir öneri yine eğitim komisyonuna gitmesi yolunda.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Evet, yine eğitim komisyonuna havale edelim diyenler lütfen işaret buyursunlar.Teşekkür ederim, kabul edilmiştir. 26 nolu karar aynı kalacak ancak muhatap kuruluş olarak Sağlık Bakanlığı yerine SHÇEK olmalıdır yolunda bir görüş var. Bunu aynen okuyalım Filiz Hocam.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Sağlık Bakanlığı gibi kamu kurumlarınca temizlik hizmeti veya hastane otelciliği hizmeti alımında özel şirketlerden içinde bakım hizmetleri çalışmalarında bulunmuş olmalarını kapsayacak iş deneyim belgesi istenmelidir. Bu Sağlık Bakanlığı olarak verilmişti ama bunun SHÇEK olması gerektiği yolunda bir teklif var.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Evet, burada Sağlık Bakanlığının hizmetlerinin analiz edildiğini görüyoruz bence bu bakım hizmetleri konusu değil. Tamamen çıkarılması konusunda hem fikir arkadaşlar oylarınıza sunuyorum, evet teşekkür ederim.

En son 27’inci karara çok ufak eklemeler vardı. Yaşlılarda risk ve özre yol açan düşme, kırıklar, osteoporoz, senil parkinson yani parkinsonun çeşidi belirtilirse yaşlılığa bağlı parkinson, kalp yetmezliği orada bir maddi hata var, kontinant yazılmış inkontinanstır o, inkontinans ve inme gibi hastalıkları önlemeye ve halkı bu konuda bilinçlendirmeye yönelik programların hazırlanması ve koruyucu rehabilitasyon programların veya hizmetlerin verilmesi burada bir tek bu hastalıklara özellikle alzheimer ilave edildi. Parkinsona da yaşlılığa bağlı parkinson denildi. Eğitime mi konulmasını istiyorsunuz? Ama koruyucu rehabilitasyon programı olduğu için bakımda da yer alabilir. Çünkü bakım var, bu hastaların bakıma da ihtiyacı var.

Arkadaşlar Divana önce gelen teklifleri dinleyelim, sonra biz toparlayıp sizin oylarınıza sunacağız. Çünkü bu husus Sağlık Bakanlığı kadar bakım hizmetleri ile de iç içe olan bir husus.Yani bakım hizmetleri sunan sosyal hizmetleri de ilgilendiren bir husus dolayısıyla sosyal hizmetlerle SHÇEK’in burada yer alması bence üye olarak divan başkanı sıfatı ile değil, bir üye olarak ben de uygun görüyorum. Ama iyice anlaşılsın bu. Bu konuyu ifade eden görüşlerini dile getiren hocalarımızdan bu konuya katkı sunan hocalarımızdan bir düzeltme de var.Yani parkinsonla ilgili örneğin diğer tıbbi terimlerle ilgili bir düzeltme var. İzin verirseniz bu düzeltmeleri yapmak sureti ile bu maddeleri bu maddenin kalmasını, düzeltme yapmak üzere oylarınıza sunalım. Kabul edenler? Etmeyenler? Teşekkür ederiz. Arkadaşlar son olarak bütünü üzerinde bu şekli ile madde madde tartıştığımız ve oyladığımız şekli ile kabul edilmesi şeklinde oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Oy birliği ile kabul edilmiştir.Teşekkür ederim, afiyet olsun. Öğleden sonra devam etmek üzere sabrınızdan dolayı teşekkürler. Öğleden sonra, araya şu anda gecikmeli olarak giriyoruz, 14:30’da toplanmak üzere.


22.11.2007 ÖĞLEDEN SONRA

Abdullah GÜVEN ( Divan Başkanı)

Şûra’da görevli arkadaşlar görevlerini yapsınlar, bilgilendirme yapalım. Organizasyonda görevli arkadaşlar, lütfen Şûra üyelerinin salona alınması konusunda bilgilendirme yapalım. Görevli arkadaşlar salon kapısını kapatır mısınız? Değerli üye arkadaşlarım, sabahki oturumumuzda divanın seçimi ve arkasından bakım hizmet türleri komisyonunun raporunu ve yapılması gereken düzenlemelerle birlikte kararlarını almış bulunmaktayız. Bugün ve yarın da devam edecek olan Genel Kurulumuzda bildiğiniz gibi geriye kalan üç komisyonumuzun kararlarının tartışılması ve karara bağlanması gerekiyor. Bu anlamda tekrar demokratik, bilimsel olmanın gereğinde katılımlarınızı bekliyoruz. Biz her türlü görüşün sunulmasını doğru görüyoruz. O açıdan görüşlerini ifade eden arkadaşlarımızı sonunu kadar dikkatle dinleyeceğiz ve karşı görüşümüz varsa düzeltilmesi gereken ya da ilave edilmesi gereken husus varsa, bunu da dikkatle, nezaket kuralları içerisinde yapa-cağız. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonrada böyle devam edeceğiz.

Şu anda ikinci sırada bulunan Eğitici ve Bakım Personelinin Eğitimi Komisyonumuzun kararlarının öncesinde, raporu özet olarak sunmak ve kararlarını bildirmek üzere Komisyon Başkanı ya da uygun gördüğü komisyon çalışanlarından Başkan Yardımcısı kimse, kürsüye davet ediyoruz. Bu komisyonumuzda da lütfen raporlarını özet şeklinde sunarlarsa seviniriz. Sonrasında kararlarda düzeltme süreci biraz uzun sürebilir. Ben bu taleple birlikte kürsüye davet ediyorum. Buyurun.

Gürdal GÜMÜŞ

Değerli Genel Kurul üyeleri, Sayın Başkan, Divan Kurulu üyelerimiz… Öncelikle temsilcisi olduğum 6 bin lisanslı sporcuya sahip Zihinsel Engelliler Spor Federasyonunun, Çin’in Şanghay kentinde ülkemizi temsilen 62 sporcu ile oradaki spor faaliyetlerine katılmış, ülkemizi çok ciddi bir başarı ile temsil etmiş, 15 altın madalya toplam 54 madalya ile ülkemize gelmiş olduğunu bildirmek istiyorum. Onların gıyabında sizlerden bir alkış istiyorum. Şimdi değerli Genel Kurul üyeleri, onlar bize şunu söylüyorlar;“bize fırsat verin, biz başarırız”. Sadece ve sadece bu mesajı veriyorlar. Hepimiz burada onlar için beraberiz, hepimiz gönüllüyüz. Şu kapıdan içeriye girdiğimiz andan itibaren “onlar için ne yapabiliriz, onların yaşam kalitelerini arttırabilmek için neler yapmalıyız” kaygısını yaşıyoruz. Onların üzerinde duruyoruz. Nitekim biz de Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın düzenlemiş olduğu 3’üncü Özürlüler Şûrası’nda Eğitici ve Bakım Personelinin Eğitimi hususunda bir

çalıştay grubu oluşturduk. Bu grup; üniversite temsilcileri, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, STK’lar ve Özürlüler İdaresi Başkanlığının üyelerinden oluştu ve elimizden geldiğince bir şeyler üretmeye gayret ettik.

Şimdi tabi biz komisyon olarak çalışmamıza hangi noktalardan başladık? Bunu evvela bildirmek istiyorum. Komisyon olarak eğitici ve bakım personelinin eğitiminde hareket noktamız neydi, önce onu

belirlemeye gayret ettik. Hareket noktamız SHÇEK Genel Müdürlüğü tarafından yürürlüğe konulan Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesi İlişkin Yönetmelikti. 30.7.2006 tarihli ve 22244 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan bu yönetmelik ile düğmeye basıldı ve bakıma muhtaç özürlüler yavaş yavaş tespit edildi, bu özürlülere ve ailelerine yönelik ücretler verildi. Buna istinaden, Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği yayınlandı, özel bakım merkezleri açıldı. SHÇEK Genel Müdürlüğü bünyesinde zaten yaklaşık 68 tane rehabilitasyon merkezi var, alan bu şekilde. Biz şimdi bu alana hizmet etmek üzere görevlendirilecek bakıcı personelinin hangi kurumlar tarafından yetiştirileceği, bu bakıcı personele kimlerin eğitim vermesi gerektiği ve aynı zamanda bunların ailelerine kimlerin eğitim vermesi gerektiği üzerine komisyonumuz olarak durduk. Çok güzel çalışmalar yaptık. Ciddi tartışmalar oldu ve nihayetinde belirli kararlara ulaştık. Ben raporun bütünü üzerinde durmak istemiyorum. Raporun üzerinde ana başlıklar; giriş ve mevcut durum dediğimiz durum. Ondan sonraki aşamada da sorunlar, değerlendirme ve öneriler bölümüne geldik.

Şimdi arkadaşlar; mevcut durum az önce bahsettiğim şekilde. Şu anda bu işi Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü yürütüyor. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü bünyesi içerisinde görevlendirilen meslek elemanları, bakım heyeti oluşturmuş vaziyette. Türkiye çapındaki 81 vilayette bu bakım heyetleri oluşturulup evlerde belirli tespitler yapıyor, raporlar hazırlıyor, tespit ettikleri özürlüye ne şekilde bakım yapılacağına ilişkin raporlar tanzim ediliyor. Ondan sonraki aşamada da elde edilen verilere istinaden bu kişilere belirli bir miktarda maaş bağlanıyor. Komisyon bunların hepsini ve mevcut durumu değerlendirdikten sonra bunları daha iyiye, daha doğruya ve daha güzele nasıl yürütebiliriz, nasıl başarabiliriz, daha iyi bir eğitim nasıl verebiliriz çerçevesinde tartışmalar yaptı ve nihayetinde önerilerimize geldik. Şimdi hareket noktamız, dediğim gibi, birinci noktada bakıcı personelin nerelerde eğitileceği ve bu personele kimlerin eğitim vereceği. Bu konuda elimizde şu anda uygulamada Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın çıkarmış olduğu 05.04.2007 tarihinde Bakıma Muhtaç Özürlü Bireye Hizmet Verecek Bakım Elemanı Yetiştirme Kurs Programları var. Şimdi bu kurs programlarına istinaden özel kuruluşlar, STK’lar ve Milli Eğitim Bakanlığının bizzat kendisi 390 saat kurs düzenleyip 8 haftalık bir zaman dilimi içinde daha sonraki aşamada da bu kurstan mezun olan kişilere sertifika verip, bakım merkezlerinde istihdamını sağlıyorlar. Komisyonumuz kurs programını ayrıntılı olarak irdeledi ve burada belirli noktalara değindikten sonra sorunları ve çözüm önerilerini getirdi. Önerilerimizden girelim. Bizim önerilerimizin birincisi şöyle; Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Baş-kanlığı tarafından kabul edilen Bakıma Muhtaç Özürlü Bireylere Hizmet Verecek Bakım Elemanı Kurs Programı’nda yer alan program seviyesinde, bakım personeli için 18–50 yaş olarak yer alan üst sınırının kaldırılarak yeniden hazırlanması ve önerilen programda 18 yaş ve üstü olarak düzenlenmesi.

İkinci madde ise; bakım personeli olmak üzere eğitim programlarına başvuru sırasında kişilerden istenecek sağlık kurulu raporlarında “özürlü bireye bakmaya psikolojik olarak uygundur” ibaresinin yer alması ve değerlendirmenin yılda bir kez yenilenmesi. Kurs sertifikasyon programı açacak olan özel kurum ve kuruluşlar;bu da kısa vadede, şimdi bunu neden istiyoruz?

Hemen derhal bu konuya değinmek istiyorum. Şimdi, bakıma muhtaç özürlü daha az evvel söylemiş olduğum yönetmelikte tarif edilmiş vaziyette. Bu yönetmeliğin uygulanmasında özürlülük sınıflandırılmasına göre ağır özürlü olduğu belgelendirilen, günlük hayatın alışılmış tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeni ile hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olduğu, her ne ad altında olursa olsun, her türlü gelirler toplamı esas alınmak üzere gelir bölümüne geçiyor. Düşkün olduğu belirlenen kişiler ağır özürlü olarak nitelendiriliyor. Bu özürlülere yönelik yetiştirilecek bakım elemanın mutlak surette psikiyatriden alacağı bir raporunun olması gerekiyor. Süreç içinde ciddi anlamda bir tükenmişlik sendromu yaşayabileceği için her yıl düzenli olarak bu personelin psikiyatriden rapor alması gerekliliği üzerinde durduk.

Bakım personeli… 3’üncü maddeyi geçiyorum. Bakım personeli yetiştirmek üzere sağlık meslek liseleri bünyesinde “Bakıma Muhtaç Özürlü Bakım Personeli Yetiştirme Bölümü” açılması şeklinde bir önerimiz oldu. Şimdi arkadaşlar, bu işin belirli bir süre içinde ciddi anlamda profesyonel olarak yürütülmesi gerekmektedir. Bu nedenle, hâlihazırdaki uygulamalarda çok kısa sürelerde eğitim almış kişiler, bakım personeli olarak görevlendirilerek alana gönderiliyor. Şimdi bununla ilgili olarak, Şûra’mız köklü çözümler üretmek üzere toplandığı için, bu yönde Milli Eğitim Bakanlığının Sağlık Meslek Liseleri bünyesinde bizim önerdiğimiz gibi bir bölümün açılmasında çok ciddi anlamda yarar bulunduğu noktasına geldik. Ayrıca bunu biraz daha yukarıya taşıyarak, Sağlık Meslek Yüksekokullarında bakıma muhtaç özürlüye bakım personeli yetiştirme amacıyla bir bölüm açılması noktasına ulaştık. Çünkü bu işi, bu alanda ciddi anlamda yetişmiş olan personelin yürütmesi şartı gerekmektedir. 5’inci maddeye geldiğimizde Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından kabul edilen “Bakıma Muhtaç Özürlü

Bireylere Hizmet Verecek Bakım Elemanı Yetiştirme Kurs Programının” uluslararası standartlara uygun hale getirilerek, söz konusu programın içeriğinin Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda üniversiteler, Sağlık Bakanlığı, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu, Sivil Toplum Kuruluşları ve Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından ortak bir protokol ile belirlenmesi. Şimdi biz, çalışma grubuna girdiğimiz zaman komisyonumuz bünyesi içerisinde üniversitelerden gelmiş, STK’lardan gelmiş, kamu kurum ve kuruluşlarından gelmiş,“bu işte bizde varız” diyen insanlarla çalıştık. “Mutlak surette bize sorun, bizi de bilgilendirin bu işin içinde biz olalım” diyen arkadaşlarımız vardı. Buraya katılmayan böyle yüzlerce arkadaşlarımız var. O nedenle, bu yelpazenin ciddi anlamda genişletilmesi gerekliliğine karar verdik. Çalışma grubumuz olarak, nihayetinde böyle bir karara vardık.

6’ncı maddeye geçtiğimizde, hazırlanacak olan eğitim programında eğitici olarak yer alan sosyal hizmet, hemşirelik, psikoloji, çocuk gelişimi ve eğitimi, fizyoterapi gibi alanlarda özel eğitimli meslek elemanlarının yanı sıra; hekim, rehber ve psikolojik danışman, beslenme ve diyetisyen meslek elemanlarının da eklenmesi ve eğitici olacak meslek elemanlarının özürlülük alanında en az 3 yıl deneyiminin olması, eğitim süresinin teorik ve uygulamalı olarak en az 800 saate çıkarılması şeklinde çok ciddi bir karara vardık. Belki olumsuz karşılık alabiliriz ama uluslararası standartlar böyle. Biz geleceğin Türkiye’sini oluşturmaya çalışıyoruz. Biz özürlülere kaliteli hizmet vermek istiyoruz. Bu nedenden dolayı 6’ncı maddeyi hazırladık.

7’nci maddede bakım personeli yetiştiren kurumların denetimlerini Sağlık Bakanlığı, SHÇEK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın oluşturacağı heyetler tarafından yapılması konusu var. Kısa vadede bu kurumların -bakım personeli yetiştirecek olan kurumların- mutlak surette denetlenmesi gerekiyor. Denetim, olmazsa olmazlar arasındadır. Sabahki tartışmamız esnasında gördüğümüz gibi, sivil toplum kuruluşları gözlemcisi olarak, denetleyici olarak, onlar da istiyorlar. Bunu da dahil edebilirdik belki ama aklımıza gelmedi o esnada, bu da olabilir. Zaten değerli Genel Kurul üyeleri bu konuda yapılabilecek bir şey varsa o fikirlerini söyleyebilirler. Eğitim materyalleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu yayınlar, üniversiteler, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmış görsel ve işitsel materyaller yoğun olarak kullanılmalıdır. Kısa vadede bu, hep açık bir maddedir.

9’uncu maddeye geçiyorum. Özürlü bakıcı personelinin özlük hakları açısından sınıflandırılmasında ve sıralandırılmasında eğitim seviyesine göre öncelikle ve sırayla, özürlülük alanında lisans, ön lisans, meslek lisesi ve özürlü bakım personeli yetiştirme kursuna göre düzenlenmesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı çerçevesinde yapılması gereken bir iş.

10’uncu madde; eğiticilerin eğitimini verecek personelin nitelikleri konusunda. Eğiticilerin eğitimini verecek olanların en az doktora unvanını almış olmaları, eğitimcilerin eğitim süresinin teorik ve pratik olarak toplam 60 saatten az olmaması, eğiticilerin eğitiminin öncelikle üniversitelerin ilgili bölümleri olmak üzere ilgili ve sorumlu tüm kuruluşların bünyesinde verilmesi gerekmektedir. Şimdi arkadaşlar; eğiticilerin eğitimi… Bu bakım merkezlerine ve ailelere yönlendirdiğimiz bakım elemanlarının eğitilmesi hususunda mevcut uygulama şöyle; belirli meslek gruplarından kurumlar en az üç tanesini istihdam etmek sureti ile eğitici yapıyor. Neticede bir sertifikasyon programına tabi tutuluyor, ondan sonra da sertifikalarını alıyorlar. Biz bunun daha kaliteli olmasını istiyoruz. Az önce belirttiğim gibi, bu eğiticilerin de özürlülük alanında mutlak surette bir eğitime tabi tutulması gerektiğine inanıyoruz. Uygulamada SHÇEK bünyesinde veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili meslek elemanları var. Ancak öyle meslek elemanlarımız var ki; hiçbir zaman özürlülük alanında çalışmamış, hasbelkader farklı yerlerde çalışmışlar.Ama unvanından dolayı bu noktaya ister istemez geçmekteler. Biz de, daha kaliteli olsun düşüncesi ile en azından 60 saat bir üniversite bünyesinde doktora seviyesindeki bir hocadan eğitim almadan böyle bir eğitici rolünün üstlenilmemesini istedik. Nihayetinde niyetimiz daha kaliteli eğitim, daha kaliteli eğitim.

11’inci maddeye geçiyorum. 23.10.2007 tarih ve 26679 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğe istinaden SHÇEK Genel Müdürlüğü’ne bağlı İl Müdürlükleri’ne bakıma muhtaç özürlünün akrabasına ödenen aylık bakım ücretinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilerek, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun eğitim hizmetlerine ve buraya bir rehberlik hizmetinin eklenmesi konusu, dün akşamki çalışmamıza dahil edilecekti efendim. Eğitim ve rehberlik olarak değerlendirin lütfen. Hizmetlerine yoğunlaşması ve bünyeleri içerisinde toplum merkezleri, aile danışma merkezleri ve benzer birimleri aracılığı ile ailelere yönelik eğitimde bu kurumun daha etkin hale gelmesi… Şimdi, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun ana işleri rehberlik, danışmanlık ve eğitimdir.

Şu an mevcut durumda Türkiye çapında 81 vilayette bu söz konusu yönetmeliğe istinaden bakım heyetleri oluşturuldu. İl sosyal hizmetler müdürlüğü bünyesinde bulunan meslek elemanlarının tamamı bu bakım heyeti içerisinde yer almak zorunda kaldılar. Ciddi anlamda yaklaşık - tahmini bir rakam söyleyeceğim doğruluğu kesin değil- şu anda Türkiye çapında 80 bin müracaat var. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na.Yaklaşık rakam diyorum. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu’nun beklediği potansiyel rakam 650 bin ve biz, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’na öyle bir ağır yük yüklemişiz ki; personel farklı durumda, yapması gereken işlerden ziyade tamamen bu bakım heyetlerine yoğunlaşmış vaziyette. Bir sonraki adımında da şöyle; 6 ayda bir bunların kontrolünün yapılması, daha sonraki aşamada yılda 2 defa kontrolünün yapılması şeklinde bir yük vermiş vaziyetteyiz. Rakamı gördüğümüz zaman yani 650 bin rakamına ulaştığı zaman korkunç bir manzara ile karşı karşıya kalacağız. Personel sayısal olarak yetersiz Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesinde. Biz bunun hâlihazırda uygulamada görmüş olduğumuz, değerlendirmiş olduğumuz sonuçlara göre de, bu işin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından seyyanen ödenir noktasına gelmesi noktasında hem fikir olduk Komisyon üyeleri olarak. Bundan dolayı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesi içerisinde bulunan bu ağır yükün de hafifletilmesi gerekliliğine inanıyoruz.

Aynı zamanda buna bağlı olarak 12’inci maddeye geçiyorum. Ailelere yapılacak söz konusu eğitim desteği, toplumsal duyarlılığı da kapsayacak şekilde Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın koordinasyonunda üniversiteler, SHÇEK Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı,Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, yerel yönetimler, Milli Eğitim Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ve STK’ların da ailelere bakım gereksinimlerine uygun verilecek eğitim, yapılacak resmi protokollerle elbette ki bu desteğin bünyesi içerisine alınmaları, ailelere bakım desteğine uygun verilecek eğitimin özrün türüne göre, aile grupları oluşturularak, öğrenilenlerin ve deneyimlerin paylaşılması açısından daha etkin ve verimli hale getirilmesi şeklinde bir önerimiz oldu.

Toplam 12 tane öneri yaptık. 3 ana başlıkta inceledik. Bakıcı personel, bakıcıların eğitilmesi ve ailelere yönelik verilecek olan eğitim.Tamamı uygulanabilir, tamamı ayakları yere basar, tamamı kolay olsun düşüncesi ile yapılmış tekliflerdir bunlar.

Bu çerçevede takdiri, değerli Genel Kurul üyelerine bırakıyorum.Teşekkür ediyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Gürdal Bey’e teşekkür ediyoruz, sunumlarından dolayı. Zannediyorum yeteri kadar aydınlatıcı ve açıklayıcı oldu. Söz almak isteyen arkadaşlarımız, uygun görürseniz 3 ile sınırlandıralım ve lehte, aleyhte iki kişi olmak üzere toplam 5 kişi şeklinde yer verelim, çünkü komisyon çok uzuyor.Arzu Hocam, peki sizi alalım, bir kişi daha alalım, Ömer Bey daha önce konuştunuz ama fedakârlık yapar mısınız? Önerge halinde alalım onu lütfen. Evet, başka bir de Şefik Bey… Eğitimle Tekin Bey daha ilgili. Şefik Bey sizden fedakârlık rica ediyorum.Tekin Bey… Tekin Bey’in çalışma alanı çünkü evet 3 kişiyi belirlemiş olduk.


Tekin BAŞER

Başkanım bu eğitim merkezleri denetleniyor mu? Gittikleri özel rehabilitasyon merkezleri.

T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Ellerinizden öperiz ama burası Şûra Genel Kurulu, burası komisyon kararlarının tartışılıp sağlıklı hale getirildiği bir Genel Kurul. Ben onu daha sonra özel alsam sizinle ilgilensem olur mu?

Teşekkür ederim. Evet, 3 kişi değerlendirme yapmak üzere söz almış bulunmakta. Daha sonra lehte ve aleyhte değerlendirme yapmak üzere 2 kişiye söz hakkı vereceğiz. Buyurun Ali Rıza Hocam. Bu arada maddeler üzerinde yazılı önergeleri imzalı olmak kaydı ile alabiliriz onları. Siz, Ömer Bey’e söylediğim gibi, ilave edeceğiniz hususlar varsa, önerge halinde alabiliriz.Teşekkür ederim, buyurun Hocam.


Prof.Dr. Ali Rıza ABAY

Sayın Başkan, değerli divan üyeleri, değerli katılımcılar… Hepinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Bugün 4’üncü gün. Neden geldik buraya? Bakım konusunu görüşmek üzere geldik. Peki, bizim komisyonumuzun görevi neydi? Ben Eğitici ve Bakım Personelinin Eğitimi Komisyonunun da üyesiyim aynı zamanda. Biz özürlüleri nasıl eğitiriz, özürlü aileleri nasıl eğitiriz, bakıcı elemanları nasıl eğitiriz, eğiticilerin eğitimini nasıl yaparız? Bu 4 soruya cevap aramaya çalıştık.Ancak bu komisyon çalışmaları esnasında şunu gördüm ki; biz burada bir aile gibiyiz ve bir problemi çözmek için buradayız arkadaşlar. Dolayısı ile burada tamamen bilimsel kanaatlerimiz ile var olmamız gerekiyor. Komisyonlarda ve Genel Kurulda benim sezdiğim şu arkadaşlar; adeta meslek gruplarının tamamı; efendim özel girişimciler, STK’lar, Bakanlık mensupları, hepsi kendi açısından olaya bakmaya çalışıyorlar. Peki, biz akademisyenler ne yapacağız o zaman? Bizim de bir tarafta olmamız mı gerekecek? Açıkçası ben 4 günden bu tarafa bu soruya cevap bulabilmiş değilim. Objektif olmaya çalışıyorum, ben bir sosyoloğum.Toplumsal gerçeklerden hareket ederek konuşmaya, dinlemeye gayret ediyorum. Fakat anlayamadığım bir biçimde bir taraflık, bir taassup - tırnak içinde söylüyorum - aldı gidiyor, bunu anlayabilmiş değilim. Bunu öncelikle bir dikkatinize sunmak istedim.

Şimdi bundan sonra şöyle bir soru sormamız gerekiyor. Eğitim niçin verilir ya da alınır? Eğitim bir ihtiyacı karşılamak için verilir ya da alınır. Peki, o zaman siz bir ihtiyacı belirlemeden, o ihtiyacın ne olduğunu somut olarak ortaya koymadan, sadece ve sadece bu edilgen gruba -bunlar özürlüler, özürlü aileleri ve bakıcı elemanlar öyle söyleyeyim- eğitim vermeye kalkışıyorsunuz. Bir defa bunların ihtiyacı-nın ne olduğuna bir bakmamız gerekiyor. Burada bir problemimiz var bizim, ayrıca eğiticileri kim eğitecek? Bu soruyu da sorduk, bunun üzerinde de çalışmalar yaptık. Sonra eğitici grubun özellikleri ve eğitici ailelerin özellikleri nedir? Bunun üzerinde de durmamız gerekiyordu, bunun üzerinde de durmaya çalıştık.

Ancak şunu bir yöntem açısı, yöntem farkı olarak ifade edeyim. Maalesef ben bu Özürlüler Şûra’sının, Sayın Başkan, yöntem konusunda bazı problemlerinin olduğunu düşünüyorum. Bir defa Şûra’ya gelen komisyonda yer alan arkadaşlarımızın çok hazırlıklı gelmedikleri kanaatindeyim. Dolayısı ile orada 3 kişi - 5 kişi birlikte hareket edecek olursa, komisyonun hepsini yönlendirebileceklerini gözlemledim. Bunu burada da görüyorum, komisyonda da gördüm. Bu bilimsellik açısından, bu problemlere çözüm üretmesi açısından çok büyük bir sakıncadır arkadaşlar.

Şimdi bir iki örnek üzerinden değerlendirmeme devam edeceğim.


Eğiticilerin eğitimine alacağımız lisans mezunu kişileri kendi alanlarında formatör yapacaksınız öyle değil mi? Milli Eğitim Bakanlığı bunu yıllardır yapıyor.Yani ne demek bu? Bir grup insanı alıyorsunuz, onları kendi meslek gruplarına ayırıyorsunuz. Kendi meslek gruplarında daha üst bir eğitimci tarafından eğitim veriyorsunuz. Sonra onlar vasıtası ile onları yine kendi alanlarında eğitmen yapıyorsunuz, eğitici yapıyorsunuz. Şimdi bu açıdan baktığımızda, peki kendi alanlarının dışında bir ihtiyaç var ise ve sizde bunu formatör olarak mesleklerin içinde saymamışsanız bu ihtiyaç nasıl giderilecek? Yani sizin formatör yapmak istediğiniz mesleklerin içersinde ihtiyaç olup da karşılanamayan bir meslek var ise, o ihtiyacı neyle karşılayacaksınız? Devam ediyorum, mesela; benim konuşmamı aynı zamanda aleyhte konuşma olarak değerlendirebilirsiniz.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Hocam eğer toparlama imkânınız varsa.Yani bunu daha sonra alacağız çünkü hocam. Onu alacağız, biraz süremiz sınırlı.


Prof. Dr. Ali Rıza ABAY

Evet, toparlamaya çalışacağım. Şimdi arkadaşlar ben burada konuşurken tamamen bilimsel kanaatlerimle konuşuyorum ve tamamen toplumun gerçeklerinde hareket ederek konuşuyorum. Ne bir mezhebe, ne bir STK’ya, ne bir gruba, hiçbir tarafa üye değilim. Hiçbir resmi görevim yok, Bakanlıklarda vs.de, dolayısı ile de beni böyle harbi konuşan bir insan olarak değerlendirebilirsiniz. Mesela, özürlü ailesi içerisinde bir iletişim problemi varsa burada sizin bir iletişim uzmanına ihtiyacınız yok mudur? Özürlünün veya özürlü ailesinin manevi - dini bir ihtiyacı var ise, bir uzman ilahiyatçıya ihtiyacın olmadığını söyleyebilir misiniz?

Devam ediyorum ve bakıcı personele dikkatinizi çekmek istiyorum. Toplumun, toplumsal yapıyı ve toplumsal kurumları ve toplumsal değerleri ve bunların arasındaki ilişkilere yönelik bir bakış açısı kazandırmak gerekecekse veya bakıcı personele bakacağı ya da değerleri ve benzeri konulardaki bilgileri sosyologlardan başka hangi meslek grupları verebilir ki? Dolayısı ile burada sosyal hizmet men-supları ile sosyologları karıştırıyoruz, bu çok önemli bir yanlıştır. Buna da dikkatinizi çekmek istiyorum. Oturumlarda eğiticilerin eğitimine alınacak olan ya da formatör olarak alınacak olan adayların, adaylar arasında hekim, -buraya dikkatinizi çekmek istiyorum Sayın Başkan, bu önemli bir noktadır- hekim, diyetisyen, rehberlik ve psikolojik danışman, sosyolog ve ilahiyatçıların da olmasını istemiştik. Bu isteğimiz Divan tarafından ustaca geçiştirilmişti. Oysa şimdi raporda görünüyor ki, bu aynı tartışma içerisinde yer alan hekim, diyetisyen, rehberlik ve psikolojik danışman ismi zikredilirken sosyolog ve ilahiyatçılara yer verilmemiştir. Burarda meslek dalına dayalı bir kasıt sezilmektedir, bunu arz etmek isterim.

Şimdi Sayın Başkan, bana şu 6’ncı madde ile 10’uncu maddeyi bir karşıma getirebilir misiniz? Böyle bir ifadeden ne anlıyorsunuz? Arkadaşlar, belki sabrınızı zorluyorum ama şimdi 6’ncı madde, hazırlanacak olan eğitim programlarında eğitici olarak yer alacak sosyal hizmet, hemşirelik, psikoloji, çocuk gelişimi ve eğitimi, fizyoterapi gibi özel eğitim meslek alanlarının yanı sıra hekim, rehberlik ve psikolojik danışman, beslenme ve diyetisyen meslek elemanlarının da eklenmesi ve eğitici olarak meslek alanlarının özürlük alanında 3 yıl deneyimli olması güzel. Eğitimin süresinin teorik ve uygulamalı olarak en az 800 saate çıkarılması… Raportör arkadaşlar, bizim gruptaki arkadaşlar; bu 800 saat eğitimi siz kime vereceksiniz? Bakım personeline mi vereceksiniz, yoksa eğiticilerin eğitimine tabi tuttuğumuz lisans mezunlarına mı vereceksiniz? Kime vereceksiniz? Madde burada.

10’uncu maddeye geçelim. Eğiticilerin eğitimine verilecek personel niteliklerinde, eğiticilerin eğitimini verecek olan en az doktora unvanı almış olmaları, eğiticilerin eğitim süresini teorik ve pratik olarak toplam 60 saatten az olmaması diyoruz. Peki, o zaman bu madde ile yukarıdaki madde çelişiyor. Anlamadınız efendim, orada da anlamadınız burada da anlamıyorsunuz. Eğitici kimdir, eğitici eğitimi nedir, bunları bilmiyorsunuz kusura bakmayın.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Arkadaşlar lütfen, sayın üyeler, hatibe saygı göstermemiz lazım, ben müdahale edeceğim hocam.


Prof.Dr. Ali Rıza ABAY

Bitirdim tamam, bitiriyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Süre tahdidini herkes için sözünü bitirmek tahammülünü göstermek durumundayız, çünkü fikrini söylemek noktasında olan bir profesör hocamın sözünü kesip, burada alıkoymak istemem. Dolayısıyla yeteri kadar uyardık, iki üç keredir uyarıyorum lütfen toparlayın Hocam.


Prof. Dr. Ali Rıza ABAY

Şimdi son sözlerimi söylüyorum. Bakın hepimiz okur-yazar insanlarız, böyle bir rapor yazılmaz. Böyle raporda çelişki olmaz, yani bu arkadaşlarımız nasıl düzeltecekse düzeltsinler ama biz, üç arkadaşımız bu maddelerin düzeltilmesi ile ilgili olarak bir önerge verdik. Onu da size arz ederiz, hepinize saygılar sunuyorum. Kusura bakmayın, yani konuştuklarımın bazılarınızın hoşuna gitmeyeceğini biliyorum. Ama konuşmak durumundayım. Çünkü ben biraz önce söylediğim gibi tamamen içimden geldiği gibi konuşuyorum hepinize saygılar sunarım.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederiz, sağ olun.Teşekkür ederiz Ali Rıza Hocama, ben sabrınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Söz hakkı Hocama vereceğim ama uygun bir zaman diliminde, lütfen ben sizin sabrınızı biliyorum. Evet ikinci sırada Güler Hanım buyurun. Siz ısrarla söz istediniz, biz de veriyoruz, buyurun.Teşekkür ediyorum.


Prof. Dr. Güler CİMETE

Teşekkür ederim Sayın Başkan, Sayın Divan Üyeleri, katılımcılar. Marmara Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu’ndan Profesör Dr. Güler CİMETE. 10 küsur yıldır evde bakım hizmetleri ile ilgilenen bir kişi olarak burada konuşuyorum ve toplumun özürlüler, yaşlılar başta olmak üzere özellikle evlerde; sağlık bakımına gereksinimi olan kişiler için yoğun olarak çalışan bir kişi olarak önerilerimi getireceğim.

Getireceğim önerilerde iki yıllık geçmiş deneyimi olan evde bakım derneğinin çalışmalarının sonucunda olan öneriler olacaktır. Şimdi, kurulumuza çok teşekkür ediyorum, bu kurulda ben de yer almayı çok arzu etmiştim, kayıtlıydım ama o günlerde katılamadım, erteleyemeyeceğim işlerim nedeniyle. Kurulun raporunda, evde bakım kapsamında akrabalar tarafından verilen bakım ve özel bakım olarak ayrıştırılması bu kavrama oldukça sınırlı şekilde dikkate alınmış olduğunu gösteriyor. İnsanlar, evde özürlülerin bakımını konuşuyorsak, bakım almaya gereksinimi varsa; bu dosdoğru bir evde bakım hizmeti şeklinde olmalıdır.Tüm dünya üzerinde özürlüler için evde bakım sistemi kurulmuştur, bu tip gereksinimler çıkmıştır.Ancak gereksinim koşulları bizim ülkemiz için de geçerlidir. Dolayısıyla hizmetler, küçük küçük hizmetler şeklinde ele alınmadan, aslında bizim ülkemizde dosdoğru bir evde bakım sistemi kurulsa, bu sözünü ettiğimiz tartıştığımız, kenarından köşesin-den minik minik katılmaya çalıştığımız hizmetler tümüyle gerçekleşmiş olacaktır. Minik minik sorunları da tartışmak zorunda kalmayacağız. Mademki böyle bir sistemimiz yoktur, şu anda kenarından köşesinden tartışacaksak da bunlara doğru bir şekilde el atmamız gerektiğine inanıyorum.

Şimdi, raporda bakıcı personel sözü geçiyor ve ben sabahtan beri görüyorum ki bakım kavramı kesinlikle farklı anlamlara geliyor. Ortak bir kavram oluşturulamamış durumda, bakım kavramı son derece geniş bir kavramdır. Kullanılamayacak kadar geniş bir kavramdır. O nedenle de her şeye bakım diyerek geçemeyiz. Bakım personeli demek de bu bağlamda son derece sakıncalıdır. Kavram bu kadar genişse bakım personeli bir bakımın ekonomik boyutundan, hizmeti sağlayacak grubundan, hizmeti sunulmasında kullanılacak malzemelerine ve bu bakımın sunulmasında her türlü disipline kadar iyi anlaşılmalıdır. Dolayısı ile böyle bir kavramın kullanılması özünde yanlıştır, hatalıdır, terstir.

Bakıcı personel kavramını kullanmak son derecede tehlikelidir. Bunun yerine diğer ülkelerde de olduğu gibi “destek personel” ifadesinin kullanılması son derece uygundur. Bizim sözünü ettiğimiz de, bu hizmetle, insanlara yardıma gereksinimi olan insanlara profesyonel disiplin üyelerinin sunduğu hizmetin dışında kalan destek hizmetini sunmak üzere yetiştirdiğimiz insanlardan söz ediyoruz. Profesyonellerin yapacakları işleri, alması gereken eğitimi, bakıcı personele veremeyiz. Bu insanlardan da profesyonellerin eğitimi bekleyemeyiz.

Şimdi, bu bağlamda da eğitim komisyonunun bakıcı personel diye tanımladığı kişilerin, destek personel ifadesini kullanacağım ben, bu insanların yetiştirilmesi için öne sürdüğü eğitim kurumları, kuruluşları eğitim süreleri doğal olarak inanılmaz boyutlarda yüksek ortaya çıkıyor. Eğer ki biz Sağlık Meslek Liseleri bünyesinde üç yıllık eğitimle bakıcı personel adı altında insan yetiştirirsek, bu insana vereceğimiz eğitim ve bekleyeceğimiz hizmet, hemşirenin hizmeti olacak, bir miktarı ile hekimin hizmeti, çok büyük bir miktarı ile fizyoterapistin hizmeti ve zaman zaman diyetisyenin hizmeti de olacak. Böyle bir insan yetiştireceğiz, peki diğer insanı neye yetiştiriyoruz o zaman söyler miyiz? Mademki özürlü insanların hemşirenin yapa-cağı, hekimin yapacağı, fizyoterapistin yapacağı, sosyal hizmet uzmanın yapacağı hizmetlere gereksinimi var ise destek personele bu eğitimi vermek yerine, mevcut kaynakları niçin kullanmak üzere bir sistem oluşturmuyoruz? Sistem içerisinde bu hizmet şeklini kurmak için çaba göstermiyor olmamız başımızı çok ağrıtacak, ben hemşire olarak benim mesleğimin içeriğini, bakıcı personel adı altındaki kişinin yapmasına asla izin vermem. Hiçbir disiplin de buna izin vermeyecektir. Şimdi profesyonel insanların bu hizmetleri sunacağı bir sistem kurmak mümkündür. Bakın bizim sağlık sistemimizde itiraz eden insanlar var, görüyorum ki sağlık sistemimiz içersinde sağlık ocakları sistemi vardır.Ve buralardaki halk sağlığı hemşirelerine de evde kronik hastalıkların otomatik, özürlüleri izleme görevi verilmiştir. Bu görevi, mevcut yasalar içindeki bu sistem, gereksinimler doğrultusunda çeşitlendirilebilinir. Alt yapısı var olan bir şeyden söz ediyorum.Ya da alt yapımız yeterli değilse, sistemin içerisine bu insanların hizmet alabileceği bir yapı kuralım.

Her özürlü insanın, bağımlı yaşlının, her kronik hastalıkların, profesyonel insanlardan hizmet alma hakkı vardır. Gereksinimi buna var idiyse, destek personelden hizmet alma hakkı vardır. Gereksinim buna var idiyse destek personelin sunabileceği hizmetler, kişilerin banyosunu yaptırmak, giydirmek, yatağında pozisyonunu değiştirmede, fizyoterapist arkadaşlarım varsa bunu sakıncalarını söyleyebilirler. İnsanların pozisyonunu değiştirmelerinin bile yanlış yapıldığı takdirde nelere mal olabileceğini biliyoruz. Bu bağlamda sunabilecekleri hizmetler onun temizliğine yardım etmek, yemeğini yedirmektir. Belki gazetesini okumaktır, koluna girip gezdirilmesini sağlamak şeklinde olabilir. Bu işlevi yapmak üzere 800 saatlik bir eğitime gerek yoktur. 800 saatlik bir eğitim içeren herhangi bir program, sanırım arkadaşlar literatürde ve diğer uluslarda var dediler. Almanya’da bakıcı personel adı altında bir grup vardır. Lise üstü 3 yıllık eğitimdir. Almanya kendi sağlık sistemi içersinde bu insanların görevini çakıştırmayacak şekilde çok güzel ayarlamıştır. Onun dışındaki diğer dünya ülkelerine baktığımız zaman Almanya dışında böyle bir örnek yoktur.Var olan destek personelin yetiştirildiği eğitim sistemleri sadece ve sadece sertifika programları şeklindedir. Sertifika programları lisans mezunu profosyoneller tarafından gerçekleştirilebilir. Sayın Başkan rica edersem sözümü kesmesinler lütfen.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Toparlarsanız, zamanımız kısıtlı çünkü.


Prof. Dr. Güler CİMETE

Toparlayacağım, dolayısıyla şu görülüyor ki eğitim sistemleri incelendiği zaman, (sözümü bitireyim saygı gösterin lütfen) 120 saatlik bir eğitim programı teorik ve uygulamalı destek personel yetiştirmek için yeterlidir.


Gürdal GÜMÜŞ

Çok güzel fikirler söylüyorsunuz, çok güzel fikirler söylüyorsunuz. Komisyona neden katılmadınız, neden gelmediniz? O zaman yazılı olarak sunun Genel Kurula.

Prof. Dr. Güler CİMETE

Ben başta da söyledim, ben öğretim görevlisiyim. Konuşma hakkını bu nedenle istedim zaten. Ben konuşma hakkımı istemiş bir kişiyim, tek tek maddelere önerilerimi bu şekilde anlatıyorum.Arkadaşlar, lütfen bir şeylerin sorumluluğunu alalım. Kaliteli olacak şekilde okutmak zorundayız. Biz sistem kurmak üzere çalışmalıyız, hep beraber bir tek yetiştireceğimiz personelle bu hizmetlerin karşılanması mümkün değildir. Tek tek önerilerimi komisyona vereceğim, teşekkür ederim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Biz teşekkür ederiz, sağ olun. Evet, 3’üncü konuşmacımız Tekin BAŞER Bey, buyurun.


Tekin BAŞER

Sayın Başkan, kıymetli üyeler. Ben burada bakıcı eğitimini Türkiye’de ilk veren ve bu anlamda yaklaşık 2000 küsur insanı eğitmiş bir kurumun temsilcisi olarak bulunmaktayım. Türkiye Özürlüler ve Eğitim Dayanışma Vakfı, 2002 yılından bu yana, evde özürlü bakıcısı eğitimi yapmaya devam etmekte. Şu anda,Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’ndan geçmiş olan programın da sahibiyiz. Biz 2002 yılında bu programa başlarken, bir gerekçe sonucu başlamıştık, yani biz masa başı teorik bir takım şeylerden bahsetmedik.Yaşandı,Türkiye gerçekleri ile düşünüldü ve bu çıktı, sonucundaki bir gerçek bizi buraya getirmişti. Ben bu anlamda yapılan çalışmada emeği geçen başta Bakanımıza, Başkanımıza, sizlere, geçmişte bu anlamda bizlere katkı veren, özürlülük anlamında Türkiye’yi belli bir yere getiren, tüm emeği geçenlere huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Çünkü Türkiye’de özürlülük çalışmalarının son 10 yılda geldiği yeri takdir edersiniz, bu anlamda mevcut durumu düşünerek bir takım değerlendirmeler ya da önlemler olursa sanırım bizlere de büyük bir ışık olacaktır.

Biraz önceki konuşmacı arkadaşımızın Almanya modelini, biz 2002 yılında

o kurumu Türkiye’ye davet ettik. Onlarla birlikte çalışalım dedik, okul açalım… Profesyonelleşme tabiî ki… Türkiye’de biliyorsunuz, kursları yasa ile Milli Eğitim Bakanlığı düzenler. Biz Milli Eğitim kapsamında yaptık, yaparken en büyük sorunumuz şuydu; özürlü bakıcısı elemanı yetiştirmede kalifiye elemanımız yoktu. Çünkü hocam güzel söylüyor, fizyoterapisti biz uzmanlık anlamında kurumda istihdam edemiyoruz, bulamıyoruz, yoktur.Yani bu gerçekleri bilerek çözüm nokta-sına gidersek, sanırım bir takım dengeler daha iyi olur.

Biz özürlü bakıcısını yetiştirmeye başladığımızda dedik ki lise mezunu, meslek yüksek okulu mezunu olsun dedik, kıstas koyduk. Ama başvurular içinde çok azdı, biz kalite devam etsin, kaliteyi ayak tutalım diye bir takım katkılar sağlamayı planladık. Ama maalesef konu özürlü ve özürlü bakımı olunca -ki teknik bakımla, bakıcılık ayrı- destek elemanı başka bir şey, bakım elemanı başka bir şeydir. Destek elemanı kullanmak güzel geliyor da, destek elemanı ayrı bir literatürde yani o ayrı bir şey içeriyor. Bakıcısı banyosunu yaptıracak, temizliğini yaptıracak, yemeğini yedirecek… Yani biz bu işin içindeyiz.Yani evde bakım anlamında çalışmalar yaptırıyoruz, artı teorik eğitim düzeyindeki bakıcı eğitimi alan arkadaşlarımız uygulamaya geçtiğinde, bir özürlü bireyin öz bakımını yapacaksın dediğimizde, birçok arkadaşımız 2 aylık 3 aylık teorik eğitimden sonra eğitimi terk ediyorlar.

Yani bir takım şeyleri, arkadaşlar, konuşmak gerçekten güzel. Ben burada bir teorisyen ya da masa başı çalışanı değil, yaşayan insanım. Evde yaşayan, hem kurumda, hem dışarıda yaşayan bir insan olarak tespitlerim bunlar. Projeye başladığımızda, 2002’de eğitime başladığımızda gerekçelerimiz ortadaydı. Anne bakamıyordu, baba bakamıyordu, ya da bu çocuklardan bir tanesi için - o zaman yasa daha çıkmamıştı -devlet güvencesi bu anlamda yeterli değildi. Bu süreçten geldiğimiz için, buradaki tespitler noktasında bazı söyleyeceklerim var.Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı yaş sınırı koyarken biz şuna dikkat etmiştik. Bize başvuranların içinde yaş yüksekti, 50 yaş üzerinde insanlar vardı, koymadığımızdan dolayı onlara hayır diyemiyorduk.Yaş sınırı kaldırılmış, psikolojik tanımlama, doğru, önemli ama Türkiye’de bu anlamda biraz hoş durmuyor.Yani her yıl bir uzmandan psikolojik tanımlama alınmasını özürlü bakım elemanı açısında değerlendiriyorum. Çünkü Türkiye’deki kamu hastaneleri ya da özel hastanelerin birçoğunda bu tanımlamayı yapacak yetişmiş insanımız yoktur.

Bakım değil bakıcı, bakım elemanı konusunda biraz önceki teorisyen arkadaşımızın görüşüne katılıyorum,“bakım” daha genel bir ifade;“bakıcı” ifadesi olmalı. Okul önemli ama okul noktasındaki süreç biraz uzun vade, biz kısa vadede bir çözüm üretmek zorundayız. Kısa vadedeki tek çözüm şu: şu anda Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bizim STK’lar ya da buna benzer kamu kurumları bakıcı elemanı kursları düzenleyerek şu andaki sorunlara çözüm getirebilir. Artı, 6’ncı maddedeki dersler olarak, yani eğitimcilere, bakıcı elemanlarına verilecek iş; uğraşı terapisti, iletişim uzmanı, ilk yardım, ilaç bilgisi gibi dersler eklenmeli. Çünkü belli yaştaki bakıma muhtaç olan insanların ilaç ya da uğraşı terapisti gibi şeyler bilgi düzeyinde çok önemli olduğunu düşünüyoruz ve bunu uygulamada biz veriyoruz. Bakım elemanı, bakıcı elemanı yetiştirmede biz bunu verdik. Bunun çok faydasını gördük. Bunun yanı sıra, 5378 sayılı Yasa kapsamındaki bakım hizmeti noktasında, Türkiye dünyanın 50 yıla yakın, özürlülük anlamında 50 yıl gerisinde bir takım şeylerle gidiyor. Ama son 10 yılda, özellikle son 5 yıldaki süreçte, 5378 sayılı Yasa ile beraber dünyayı belli anlamda yakaladığımızı düşünüyoruz. Burada sorunu yalnızca kamunun sorunu olarak görmek, burada bir şeyler yapmak isteyen insanların eksikleri, gedikleri tabiî ki muhakkak vardır. Bu anlamda bizler bireyler olarak, bu ülkenin evlatları olarak ve STK’lar olarak bu sorunu hep

birlikte başarmak zorunda olduğumuzun altını çizmek istiyorum.Yani okul güzel bir şey bugün okulun kurulması, ortaya çıkması 7–8 senemizi alacaktır. Bugün buna çözüm üretmemiz lazım. Gerçekten birçok evde özürlü, bakıma muhtaç insanların çözüm beklerken bunlar olsun ama uzun vadede olsun. Kısa vadede olsun da gerçekleşeceği için orta vadede olsun ama bir yanda da çözüm üretilsin. Bu anlamda ben çalışmanın bu noktada dikkat edilmesini talep ediyorum. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum, sizlere saygı sunuyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederiz, süreye uyduğunuz için, sağ olun. Evet,Tekin Bey’e de teşekkür ediyoruz bu değerli değerlendirmelerinden dolayı. Şimdi lehte ve aleyhte birer kişiye söz hakkı vereceğim. Hocam, lehte mi, aleyhte mi? Lehte, aleyhte söz alan, isminizi alabilir miyim? Önce aleyhte söz alalım. Kürsüye buyurun lütfen.


Pervin ALBAYRAK

Merhaba diyorum, Milli Eğitim Bakanlığı’nda onaylı kurslar statüsünde eğitim merkezimiz var; Akademi Dadı Eğitim Merkezi… Biz bir gerçekle yola çıktık.Türkiye’de çocuk özürlü bakımı konusunda yetişmiş insanımız yok gerçekten. Şu anda kimler çalışıyor biliyorsunuz, evde çocuk bakımı kurumlarda olmasa da Moldovalılar çalışıyor, Ruslar çalışıyor, Romanya’dan gelen kaçak insanlar çalışıyor. Çünkü biz bu alanda bir insan gücü yetiştirmedik. Bu alanda sertifikası ile bir program dahilinde bir insan gücümüz yok. Bir yandan da bakıyoruz ki, bir sürü işsizim var bir yanda, işsizler bir yanda. Çalışacak nitelikli, vasıflı insana ihtiyacımız var. Bu buluşmanın gerçekleşmesi gerekiyor bence, o yüzden eğitimin kısa vadede, evet kurslarla, bir takım hızlı programlarla, bir takım insan gücü yetiştirmeliyiz. Hem bir istihdam sorunu yaratacaktır, istihdam sorununu çözecektir.Aynı zamanda nitelikli bakım elemanı yetiştireceğiz, onun için de bu eğitimi alacak insanların, bu eğitim maliyetlerinin karşılanması en önemli sorun bence.

Eğitimin kaç saat olmasından ziyade, bu eğitimi alacak insanların finansmanını kim karşılayacak? Bu kurslara bu insanlar nasıl katılacaklar? Sonuçta bu kurslara katılacak olanlar yoksul insanlar, ekonomik durumu çok iyi olmayanlar. İşte,Amerika’ya ailesi tarafından gönderilecek aile grubu değil.Yoksul insanlar kendileri bu bütçeleri karşılayamıyorlar. Eğitimin maliyetlerini kendileri karşılayamadıkları için vasıfsız olarak çalışmaya devam ediyorlar. Bakım insanı, sertifikalı bir kişi yetiştirmek istiyorsak, bu eğitimin maliyetini bir şekilde, bir an önce, bir finans kaynağına kavuşturması gerektiğini düşünüyorum. Bence en önemli sorun bu. Saati, vs.; bütün bunlar ‘kervan yolda dizilir’ diye bir atasözü vardır. Başladığımız zaman onlar zaten çözümlenir, yeter ki biz kendi öz insanımızı, bebeğimize bakacak, özürlümüze bakacak, yaşlımıza bakacak insanı yabancı bir kültürün Moldovalı nüfusların elinde değil, kendi kültürümüzden, kendi yarattığımız istihdam edeceğimiz insanlara bırakmalıyız diye düşünüyorum.Teşekkür ediyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Çok teşekkür ediyoruz. Evet, lehte söz alan buyurun hocam. Remzi Hocam buyurun.


Prof. Dr. Remzi OTO

(Eğitici ve Bakım Personelinin Eğitimi Komisyon Başkanı)

Sayın Genel Kurul Üyeleri, Sayın Divan Üyeleri, aleyhte mi konuşulacak diye sorulunca, hem lehte hem aleyhte konuşacağım. Hazırladığımız programın aleyhinde 2 komisyon, ama yoğun çalışmaları nedeni ile.Ama bu konuda haklı katkısını haklı bulurum.Yani o katkılarını, o etkileşimsel, o dinamik ortamda yapmış olsaydı çok daha güzel ve önemli katkılar yapacaktı. Mesela, bakım elemanı tanımı bile tabiî ki kendi literatür kendi terminolojisi elbette hazırlanmış gelmiş. Ama yasal mevzuatlar içerisindeki bakım elemanın tanımına bakmayı aceleden unutmuş.

Şimdi ona bakacak. Ali Rıza Hocam, komisyonumuzda olduğu için kendimi şanslı hissettiğimiz bir hocamız. Ali Rıza Hocamın bir başka özelliği de tabi komisyonla biz çok tanıştık aile olduk. Ali Rıza Hocanın o düşüncesine çok katılıyorum, çok güzel bir gruptu, dinamik bir gruptu, katılımcı bir gruptu, birikimli bir gruptu, güzel bir gruptu. Gerçekten kongrede bir sürü çalıştı, çalıştaylara katıldı, bu kadar katkı edindiğimi hiçbir zaman hatırlamıyorum. Ali Rıza Hocam sosyolog, Sakarya Üniversitesinde Sosyal Hizmet Bölümünün kurucusu Hocamız. Bu anlamda Sosyal Hizmete önemli bir katkı sağlamış saygı değer bir Hocamız.

Ama şimdi bir bölümü açarken, o bölümün çalışma alanı teorik ve uygulamalı çalışma alanı konusunda böylesine yeni bir teklifte bulunmak bana çok doğru gelmedi. Hangi anlamda doğru gelmedi? Eğitimi verecek, elbette bu çok disiplinli bir şey. Eğer biz bu tartışmaları çok uzatırsak arkadaşlar, zaten dezavantajlı bir grubu iyice dezavantajlı duruma sokarız. Bunu da kimler aracılığı ile yaparız? Üniversite hocalarının kendi alanları ile ilgili kısır döngüler içerisinde bu haksızlığı yapmaya hiç hakkımız yok. Biz bu çalışmaları, elbette kendine özgü sınırlılıkları vardı, bunu biz tam yaptık diyemeyiz. Biz sadece bize verilen görev, az önceki konuşmacı arkadaşımızın belirttiği gibi finans konusuna da girmedik. Dedik ki; finans komisyonu vardır herhalde, eğitimle ilgili finansı onlar düşünsünler. Bazı alanları böyle kısıtlayarak sizlere daha net öneriler paketi sunmaya çalıştık. Cümlelerimizin hepsi çok düzenli, doğru yani doğru da düzenli olmayabilir, düzelteceğiz tabi düzelteceğiz onları, sizlerin katkısı ile düzelteceğiz.

Ama arkadaşlar, uygulamalı temel disiplini, uygulamalı olan alanlarla, disiplinlerle, teorik disiplinle birbirine karıştırmayalım. Özürlü gruplarına hizmet edecek disiplinler bellidir. Bizim sıraladığımız disiplinlerdir, başta psikolojidir, başta tıptır, başta psikolojik danışmanlıktır, sosyal hizmettir; bunların biz içine felsefeyi, sosyolojiyi, antropolojiyi katamayız. Antropolojinin verilerinden yararlanacağız, sosyoloji elbette temel kaynağımız disiplinimiz olacak.Ama illa sosyolojiyi yeni bir iş imkânı, yeni bir istihdam alanı olarak, böyle bir dezavantajlı grubun yeni çalışma koşullarında yaratmaya hakkımız yok. Biraz dikkatli olacağız, elbette hevesli olacağız ama hevesimiz de kendimizi kontrol etme çabamız olacak.

Ali Rıza Hocamın, tanışmaktan büyük onur duyduğum Hocam, ilk gün çok güzel katkılarda bulundu. Bir ara öfkelendi, kızdı, metodolojik açıdan kızdı, tamam dedik, biz yakaladık tamam, çok güzel… Ertesi gün, Ali Rıza Hocam hiç konuşmadı, hiç konuşmadı ama tıpkı bugün burada gelip konuşmayan arkadaş gibi hiç katılmamış sayıldı. Sonra ben biraz takıldım,Ali Rıza Hocam ya bizim yap-tıklarımızın hepsini doğru buldu, ya da yaptıklarımızın hepsini yanlış buldu… Hiç konuşmadı, güldük sağ olsun. O da orada tevazu gösterdi, toplantıyı öyle bitirdik.

Toplantımız güzel bir komisyon çalışması idi, komisyon çalışmalarının kendine özgü sınırlılıkları vardır. Komisyon çalışmalarının kendi yetki alanları vardır. Komisyon çalışmalarının süre ile yetki ile veya başka anlamda sorunları olabilir. O sınırlılıklar içerisinde çalışmamızı kabul buyurursanız ama katkılarınızla kabul buyurursanız, elbette bizi çok sevindirmiş olacaksınız. Hepinize saygılar sunuyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Çok teşekkür ederim Remzi Hocam. Güzel tablo bu olsa gerek, iki bilim adamımıza bu duyarlılıktan dolayı biz de teşekkür ediyoruz. Her zaman topluma örnek oldukları gibi bugün bize de örnek oluyorlar, teşekkür ederiz. Evet, yazılı olarak önergeleri almış bulunmaktayız. Ben yine sözü Filiz Hocama bırakıyorum. Madde madde üzerinde yine, çünkü yazılı önergeler var. Konuşmalardan çıkardığımız notlarımız var. Ben, Filiz Hocamın size vereceği bilgilerle baştan itibaren yine bir düzeltme yapmak ve bu konuda sizin yetki almak üzere aydınlatmak üzere sözü ona bırakıyorum.Teşekkür ediyorum. Buyurun Filiz Hocam.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Bize gelen eleştiriler doğrultusundaki düzeltmeleri oylarınıza sunacağız. Öncelikle ara bir düzeltme var. Bunun bir Türkçe yanlışı olduğu ifade ediliyor. “Eğitici ve bakım personeli eğitimi” yerine; “eğiticilerin ve bakım personelinin eğitimi” ifadesi yer almalı deniyor. “Eğitici ve bakım personelinin eğitimi yanlış bir ifadedir, eğiticilerin ve bakım personelinin eğitimi ifadesi olmalıdır” deniyor.Ya da ikinci bir seçenek verilmiş; eğitici personelin ve bakım personelinin eğitimi şeklinde düzeltilmesi öneriliyor.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Bu düzeltme, daha anlaşılır olmasına yönelik bir düzeltmedir. Biz de uygun görüyoruz. Oylarınıza sunuyorum; kabul edenler? Edilmiştir.Teşekkür ediyorum.

Hemen hızlıca geçiyoruz. Çünkü tartışma götürmeyecek madde, evet mecliste de böyle oluyor, anlaşıldı. Çünkü herkes katılıyor.Teşekkür ediyorum. Buyurun 1’inci maddeye geçiyoruz.

1’inci madde için son anda gelen birkaç öneri de var. Bakıcı eğitimine katılacak bireylerin yaş sınırının 50 yaş olması öneriliyor. Pardon affedersiniz üst sınır. Üst sınırın olması ve 50 yaşta sınırlanması gerektiği söyleniyor.

Evet, kararda 50 yaşın üstü sınırını kaldırıyor. Şu an mevcut hali ile Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın kabul ettiği yaş sınırı 18–50 yaş aralığıdır. Kararda ise 18 yaş ve üstü şeklinde yer alması tavsiye ediliyor. Önerge ise yine 50 yaşla sınırlı tutulması yani mevcut halini korunması yönünde bir önerge, bu konuda mevcut komisyon kararına yönelik bir önerge olduğu için ben oylarınıza sunmak  durumundayım. 50 yaşla sınırlı tutulması yani mevcut halinin korunmasına yönelik hususu oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Evet, mevcut komisyon kararının kalmasına yönelik bir irade ortaya çıktı çoğunlukla. Teşekkür ederim. Evet, buyurun 2’nci madde.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

2’nci öneri; bakım personeli, yeni ve gelişen bir meslek olarak, meslek lisesi ve yüksek okul olarak ön lisans programları hazırlanmalı ve bu meslek grubunun belirli bir saatte kursla yetiştirilemeyeceğinin tespitinin belirtilmesi gerekiyor 1’inci madde içerisinde diye bir öneri var.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Maddeden önce, değerli kurul üyeleri, kendi aramızda konuşmaların yoğunlaştığı yönünde benim de sesleri kulaklarım öyle ihbar alıyor. Lütfen, komisyon kurulun çalışmasına komisyonun kararlarına yönelik dikkatle takip etmemiz gereken bir süreci yaşıyoruz. Burayla ilgili bir süreç yaşamamız gerekiyor. Kendi aramızda konuşmayalım lütfen. Buyurun Hocam tekrar.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

1’inci maddeye getirilen öneri, bakım personelinin yeni ve gelişen bir meslek olması nedeni ile bakım personelinin yetiştirilmesi için meslek liseleri ve ön lisans programlarının hazırlanmasının ve bu meslek grubunun belirli bir saatle kurslarla yetiştirilemeyeceğinin vurgulanması yolunda.Yani bakım personeli eğitimi için meslek liselerinin ve ön lisans programlarının kurslar yerine geçirilmesi ifade edilmekte. Ben bana gelen öneriyi olduğu gibi size okuyorum.

Evet, Başkanlığa gelen önergelerden, ben 1’inci madde ile ilgili önerge kalmadı diye düşünürken, 2 tane daha 1’inci madde ile ilgili önerge var. Bunların birincisi, 1’inci maddeye en sonunda düzeltilmesi ve bakım personelinin teorik ve uygulamalı olarak en az 8 saat eğitimden geçmesi şeklinde ifade yer almasını istemekte. Bu madde 6’ncı madde de yer alıyor. Şimdi, yeri konusunda mı teklifte bulunuyorsunuz, 6’ncı maddeden 1’inci maddeye mi alınmasını istiyorsunuz. Ali Hocam buyurun.


Prof. Dr. Ali Rıza ABAY

Orada bir yanlışlık var onun aynı şekilde 1’inci maddenin sonuna o cümlenin eklenmesini istiyoruz.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

Peki, teşekkür ediyorum. Komisyon da katılıyor, bu maddi hata olarak yer almış. Bu şekli ile oylarınıza sunuyorum, kabul edenler? Kabul edilmiştir.Teşekkür ederim. Bu şekli ile kabul edilmiştir.

Evet, 2’nci madde, madde ile ilgili bir önerge yok, teklif yok aynen geçiyoruz.

Öncelikle 3’üncü ve 4’üncü maddenin birleştirilmesi ile ilgili bir önerge var. Bir de 3’üncü maddeye ait bir değişiklik önergesi var. 3’üncü madde: Sağlık meslek lisesinde bakım personeli yetiştirilmesi bölümünün açılması maddesi yerine önerilmiş, bir ifade var bunu okuyorum. Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün de açabileceği bakım hizmetleri meslek liselerinin açılması, bir 3 senelik eğitim meslek lisesi olacak şekilde 8 yıllık eğitimini tamamlayarak girip bir yıl eğitimle bakıcı asistanı, 3 yıllık eğitimle uzman bakıcı ve sertifikalı meslek elemanları yetiştirilebilir. Bu konuda gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapılması önerilir.” demektedir.

Şimdi, komisyon olarak, Remzi Hocam buradayken söyleyeyim. Öncelikle 3’üncü ve 4’üncü maddede kastedilen mesleki eğitimin, özellikle de meslek liseleri kapsamında verilmesine yönelik bir irade olarak değerlendiriliyor. Teklif o yönde, eğer sizce de sakınca yoksa birleştirilebilir gibi görülüyor ama yeni şekli ile meslek lisesi bağımsız açılması mı yoksa mevcut sağlık meslek lisesi bünyesinde bir bölüm olarak mı yer alması ayrıca tartışılıyor? Remzi Hocam bir açıklama yapsın ondan sonra.


Prof. Dr. Remzi OTO

(Eğitici ve Bakım Personelinin Eğitimi Komisyon Başkanı)

İzin verirseniz Sayın Genel Kurul Üyeleri; bizim bakıcı eleman yetiştirme kurs programımız kısa. Bugünkü ihtiyaca yönelik hemen hızla bu gruba eleman yetiştirme çabasından kaynaklanıyor. Şimdi, sayın hocalarımız da buradayken ben de eski hocalardan olmuş oluyorum, hoca olmak da hoş, insan mikrofonu alınca bırakmak da istemiyor. Eskiden hemşireler vardı, ortaokul mezunu hemşireler vardı ilkokul mezunu kurs, ondan sonra ortaokul mezunu, ondan sonra lise, ondan sonra ön lisans, şimdi lisans mezunu dışında hemşire almıyoruz. Hepsi şimdi lisans mezunu durumdadır. Bizim Diyarbakır’da Dicle Üniversitesi lisans mezunu dışında hemşire almamaya başladı. Dolayısı ile bizim burada kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerimiz var. Eğitim açısından hedeflerimiz var, eleman açısından hedeflerimiz var. Kısa vadeli kurs, orta vadeli lise, uzun vadeli üniversite. Şimdi liseyi sadece biz sadece o alana özgü o isimde bir lise açarsak bunun kapatılması çok tepkilere yol açıyor arkadaşlar. Hemşireliklerin kapatılması gibi çok gürültülü oldu, aileler yürüdü, hastaneye yürüdüler. O zaman o ad altında bir lise açılıp ta sonradan bir toplumsal tepki ile karşılaşacağımıza bence hazır elimizde Sağlık Meslek Liseleri var. Sağlık Meslek Liseleri içerisindeki bölümleri değiştirmek, zenginleştirmek, çeşitlendirmek çok kolaydır. O açıdan bu önerinin bu anlamda kabul edilmesini arz ediyorum.

Belli sayıda bakım elemanı yetiştirme nicel olarak, nitel olarak yine hiç olmamışsa eğitim almamıştan daha iyi bakım elemanı yetiştirmiş olacağız. Kısa zamanda çok sayıda bakım elemanı yetiştirmeye çalışacağız eğitimle ama bu çok büyük bir ihtiyaç. Bir arkadaş var Turan Bey, Turan Bey burada değil, keşke Turan Bey burada olsaydı, Hollanda’dan gelmişti o arkadaşımız, gitti. Hollanda’da yaptığı görüşmede, yaşlılık bizde de büyük bir sorun, 2015 yılında yaşlılık bizde pike yapıyor hızla pike yapıyor, şimdi iyiyiz ama çok hızlı bir şekilde artıyor. Şimdi Hollanda’da 400 bin bakım elemanına ihtiyaç var, 200 binini biz yetiştiririz diyorlar. 200 binini biz niye oraya ihraç etmeyelim. Hep bilgisayar teknolojisi ile değil insan gücümüz kaliteli insan gücümüzü göndermeyelim. İşte bu anlamda hem kendi ihtiyacımızı karşılayalım hem de yurt dışına, Avrupa Birliği’ne girme sürecinde hazırlıklı olalım.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, Hocam, eğer bittiyse çünkü süreyi dikkatli kullanmamız gerekiyor. Bu usul değil ama Şefik Bey, siz önerge sahibisiniz, son kez size de bir kısa çok kısa görevli arkadaşımız. Çok kısa lütfen çok kısa yalnız bu usulü aşıyoruz onu da söyleyeyim.


Şefik GÜVEN

Sayın Divan, teşekkür ediyorum. Bu öneri bana ait. Şu anda Almanya’da kullanılmakta olan sistem olarak bu öneriyi getirdim. Almanya’daki bakım kuruluşlarında sadece bakıcı asistan ve bakıcı hizmet vermektedir. Hemşireler bu sistemde yer almamakta. Avrupa Birliği hazırlığı içinde olan ülkemizde çok açık olduğu için özelikle sağlık meslek liselerinden mezun olanlar hemşire sertifikası veya kimliği ile hemşire olarak kabul edip tayinler yapılıyor. Piyasada korkunç bir açlık var. Benim şu anda İzmir’deki kuruluşumda sağlık meslek hizmet elemanı bulamıyorum. Öyle olduğu takdirde, bakıcı eleman yetiştirecek özel bir lise tahsis edildiği takdirde, ileri vadede bu açığın kapanmasında ama bu arada da kurslarla daha çabuk piyasaya elemanlar yetiştirilmesinde fayda olduğunu düşünerek ve bir uygulayıcı olarak bu teklifi getirdim.Teşekkür ediyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Biz de teşekkür ederiz. Şimdi burada hepimizin derdi bakıma muhtaç özürlüyü bir an önce bu bakım hizmetinin sunulması ve bu çerçevede bakım elemanın temin edilmesi. Böyle bakıldığında mevcut okulların bünyesinde açılmasında bir yöntem olarak benimsenebilir. Çünkü henüz açılmamış binası olmayan, öğretmeni olmayan, alt yapısı kurulmayan bir süreci başlatmak uzun süre alabilir. Dolayısıyla

biz, izin verirseniz bunu Milli Eğitim Bakanlığı’na teklif edeceğiz. Kısaca bu ihtiyacın karşılanmasına yönelik tedbir alınması diyelim. Meslek liseleri yani sağlık meslek liseleri, kız meslek liseleri olabilir, yüksek okul yani meslek yüksek okulları olabilir. Maddeyi birleştirerek ihtiyacın giderilmesine yönelik bölümlerin açılması diye düzeltelim ve bunu geçelim. Eğer uygun görürseniz bu şekli ile oylarınıza sunuyorum.

Efendim meslektir, özelliği olduğu için meslektir. Hocam siz görüşünüzü ifade ettiniz, bakın burada bilimsel olma yönünde hepimizin bir gayreti var. Siz de burada bilimsel olarak ortaya koydunuz görüşünüzü ama burada çok değerli hocalarımız var. Bu komisyon çalışmalarında zati âliniz de vardı. Dolayısı ile bilimsel midir? Evet, modern dünyada da bilimseldir çünkü okullar var, bu meslek var ve bu meslek var, uzmanı var, bakıcı personel var ayrıca uzman personel var biliyorsunuz. Hocam biz bu konuda komisyon çalışması gibi bir tartışma yapamayız ama şu anda bir madde önümüzde izin verirseniz. Götürmek zorundayım.Yani her maddede izin verirseniz düzeltmiş düzeltmeye yönelik yapalım ve geçelim şu anda ihtiyaç var mı? Var.Yetiştirilmesi gerekiyor mu? Gerekiyor. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ’nun Daire Başkanı Avni Bey burada, ihtiyaç var mı? Var.Yetiştirilmesi gerekiyor mu? Gerekiyor bakıcı personel. Evet, yani şu anda biz bir eğitim almasa bile meslek lisesi mezunu istihdam etmek zorun-dayız bu hizmetleri sunabilmesi için. Dolayısıyla Hoca Hanım istirham ederim sözümü keserseniz, biz bu ahengi bozarız olmaz, Divan Başkanı olarak konuşuyorum lütfen bir ahenk almak zorundayız. Ama her müdahalede böyle olursa hocam herhalde anlaşılması gerekir siz de burada olsanız bir ahenk kullanmak zorundasınız.


Şefik GÜVEN

Görüşlerim izninizle dikkate alınsın. Bu konuda bu kadar deneyimi olmayan insanların söz hakkından herhalde daha fazla söz hakkım var. Lütfen görüşümün dikkate alınması istiyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederim, sağ olun. Gürdal Bey, müdahaleniz işi zorlaştırıyor. Bana yardımcı olmuyorsunuz. Lütfen bunu anlatmayalım siz hocasınız. Arkadaşlar, ben Hocam söz verdim mi? Verdim. Arada müdahalelere de hak verdim mi? Verdim. Lütfen istirham ederim bizi zorlamayın, yardımcı olun bize. Biz diyoruz ki burada bilim kurulu var, çalışma var, taraflar var, kurumlar var bunların hepsi düşünen insanlar. Bunlar ihtiyacı bilen insanlar, dolayısıyla bu şekli ile ilgili ihtiyaca yönelik bir bölümün açılması Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte, üniversitelerle birlikte koordineli olarak bir ihtiyaca yönelik bölümlerin açılmasını yönelik bir karar şeklin-de düzeltmek üzere oylarınıza sunuyorum. Bu şekli ile kabul edenler? Şu anda tekrar ediyorum ama lütfen dinleyin. Lütfen dinleyin, çünkü çok tekrar oluyor ve bizi yoruyorsunuz. Açık ihtiyaç açık, bakıcı personel, bakıcıların eğitimi konusunda eğiticilerin de eğitime ihtiyacı var. Bu iki hususun 3’üncü ve 4’üncü madde önünüzde bu iki hususun sadece ben bakım personeline yönelik bakım hizmeti sunacak, bakım elemanı bu elemanın yetiştirilmesine yönelik meslek liseleri ve meslek yüksek okullarında bölümlerin açılması öneriliyor. Ayrı maddeler olarak yer almış birleştirelim ve Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversite ile koordine içerisinde ihtiyaca yönelik bölümler olarak açılmasını, geliştirilmesinin önünü açalım. Bu şekilde bir karar. Peki, oylarınıza sunuyorum, kabul edenler? Teşekkür ederim. Kabul edilmiştir. 4’üncü madde 3 ile 4 birleşti 5’inci madde geçiyorum.

5’inci madde de Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu kadar uzun hatlara oturtulmalı ve eğitim alanları, hizmet alanları sorumlulukları belirlenmelidir diye bir görüş var. Tam da okuyamadım ama 5 ile biraz sanıyorum alakası yok ama sanıyorum bunu biraz 4 ile 3 ile alakası var.

Ben, 5 ile ilgili derli toplu bir önerge yok 5 ile 6’yı karıştıran bir önerge var. Onu ben geçiyorum. İzninizle benim tespit ettiğim bir husus var, onu ben sizlerle paylaşayım. Sonunda işbirliği yapılacak kurumlar sayılıyor ama bir protokolle belirlenmesi şeklinde ifade yer alıyor. Bir protokol olmayabilir bu, yani biz bir işbirliği yapacağız, çalışma yapacağız ama bir protokol şeklinde bizi sınırlandırmayın. O protokolü kaldırmanızı uygun görüyorum, bu şekli ile düzeltilmesini tavsiye ediyorum. Ve bu yönde bundan başka 6 ile ilgili düzeltilmesini oylarınıza sunuyorum, geçmiş olmayalım maddi bir hata yapmayalım. Evet, teşekkür ederiz. 6, tamam oraya yeni geldim, şimdi 6’ya geldik.

6’ncı maddeye verilen önerge, bir tanesi bu 6’ncı maddede yer alan bu 3 yıllık deneyimin mesleki deneyimin kaldırılması gerektiği yolunda. Gerekçe olarak bu sağlık meslek okullarında yetişen kişilerin çalışma şansları olabilmesi için ve bir an önce işe başlayabilmeleri için 3 yılık deneyimin kaldırılması gerektiği yolunda. Ben bana gelenleri olduğu gibi okuyorum.

Gürdal Bey sizden bir açıklama isteyelim anlaşılsın diye. Usulen ben kararların sağlıklı yürüsün diye ben araya soktum. Usul olarak, çünkü ben hep maddi, yazılı kitap olan bir şey sağlıklı olsun da varsın biz burada zamanı birazda daha uzatmış olalım. Buyurun Remzi Hocam.


Prof. Dr. Remzi OTO

(Eğitici ve Bakım Personelinin Eğitimi Komisyon Başkanı)

Sayın Genel Kurul Üyeleri. Burada söz konusu edilenler eğiticilerle ilgili bir konu yani özürlülük alanında bir çalışmak için 3 yıl özürlülük deneyimi değil eğitici olacaklarda istediğimiz özellikler bu. Neden? Bu şu anlamda, bu onları 60 saatlik eğitimden geçireceğiz 60 saatlik eğitimimiz, eğitim becerileri formasyonu dediğimiz bir haftalık, ikincisi de bir gözden geçirme. Çünkü diyoruz ki, 3 yıl bu meslek gruplarının bir sosyal hizmet, psikoloji, psikolojik danışman ve diğer uygulamadan gelen meslek kuruluşlarının 3 yıl çalışması ile bu alanla ilgili teorik ve uygulamalı hem bilgilerinin hatırlanması, hem bilgilerinin zenginleşmesi açısından yeterli bir süre diye düşündük. Ve bunları eğitimci potansiyelimizi, fırsatları değerlendirmek için böyle bir şey koyduk. 3 yıl süresi o anlamda, sağ olun.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederim. Bir başka önerge var Ali Rıza Hocamın önergesi, 2’nci ve 6’ncı maddede hazırlanacak tırnak içerisinde söylüyor. Remzi Hocam siz de dikkat edin ki burada bir teklif var. Hazırlanacak eğitim programında eğitici olarak yer alacak olan elemanların sosyal hizmet, hemşirelik, tıp, psikoloji, çocuk gelişimi ve eğitimi, fizyoterapi, sosyoloji, ilahiyat, iletişim, özel eğitim, meslek elemanları, ihtiyaç duyulan diğer meslek alanları, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, beslenme ve diyetetik meslek elemanlarından mezun olanlardan seçilmesi şeklinde değiştirilmesi böyle bir geniş perspektif var. Böyle bir geniş perspektifle hocam teklifte bulunuyor.

Çok kısa olarak Ali Rıza Hocam.


Prof. Dr. Ali Rıza ABAY

Biraz önce aslında Remzi Bey açıklama yaptı. Bu madde tamamen eğiticilerin eğitimi ile ilgili bir madde.Yani ne demek bu, biz daha sonra alacağımız bakım personelini bu şahıslarla eğiteceğiz. Dolayısı ile bu şahısların da, bu meslek gruplarının da kendi alanlarında onlara eğitim vermeleri gerekiyor. Bu da bir ihtiyaçtan ötürüdür; mesela, orada en karşı çıkılacak bir nokta var. Diyelim ki, bir özürlünün, bir takım dini duygulara ve görevlere ihtiyacı var. Şimdi bunu kim verecek? Psikolog arkadaşımız diyor ki; ben bunu veririm diyor.Ya, sen nasıl anlatacaksın ilahiyat konusunu? O zaman ilahiyat konusu ile ilgili bir uzmanlık alanın olmaması gerekir. İlahiyat fakülteleri, doçentler, profesörler, Diyanet İşleri Başkanlığı, onun için biz oraya bu arkadaşlarımız sadece kendi alanlarında eğitim vermek üzere gelsinler dedik.Yoksa illaki bunlar özürlülere gitsinler de efendim eğitim versinler demedik.  

Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)
Peki, Remzi Hocam, uygun görülüyor mu? Peki, bu komisyonun genel kanaati o konuda nedir, onu almak istiyorum onun için. Peki, komisyon olumlu baktığını söylüyor. O zaman açıklama yapın.


Prof. Dr. Remzi OTO

(Eğitici ve Bakım Personelinin Eğitimi Komisyon Başkanı)

Ben şu anlamda özür dilerim arkadaşlar. Sayın Genel Kurul Üyeleri, hem mesleğim hem kişisel özelliklerim gerginlikten kaçınmak gerektirmektedir. Onun üzerine kurulmuş bir kişiliğim var benim. O anlamda böyle bir şeyle kısa da olsa geldiğim için özür diliyorum. Ben hep konuşayım istemedim, çünkü gerçekten bizim komisyonda herkesin çok önemli katkıları oldu. En çok tartıştığımız konulardan birisi de buydu. Bu konu çok tartışıldı oylandı çoğunlukla buradaki hali ile kabul edildi.Ama arkadaşlarımız dediler ki, hocalarımız dediler ki, biz bunu Genel Kurul’a getireceğiz, buna şerh koyacağız dediler. Orada tekrar oylayacağız dediler. Biz de elbette, onlar Genel Kurul’a getirmeleri, böyle bir şeyi ifade etmeleri bizi sevindirdi. Burada da getirmiş oldular, oyunuza sunuyoruz. Benim istediğim anlamda değil, çoğunluk şu maddeyi benimsedi, değişiklik önergesini sizlerin oyuna sunuyoruz tabi.



Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Bu şekli ile kabul edilmesi konusunda önergeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler, önerge şekli ile kabul edenler lütfen işaret buyursunlar, önerge şeklini sunuyorum, sizlere önerge halini sunuyorum arkadaşlar bir daha okuyorum.Yani eğer siz müsaade ederseniz biz onu okuyacağız. Sadece okur musunuz biz anlaşılmadı derseniz, biz okuruz, ayağa kalkmanıza gerek yok Hocam. Çünkü zaman sıkıntımız var, sistemli gitmek zorundayız. Ben istiyorum ki herkes fikrini söylesin kimse ben fikrimi söyleyemedim, kaldı, yarım kaldı demesin. Bu bilimsel bir çalışma olsun arkadaşlar, herkes istediğini mutlaka benim istediğim monte edilecek diye bir şey yok. Burada çok değerli üyeler var tartışıyoruz.Anlaşıldıktan sonra oylamaya sunuyorum, anlaşılmadıysa 50 kere okurum. Bir daha okuyorum. Genişletilmiş hali var burada, kısacası diyor ki; bu programda sosyal hizmet, hemşirelik, tıp, psikoloji, çocuk gelişimi ve eğitimi, fizyoterapi, sosyoloji, ilahiyat, iletişim, özel eğitim, meslek elemanları, ihtiyaç duyulan diğer meslek elemanları, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, beslenme ve diyetetik meslek elemanlarından oluşan uzun kapsamlı bir meslek elemanı tarafından eğitilsin diyor. Kısacası önerge bu şekli ile oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Lütfen kabul ettim diye ellerini kaldıracak, etmeyenleri de göreceğiz, ondan sonra karar vereceğiz. Sayalım Yaşar Bey, lütfen oradan bize yardımcı olun, evet kabul etmeyenleri de bir de görelim. Kabul edilmemiştir.

Hocam başka zaman, lütfen istirham ederim. Hocam söz vermedim, özür dilerim, onu sonradan açıklayalım bu kararı geçelim, ondan sonra geçelim. Evet, 7’nci maddeye geçelim.

6’ncı madde ile ilgili bir önerge yok, sadece bunlar geldi. Okul öncesi öğretmenliğinden mi bahsediyorsunuz? 6’ncı madde bir önerge var ama Öznur Hocam vermişti ama imza olmadığı için biz değerlendirmeye almamışız.Aynen okuyorum 6’ncı maddede; eğitim programında yer alacak elemanlar arasında ki hekim, fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimi olarak düzeltilmelidir diyor.Yani böyle bir hekim, fizik tedavi hekimi gibi Öznur Hocamın bir teklifi var. Hekim yerine fizik tedavi hekimi olarak yer alması şeklinde düzeltilmesini oylarınıza sunuyorum. Evet, bir de sosyolog var, sosyolog ilavesi... bunu yeni ayrı ayrı oylarınıza sunuyorum, sabrınıza sığınıyorum. Yani, tamam, zor bir olay, herkes ayrı bir istek içerisinde ama onu oylamak zorundayım. Önce hekimin yerine fizik tedavi hekimi olmasını oylarınıza sunuyorum; kabul edenler? Etmeyenler? Evet, tekrar saymamız lazım. Ben çok fark edemiyorum çünkü hemen hızlıca arkadaşlar, görevli arkadaşlar. Orada kaç,

41. edenler, edenleri bir görelim, bu etmeyenler, edenleri bir daha görmem lazım. Çünkü seçemedim, kabul edilmemiştir.

Sosyolog olarak yani bu alana ilave edelim bu mesleklerden biriside sosyolog olsun diye bir ayrı teklif var, onu da lütfen iyice sabrınızı zorluyorum ama oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler, sosyologu ilave edelim diyorlar arkadaşlar. Evet; kabul edenler? Peki, etmeyenler? Peki, teşekkür ederim. Kabul edilmemiştir.Aynen korunuyor bu madde çok fark olduğu için iki üç tane fark etmiyor. Onu dikkate alıyoruz biz peki geçiyoruz, 8’inci madde.

7’nci maddeye iki önerge verildi. Bir tanesi bakım personeli yetiştiren kurumların denetimlerinin Sağlık Bakanlığı, SHÇEK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın yanı sıra YÖK tarafından yapılması, bir diğeri de ilave olarak sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri tarafından ilave olarak yapılması gerektiği yolunda önerge. Bir tanesi YÖK, bir tanesi sivil toplum kuruluşlarındaki yetkililer.

Evet, böyle bir teklif var, komisyon katılmıyor. Teklifi oylarınıza sunuyorum Kabul edenler? Etmeyenler? İşaret buyursunlar, edilmemiştir, teşekkür ederim. He-men 8’e geçiyoruz.

8 aslında 8 olarak bize geldi ama biraz da 8 ile örtüşmüyor gibi geliyor yine de okumak zorundayım.Yeni gelişen ve müfredatı gelişecek olan bir mesleki eğiticilerinin mesleki sınırlandırma getirilmeden hukuk, iletişim, sosyal beceri, manevi ihtiyaç gibi taleplere de cevap verebilmesi için üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olması ifadesi ile değiştirilmeli; 8 değil ama bence burada ne yazılıyorsa okumak durumda olduğum için bunu okudum. Bende başka önerge yok gibi görünüyor, sonradan gelen yoksa.Yani bir önceki komisyondan gelen, devir edilen ekler olacak.

Örtüşen hükümler var, onu da izninizle komisyonun düzeltme yetkisini verelim. Komisyona bu düzeltme yetkisini verelim daha önce ilgili olduğu için bir önce ki komisyon tartışmalarımızda hatırlarsınız. Bakım hizmet türleri ile ilgili bu komisyonda yer alması gerekiyor orada yeri yok. Kısmen gerek bakım güvence sistemleri finansmanı komisyonuna havale ettiğimiz, gerek eğitime havale ettiğimiz konular vardı hatırlarsanız. İşte o havale ettiğimiz konularla ilgili karara bağladığımız konularla ilgili ilavelerin yapılması yetkisini de komisyona verelim. Onlarla birlikte düzeltme yetkisi ile birlikte son halini oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Oy birliği ile kabul edilmiştir.Teşekkür ederiz.

Evet, komisyon başkanımız bir nezaket gösterip bir teşekkür konuşması yapmak istiyor. Çok kısa olmak üzere buyurun Remzi Hocam.


Prof. Dr. Remzi OTO

(Eğitici ve Bakım Personelinin Eğitimi Komisyon Başkanı)

Sayın Divan, Sayın Genel Kurul Üyeleri, gerçekten biz bu çalışmayı yaparken genel kurul üyelerini en az nasıl yorabiliriz, en hızlı şekilde nasıl geçebilir kaygısını yaşayarak hazırladık. O kaygımızda haklıymışız, amacımıza ulaştık, sayenizde çok hızlı geçti.Yalnız bir şey var, ben de komisyonda, Ali Rıza Hocam gibi böyle bastırmama rağmen kabul ettiremediğim oylamaya bile sokamadığım bir önerim vardı. Sizler buradayken bir kamuoyu oluşturma açısından arz edeceğim. Korsan bildiri bu... Ben dedim ki, komisyonda ısrarla özürlülük TV diye bir TV açılsın arkadaşlar. Özürlülük TV, eğitimde çok önemli bir katkı sağlar. Adı Özürlülük TV olsun, şizofreniyi de anlatsın, zihinsel sorunları da anlatsın, beyaz melekler filmini de izletsin, her şeyi yapsın. Ama komisyonda oylatamadım size bunu paylaşmak istiyorum, sağ olun, saygılarımı sunuyorum. Çok teşekkürler.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederim. Arkadaşlar, bu eğitim konusuna hepimiz önem veriyoruz. Toplumun eğitilmesi, bireyin eğitilmesi kadar önemlidir. Dolayısıyla bakıcılar eğitilecek, hocalar eğitilecek ama toplum da eğitilecek, ben yürekten katılıyorum. Bunu biz yine takip edelim, hep birlikte oluşturalım. Bir ara verelim, aradan sonra öbür komisyon çalışmalarına geçip geçmeme konusunu isterseniz oylarınıza sunayım. Yarına mı kalsın, bugün devam edelim mi? Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyonunu isterseniz bitirebiliriz. Bugün bir oturumda bitirelim, bir tane de yarına kalsın. O zaman genel kanaat devam etme yönünde. 10 dakika maksimum, 10 dakika ara veriyoruz.Teşekkür ediyorum. Buyurun.


ARA


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Genel Kurulun değerli üyeleri, sizleri salona davet ediyoruz. Lütfen, salona. Çaylarınızın son yudumlarını alıp, salona geçebilirsiniz. Değerli arkadaşlar, görevliler, arkadaşlarımızı salona davet edin lütfen. Görevli arkadaşlar, dışarıdaki üyeleri lütfen içeriye alalım. Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyonu’nun raporunu, özet raporunu ve kararlarını sunmak üzere, buyurun Sayın Komisyon Başkanımız. Görevli arkadaşlar, dışarıdakileri içeriye alalım ve kapıyı kapatalım.


Doç. Dr. Şule ARSLAN

(Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyon Başkanı)

Sayın Başkan, Sayın Divan Üyeleri, Sayın Genel Kurul Üyeleri. Ben sizlere Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyonu’nun sonuç raporu ve kararlarını sunacağım.

Destek teknolojileri, özürlünün bağımsız olarak yaşamasına izin veren işlerin daha kolay, daha az enerji ve zaman harcayarak yapılmasını sağlayacak teknolojilerdir. Biz komisyonumuzda, özürlülük alanında bilişim teknolojilerinin kullanımı konusunda farklılık oluşturulması, özürlülere yönelik bilişim, bakım ve diğer destek teknolojilerinin yaygınlaştırılarak geliştirilmesinin sağlanması ve özürlülerin teknolojik gelişmelerden daha fazla yararlanması için öneriler sunmaya çalıştık.

Bu alandaki temel sorunları özetleyecek olursak; özürlülerin yaşamını kolaylaştıracak bilişim teknolojilerine, bakım ve rehabilite edici destek teknolojilerine ulaşılabilirliğin az olması, bakım ve rehabilite edici destek teknolojilerinin talep azlığından dolayı sürekliliğinin sağlanamaması, bakım ve rehabilite edici destek teknolojilerinden yüksek maliyetler nedeni ile tüketicilerin yeterince faydalanamaması, sosyal güvenlik kurumlarınca bu teknolojilerin kısıtlı olarak karşılanması...

Size, aldığımız kararları sunuyorum. 17 tane karar aldık komisyonumuzda. 17, efendim.

Birinci önerimiz, özürlü gruplarının kullandığı bilişim teknolojilerinin araştır-ma, geliştirme çalışmalarının desteklenmesi ve teknolojinin güncelleştirilmesinin ve devamlılığının sağlanması idi. İlgili kurumlar, üniversiteler, Devlet Planlama Teşkilatı, TÜBİTAK ve sivil toplum kuruluşları ve özel sektör olarak belirledik. Bu önerimizle  ilgili belirlediğimiz süre, orta vadede bu hedeflere ulaşılması idi.

İkinci önerimiz, özürlü gruplarına göre bilişim teknolojilerinin standartlarının belirlenmesi (Garip Bey, konuşmamı tamamlayabilir miyim? Özür dilerim Sayın Başkan, ben müdahale ettim dikkatim dağıldığı için, özür dilerim). Bu da orta vadede ulaşılmasını istediğimiz bir öneri idi. Bakım teknolojilerinin geliştirilmesi için yapılacak olan çalışmaların, özürlü temelli olarak yapılması orta vadede ger-çekleştirilmesini umduğumuz diğer bir önerimizdi.

Ortaya çıkan teknoloji ürünlerini kullanacak özürlülerin, bu ürünlere erişi-minin sağlanması ve desteklenmesi için gerekli düzenlemenin yapılması diğer bir önerimiz. Bunun da kısa vadede gerçekleştirilmesini önerdik. Resmi kurum ve kuruluşlar da dahil olmak üzere özürlüye hizmet veren her türlü kurumun web sitelerinin herkes tarafından erişilebilirliğinin, algınalabilirliğinin ve kullanılabilirliğinin sağlanması kısa vadede gerçekleştirilmesini umduğumuz diğer bir öneridir. Kullanıcıların muhtemel üreticilerin ve ilgili kamu görevlilerinin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi için özür gruplarına göre bakım ve diğer destek teknolojilerine dair sınıflandırmaya yönelik alt çalışma grupları. Burada bir eksiklik olmuş, özür diliyorum. Sınıflandırmaya yönelik bir envanterin alt çalışma grupları tarafından oluşturulması idi. Bununla ilgili kurumlar Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, üniversiteler, TÜBİTAK, ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıdır.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Şule Hocam, pardon, onun maddi hata yönünü düzeltip geçebilirsek daha uygun olur.


Doç. Dr. Şule ARSLAN

(Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyon Başkanı)

Raportör arkadaşlarımız tekrar okursa bana. Ben yanlış hatırlıyor olabilirim. Burada slaytlara aktarırken hata olmuş, raporda doğru olduğu için ben öyle yaptım. Raportör arkadaşlarım bir kontrol edebilirse tekrar, sevinirim.


Abdullah GÜVEN(Divan Başkanı)
Raportör arkadaşlar takip ediyorlar. Buyurun hocam.


Doç. Dr. Şule ARSLAN

(Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyon Başkanı)

Bu önerimizle ilgili kurumlar Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, üniversiteler,TÜBİTAK, ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları. Öngörülen süre ise orta vade. Kamuya açık ortamlarla, çeşitli donanım ve yazılımlarla bilgi ve hizmet sunan, mevcut ve gelecekte üretilecek araçların -bunlara örnekler verdik ki ATM ve televizyon gibi cihazlar- içerik ve fiziksel mekân olarak özürlüler tarafından kullanılabilir hale getirilmelidir. Bunun da kısa vadede gerçekleşmesini öngördük. Diğer bir önerimiz özürlülerin 24 saat 365 gün, yaşamlarında yani evde, hastanede, bakım evinde veya sokakta gelişmiş iletişim ve acil çağrı teknolojileri ile tam donanımlı olarak desteklenmesi yolu ile güvenliklerinin sağlanması idi. Bu önerimizle ilgili kurumlar, yerel yönetimler, SHÇEK ve özel kurumlar. Süre ise kısa vade.

9’uncu önerimiz, özürlülerin fiziksel ve sosyal rehabilitasyonu konusunda spor destek teknolojilerinin ülkemizde geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için gerekli olan yasal düzenlemelerin yapılması şeklinde idi. Bu önerimiz ile ilgili kurumlar kamu kurum ve kuruluşları, valilikler, okullar ve yerel yönetimler. Öngördüğümüz süre ise orta vade.

10’ncu önerimiz, eğitim kurumlarının ilgili bölümlerinde özürlü destek teknolojileri ile ilgili eleman yetiştirilmesi ve teknoloji kullanımına ilişkin derslerin Milli Eğitim müfredatına konulması. İlgili kurum Milli Eğitim Bakanlığı. Süresi ise orta vade.

11’inci önerimiz, özürlü ve veya bakıma muhtaç bireylerin bireysel, çevresel ve bölgesel ihtiyaçları çerçevesinde yardımcı teknolojileri belirleyecek tasarımı, üretimi, adaptasyonu ve eğitimi ile birlikte gerekli diğer tüm hizmetleri de sağlayacak yardımcı teknoloji merkezlerinin kurulması, özür dilerim. Bu uzun vadede gerçekleşmesini istediğimiz öngördüğümüz bir önerimiz.

12’nci önerimiz, özürlü veya bakıma muhtaç kişiler için üretilecek veya ithal edilecek destek araç ve gereçlerinin standardının tespiti idi. Standart dışı ürünlerle etkin denetim ve mücadele yapılması, bu konuda özürlülerin bilinçlendirilmesi. İlgili kurumlar, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve sivil toplum kuruluşları. Orta vadede gerçekleşebileceğini düşündüğümüz bir öneridir.

13’üncü önerimiz ise, özürlülerin tıbbi bilgilerinin kayıt altına alınıp gerekli merkezde takip edilmesine izin verecek hasta takip programlarının oluşturulması. İlgili kurumlar, Sağlık Bakanlığı, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı. Orta ve uzun vadede gerçekleştirilecek bir hedef.

14’üncü önerimiz, özürlü bilişim teknolojilerinin değerlendirmesi amacı ile deneyim ve kariyer sahibi üyelerden oluşan özürlü bilişim teknolojileri değerlendirme kurulunun oluşturulması. İlgili kurumlar, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Başbakanlık ve sivil toplum kuruluşları. Belirlenen süre ise orta vadede gerçekleştirilecek.

15’inci önerimiz, görme ve işitme özürlülerimize yönelik elektronik kütüphanelerin diksiyonu düzgün kişilerce ve uygun teknolojik yöntemler kullanarak, konunun uzmanlarınca hazırlanması ve merkezleştirilerek yaygınlaştırılması. İlgili kurum, Kültür ve Turizm Bakanlığı. Öngörülen süre, orta vade.

16’ncı önerimiz, kütüphaneler ile kültür merkezlerinin özürlülerin ihtiyacına göre donatılmış ek teknoloji ile desteklenmesi, bu amaçla faaliyet gösterecek ticari işletmelere belirtilen hukuki koşulları gözetmeleri koşulu ile fırsat verilmesi konusunda. İlgili kurumlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı. Öngörülen süre orta vade.

Son önerimiz, özürlü bireylerin bilgisayar okuryazarı haline getirilerek bilişim teknolojileri alanındaki mesleklere yönlendirilmesinin teşvik edilmesi. Bunun için de öngörülen süre orta vade. Dikkatiniz ve zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Çok teşekkür ederiz Şule Hanım, sağ olun. Doç.Dr. Şule Arslan Hocam çok teşekkür ediyorum. Süreyi son derece olumlu kullandılar, biz de yeteri kadar aydınlandık.

Benim öncelikle söylemem gereken, bu rapor formatlarının yazılımlarının daha doğrusu raportör arkadaşlar tarafından dikkate alınması ve bir uyum içinde yazılması ve bu konuda yine daha önceki komisyonda olduğu gibi yazılı önergelerinizi hazırlarken ben yine üç arkadaşımıza, değerlendirme yapmak üzere söz hakkı ve daha sonrada lehte ve aleyhte yine iki arkadaşımıza söz hakkı vermek istiyorum. Değerlendirmede bulunmak üzere söz isteyen arkadaşlarımız lütfen işaret buyursunlar bizde onlara söz hakkı verelim.

Evet, başka değerli bir üyemiz var onu bir görelim ayağa kalkar mısın? Evet, bir gel seni görsünler şöyle bir gel. Teşekkür ederiz, renk kattı moral verdi bize. Sinan Bey’den başka var mı söz hakkı söz isteyen.


Sinan GERGİN

Sinan Gergin, Özürlüler İdaresi Başkanlığı’ndan katılıyorum. Komisyonun görevi, Şûra kitapçığında, özürlülerin günlük yaşamını kolaylaştırıcı düzenlemelere ilişkindir.Yalnız kararlara baktığımızda özürlülerin günlük yaşamının kolaylaştırıcı

teknolojinin dışında, özürlülerin kullanabileceği teknolojiler üzerinde çok durulmuş. Özellikle bilişim teknolojilerinin kullanımı takdir edersiniz ki bakıma muhtaç kişilerin bilişim teknolojilerini kullanmaları çok mümkün değildir. Dolayısı ile genel olarak kararlarda, özürlülere yönelik hizmet verenlerle özürlülerin kullanabilecekleri teknolojide bir karmaşıklık olduğunu düşünüyorum. Bir de bunu özürlü gruplarına uyarlama sırasında da hedef alınan grubun büyük bölümünün bakıma muhtaç özürlülerden oluşmayan gruba yönelik kararlar alındığı görüşündeyim. Teşekkür ederim.

Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, mümkünse yazılı olarak da, hangi maddede ne gibi bir teklif yapıyor-sanız onu da iletirseniz. Kararlara geçmek üzere onu da değerlendirmeye alalım. Mikrofonu Garip Bey’e verelim. Sinan Bey’e teşekkür ederiz.


Garip İNAL

Sayın Divan, Divan Yönetim Kurulu Üyeleri ve arkadaşlar. Ben öncelikle komisyon kararında, gördüğünüz gibi kürsüye çıkamıyorum çünkü kürsü benden daha yukarda. Tekerlekli sandalyeye mahkûmum. Bu konuda bizim komisyonun ne kadar kıymetli olduğunu görüyorum.Tekerlekli sandalye kürsü de yok o zaman ben neyi konuşayım. Biz dedik ki bakım nedir, destek teknolojileri nedir? Biz genel özürlülerle ilgili bakım teknolojisini mi konuşuyoruz, bakıma yönelik teknolojiyi mi konuşuyoruz? Ama ben kendimi adeta tutmaktan, eğitilebilir geri zekâlı durumuna düştüğümü anladım. Çünkü benim kafam çalışmıyor arkadaşlar.

Yani ben o kürsüye çıkamıyorsam beni burada savunacak arkadaş yoksa benim teknolojime gerek yok. Ne demek istediğimi anladınız mı? Çünkü burada bilişim, bilişim, tamam, güzel, bütün özürlü arkadaşlar özür grubu fark etmiyor, hepsi bilgisayarı çok güzel kullanır. Komadaki bir hastada kullanır, ağır spastiği de kullanır, ağır zihinsel özürlüsü de kullanır. Hadi bunu da geçtik keşke birazcık kısa açıklamalı bölümler olsaydı bilgisayar yazılımlarında. Ama ne hikmetse ben tabi görme özürlü arkadaşlar alınmasın, benim burada spastiğim var. Neden spastiğin bilgisayar kullanım sistemi tartışılmadı, teknolojisi yok niye? Bunların klavyelerini biliyor musun? Mouselarını biliyor musunuz? Ağzıyla diliyle klavye kullanan özürlüyü biliyor musunuz? Acaba biz bu çok ağır özürlü, bak bir düğmesi ile her işini yapabilen bir özürlü arkadaşım.Yine İzmir Üniversitesinden çok değerli bir bilim adamımız öldü, adını tam hatırlayamadım. Bu bilim adamı bu şekilde idi, niye bunu göz önüne almadık? Biz ne yapmaya çalışıyoruz biz teknolojiyi o kadar güzel bulduk ki yazımızda bakın teknolojimiz bol. Ama almakta güçlük çekiyoruz, niye, bizim teknolojiye ihtiyacımız yok mu bedensel özürlü olarak?

Ben şimdi soruyorum, eğer konumuz bakım ise bakımın anlamını anladıysak, lütfen ona göre buradaki maddeleri değerlendirirken teknolojisini buna göre değerlendirin. Ben aynen bir daha tekrar ediyorum. Ben bu kürsüye çıkamadıysam benim teknolojiye ihtiyacım var. Benden örnek alın, sürünerek mi gideyim ben? Bir belediye otobüsüne binemiyorum sandalye ile, evime merdiven ile çıkamıyorum.Ya anlamıyorum, yani bu teknoloji anlayışı neydi, benim buraya rahat çıkacağım değil mi? En iyi teknolojiyi tartışıp ta bunun üretimi, bunun AR-GE çalışması, bunlar değil miydi arkadaşlar veya bunun temini.

Yine gelelim finansman konusuna. Finansman acaba bu maddeleri tek tek aldı mı çoğu var, çoğu yok. O zaman ben önce şunu söylüyorum.Teknoloji diyorum, bu teknolojide ağır bakımlı yani bir felçliyi örnek alın, omurilik felçlilerini örnek alın isterseniz. Bir gidin görün, bir zihinsel özürlülerle ilgili ağır rehabilitasyon merkezlerine gidin, nasıl bakım yapıldığını görün, görün ki ondan sonra bu yorumu yapalım. Eğer genel olarak teknoloji dersek tamam bu kararların hepsine oy veriyorum. Ama bakıma yönelik derseniz ben çoğuna gidiyorum, teşekkür ediyorum, saygılar. Hatam varsa özür diliyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ediyoruz sağ olun. Evet, şimdi lehte ve aleyhte iki arkadaşımıza söz vermek istiyoruz. Evet, söz almak isteyen arkadaşlar, hocam var, aleyhte var mı? Aleyhte İsmail Bey, peki önce aleyhte alıyoruz, İsmail Bey buyurun. Kürsüden konuşabilirsiniz.


İsmail GÖKÇE

Sayın Başkan, değerli Genel Kurul Üyeleri. Ne yazık ki kendi komisyonum-dayım ve kendi komisyonumda aleyhte söz almak zorunda kaldım. Şimdi, Sinan Bey’in, ben konuşmayacaktım, gene konuşmama kararı almıştım da Sinan Bey olaya parmak basınca ufak bir açıklama yapmak zorunda kaldım. Şimdi, bizim komisyonumuzun adı Sinan Bey’in de dediği gibi Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri. Bill Gates’e sormuşlar, evinde en son gelişmiş teknoloji ürünü nedir diye. O da demiş en son en teknolojik ürün çocuk bezi demiş. Şimdi, biz bakımdan ne anladık bakımda rehabilite edici ve bakımda destek teknolojileri ve bunlara erişebilirlik konusunda bizlere gönderilen kitapçığa göre önergelerimizi hazırladık. Birinci önergemizi sunduğumuz anda bir tepki ile karşılaştık. Öyle bir tepki ki yani telaffuz etmek istemiyorum. Şimdi söylenenleri konuşmaya kalksak derdimizi, söylemeye kalksak aşırı bir tepki var.Yani örgütlenmiş, karşımızda duran bir grup var, anlamış değilim.Yani bu tarz, bir şey veremedim ve biz hemen ertesi günden sonra sırf yani bir bozan, bir baltalayıcı olmamak için sadece girdik, çıktık ve çıkan kararlara da bir şey diyemedik.

İşte çıkan kararlar bilişim, kütüphane, elinizde evraklar anlatmama gerek yok.Yani bu muydu bizim alanımız? Verimli bir çalışma yapamadık, ben o yönden çok rahatsızım ve katkı sağlayamadığım için de komisyondan da özür dilerim, size de, teşekkür ederim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederiz. Sema Hanım, paraleldeyse size de destekleyici olarak bir söz hakkı verelim. Sema Hanım çok değerli bir hocamız, ondan sonra Filiz Hocamıza lehte olmak üzere söz verelim. Sema Hocam, bu konularda önemli çalışmalar yapan bir hocamız. Onun için ilave edecek konular varsa, ilave etsinler.


Dr. Sema OĞLAK

Gerçekten özürlülük toplumsal bir sorun. Devletin ayrı bir sorumluluğu, ailelerin sorumluluğu, ama gerçekten özürlünün bakımında gerçekten önemlidir. Niye önemlidir, yaşam kalitesi açısından, sağlık merkezine ulaşımını, toplumun yaşamın diğer alanlarının kullanımında teknolojinin kullanımı çok önemli. Bu hem kısıtlı in-san kaynağımızı yetişmiş elemanlarımızın azlığı nedeni ile mutlaka en kısa sürede teknolojinin uzaktan telekomünikasyon sistemlerinin kullanılması, bakım merkezlerine, evlere, mutlaka sağlık merkezlerine ulaşımı sağlayacak teknolojilerin yerleştirilmesi gerekiyor. Bu hem insan kaynağının etkili kullanımı hem de özürlünün bakıma muhtaç bireyin yaşam kalitesi açısından önemlidir. Çünkü onların en kısa sürede ilgili merkeze ulaşabilmesinin tek yolu bu teknolojilerin kullanılmasından geçmektedir. Ben teknolojinin mutlaka bir bakım sigortası ya da bir finansman açısından devlet tarafından desteklenmesine inanıyorum. Saygılarımı sunuyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederiz Sema Hocam katkınızdan dolayı. Evet, lehte söz almak üzere, hocam buyurun.


Dr. Öznur ÖKEN

Sayın Genel Kurul Üyeleri. Ben Dr. Öken. Ankara Fizik Tedavi Rehabilitasyon Araştırma Hastanesinde, Uzman Doktor olarak görev yapmaktayım. Biliyorsunuz ki bizim hastanemiz Türkiye’nin şu an için en büyük ve en geniş kitlelere hizmet veren rehabilitasyon hastanesidir. Dolayısıyla biz özürlülere yönelik geliştirilmiş olan ya da geliştirilecek olan her türlü teknolojiden en erken haberimiz olan ve olması gereken bir kurumuz tabiî ki. Şimdi, öncelikle rehabilitasyon kavramını ele alırsak; rehabilitasyon özürlü bir bireyin ya da özürlü olması da gerekmiyor, herhangi bir nedenle hastalığı olan veya özürlülüğü olan bir bireyin topluma yeniden adaptasyonunu optimum düzeyde sağlamak. Bu amaçla da bir takım

destek teknolojilerinden veya destek teknolojik ürünlerinden faydalanabiliyoruz. Şimdi burada teknoloji büyük bir yer kaplıyor, çünkü zaten günümüz teknoloji çağı. Biz bunları konuşurken, kendi komisyonumuzda bunları tartışırken aslında sadece bilişimle sınırlı kalmadık. Maddelerimize, kararlarımıza bakacak olursanız bilişimle ilgili olan kararlarımız da son derece az. Genel olarak bunları düşündük ve AR-GE merkezlerini sadece bilişimle sınırlamadık. Genel olarak konuştuk aslında, kararlarımıza göz atacak olursanız, hakikaten bilişimle ilgili olan birkaç tane karar vardır. Diğerleri hep genel destek teknolojilerini destekleyecek şekilde oylandı ve bunlar da kabul edildi.

Şimdi bir kere, bakım derken, bakımda kullanılan bir takım bakım ürünleri var, bunların devlet tarafından ödenenleri var, ödenmeyenleri var. Sarf malzeme olanları var veya olmayanları var. Ama bunlar bir takım kanunlarla ve yönetmeliklere şu anda belirlenmiş durumdadır. Hangisi sarf malzemesidir, hangisi değildir, hangisi ödenmektedir bunlar zaten şu anda belirlenmiş durumda. Bizim bu Şûra’da komisyon kararlarını alırken amacımız, diyelim ki sayılarını çoğaltalım, bakımla ve destekle kullanacağımız ürünlerin, teknolojilerin sayılarını çoğaltalım ve de bunlara kişilerin, özürlülerin ulaşılabilirliğini sağlayalım. Daha fazla artıralım. Bunun için de tabi ki Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, bu ürünlerin ödemesini artırarak ancak ve bir de ne yaparak, aileyi, özürlüyü veya hekimleri bu konuda bilgilendirerek bunu yapabiliriz diye düşündük ve bundan yola çıkarak kararlarımızı buna göre aldık. Teşekkür ediyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Öznur Hocam, teşekkür ediyoruz. Evet, lehte ve aleyhte konuşmalara yer verdikten sonra, yazılı gelen önergeler var. O önergeler paralelinde yine izninizle madde geçerek düzelterek ve raportör arkadaşlarımızın da bu sürece yönelik bu düzeltmeleri yapmalarını rica ediyoruz. 1’inci maddede yine ben sözü Filiz Hocama bırakıyorum, gelen önergeler varsa hemen okutalım. Buyurun Filiz Hocam.

Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)
Gelen bir önergeye göre, komisyonun 1’inci, 2’nci ve 15’inci sıralarında yer alan kararlarında özürlüler tarafından kullanılabilecek teknolojiler dile getirilmiştir. Ancak bakıma muhtaç özürlüler tarafından kullanılan bilişim teknolojilerinin kullanımının mümkün olmamasından dolayı, öneriler kısmında yer alan 1, 2 ve 15’nci maddelerin önerilerden çıkarılması önerilmektedir.

Bu önergede özetle 1, 2 ve 15’inci maddede yer alan özürlüler tarafından kullanılabilecek teknolojiler dile getirilmiş. Ancak bakıma muhtaç özürlüler tarafından bilişim teknolojileri kullanılmaması ve kullanılmasının mümkün olmayacağı değerlendiriliyor. 1’inci, 2’nci ve 15’inci maddelere ayrı ayrı bakmak lazım. Ama ben bunu 1’inci madde olarak değerlendiriyorum. Tekrar 1’inci maddeyi okuma imkânı bulamayan arkadaşlarımın da bilgisine yine sunuyorum. Onun için sesli okumam gerekiyor. Görsel olarak perdeye yansıdığı için tekrar okuyorum. Özürlü grupların kullandığı bilişim teknolojilerinin, bilişim gruplarının olması gerekiyor. Kullandığı araştırma, geliştirme çalışmalarının üniversiteler, Devlet Planlama Teşkilatı, TÜBİTAK ve özel sektörü de dahil ederek desteklenmesi ve teknolojinin güncelleştirilmesinin ve devamlılığının sağlanması, özürlü gruplarının kullandığı bilişim teknolojilerinin, bu bilişim teknolojilerini kullanan özürlüler bakıma muhtaç özürlüler olabilir mi? Bence olabilir. Olabildiği için bu bilişim teknolojilerinin herkes açısından geliştirilmesi eğer mümkünse, bu gruplar için de geliştirilmesi mümkün olabilir ve olmalıdır da. Ancak bu benim şahsi görüşüm. Eğer komisyon bu madde ile ilgili bir açıklama yapmak isterse size açıklama imkânı verelim. Daha aydınlanmamız açısından söylüyorum. Buyurun komisyona bir söz hakkı verelim.


Dr. Öznur ÖKEN

Açıklama yapmak istiyorum sadece. Benim özürlü olup da bilgisayar kullanan hakikaten bu şekilde tetraplejik olsun veya bu şekilde hayata bağlanan birçok hastam var. Bunları örnek olarak verebilirim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, teşekkür ederim, bir de Turan Bey bir değerlendirme yapacak. Hemen geliyor.


Turan İÇLİ

Değerli arkadaşlar, ben bu komisyonda değilim ama bu zikredilen maddeler yerindedir. Değişiklik önergesi çok dar bir bakış açısını yansıtmaktadır diye düşünüyorum. Nedeni şu: Bir, bu teknoloji sadece bakıma muhtaç kişiler tarafından

T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı

kullanıldığı için önerilmiyor. Bakıma muhtaç kişilere bakan insanların kullanacağı teknoloji açısından da bunun ele alınması lazım. Bir bu açıdan, iki, nereden çıkartıyorsunuz bakıma muhtaç kişinin bilişim teknolojisini kullanmadığını? Hawking bakıma muhtaç bir kişi, ama bilişim teknolojisini kullanarak uzay bilimi hakkın-da harikalar yaratıyor. Böbrek kronik hastalıkları olan veya yaşlı, bunun teknoloji kullanımına engeli nedir? Dolayısı ile de bu teknolojinin onların kullanımını da uygun hale getirilmesini kapsadığı için aynı zamanda direkt gerekçe ile birlikte bu doğru ve yerinde bir öneridir. Olayı böyle daraltarak, yani bakıma muhtaç kişiler kullanamaz bu doğru değil zaten. O yüzden böyle daraltılmalıdır görüşü kesinlikle yanlıştır. Önergenin reddini öneriyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ediyorum. Evet, önerge ile çok fazla izahata gerek yok, anlaşıldı herhalde. Komisyon açıklamasını yaptı. Betül Hanım, çok kısa ise sizden de alalım ama katkı sunmak adına.


Betül YALÇIN

Belki şu şekilde değiştirebilirsek doğru olabilir diye düşünüyorum. Özürlü gruplarının kullandığı bilişim ve diğer destek teknolojileri desek belki daha kabul edilebilir diye düşünüyorum. Hem bir hem iki için, diğer destek teknolojileri için.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Diğer destek teknolojileri bizce de uygun. Eğer komisyon da uygun görüyorsa yani daha doğrusu buna bir değerlendirmesi yok. Buna itiraz edecek bir değerledirmesi yoksa olabilir. Bu kadar değerlendirme yeterli, daha fazla almayalım. Çünkü zamanımız yeterli olmaz. Arkadaşlar, siz divanı yönetecekseniz ben ineyim, daha uygun olur. Ama lütfen müdahale etmeyin, söz hakkı isteyebilirsiniz. Çünkü eğer sesli müdahale edersek ben sizi anlıyorum ama görsel olarak da ben sizi görebilirim. Onun için, Garip Bey siz böyle konuşursanız, bir daha benim söz hakkı vermeden konuşmamı keserseniz sizi çıkarmak zorunda kalırım. Çünkü size çok müdahale ettim. Evet, hocam, buyurun, Komisyon Başkanına söz veriyorum.


Doç. Dr. Şule ARSLAN

Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyon Başkanı)
Özür dilerim, burada maddelere tek tek bakarken, birbiri ile bağlantısı olan
ve tamamlayıcı olan maddeleri lütfen gözden kaçırmayalım. Bakın birinci grup için haklısınız.Araştırma, geliştirmeye, buna bilişim ve destek demek istiyor arkadaşlar, bunu çok iyi anlıyorum. Ama ikinci grup için başka bir maddede açtığımız için bunları ayrıştırdığımız için özellikle şey olabilir. Çünkü destek teknolojilerinin bir kısmının, bakım için kullanılan teknolojilerin bir kısmının standartları mevcut. Biz arka tarafta yeni teknolojilerin standartlarının belirlenmesi ve standart dışı üretimlerle ilgili standart dışı teknolojilerle etkin mücadele edilmesi ile ilgili bir madde koyduk. Bu nedenle ikinci gruba yani ikinci önerimize bilişim ve destek teknolojileri ayrı bir madde konulmasını çok uygun görmüyoruz. Daha önce de tartıştığımız bir konuydu o yüzden bilgi vermek istedim, teşekkür ederim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, teşekkür ederim. O zaman, destek konusu diğer maddelerde daha uygun şekilde yer aldığı için, biz bu hali ile mevcut orijinal hali ile değiştirmeden yer almasını talep ediyoruz; diyor komisyon. Önergenin oylanması gerekiyor, oylarınıza sunuyorum, kabul edenler? Efendim, önerge bu maddenin kaldırılmasına yönelik, bu maddeler kaldırılsın.

Garip Bey’i çıkarır mısınız arkadaşlar? Evet, Garip Bey’i lütfen dışarıya alın, ahengi bozuyorsunuz. Arkadaşlar, görevli arkadaşlar, eğer konuşacaksanız almak zorundayım. Divanın ahengini bozuyorsunuz lütfen, 3 keredir, 5 keredir uyarıyorum.

Evet, önerge şu şekilde 1, 2 ve 15’inci maddelerin kaldırılması idi.Teklif, önerilerde komisyon kararı olarak yer almamasıydı. Gerekçesi ise teknolojiden özürlü grupların bu faydalanma imkânının olmamasıydı, ana fikir buydu. Bu hali ile sizin oylarınıza sunuyorum, yani önergeyi kabul ediyor musunuz? Bu maddeler kaldırıl-sın mı? Teklifi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Kabul edilmemiştir.Teşekkür ederiz.Yine aynı önerge ikinci madde için de geçerli, önergede başka madde yoktu. Dolayısı ile kabul edilmediği için burayı da geçiyoruz.

7’inci maddeye bir ilave var. Her türlü bakım ve hizmet kurumlarından hizmet alan özürlü bireylerin okullarda, bakım evleri ve yurtlarda kaldıkları mekânlarda, kapalı devre televizyon görüntüleme sistemlerinden ebeveynin ve yakınları tarafından izlenme imkânlarının sağlanma gereğinin, kurumlar tarafından yapılması önerisi var. 7’deki bilgiye ilave olarak, 7’deki kararı kamuya açık ortamlarda çeşitli donanım ve yazılımlarla bilgi ve hizmet sunan mevcut ve gelecekte üretilecek araçların içerik ve fiziksel mekân olarak özürlüler tarafından kullanılabilir hale getirilmesi var. Ama önergede, özelikle kapalı devre televizyon görüntüleme sistemlerinin sağlanması gereği kurumlar tarafından isteniyor. Evet, komisyon açıklama yapmak isterse söz hakkı verelim. Buyurun.


Doç.Dr.Şule ARSLAN

(Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyon Başkanı)

Teşekkür ederim, sanırım önergede biraz daha farklı bir noktaya değinmişler, tamamlayıcı bir özen gösterdiler ama 7 numaralı önergemizden bahsediyorum değil mi? 7’de bizim söylemek istediğimiz şuydu; “ATM”leri kullanabilsin bu insanlarımız, bunlarda onlara özgü düzenlemeler yapılsın. Bunlara da uygun bir zaman içinde geçilsin, belki kısa vadede gerçekleştirilemeyebilir. Orta veya uzun vadeye alınabilir, ona bir itirazımız olmayacaktır. Ancak burada bizim istediğimiz, bu cihazları yeni teknolojik gelişmeleri her özürlünün, her kişinin kullanabilmesi idi. Öneri biraz daha farklı bir noktada, o yüzden ek olabileceğini düşünmüyorum. Teşekkür ederim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Biz teşekkür ederiz. Kapalı devre TV’lerin bu kapsamda ilave edilmesini öneren bir teklifti. Bu teklifi, teklif sahibi Günal Bey, peki, bilgilenelim ama hızlı geçelim. Başka söz almaya ihtiyaç kalmasın.


Günal Bey

Şimdi benim otistik bir çocuğum var ve benimle beraber aynı hizmeti alan birçok aileler bulunmakta. Biz çocuklarımızı iş eğitim alanlarında, okulun çeşitli birimlerinde izlemek istiyoruz. Bizim en çok kaygılandığımız nokta bizim gözümüzün arkasında, kapalı kapılar arkasında verilen hizmetin bizde bir kuşku yaratmamasını istiyoruz.Ve biz bunu okul müdürlüklerine, okul yöneticilerine, gittiği hizmet aldığı rehabilitasyon merkezlerine bunu söylüyoruz. Bazı okullarda ve kolejlerde bu imkânı velilerine tanıyorlar, bu ağır bir maliyet getirmemektedir. Sayın Valim de buradadır, biz mesela bakım evlerini, yurtlarını ve çeşitli yerleri bu şekilde izleyebilirsek birçok olay ortadan kalkmış olur. Böyle bir teknoloji varken ve yeri gelmişken böyle bir önerimizin kabul görmesi bence yerindedir. Ama komisyonumuz ne der onu bilemem yalnız burada bu gerçek bir ihtiyaçtır. Kurumların şeffaf olmasını ve izlenebilir olmasını ve kurumlar adına da çok yenilikler getireceğini ben düşündüğüm için bunu teklif ettim.Teşekkür ederim.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederim. Anlaşılmayan bir nokta yok, kısacası Sayın Başkan bir ihtiyaç var mı? Ben çok uzatıldığı kanaatindeyim eğer çok önemli değilse söz hakkı vermeyelim. Çünkü her madde lehte veya aleyhte söz almaya benzedi. Ben demokratım, bilimsel olalım, en uygunu tespit edelim ama yeteri kadar da zaman harcıyoruz. Onun için, ben izninizle, bu ilave edilsin mi edilmesin mi hususu yer alıyor. Önerge sahibi açıklama yaptı, komisyonda çok da yerinde olmayacağı yönünde bir fikir beyan ettiler. Bir görüş beyan ettiler. Bununla birlikte ben oylarınıza sunuyorum yani önerge diyor ki kısaca mevcut madde şöyle yazılıyor. Kamuya açık ortamlarda çeşitli donanım ve yazılımlarla bilgi hizmet sunan mevcut ve gelecekte üretilecek araçlar şunlar: Keoski, atm, cv gibi cihazlar içerik ve fiziksel mekân olarak özürlüler tarafından kullanılabilir hale getirilmesi buraya kapalı devre TV kanalları da girsin istiyorlar. Özür dilerim ama çok uzuyor arkadaşlar biz madde madde tartışırsak çıkamayız. Önerge sahibinin önerisini aldık bununla çok önemli değilse bakın ben bilimsellikten öteye geçmesini istiyorum. Ama siz de beni lütfen bu konuda lütfen sıkıntıya sokmayın. Peki, açıklayıcı olur faydalı olur diye son söz olarak devam edelim.


Günay Bey

Şimdi efendim komisyonun da ilettiği üzere kamuya açık ortamlarda tanımlanmak istenen olay ayrı, önerge sahibinin bahsetmek istediği bu özürlülerimiz tarafından kullanılan mekânlar okul vs. alanlar farklı. Dolayısı ile çok farklı bir önerge fakat bunun düzeltilerek ve farklı bir madde şeklinde ele alınmasını öneriyorum. Buraya eklenirse önemini yitirebilir gibi düşünüyorum.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, teşekkür ederim. O zaman önergeyi sözlü önerge olarak da kabul ediyoruz. İki şekilde oylarınıza sunmak istiyorum. Birincisi bu madde de ilave olarak yer alsın mı onayınıza sunacağım. İkinci olarak da ayrı bir madde olarak düzenlensin ve önemli olduğu için yer alsın. Önergeyi ikinci etapta oylarınıza sunacağım. Birinci etapta bu madde de ilave edilsin şeklinde önergesi yazılı olan önergeyi oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler lütfen işaret buyursunlar, etmeyenler belli. Peki, ayrı bir madde olarak düzenlensin ve yer alsın deyip kabul edenler? Etmeyenler? Teşekkür ederiz. Kabul edilmiştir. Bir ayrı madde olarak düzenlenmesi ve yer alması şeklinde, teşekkür ederim. Evet, 8 ve 9 ile ilgili ...

8’inci maddeye bir ilave var. Özürlülerin 24 saat 365 günlük yaşamlarında evde, hastanede ve bakım evinde, sokakta gelişmiş iletişim, acil çağrı ve tele tıp ilavesi var burada tele tıp teknolojileri ile tam donanımlı olarak desteklenmesi yolu ile güvenliklerinin sağlanması. Eski kararda tele tıp ibaresi yok yeni kararda ya da önergede tele tıp ibaresinin eklenmesi yolunda bir teklif var.

Önergeyi sunan Ata SELÇUK, bizi biraz daha aydınlatmanız gerekiyor öncelikle aydınlanalım daha sonra komisyonun görüşünü alalım ve geçelim.


Ata SELÇUK

Efendim tele tıp uygulamaları tüm dünyada yoğun olarak kullanılmaktadır. Bunun içerisine gerek uzaktan kontrol edebilecek elektrokardiyografi cihazları, gerek acil bir durum halinde kullanılabilecek panik buton cihazları dâhildir. Örneğin, bir özürlümüz herhangi bir kalp spazmı geçirdiğinde veya kalp spazmı geçirdiğini zannedebilir, bir panik halinde olabilir.Ancak tele tıp uygulaması ile kendi SEKA’sını veya yakınlarının yardımı ile kendi SEKA’sını alıp bir merkeze gönderip anında yani herhangi bir acil müdahaleye ihtiyaç duymadan buradan gerekli bilgileri, gerekli yardımı alabilir.Veya bir düşme yaralama durumunda bir panik butonu uygulaması ile bir merkezden anında yardım alabilir. Dolayısı iledünyanın kullandığı tele tıp uygulamalarının özürlülerimizin yararına kullanılmasını öneriyorum.

Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederiz. Başkan bir açıklama ihtiyacınız var. Buyurun sizde açıklama yapın. Oylamaya geçelim.


Doç. Dr. Şule ARSLAN

(Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyon Başkanı)

Teşekkür ederim, burada acil çağrı teknolojileri kast edilirken ve örnekler verilirken Ata Beyin bahsettiği acil bir durumda; hasta düştüğünde ya da birey düştüğünde yardım isteyebileceği ya da evinde acil bir durum olduğunda yardım isteyebileceği teknolojileri almıştık. Biz onları kast etmiştik efendim acil çağrı sistemlerini böyle adlandırmıştık.

Evet, yani tıp hizmetleri kapsamında değil de genel hizmetler kapsamında ele aldınız. Anlaşıldı, kısacası komisyon der ki bu hizmetler bir bütün olarak acil çağrı cihazları, acil yardım hizmetlerinin alınmasına yönelik her türlü yardımı içeriyor. Dolayısı ile tıbbi ihtiyaçta bunun için de olabilir, yangında olabilir, hırsızlıkta olabilir, düşmede olabilir, herhangi bir su patlağı da olabilir. Kendisi çünkü özürlü olduğu için müdahale edemez durumdadır. Dolayısı ile her türlü ihtiyaca cevap verecek bir çağrı sistemi acil çağrı sisteminden bahsediyor. Böylelikle bunları içeren bir yapı getiriyor ben öyle algıladım. Doğru mu? Doğru algıladım evet peki madde tele tıp denmese de kapsıyor anlamında bir değerlendirme var.

Merkeze haber verme ya da evdeki bir acil durumda yardım istemeyi kapsıyor. Ama tele tıp biraz daha geniş bir kavramdır SEKA’nın uzaktan okunması gibi bir şeyleri içermemektedir.Acil çağrı isteme derken sadece düştüğünde veya başka bir durumda hırsızlık gibi, yangın gibi, yardım istemesi gereken herhangi bir durum-da kullanabileceği bir sistemdir. Onu açıklamak istemiştim kesinlikle tele tıbbın tüm şeyini kapsamıyor.Yani daha geniş bir kapsam benim söylemek istediğim.

İlave edilmeli, onu komisyon üyeleri anlatsın. Fayda var mı, yok mu?

Şimdi ne kadar kullanılabilir bizde çalışmalarımızda bizden özellikle istediğiniz bakın biz buna kısa vade diye koyduk.Tele tıp uygulamalarının Ata Bey’in bu konuda görüşünü almak isterim. Kısa vadede uygulanacak bir şey olduğunu sanmıyorum. Çünkü bize kısa olarak belirttiğiniz bir yaldan daha kısa sürede olacak bir şeydi.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Peki, vadesinden dolayı burada yer almasını uygun görmüyor komisyon. Ben bu şekilde oylarınıza sunmak istiyorum. Komisyon diyor ki bir ihtiyaç olabilir ama bu kapsamda bu madde kapsamında yer alırsa süre açısından çelişki yaşarız. Uygulanabilirliği açısından bir sıkıntı oluşur, dolayısıyla yer almaması, başka bir maddede düzenlenmesi ihtiyaç olabilir. O açıdan burayı geçelim, başka bir mad-de olarak teklif gelirse başka bir madde olarak düzenlemek üzere teklifi tekrar tartışmaya açabilirim. Ama bu kapsamda kabul edilir mi edilmez mi bilmiyorum. İlave edilmesi yönünde bir teklifiniz var, açıklamaları teklif edenleri duyduk, komisyon açıklamasını duyduk ve bu çerçevede oylarınıza sunuyorum. İlave edilsin mi edilmesin mi konusunu oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Sayma ihtiyacımız var. Arkadaşlar yardımcı olsunlar bize mevcut hali, orijinal hali ile kal-sın diyen arkadaşlarımız elini kaldırıyor şu anda. Onu sayıyor, mevcut hali kalsın.

22. ilave olsun diyen arkadaşlarımız kaldırsın peki ilave edilsin bu maddenin bu şekilde düzenlenmesi konusunda kabul gördü. Madde oy çokluğu ile buraya ilave edilmesi ve komisyon bu konuda ilave konusunda yetkilendirilmesi kabul gördü. Bu anlamda orta vadenin düzenlenmesi ihtiyacı olabilir. Kısa, orta vadede? Peki, teşekkür ederim.


Prof. Dr. Filiz CAN (Divan Başkan Yardımcısı)

9 ve 10’a ilave yok. 11’de öyle. 12’ye bazı ilaveler var. İki öneri var bir tanesi gerekçe olarak da bakım ve rehabilite edici araçlara sadece sahip olmak yeterli değildir. Özürlü ve bakıma muhtaç kişilerin mağdur olmaması gerekli teknik hizmetlerin de beraberinde olması diyerek var olan karara ek bir ekleme yapmış. Bu araç ve gereçleri temin eden kurumların gerekli teknik destek periyodik bakım hizmetlerini gereken seviyede sunması için de standartların belirlenmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması lazımdır.12’yi herkes görüyor herhalde. Ona ilave, ilave bu araç ve gereçlerin temin eden kurumların gerekli teknik destek periyodik bakım hizmetlerini gereken seviyede sunması için de standartların belirlenmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Evet, teklif bu 12’nci madde kapsamında değerlendirildiğinde 12’nci maddeyi aynen okuyorum. Teklifle birlikte nasıl bir anlam kazanacağını beraber değerlendirip oylarınıza sunacağım. Özürlü veya bakıma muhtaç kişiler için üretilecek veya ithal edilecek destek araç ve gereçlerinin standardının tespiti idi. Standart dışı ürünlerle etkin denetim ve mücadele yapılması bu konuda özürlülerin bilinçlendirilmesi şeklinde bir teklif, bir maddemiz var. Teklif ise maddenin devamına ilave edilmek üzere aşağıdaki cümleyi öneriyorum. Bakım ve rehabilite edici araç ve gereçlerin sadece sahip olunması yeterli değildir. Özürlü ve bakıma muhtaç kişilerin mağdur olmaması için gerekli teknik hizmetlerin beraberinde sağlanması gerekir. Bu araç ve gereçleri temin eden kurumların, gerekli teknik destek, periyodik bakım hizmetlerini gereken seviyede sunması, belirlenmesi ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması; yani kısacası satış sonrasını da kapsamasını öngörüyor. Zaten standartlar böyle belirlenir genelde uygulama öyledir; dolayısıyla bu teklif sahibinin amacı mevcut hali içinde hayata geçecek durumdadır. Ben ihtiyaç olan bir kelime düzeltme varsa bu anlamda düzeltme yapma yetkisini komisyona vermeniz için oylama yapıyorum sadece komisyonu yetkilendirelim. Bu anlamda eksik varsa düzeltsin. Kabul edenler? Düzeltme yetkisi için etmeyenler? Kabul edilmiştir. Teşekkür ederim.

12’nci maddeye bir ilave daha geldi. “Araç-gereçlerin ergonomik uygunluk testinin yapılmasının” ibaresinin de ilavesi isteniyor.

Bunlar da standart içinde değerlendirilir ve ilave edilmesi konusunda bunlar da değerlendirebilir. Komisyonu yetkilendirelim, yetkilendirdik zaten bütün bu an-lamları içeren yani madde 10’u kast ediyor ama eksik varsa da düzeltsinler. 12’de başka yok. 13’üncü maddeye geçtik. Özürlülerin tıbbi bilgilerinin kayıt altına alınıp gerekli merkezle takip edilmesine izin verecek hasta takip programlarının oluşturulması. Önergede özürlülerin tıbbi bilgilerinin ortak bir veri tabanında kayıt altına alınıp gerekli merkezlerce takip edilmesine gerektiğinde ve acil durumlarda müdahalede bulunma ve takibi yapan sağlık personelinin özürlü ile ilgili tıbbi bilgilere erişimine ve takibe imkân verecek hasta bilgi takip programlarının ve veri tabanlarının oluşturulması amaçlanmaktadır.

Aynı şey birbirine yakın bir anlam ben öyle algılıyorum. Bu teklifi sunan arkadaşlar bu amacı gerçekleştirmiyor, anlamında bir kanaate sahipler herhalde. Ben sözü onlara vereyim bizi aydınlatsınlar, ne demek istiyorlarsa bu madde zaten o anlam oluşmuş durumda. Ancak varsa bir düzenleme onu da yapsın komisyon genel anlamı ile yetkilendirildi zaten.


Doç. Dr. Şule ARSLAN

(Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyon Başkanı)

Efendim, burada bilginin kayıt altına alınması ve takibi ayrı ayrı birimler tarafından yapılabilir. Benim bahsettiğim ortak bir veri tabanın sağlanması dolayısı ile bir özürlümüz İstanbul’da kayıt altına alınmıştır ama Ankara’ya gittiğinde bu bilgilere erişilemeyebilir. Dolayısı ile ortak bir veri tabanıyla, her nereye giderse gitsin özürlümüzün medikal bilgilerine rahatlıkla erişimi ve uygulamada kolaylığı sağla-nacaktır. Benim buradaki kastım, ortak veri tabanının oluşturulması ve erişimi.


Abdullah GÜVEN (Divan Başkanı)

Teşekkür ederim. İzin verirseniz hasta yerine bakıma muhtaç özürlü ifadesi şeklinde değiştirebilir miyiz? Komisyon nasıl uygun görür. Çünkü biz hastayı medikal süreçte görürüz onun için bakıma muhtaç özürlü ifadesini de ben teklif etmiş olayım. Ata Beyle birlikte bu hususu da ifade edecek bir düzenleme yapmalıyız.


Doç. Dr. Şule ARSLAN

(Bakım ve Rehabilite Edici Destek Teknolojileri Komisyon Başkanı)

Şimdi biz bunu bu maddeyi koyarken buradaki amacımız oydu zaten.Yani; Sivas’taki bir vatandaş Sivas’a başvurmuş, daha sonra Ankara’ya geldiğinde Sivas’taki bilgileri önümüze çıksın. Onlara yönelik takibi yapalım şeklinde idi. Özürlü takip formundan kastımız bu.


Abdullah GÜVEN(Divan Başkanı)

Teşekkür ederim, biz de onu algıladık ama varsa bir endişeniz onu gidermeye yönelik bir ifade netliği vurgusu yapalım. Teşekkür ederim ama bunu bakıma muhtaç özürlü şeklinde de ben teklif etmiştim herhalde, o çerçevede bir itiraz yok. O şekilde hasta yerine Ata Bey teşekkür ederim. Başka bir madde, evet bu hali ile düzeltilmesi, yalnız ben Şükrü Hocamın bir teklifi vardı. Şükrü Hocam mimari düzenlemeler açısından İstanbul’un Belediye Başkanlığı’nın danışmanlığını yapan, belediyedeki bu mimari düzenlemelerle ilgili çok yakın takipte bulunan ve aynı zamanda özürlü hocamız. Kendisinin, mimari düzenlemeleri de içeren madde oluş-turalım şeklinde bir teklifi var. İzin verirseniz komisyonu yetkilendirelim mimari düzenlemelerle ilgili bir teknolojiyi de ilgilendiren yönünü söylüyorum yani teknolojiyi kullanımında özürlüyü bakım konusunda destekleyecek. Örneğin evdeki mimari yapılandırmayı ve teknolojiyi de ele almak gibi bir maddeyi yine komisyona verelim uygun görürseniz. Bunu da son kez oylarınıza sunayım yani, mimari düzenlemeleri de teknoloji ile birlikte yapmak üzere bir madde oluşturulmasını komisyona yetki vermek üzere oylarınıza sunuyorum. Böyle bir madde yetkisini oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Teşekkür ederim, kabul edilmiştir.

Bu maddeyi de lütfen komisyon değerlendirsin ve bu hali ile değerlendirmeler tamamlanmıştır. Bütün maddeler üzerinde yazılı olarak madde madde giderek ve geniş bir perspektifle, geniş bir söz hakkı vermeye çalışıldı. Böylelikle üçüncü komisyonumuzun da raporlarını ve kararlarını sizlerle değerlendirmiş bulunmak-tayız. Bakım ve rehabilite edici destek teknolojileri komisyonunun almış olduğu kararları bir bütün olarak oylarınıza sunuyorum. Kabul edenler? Etmeyenler? Kabul edilmiştir.Teşekkür ederiz.Yarın saat 10’da 4’üncü komisyonun kararlarını görüşmek üzere oturumu kapatıyorum.Teşekkür ederim, afiyet olsun.